Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِمِينَ

ke de'bi āli fir'ǎvne ve(e)lleƶīne min ḳablihim keƶƶebū bi āyāti rabbihim fe ehleknāhum bi ƶunūbihim ve eğraḳnā āle fir'ǎvne ve kullun kānū Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَدَأْبِke de'biد ا بÇabalamak, gayret göstermek, emek vermek, didinmek, çalışkan olmak, gayretli olmak, yorulmak/yorgun düşmek, devam etmek, zorlamak, kovmak/uzaklaştırmak, avlamak, rehin vermek, sebat etmek, ısrar etmek, sürmek, dayanmak, özenli olmak, gayretli olmak, kararlılıkla çabalamak, zorlamak, sürmek, yolunda ilerlemek, sürekli çalışmak. Da'b - alışkanlık/örf/tarz/durum/iş, yapma şekli, durum, iş, istek. Da'ban - davranışa göre, sıkı ve sürekli çalışarak, yolunda giderek.(Evet) gidişi gibi
2اٰلِāliا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçailesi
3فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerin
5مِنْmin
6قَبْلِهِمْḳablihimق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekonlardan öncekilerin
7كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamışlardı
8بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
9رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinin
10فَاَهْلَكْنَاهُمْfe ehleknāhumه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.biz de onları mahvetmiştik
11بِذُنُوبِهِمْbi ƶunūbihimذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçlarıyla
12وَاَغْرَقْنَٓاve eğraḳnāغ ر قBattı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine yaklaşmakve boğmuştuk
13اٰلَāleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçailesini
14فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
15وَكُلٌّve kullunك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlive hepsi de
16كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
17ظَالِمِينَZālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmedicilerdi

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun'un soyuyla onlardan önce gelip geçenlerin gidişleri gibi hani. Rablerinin âyetlerini yalanladılar da suçlarına karşılık helâk ettik onları ve Firavun'un soyunu sulara garkettik, hepsi de zâlimdi onların.

Abdulkadir Gölpınarlı

Firavunʼun soyuyla onlardan önce gelip geçenlerin gidişleri gibi hani. Rablerinin âyetlerini yalanladılar da suçlarına karşılık helâk ettik onları ve Firavunʼun soyunu sulara garkettik, hepsi de zâlimdi onların.

Adem Uğur

(Evet bunların durumu), Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumuna benzer. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahlarından ötürü helâk etmiştik ve Firavun ailesini (denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalimler idiler.

Ahmed Hulusi

Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin vaziyeti gibi (durumları)! (Onlar) Rablerinin işaretlerindeki varlığını (Rabbani özelliklerini) yalanladılar, (biz de) onları suçları sonucu helak ettik ve Al-i Firavun'u da suda boğduk! Hepsi zalimlerdi.

Ahmet Tekin

İnkârları, baskı ve zulümleri, Allah’ın kitabını ve rasullerini yalanlamaları sebebiyle, Allah’ın azâbına maruz kalan inanmayanların hali, Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının ve onlardan öncekilerin haline benzer. Onlar Rablerinin âyetlerini, Rableri tarafından kendilerine verilen imkânları ve nimetleri yalanlamışlardı. Biz de onları günahlarından dolayı helâk etmiştik. Firavun’un kavmini, ordusunu denizde boğmuştuk. Bunların hepsi inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zalim, müşrik kimselerdi.

Ahmet Varol

Tıpkı Firavun hanedanıyla ondan öncekilerin gidişatı gibi. Onlar Rabblerinin ayetlerini yalanladılar, biz de onları günahlarından dolayı helak ettik ve Firavun ailesini (denizde) boğduk. Onların hepsi zalimdiler.

Ali Bulaç

Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi.

Ali Fikri Yavuz

Evet, aynen Firavun hanedânıyla onlardan öncekilerin âdetine benzer şekilde; onlar, Rablerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de günahları yüzünden kendilerini helâk ettik; ve Firavun hanedânını denizde boğduk. Bunların (Kureyş kâfirleri ile Firavun hanedânının) hepsi zâlimdiler.

