Sözlük

ل ح ق (LḪG)

L-h-k

وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْ Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de müjdelemek isterler (3/Âl-i İmrân 170); وَآَخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ Henüz onlara katılmamış bulunan diğer insanlara da (o Peygamberi göndermiştir) (62/Cuma 3).

Bu fiil, أَََََلْحَقْتُ كَذَا şuna katıldım gibi deyimlerde kullanılır. Bazıları, buradaki أَلْحَقَهُ fiilinin لَحِقَهُ manasında olduğunu söylemiştir. Kunut duasında yer alan bir cümlede de geçer: إِنَّ عَذَابَكَ بِاْلكُفَّارِ مُلْحِقٌّ Şüphesiz Senin azabın, kâfirlere katandır. [yani: Senin azabın kime gelirse onu kâfirlere katar]. Kimisi de, bunun أَلْحَقْتُ بِهِ كَذَا Ona şu kadarını ilave ettim, sözünden alındığını belirtir. Böylece fiil azaba nispet edilerek saygınlığı/önemi daha açık vurgulanmış olmaktadır. Babasız erkek çocuk (evlatlık veya nesepsiz) da مُلْحَق diye adlandırılmıştır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →