Kişinin hakkını vermemek, kırılmak, ezmek, haksızlık yapmak, birbirine düşmek, iftira atmak.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
Bu kök Kur'an boyunca 2 kez, 2 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا
ve men yeǎ'mel mine S-SāliHāti ve huve mu'minun fe lā yeḣāfu Zulmen ve lā heDmen
Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse, o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan.
وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ
ve zurūǐn ve naḣlin Tal'ǔhā heDīmun
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"