Ali Rıza Safa

Firavun ailesi ve onlardan öncekiler gibi, Efendilerinin ayetlerini yalanladılar. Sonunda, Biz, suçları yüzünden onları yıkıma uğrattık; Firavun ailesini de boğduk. Çünkü tümü, haksızlık yapanlar arasındaydılar.

Bayraktar Bayraklı

Firavun'un adamlarının ve onlardan öncekilerin yaptığı gibi, bunlar da Rabblerinin ayetlerini yalanladılar. Biz de günahlarına karşılık onları yok ettik ve Firavun taifesini suda boğduk. Bunların hepsi zalim kimselerdi.

Bekir Sadak

Firavun taifesi ve onlardan oncekilerin gidisi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladilar da onlari gunahlarindan oturu yok ettik. Firavun taifesini suda bogduk, hepsi zalimlerdi.

Celal Yıldırım

(Bunların tutumu ve gidişi) Fir'avn'ın ve onlardan öncekilerin tutum ve gidişi gibidir. Rablarının âyetlerini yalan saydılar, o sebeple onları günahları karşılığında yok ettik; Fir'avn tarafdarını (denizde) boğduk. Onların hepsi zâlimler idi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Firavun hânedanıyla onlardan öncekilerin yapageldikleri gibi bunlar da rablerinin âyetlerini yalanladılar, biz de günahları yüzünden onları helâk ettik. Firavun hânedanını da suya gömdük. Bunların hepsi hak hukuk tanımaz kimselerdi.

Diyanet İşleri

Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.

Diyanet Vakfi

(Evet bunların durumu), Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumuna benzer. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahlarından ötürü helâk etmiştik ve Firavun ailesini (denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalimler idiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişi gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerine yalan dediler, Biz de kendilerini günahları yüzünden helak ettik ve Firavun hanedanını suda boğduk. Onların hepsi zalim kimselerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tıbkı ali Fir'avnin ve onlardan evvelkilerin gidişi gibi ki rablarının ayetlerini tekzib ettiler biz de kendilerini günahlariyle helak ettik ve ali Fir'avni gark eyledik, hepsi de zalimdiler

Erhan Aktaş

Tıpkı Firavuncuların ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlamışlardı da Biz de suçlarından dolayı onları mahvetmiş ve Firavuncuları suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tıpkı Firavuncuların ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlamışlardı da Biz de suçlarından dolayı onları mahvetmiş ve Firavuncuları suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavuncular ve onlardan öncekiler gibi. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlamışlardı da Biz de suçlarından dolayı onları mahvetmiş ve Firavuncuları suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Fizilal-il Kuran

Bu kâfirlerin durumu tıpkı Firavunoğulları ile daha önceki kâfirlerin durumu gibidir. Onlar Rabblerinin ayetlerini yalanladılar, biz de onları günahları yüzünden yokettik, Firavunoğulları'nı denizde boğduk. Bunların hepsi zalimdi.

Gültekin Onan

Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi... Onlar, rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi.

Hamdi Döndüren

(Bunları durumu), Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar, Allah’ın âyetlerini yalanlamışlardı; Biz de, onları, günahlarından ötürü yok etmiş ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Çünkü onların hepsi, zulmedici idiler.

Hasan Basri Çantay

(Evet bunların Haali) Fir'avn haanedaniyle onlardan evvelkilerin gidişi gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalan saymışlardı da biz de, günahları yüzünden, kendilerini helak etmiş, Fir'avn haanedanını suda boğmuşduk. (Bunların) hepsi zaalimdiler.

Hasib Asutay

(Bunların durumu) Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumuna benzer. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günâhlarından dolayı helâk etmiştik ve Firavun ailesini (denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Hayrat Neşriyat

(Bunların âdeti) Fir'avun ehlinin ve onlardan öncekilerin âdeti gibidir. (Onlar da)Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı. Bunun üzerine (biz de) onları günahları sebebiyle helâk etmiş ve Fir'avun ehlini (denizde) boğmuştuk. Çünki (onların) hepsi zâlim kimseler idiler.

İbni Kesir

Firavun hanedanıyla, onlardan öncekilerin gidişi gibi. Rabblarının ayetlerini yalanlamışlardı da, Biz de günahlarından dolayı onları helak etmiş ve Firavun hanedanını suda boğmuştuk. Hepsi de zalimlerdi.

