ل و ن (LWN)
L-v-n
لَوْن sözcüğü bildiğimiz renk demektir. Temelde beyaz ve siyah ve onlardan oluşan renklere dayanır. Bu anlamda kullanılan تَلَوَّنَ renklendi fiili, bir varlık daha önceki renginden başka bir renge büründüğünde söylenir. Yüce Allah bu manada şöyle buyurur: فَأَخْرَجْنَا بِهِ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا أَلْوَانُهَا وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ بِيضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهَا وَغَرَابِيبُ سُودٌ Biz onunla renkleri başka başka meyveler çıkardık. Dağlarda da yollar, beyazlı kırmızılı çeşitli renklerde ve kapkara topraklar var (35/Fâtır 27); وَاخْتِلَافُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَانِكُمْ dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da, (30/Rûm 22).
Bu âyet, renklerin çeşitliliğine ve her birinin kendine mahsus şekilde oluşuna işarettir. O kadar çok olmasına rağmen, kimsenin kalıbı kimseninkine benzemez, kimsenin siması kimseninkiyle aynı değildir. Bu Yüce Allah’ın ne kadar büyük bir güce sahip olduğuna dikkat çekmektedir.
Kimi zaman cinsler ve türler de renkler sözcüğüyle ifâde edilir. Bu bağlamda söylenen فُلاَنٌ أَتَى بِاْلأَلْوَانِ مِنَ اْلأَحَادِيثِ Falan adam çeşitli konuşmalar yaptı, ve تَنَاوَلَ كَذَا أَلْوَانًا مِنَ الطَّعَامِ Şu kadar çeşit yemek aldı (yedi), deyimleri gibi.