خ ص م (ḢṦM) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Bir tartışmada mücadele etmek, sağlam/geçerli bir şekilde dava açmak/itiraz etmek, dinleyicinin iddiasından/talebinden vazgeçmesine neden olabilecek bir şey söylemek, bir tartışmada birini yenmek, karşı çıkmak, bir şeyi başka bir şeyin kenarına/yanına veya köşesine koymak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (18)

Bu kök Kur'an boyunca 18 kez, 12 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يَخْتَصِمُونَ4 kez

Al-i İmran 3:44يَخْتَصِمُونَyeḣteSimūnebirbirleriyle çekiştikleri

ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ اِلَيْكَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ

ƶālike min enbā'i l-ğaybi nūHīhi ileyke ve mā kunte ledeyhim iƶ yulḳūne eḳlāmehum eyyuhum yekfulu meryeme ve mā kunte ledeyhim iƶ yeḣteSimūne

(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin.

Şuara 26:96يَخْتَصِمُونَyeḣteSimūneçekişerek

قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

ḳālū ve hum fīhā yeḣteSimūne

Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

Neml 27:45يَخْتَصِمُونَyeḣteSimūnebirbiriyle çekişen

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَرِيقَانِ يَخْتَصِمُونَ

ve leḳad erselnā ilā ṧemūde eḣāhum SāliHen eni ǎ'budū (a)llahe fe iƶā hum ferīḳāni yeḣteSimūne

Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.

Sad 38:69يَخْتَصِمُونَyeḣteSimūnetartıştıkları

مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ

mā kāne li ye min ǐlmin bi l-melei l-eǎ'lā iƶ yeḣteSimūne

"Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu."

الْخِصَامِ2 kez

Bakara 2:204الْخِصَامِl-ḣiSāmihasımların

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا فِي قَلْبِهِ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ

ve mine n-nāsi men yuǎ'cibuke ḳavluhu fī l-Hayāti d-dunyā ve yuşhidu (a)llahe ǎlā mā fī ḳalbihi ve huve eleddu l-ḣiSāmi

İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, düşmanlıkta en amansız olandır.

Zuhruf 43:18الْخِصَامِl-ḣiSāmimücadelede

اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُبِينٍ

e ve men yuneşşeu fī l-Hilyeti ve huve fī l-ḣiSāmi ğayru mubīnin

Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah'a isnad ediyorlar?

خَصِيمٌ2 kez

Nahl 16:4خَصِيمٌḣaSīmunbir hasım (olup çıktı), hata içersisindedir

خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُبِينٌ

ḣaleḳa l-insāne min nuTfetin fe iƶā huve ḣaSīmun mubīnun

İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

Yasin 36:77خَصِيمٌḣaSīmunbir hasım

اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُبِينٌ

e ve lem yera l-insānu ennā ḣaleḳnāhu min nuTfetin fe iƶā huve ḣaSīmun mubīnun

İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

خَصْمَانِ2 kez

Hac 22:19خَصْمَانِḣismāniiki hasım taraf

هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَمِيمُ

hāƶāni ḣismāni ḣteSamū fī rabbihim fe(e)lleƶīne keferū ḳuTTiǎt lehum ṧiyābun min nārin yuSabbu min fevḳi ru'ūsihimu l-Hamīmu

İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.

Sad 38:22خَصْمَانِḣismānibiz iki davacıyız

اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَا اِلٰى سَوَاءِ الصِّرَاطِ

iƶ deḣalū ǎlā dāvūde fe feziǎ minhum ḳālū lā teḣaf ḣismāni beğā beǎ'Dunā ǎlā beǎ'Din fe Hkum beynenā bi l-Haḳḳi ve lā tuşTiT ve hdinā ilā sevā'i S-SirāTi

Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.

خَصِيمًا1 kez

Nisa 4:105خَصِيمًاḣaSīmensavunucusu

اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا اَرٰيكَ اللّٰهُ وَلَا تَكُنْ لِلْخَائِنِينَ خَصِيمًا

innā enzelnā ileyke l-kitābe bi l-Haḳḳi li teHkume beyne n-nāsi bimā erāke (a)llahu ve lā tekun li l-ḣāinīne ḣaSīmen

(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

اخْتَصَمُوا1 kez

Hac 22:19اخْتَصَمُواḣteSamūçekişen

هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَمِيمُ

hāƶāni ḣismāni ḣteSamū fī rabbihim fe(e)lleƶīne keferū ḳuTTiǎt lehum ṧiyābun min nārin yuSabbu min fevḳi ru'ūsihimu l-Hamīmu

İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.

يَخِصِّمُونَ1 kez

Yasin 36:49يَخِصِّمُونَyeḣiSSimūneçekişip dururlarken

مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ

mā yenZurūne illā SayHaten vāHideten te'ḣuƶuhum ve hum yeḣiSSimūne

Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

الْخَصْمِ1 kez

Sad 38:21الْخَصْمِl-ḣismidavacıların

وَهَلْ اَتٰيكَ نَبَؤُ۬ا الْخَصْمِ اِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَ

ve hel etāke nebeu l-ḣismi iƶ tesevverū l-miHrābe

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.

تَخَاصُمُ1 kez

Sad 38:64تَخَاصُمُteḣāSumutartışmasıdır

اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ

inne ƶālike le Haḳḳun teḣāSumu ehli n-nāri

Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir.

تَخْتَصِمُونَ1 kez

Zümer 39:31تَخْتَصِمُونَteḣteSimūnedavalaşacaksınız

ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ

ṧumme innekum yevme l-ḳiyāmeti ǐnde rabbikum teḣteSimūne

Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.

خَصِمُونَ1 kez

Zuhruf 43:58خَصِمُونَḣaSimūnekavgacı

وَقَالُوا ءَاٰلِهَتُنَا خَيْرٌ اَمْ هُوَ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ اِلَّا جَدَلًا بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ

ve ḳālū ālihetunā ḣayrun em huve mā Derabūhu leke illā cedelen bel hum ḳavmun ḣaSimūne

"Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?" dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.

تَخْتَصِمُوا1 kez

Kaf 50:28تَخْتَصِمُواteḣteSimūçekişmeyin

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَعِيدِ

ḳāle lā teḣteSimū ledeyye ve ḳad ḳaddemtu ileykum bi l-veǐydi

Allah, şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."