Mehmet Okuyan

(Bunların durumu) tıpkı Firavun’un ailesinin (destekçilerinin) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahları nedeniyle helak etmiş ve Firavun’un ailesini (destekçilerini denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalimdiler.

Muhammed Esed

Firavun yandaşlarının ve onlardan önce yaşayıp gidenlerin başlarına ne geldiyse (bunların da başına benzeri gelecek:) Onlar Rablerinin ayetlerine yalan gözüyle bakmışlardı; ve bu yüzden, Biz de onları (bu) günahlarına karşılık helak ettik; boğuverdik o Firavun yandaşlarını; onların hepsi zalim kimselerdi çünkü.

Mustafa İslamoğlu

(O halde onların akıbeti de) Firavun toplumu ve ondan öncekilerin akıbetine benzeyecek: Onlar Rablerinin mesajlarını yalanlamışlardı, biz de onları günahları yüzünden helak ettik; boğulmaya mahkum ettik Firavun soyunu: zira hepsi de zalim olmakta direniyorlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fir'avun'un kavminin ve onlardan evvelkilerin âdeti gibi ki, Rablerinin âyetlerini tekzîp ettiler. Artık onları günahları sebebiyle helâk ettik. Ve Fir'avun'un kavmini gark eyledik. Ve hepsi de zalimler olmuşlardı.

Ömer Öngüt

Bunların hâli Firavun hânedânı ile daha evvelkilerin hâli gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlayıp inkâr etmişlerdi, biz de onları günahları ile helâk ettik. Firavun'un hânedânını denizde boğduk. Onların hepsi zâlim idiler.

Suat Yıldırım

Evet, tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tutumu gibi: Rab’lerinin âyetlerini yalan saydılar. Biz de günahları sebebiyle onları imha ettik. Firavun ve beraberindekileri de denizde boğdu. Doğrusu, bunların hepsi de zalim idiler.

Süleyman Ateş

(Evet) Fir'avn ailesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi: Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahlarıyle mahvetmiştik ve Fir'avn ailesini boğmuştuk. Hepsi de zulmedicilerdi.

Süleymaniye Vakfı

Evet! Bunların hali tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin hali gibidir. Onlar, Rablerinin ayetleri karşısında yalana sarıldılar. Rableri de onları günahları sebebiyle yok etti. Firavun hanedanını da suda boğdu. Hepsi de yanlış yoldaydı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlara yapılan Firavun hanedanına ve daha öncekilere yapılan gibidir. Onlar, Rablerinin ayetleri karşısında yalana sarıldılar. Biz de onları günahlarına karşılık etkisiz hale getirdik. Firavun hanedanını da suda boğduk. Hepsi de yanlış yoldaydı.

Şaban Piriş

Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi, Rab'lerinin ayetlerini yalanladılar, biz de onları günahları sebebiyle helak ettik. Firavun hanedanını suda boğduk. Hepsi de zalim idi.

Tefhim-ul Kuran

Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları yıkıma uğrattık, Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulme sapanlardı.

Ümit Şimşek

Firavun hanedanı ile daha öncekilerin hali de böyleydi. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı. Biz de onları günahlarıyla helâk ettik ve Firavun hanedanını boğduk. Zira onların hepsi zalimdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin tavırları gibi. Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı. Biz de onları günahları yüzünden mahvettik. Firavun hanedanını da boğmuştuk. Bunların tümü zulme sapanlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bunların əməli Firon nəslinin və onlardan əvvəlkilərin əməlinə bənzəyir. Onlar Rəbbinin ayələrini yalan hesab etdilər, Biz də onları günahlarına görə məhv etdik. Firon nəslini dənizdə qərq etdik. Onların hamısı zalım idi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Eynilə Firʼon nəslinin və onlardan əvvəlkilərin hərəkətləri kimi. Onlar Rəbbinin ayələrini yalan hesab etdilər, Biz də onları günahlarına görə məhv etdik. Firʼon nəslini (dənizdə) batırdıq. Onların hamısı zalım idi!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Nach der Art der Leute Firʹauns und derjenigen vor ihnen: Sie erklärten die Zeichen ihres Herrn für Lüge, und da vernichteten Wir sie für ihre Sünden, und Wir ließen die Leute Firʹauns ertrinken. Sie alle waren ungerecht.

Almanca — M. A. Rassoul

(Es wird ihnen) wie den Leuten Pharaos und denen (ergehen), die vor ihnen waren: Sie hielten die Zeichen ihres Herrn für eine Lüge, darum ließen Wir sie zugrunde gehen um ihrer Sünden willen, und Wir ertränkten die Leute Pharaos; sie alle waren Frevler.

Almanca — Muhammad Zaidan

(Ihre Vorgehensweise) ist wie die der Leute von Pharao und derjenigen vor ihnen: sie haben ALLAHs Ayat verleugnet, dann haben WIR sie aufgrund ihrer Verfehlungen vernichtet. Und die Leute von Pharao haben WIR ertrinken lassen. Und allesamt waren Unrecht-Begehende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A reasoning marked by circumspection: it is attentive to all circumstances that may affect action, circumstances that are similar to those of the Pharaoh and his people and their predecessors who were united in their innate quality. They abused Allah's grace and by consequence fell from grace; they denied Allah's signs and revelations and persisted in their intentional assertion of falsehood. As a result, We destroyed them in requital of their willful violation of the divine law and their transgression against Allah and His commands. We drowned Pharaoh and his People; they were all wrongful of actions.

Abdul Haleem

They are indeed like Pharaoh’s people and those before them, who denied the signs of their Lord: We destroyed them for their sins, and We drowned Pharaoh’s people- they were all evildoers.

Abdullah Yusuf Ali

(Deeds) after the manner of the people of Pharaoh and those before them": They treated as false the Signs of their Lord: so We destroyed them for their crimes, and We drowned the people of Pharaoh: for they were all oppressors and wrong-doers.

Abul A'la Maududi

Their case is like that of the people of Pharaoh and those before them: they rejected the signs of their Lord as false and so We destroyed them for their sins, and caused the people of Pharaoh to drown. For they were wrong-doers all.

Aisha Bewley

Such was the case with Pharaoh’s people and those before them. They denied their Lord’s Signs so We destroyed them for their wrong actions. We drowned Pharaoh’s people. All of them were wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

Similar to the behaviour of the people of Fir‘aun (Pharaoh), and those before them. They belied the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord, so We destroyed them for their sins, and We drowned the people of Fir‘aun (Pharaoh) for they were all Zâlimûn (polytheists and wrong-doers).

Ali Quli Qarai

Like the precedent of Pharaoh’s clan and those who were before them, who denied the signs of their Lord; so We destroyed them for their sins, and We drowned Pharaoh’s clan; and they were all wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Just as it happened to the followers of Pharaoh and those before them (so the same fate will meet them) for they had cried lies to the commandments of their Lord. So We destroyed them on account of their sins, and We drowned the followers of Pharaoh because they were all wrong-doers.

Arthur John Arberry

Like Pharaoh's folk, and the people before him, who cried lies to the signs of their Lord, so We destroyed them because of their sins, and We drowned the folk of Pharaoh; and all were evildoers.

Bijan Moeinian

Thus, I destroyed Pharaoh and his people, as well as the guilty people before them, in account of their sins. I drowned Pharaoh and his administrators for being wicked.

E. Henry Palmer

As was the wont of Pharaoh's people and those before them! they said our signs were lies, and we destroyed them in their sins, and drowned Pharaoh's people; and all of them were evildoers.

Edip-Layth

Like the behavior of Pharaoh's people and those before them. They denied the signs of their Lord, so We destroyed them by their sins, and We drowned the people of Pharaoh; all of them were wicked.

George Sale

According to the wont of the people of Pharaoh, and of those before them, who charged the signs of their Lord with imposture, have they acted: Wherefore We destroyed them in their sins, and We drowned the people of Pharaoh; for they were all unjust persons.

Hamid S. Aziz

Their way is like those of Pharaoh's people and those before them! They denied Our Signs (or revelations), and We destroyed them in their sins, and drowned Pharaoh's people. All were evildoers.

Mahmoud Ghali

As was the steadfast manner of the house of Firaawn (Pharaoh) and the ones who were even before them, they cried lies to the signs of their Lord; so We caused them to perish for their guilty deeds, and We drowned the house of Firaawn; (Pharaoh) and all were unjust.

