Sözlük

ز و ج (ZWC)

Z-v-c

Canlı varlıklardan eşleşen erkek ve dişi çiftlerin her birisine زَوْج dendiği gibi, bunlardan ve diğer varlıklardan olan çiftlerin her birisine de زَوْج denir; mest ve ayakkabı gibi. İster benzer, ister zıt olsun başka biriyle beraber olan her şeye de زَوْج denir.

فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى : Ondan iki çifti, erkeği ve dişiyi vücuda getirdi (75/Kıyamet 39): يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ : Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin (2/Bakara 35).

زَوْجَة sözcüğü muteber olmayan bir lehçedir; çoğulu زَوْجَات şeklinde gelir. Şair şöyle der:

فَبَكَا بَنَاتِي شَجْوَهُنَّ وَزَوْجَتِي -214

214- Üzüntülerinden dolayı ağladı kızlarım ve eşim.

زَوْج ’in çoğulu, أَزْوَاج şeklinde gelir. هُمْ وَأَزْوَاجُهُمْ فِي ظِلالٍ عَلَى اْلاَرَائِكِ مُتَّكِؤُونَ : Kendileri ve eşleri gölgelerde, koltuklara yaslanmışlar (36/Yâsîn 56); احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ : Toplayın o zulmedenleri ve eşlerini (37/Sâffât 22); yani yaptıkları konusunda kendilerine uyan yandaşlarını.

لاَ تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَى مَا مَتَّعْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْهُمْ : Sakın, onlardan ezvacâ verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme (15/Hicr 88); yani birbirine benzeyen ve yandaş olanlara. سُبْحَانَ الَّذِي خَلَقَ اْلاَزْوَاجَ كُلَّهَا : Bütün çiftleri yaratan Allah ne yücedir! (36/Yâsîn 36); وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ : Her şeyden iki çift yarattık (51/Zariyât 49).

Bu âyet; her şeyin cevher, araz, madde ve suretten oluştuğuna; hiçbir şeyin yaratılmış olduğunu gerektiren bir terkipten soyutlanamayacağına ve onun bir yaratıcısının olduğuna, bunun da Yüce Allah olduğuna işaret eder. “Her şeyden iki çift yarattık”, sözü şu gerçeği açıklamaktadır: Âlemdeki her şey, bir zıddının veya bir benzerinin ya da bir terkibinin olması bakımından çifttir. Yani eşya hiçbir surette mürekkep olmaktan kurtulamaz.

Yüce Allah’ın yakarıdaki âyette زَوْجَيْن kelimesini zikretmesi şuna dikkat etmek içindir: Bir şeyin zıddı veya benzeri yoksa da yine de o cevher ve arazdan mürekkep olmaktan kurtulamaz; ki onlar da iki çifttir.

فَأَخْرَجْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتَّى : Onunla her çeşit bitkiden çiftler çıkardık (20/Tâhâ 53); yani birbirine benzeyen türler. Şu âyet de aynı anlamdadır: وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاء مَاءً فَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ : Gökten bir su indirdik de orada her güzel çifti bitirdik (31/Lokmân 10). ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ : Sekiz çift (6/En’âm 143); yani sekiz sınıf. وَكُنْتُمْ أَزْوَاجًا ثَلاثَةً : Sizler üç çift olduğunuz zaman (56/Vakıa 7); yani üç arkadaş gurubu. Onlar da bu âyetin hemen peşinde açıklanan kimselerdir.

وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ : Nefisler çiftleştirildiği zaman (81/Tekvir 7). Bazılarına göre bu âyetin anlamı şudur: Her gurup, kendi taraftarlarıyla cennet ve cehennemde bir araya getirilir; şu âyette belirtildiği gibi: احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ : Toplayın o zulmedenleri ve eşlerini (37/Sâffât 22).

Kimisine göre de onun anlamı şudur: Ruhlar cesetleriyle bir araya gelir. Nitekim şu âyetin iki farklı yorumundan biri bu anlama işaret eder: يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ * ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً : Ey huzûra eren nefis! * Hoşnut olarak ve hoşnut olunarak rabbine dön (89/Fecr 27-28); yani arkadaşına dön.

Bazılarına göre de, aşağıdaki âyetin işaret ettiği şekilde onun anlamı; ruhlar amelleriyle birleştirilir, şeklindedir: يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ : O gün her nefis, yaptığı her hayrı hazır bulacaktır; işlediği her kötülüğü de (3/Âl-i İmran 30).

وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عِينٍ : Biz muttakileri güzel eşlerle tezviç ederiz (44/Duhân 54); yani muttakileri onlarla birleştiririz. زَوَّجْتُهُ امْرَأَةً /Onu bir kadınla evlendirdim, denildiği gibi, Kur’ân’da, زَوَّجْنَاهُمْ حُورًا /Onları güzel eşlerle evlendirdik, şeklindeki formun gelmemesi, âhiretteki evliliğin aramızda bilinen evlilikten farklı olduğuna dikkat çekmek içindir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →