ه ض م (HĐM)
H-d-m
هَضْمُ : Kelimesi, içinde yumuşaklık bulunan eritilebilir, sindirilebilir şeylerin dağılacak derecede sindirilmesidir. Bu anlamda هَضَمْتُهُ فَانْهَضَمَ denir ki, kestim, kopardım, doğradım anlamına gelir. Kesilip kaval hâline getirilmiş kamışa قََصَبَةٌ مَهْضُومَةٌ denmesi gibi. مِزْمَارٌ مُهَضَّمٌ ifâdesi de bu manaya gelir.
Allah buyurur ki: وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ Ekinlerin, salkımları olgunlaşmış hurmalıklar arasında (26/Şuarâ 148).
Yani, öyle birbirine girmişler ki, sanki, doğranıp üst üste atılmışlar.
هَاضُوم sözcüğü ise, yemeği hazmetmesi için kullanılan ilaçtır.
بَطْنٌ هَضُومٌ Sindirimi güçlü karın, وَكَشْحٌ مُهْضَمٌ erimiş (kurumuş) böğür, واِمْرَأَةٌ هَضِيمَةُ اْلكَشْحَيْنِ böğrünün her iki yanı iyice yapışmış kadın.
هَضْم sözcüğü, istiâre yoluyla zulüm için de kullanılır.
Allah buyurur ki: وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلاَ يَخَافُ ظُلْمًا وَلاَ هَضْمًا Her kim de mü’min olarak salih amelleri işlerse, artık o, ne bir haksızlıktan ne de çiğnenmekten korkar (20/Tâhâ 112).