Marmaduke Pickthall

(Their way is) as the way of Pharaoh's folk and those before them; they denied the revelations of their Lord, so We destroyed them in their sins. And We drowned the folk of Pharaoh. All were evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

This was the case with the people of Pharaoh and those before them, who rejected the signs of their Lord and were destroyed for their sins, and We drowned the people of Pharaoh as they were oppressors.

Muhammad Asad

[To those sinners shall happen] the like of what happened to Pharaoh's people and those who lived before them: they gave the lie to their Sustainer's messages - and so We destroyed them in return for their sins, and caused Pharaoh's people to drown: for they were evildoers all.

Mustafa Khattab

That was the case with Pharaoh’s people and those before them—they all rejected the signs of their Lord, so We destroyed them for their sins and drowned Pharaoh’s people. They were all wrongdoers.

Progressive Muslims

Like the behaviour of Pharaoh's people and those before them. They denied the signs of their Lord, so We destroyed them by their sins, and We drowned the people of Pharaoh; all of them were wicked.

Sahih International

[Theirs is] like the custom of the people of Pharaoh and of those before them. They denied the signs of their Lord, so We destroyed them for their sins, and We drowned the people of Pharaoh. And all [of them] were wrongdoers.

Sam Gerrans

Like the case of the house of Pharaoh and those before them: they denied the proofs of their Lord, so We destroyed them for their transgressions and drowned the house of Pharaoh; and all were wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Pharaoh's people and those before them are examples. They denied the Messages of their Lord. They trailed behind in humanity and Our Law of Requital annihilated them. Pharaoh's people were drowned. All these nations had displaced justice with injustice and used to violate human rights.

Syed Vickar Ahamed

"(Deeds) like those of the People of Firon (Pharaoh) and those before them": They treated the Signs from their Lord as false: So We destroyed them for their evil acts, and We drowned the People of Firon (Pharaoh): For they were all unjust (cruel) and wrongdoers.

Taqi Usmani

Their practice is like that of the people of Pharaoh and those before them. They rejected the signs of their Lord. So, We destroyed them for their sins and drowned the people of Pharaoh; and all of them were wrongdoers.

The Monotheist Group

Like the behavior of the people of Pharaoh, and those before them; they denied the signs of their Lord, so We destroyed them by their sins, and We drowned the people of Pharaoh; all of them were wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il en fut de même des gens de Pharaon et ceux qui avant eux avaient traité de mensonges les signes (enseignements) de leur Seigneur. Nous les avons fait périr pour leurs péchés. Et Nous avons noyé les gens de Pharaon. Car ils étaient tous des injustes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan jî wekî malbata Firewn û yên beriya wan, bi ayetên Xwedayê xwe bawerî neanîn. Me jî, ji ber gunehên wan, ew jî helak kirin û Me malbata Firewn (di deryayê de) xeniqand. Bêguman ew hemî zalim bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het is net als met de mensen van Firʹaun en hen die voor hun tijd leefden. Zij loochenden de tekenen van hun Heer en dus vernietigden Wij hen voor hun zonden en Wij verdronken de mensen van Firʹaun. En het waren allen onrechtplegers.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij hebben gehandeld evenals het volk van Pharao en evenals zij die het vooraf gingen; die de teekens van hunnen Heer loochenden. Daarom verdelgden wij hen in hunne zonden en wij overstroomden het volk van Pharao; want zij waren allen zondaren.

Hollandaca — Siregar

Zoals Firʹaun en zijn volgelingen en degenen vóór hen; zij loochhenden de Tekenen van hun Heer, waarna Wij hen vernietigden wegens hun zonden. En Wij verdronken Firʹaun en zijn volgelingen en zij allen waren onrechtplegers.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Их наказание] подобно наказанию, которому подвергся род Фирʹауна и те, что жили до них. Они отринули знамения своего Господа, и Мы погубили их за грехи и потопили род Фирʹауна. И все они были нечестивцами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Med samma envishet följde de samma (onda) vägar som Faraos män och de som levde i äldre tid. De avvisade sin Herres budskap som lögn och så lät Vi dem (alla) gå under för deras synders skull - (Farao och) hans män lät Vi drunkna. Alla begick de stor orätt.