و ك ا (WKÊ) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Uzanmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (11)

Bu kök Kur'an boyunca 11 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

مُتَّكِـِٔينَ7 kez

Kehf 18:31مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanırlar

اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِ نِعْمَ الثَّوَابُ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا

ulāike lehum cennātu ǎdnin tecrī min teHtihimu l-enhāru yuHallevne fīhā min esāvira min ƶehebin ve yelbesūne ṧiyāben ḣuDran min sundusin ve istebraḳin muttekiīne fīhā ǎlā l-erāiki niǎ'me ṧ-ṧevābu ve Hasunet murtefeḳan

İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

Sad 38:51مُتَّكِـِٔينَmuttekiīne(koltuklara) yaslanılar

مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ

muttekiīne fīhā yed'ǔne fīhā bi fākihetin keṧīratin ve şerābin

Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

Tur 52:20مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanarak

مُتَّكِـِٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عِينٍ

muttekiīne ǎlā sururin meSfūfetin ve zevvecnāhum bi Hūrin ǐynin

(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Rahman 55:54مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanırlar

مُتَّكِـِٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

muttekiīne ǎlā furuşin beTāinuhā min istebraḳin ve cenā l-cenneteyni dānin

Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

Rahman 55:76مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanırlar

مُتَّكِـِٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍ

muttekiīne ǎlā rafrafin ḣuDrin ve ǎbḳariyyin Hisānin

Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).

Vakıa 56:16مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanırlar

مُتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ

muttekiīne ǎleyhā muteḳābilīne

(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

İnsan 76:13مُتَّكِـِٔينَmuttekiīneyaslanırlar

مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

muttekiīne fīhā ǎlā l-erāiki lā yeravne fīhā şemsen ve lā zemherīran

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

مُتَّكَـًٔا1 kez

Yusuf 12:31مُتَّكَـًٔاmuttekeendayanacak yastıklar

فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكِّينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَرِيمٌ

fe lemmā semiǎt bi mekrihinne erselet ileyhinne ve eǎ'tedet le hunne muttekeen ve ātet kulle vāHidetin minhunne sikkīnen ve ḳāleti ḣruc ǎleyhinne fe lemmā raeynehu ekbernehu ve ḳaTTaǎ'ne eydiyehunne ve ḳulne Hāşe li (a)llahi mā hāƶā beşeran in hāƶā illā melekun kerīmun

Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf'a, "Çık karşılarına" dedi. Kadınlar Yusuf'u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler.

اَتَوَكَّؤُ۬ا1 kez

Ta-Ha 20:18اَتَوَكَّؤُ۬اetevekkeudayanıyorum

قَالَ هِيَ عَصَايَ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى

ḳāle hiye ǎSāye etevekkeu ǎleyhā ve ehuşşu bihā ǎlā ğanemī ve li ye fīhā māribu uḣrā

Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

مُتَّكِؤُ۫نَ1 kez

Yasin 36:56مُتَّكِؤُ۫نَmuttekiūneyaslanmışlardır

هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ فِي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ۫نَ

hum ve ezvācuhum fī Zilālin ǎlā l-erāiki muttekiūne

Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

يَتَّكِؤُ۫نَ1 kez

Zuhruf 43:34يَتَّكِؤُ۫نَyettekiūneyaslanacakları

وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَ

ve li buyūtihim ebvāben ve sururan ǎleyhā yettekiūne

(34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.