(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍ مُتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ

ǎlā sururin mevDūnetin / muttekiīne ǎleyhā muteḳābilīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara yaslanırlar, birbirlerine karşı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara yaslanırlar, birbirlerine karşı.

Adem Uğur

Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

Ahmed Hulusi

Karşılıklı kurulmuşlardır.

Ahmet Tekin

Karşılıklı koltuklara oturup yaslanırlar.

Ahmet Varol

Onların üzerlerine karşılıklı olarak yaslanırlar.

Ali Bulaç

Karşılıklı yaslanmışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlara yaslanarak karşı karşıya kurulmuşlar...

Ali Rıza Safa

Karşılıklı otururlar.

Bayraktar Bayraklı

- Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.

Bekir Sadak

(15-16) Murassa tahtlara karsilikli olarak yaslanirlar.

Celal Yıldırım

Yaslanıp karşılıklı otururlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(15-16) Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.

Diyanet İşleri

(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Diyanet İşleri (eski)

(15-16) Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

Diyanet Vakfi

(15-16) Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedir, karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

karşı karşıya kurulmuşlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Karşı karşıya kurulmuşlar

Erhan Aktaş

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Fizilal-il Kuran

Karşılıklı olarak bu tahtlara kurulurlar.

Gültekin Onan

Karşılıklı yaslanmışlardır.

Hamdi Döndüren

Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

Hasan Basri Çantay

Üstlerinde karşı karşıya yaslanan (bahtiyar) lar olacak.

Hasib Asutay

Onların üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.

Hayrat Neşriyat

(15-16) (Mücevherlerle) işlenmiş tahtlar üzerinde karşı karşıya (kurulup) yaslanmış kimselerdir.

İbni Kesir

Karşılıklı olarak üzerinde yaslanırlar.

Mehmet Okuyan

Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.

Muhammed Esed

(ve) birbirlerine (sevgi ile) bakarak uzanacaklar.

Mustafa İslamoğlu

onlara yaslanıp tarifsiz bir (sevinci) paylaşacaklar;

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların üzerine karşı karşıya olarak yaslanıcılardır.

Ömer Öngüt

Onların üzerine karşılıklı olarak yaslanırlar.

Suat Yıldırım

(15-16) Mücevheratla işlenmiş tahtlara yaslanarak karşılıklı otururlar.

Süleyman Ateş

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Süleymaniye Vakfı

karşılıklı olarak onlara yaslanacaklar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Karşılıklı yaslanıp keyifle otururlar.

Şaban Piriş

Karşı karşıya oturup, arkalarına yaslanmışlardır.

Tefhim-ul Kuran

Üstlerinde karşılıklı olarak dayanıp yaslanmışlardır.

Ümit Şimşek

Onlara kurulmuş, karşılıklı oturmaktadırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

qarşı-qarşıya əyləşib dirsəklənəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara (o taxtlara) söykənib bir-biri ilə qarşı-qarşıya əyləşəcəklər.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

lehnen sie sich darauf einander gegenüber.

Almanca — M. A. Rassoul

lehnen (sie) auf diesen einander gegenüber.

Almanca — Muhammad Zaidan

angelehnt darauf einander gegenüber.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They recline thereon facing each other.

Abdul Haleem

they will sit facing each other;

Abdullah Yusuf Ali

Reclining on them, facing each other.

Abul A'la Maududi

reclining on them, arrayed face to face;

Aisha Bewley

reclining on them face to face.

Al-Hilali & Khan

Reclining thereon, face to face.

Ali Quli Qarai

reclining on them, face to face.

Amatul Rahman Omar

(They will be) reclining thereupon (and sitting) face to face.

Arthur John Arberry

reclining upon them, set face to face,

Bijan Moeinian

neighboring each other.

E. Henry Palmer

reclining on them face to face.

Edip-Layth

Residing in them, neighboring each other.

George Sale

sitting opposite to one another thereon.

Hamid S. Aziz

Reclining on them, facing one another.

Mahmoud Ghali

Reclining upon them, facing one another.

Marmaduke Pickthall

Reclining therein face to face.

Mohamed Ahmed - Samira

Reclining face to face.

Muhammad Asad

reclining upon them, facing one another [in love].

Mustafa Khattab

reclining face to face.

Progressive Muslims

Residing in them, neighbouring each other.

Sahih International

Reclining on them, facing each other.

Sam Gerrans

Reclining upon them, facing one another.

Shabbir Ahmed

Reclining thereon, socializing.

Syed Vickar Ahamed

Reclining on them, face to face,

Taqi Usmani

reclining on them, facing each other.

The Monotheist Group

Reclining in them, facing each other.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sʹy accoudant et se faisant face.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

waarop zij tegenover elkaar zittend achteroverleunen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En tegenover elkander daarop zittende.

Hollandaca — Siregar

Daarop leunend, tegenover elkaar zittend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

облокотившись на них [на ложа] и обратившись лицом друг к другу.

Rusça — Osmanov

друг против друга, облокотившись на [изголовья].