(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍ مُتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ
ǎlā sururin mevDūnetin / muttekiīne ǎleyhā muteḳābilīne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | عَلٰى | ǎlā | üzerindedirler | |
| 2 | سُرُرٍ | sururin | س ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk | tahtlar |
| 3 | مَوْضُونَةٍ | mevDūnetin | و ض نBir şeyi bir parçası diğerinin üzerine gelecek şekilde kaplamak veya katlamak, iç içe geçirmek, kabuklamak, altın ve değerli taşlarla süslemek. | altın ve cevahirle işlenmiş |
| 1 | مُتَّكِـِٔينَ | muttekiīne | و ك اUzanmak | yaslanırlar |
| 2 | عَلَيْهَا | ǎleyhā | onların üzerinde | |
| 3 | مُتَقَابِلِينَ | muteḳābilīne | ق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek | karşılıklı |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Altınlarla, mücevherlerle bezenmiş tahtlarda otururlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Altınlarla, mücevherlerle bezenmiş tahtlarda otururlar.
Adem Uğur
Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,
Ahmed Hulusi
Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (Buradan başlayan cennet tanımlayıcı ayetleri okurken; Ra'd: 35 ve Muhammed: 15. ayetlerde vurgulanan "Meselül cennetilletiy = cennettekilerin MİSALİ - TEMSİLİ" şöyle şöyledir, diye başlayan uyarı göz ardı edilmemelidir. Anlatılanlar temsil yolludur. A. H. )
Ahmet Tekin
Mücevherât ile işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Ahmet Varol
Mücevherlerle özenle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Ali Bulaç
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Ali Fikri Yavuz
Mücevheratla işlemeli tahtlar üstünde,
Ali Rıza Safa
Altın işlemeli tahtlar üzerinde.
Bayraktar Bayraklı
- Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.
Bekir Sadak
(15-16) Murassa tahtlara karsilikli olarak yaslanirlar.
Celal Yıldırım
işlenmiş motifli tahtlar üzerindedirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(15-16) Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.
Diyanet İşleri
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Diyanet İşleri (eski)
(15-16) Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
Diyanet Vakfi
(15-16) Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedir, karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde,
Elmalılı Hamdi Yazır
Murassa' tahtlar üstünde
Erhan Aktaş
İşlemeli tahtlar üzerinde.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşlemeli tahtlar üzerinde.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşlemeli tahtlar üzerinde.
Fizilal-il Kuran
Altın işlemeli tahtlarda otururlar.
Gültekin Onan
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Hamdi Döndüren
Mücevherlerle süslenmiş tahtların üzerinde,
Hasan Basri Çantay
(Onlar) cevherlerle örülmüş tahtlar üzerindedirler,
Hasib Asutay
Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Hayrat Neşriyat
(15-16) (Mücevherlerle) işlenmiş tahtlar üzerinde karşı karşıya (kurulup) yaslanmış kimselerdir.
İbni Kesir
Murassa tahtlar üzerindedirler.
Mehmet Okuyan
Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.
Muhammed Esed
Onlar, altın işlemeli mutluluk tahtlarına (kurulacaklar),
Mustafa İslamoğlu
Emek mahsulü huzur tahtlarına kurulacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-15) (O Sabikûn) Evvelkilerden bir cemaattır. Ve biraz da sonrakilerdendir. Altundan örülmüş tahtlar üzerindedirler.
Ömer Öngüt
Altın ve mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Suat Yıldırım
(15-16) Mücevheratla işlenmiş tahtlara yaslanarak karşılıklı otururlar.
Süleyman Ateş
Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Süleymaniye Vakfı
Mücevherlerle işlenmiş sedirlere kurulacak,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Mücevherlerle süslü tahtlara kurulur.
Şaban Piriş
Süslenmiş tahtlar üzerinde.
Tefhim-ul Kuran
'Özenle mücevherlerden işlenmiş' tahtlar üzerindedirler;
Ümit Şimşek
Mücevheratla süslü tahtlar üzerindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar bəzənmiş taxtlar üstündə
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Onlar qızıl-gümüş, ləʼl-cavahiratla) bəzənmiş taxtlar üstündə qərar tutacaq,
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Sie sitzen behaglich auf Liegen, die mit Edelsteinen verziert sind,
Almanca — Der Edle Quran
auf (mit Gold) durchwobenen Liegen
Almanca — M. A. Rassoul
Auf Polstern, die mit Gold durchwoben sind
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They will be seated on thrones studded with gold and adorned with pearls.
Abdul Haleem
On couches of well-woven cloth
Abdullah Yusuf Ali
(They will be) on Thrones encrusted (with gold and precious stones),
Abul A'la Maududi
They (will be seated) on gold-encrusted couches,
Aisha Bewley
On sumptuous woven couches,
Al-Hilali & Khan
(They will be) on thrones woven with gold and precious stones.
Ali Quli Qarai
On brocaded couches
Amatul Rahman Omar
(They will be in the Garden seated) on couches inlaid (with gold and precious jewels).
Arthur John Arberry
upon close-wrought couches
Bijan Moeinian
They will be reclining on the luxurious furnishings, …
E. Henry Palmer
And gold-weft couches,
Edip-Layth
Upon luxurious furnishings.
George Sale
Reposing on couches adorned with gold and precious stones;
Hamid S. Aziz
On thrones decorated,
Mahmoud Ghali
Upon close-wrought (Or: plaited or encrusted) settees,
Marmaduke Pickthall
On lined couches,
Mohamed Ahmed - Samira
On couches wrought of gold,
Muhammad Asad
[They will be seated] on gold-encrusted thrones of happiness,
Mustafa Khattab
˹All will be˺ on jewelled thrones,
Progressive Muslims
Upon luxurious furnishings.
Sahih International
On thrones woven [with ornament],
Sam Gerrans
On jewel-woven couches,
Shabbir Ahmed
On decorated thrones.
Syed Vickar Ahamed
(They will be) on thrones inlaid (with gold and precious stones),
Taqi Usmani
(They will be sitting) on thrones woven with gold,
The Monotheist Group
Upon luxurious beds.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
sur des lits ornés (dʹor et de pierreries),
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li ser textên zîv û zêrîn rûniştî ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
op rustbanken met inlegwerk,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Rustende op zetels met goud en edelgesteenten versierd.
Hollandaca — Siregar
Op (met goud) geborduurde rustbanken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(сидят) на ложах расшитых (золотом и драгоценными камнями),
Rusça — Osmanov
[Они будут] возлежать на вышитых ложах
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
På troner, inlagda med guld, och stödda (på mjuka kuddar)