ه د م (HD̃M)
H-d-m
هَدْم : Binayı düşürmek, yıkmak, yerle bir etmektir. Bu anlamda هَدَمْتُهُ هَدْمًا denir. هَدَم ise, yıkılan şeydir. Bundan istiâre yoluyla دَمٌ هَدْمٌ Yerde kalan bir kan; yani: Heder olan.
هِدْم de böyledir. Yalnız bu özellikle eskimiş elbise için kullanılır. Çoğulu ise, أَهْدَام şeklindedir. هَدَّمْتُ اْلبِنَاءَ ifâdesi ise, teksir/çokluk formunda söylenmiştir. Bu manada Allah buyurur ki: وَلَوْلاَ دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا … Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile bertaraf etmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan mescitler elbette yıkılırdı (22/Hac 40).