ل ح م (LḪM)
L-h-m
لَحُمَ الرَّجُلُ Adamın kilosu arttı ve şişmanladı. Böylece şişmanlamış adama hem لَحِيم hem de لاَحِم denebilir. شَاحِم ise, hem eti, hem de yağı çoğalmış adam demektir. Bu tıpkı, لاَبِن sütü bol olan adam ve تَامِر hurması çok olan adam sıfatları gibidir.
لَحِمَ fiili, ete düşkünlüğü ve ona duyulan şiddetli arzuyu anlatır. Onun için بَازٌ لَحِمٌ ete düşkün şahin ve ذِئْبٌ لَحِمٌ ete düşkün kurt denmiştir. بَيْتٌ لَحِمٌ ise, eti bol olan ev, demektir. Hadiste ise şöyle denmiştir: إِنَّ اللهَ يُبْغِضُ قَوْمًا لَحَمِينَ Yüce Allah, ete düşkün kimseleri sevmez.
أَلْحَمَهُ fiili ise, bir kişiye et yedirmeyi anlatır. Bu manası düşünülerek, avlanmada kısmeti bol olan kişiye de, benzetme yoluyla, مُلْحِم etli, eti olan denmiştir. Başkası tarafından beslenen kişinin de bu isimle anıldığı olur. Nakışlarının motifleri bol olup birbirine girmiş olan elbise de buna benzetilerek ثَوْبٌ مُلْحَمٌ işlenmiş, nakışlanmış elbise, denmiştir. Böylece işlenmiş olan elbisenin her bir nakşına, şahinin bir seferki avına benzetme yapılarak لُحْمَة denmektedir.
شَجَّةٌ مُتَلاَحِمَةٌ Üzeri yeni etle kapanmaya başlayan yara demektir. لَحَمْتُ الَّلحْمَ عَنِ اْلعَظْمِ Eti, kemikten sıyırdım manasına gelir. Bir şeyi birine kaynatmak, lehim yapmak ve birbirine kaynak yapmak da bu kökten fiillerle söylenir. Bu anlamda لَحَمْتُ الشَّيْء, أَلْحَمْتُهُ , لاَحَمْتُ بَيْنَ الشَّيْئَيْنِ denmektedir. Burada etin kemikleri birbirine bağlayan ve onları birbirine kaynatan özelliği göz önünde bulundurularak benzetme yapılmıştır.
لِحَام ise, kapların kendisiyle kaynak yapıldığı lehimdir.
أَلْحَمْتُ فُلاَنًا deyimi ise, falanı öldürdüm ve onu kurda kuşa yem ettim, demektir.
أَلْحَمْتُ الطَّائِرَ Kuşa, et yedirdim, manasına gelir.
أَلْحَمْتُكَ فُلاَنًا Birine, birini kötüleme ve eleştirme imkânı vermektir. Bu da, dedikodu yapmak ve birine dil uzatmanın etini yemek şeklinde adlandırılması gibidir. Yüce Allah’ın şu sözü gibi: أَ َيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz (49/Hucurât 12).
فُلاَنٌ لَحِيمٌ ifâdesi de, فَعِيل kalıbındadır. Bu, herhangi bir kişinin yırtıcı hayvanlara yem edilmesi manasındadır.
مَلْحَمَة ise, savaş demektir ve çoğulu مَلاَحِم şeklinde gelir.