ل ب د (LBD̃)
L-b-d
Âyetin, ilgili kelimesi, لُبَدًا şeklinde de okunmuştur. Yani, aşırı kalabalık nedeniyle, sıkışıp birbirine yapışmış hâlde.
لَبْد kelimesinin çoğulu أَلْبَاد ve لُبُود biçiminde gelir. Bu bağlamda قَدْ أَلْبَدْتُ السَّرْجَ denir ki, eğere keçe yapmak manasına gelir. Atın üzerine bir keçe atmak da أَلْبَدْتُ اْلفَرَسَ biçiminde ifâde edilir. Bu fiil, tıpkı, أَسْرَجْتُهُ onu eğerledim, أَلْجَمْتُهُ onu gemledim ve أَلْبَبْتُه onu uslandırdım fiilleri gibidir. لِبْدَة ise, keçenin herhangi bir parçası demektir.
هُوَ أَمْنَعُ مِنْ لِبْدَةِ اْلأَسَدِ O, aslan yelesinden daha sağlamdır, deyiminde geçen لِبْدَة ise, göğüs demektir. لَبَّدَ الشَّعَرَ Yünü keçe yaptı deyimi de bu köktendir.
أَلْبَدَ بِاْلمَكَانِ deyimi de, keçe başlığının kendisinden ayrılmadığı gibi, ondan ayrılmaz oldu, demektir.
لَبِدَتِ اْلإِبِلُ لَبَدًا sözüne gelince, develer, kendilerini bitkin düşürecek kadar çok otladı, manasındadır. Yüce Allah’ın: يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالاً لُبَدًا Ben bol bir mal tükettim (72/Beled 6) sözünde geçen لُبَدًا : Sözcüğü, yağmur gibi yağarcasına, demektir. Bu anlamda مَا لَهُ سَبَدٌ وَلاَ لَبَدٌ Ne develeri var, ne de koyunları, atasözü vardır –ki ne az ne de çok malı var, demektir-.
لُبَد ise, duruşu yere yapışık gibi olan bir çeşit kuştur. Hz. Lokman’ın keşif için kullandığı yedi şahinin en sonuncusunun adı لُبَد idi.
أَلْبَدَ اْلبَعِيرُ Devenin vücudunda sıvı dışkısından bir kerme oluşmasıdır. Bu, bazen kinâye yoluyla onun güzelliğini dile getirmek için kullanılır. Çünkü, bu hâl, onun verimlilik ve semizliğini gösterir.
أَلْبَدْتُ اْلقِرْبَةَ Kırbayı/tulumu bir keçeye koydum, deyimi de, onu küçük parçalar arasına koydum manasına gelir.