Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.

ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ

ṧumme innekum yevme l-ḳiyāmeti ǐnde rabbikum teḣteSimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2اِنَّكُمْinnekumşüphesiz siz
3يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
4الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
5عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.divanında
6رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinizin
7تَخْتَصِمُونَteḣteSimūneخ ص مBir tartışmada mücadele etmek, sağlam/geçerli bir şekilde dava açmak/itiraz etmek, dinleyicinin iddiasından/talebinden vazgeçmesine neden olabilecek bir şey söylemek, bir tartışmada birini yenmek, karşı çıkmak, bir şeyi başka bir şeyin kenarına/yanına veya köşesine koymak.davalaşacaksınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da şüphesiz ki sizin, kıyâmet gününde Rabbinizin katında dâvanız görülür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra da şüphesiz ki sizin, kıyâmet gününde Rabbinizin katında dâvanız görülür.

Adem Uğur

Sonra şüphesiz, siz de kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Ahmed Hulusi

Sonra, muhakkak ki siz, kıyamet sürecinde Rabbinizin indinde karşılaştırılacaksınız.

Ahmet Tekin

Sonra siz, hepiniz Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.

Ahmet Varol

Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Ali Bulaç

Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Ali Fikri Yavuz

Sonra kıyamet günü, hepiniz Rabbinizin huzurunda (haklı haksız) birbirinizden davacı olacaksınız.

Ali Rıza Safa

Sonra, kuşkusuz, Yeniden Yaratılış Günü'nde, Efendinizin karşısında davalı ve davacı olacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Sonra sizler, kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda kesinlikle birbirinizi dava edeceksiniz.

Bekir Sadak

Ey insanlar! Sonra siz, kiyamet gunu Rabbinizin huzurunda durusmaya cikacaksiniz. *

Celal Yıldırım

Sonra da (siz insanlar) Kıyamet günü Rabbınızın huzurunda davacılar (dâvâlılar) olarak duruşacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra da kıyamet gününde rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Diyanet İşleri

Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.

Diyanet Vakfi

Sonra şüphesiz, siz de kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra siz muhakkak kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra siz muhakkak Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olmak üzere duruşacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra siz muhakkak rabbınızın huzurunda muhakemeye duruşacaksınız

Erhan Aktaş

Sonra kıyamet günü hepiniz Rabb'inizin huzurunda davalaşacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Kıyamet Günü hepiniz Rabb'inizin huzurunda davalaşacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Kıyamet Günü hepiniz Rabb'inizin huzurunda birbirinizden davalı ve davacı olacaksınız.

Fizilal-il Kuran

Sonra siz, kıyamet günü, Rabb'inizin huzurunda muhakeme olacaksınız.

Gültekin Onan

Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Hamdi Döndüren

Sonra siz, kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle davalaşacaksınız!

Hasan Basri Çantay

Sonra (ey insanlar), şübhesiz, siz de Rabbinizin huzuurunda muhaakemeye durulacaksınız.

Hasib Asutay

Sonra şüphesiz siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Hayrat Neşriyat

Sonra muhakkak siz, kıyâmet günü Rabbinizin huzûrunda birbirinizden da'vâcı olacaksınız.

İbni Kesir

Sonra siz, kıyamet günü Rabbınızın huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.

Mehmet Okuyan

Sonra şüphesiz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Muhammed Esed

ve sonra Kıyamet Günü hepiniz anlaşmazlıklarınızı Allah'ın önüne koyacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda sizler Kıyamet Günü Rabbinizin huzurunda hesaplaşacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra muhakkak ki, sizler Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhâsemede bulunacaksınızdır.

Ömer Öngüt

Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme olacaksınız.

Suat Yıldırım

(30-31) Hiç şüphe yok ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra da büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle dâvalaşacaksınız.

Süleyman Ateş

Sonra siz, kıyamet günü, Rabbinizin divanında davalaşacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

Sonra kıyamet /mezardan kalkış günü hepiniz, Rabbinizin katında birbirinizle çekişeceksiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra (mezardan) kalkış günü hepiniz, Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.

Şaban Piriş

Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda mahkeme olunacaksınız.

Tefhim-ul Kuran

Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Ümit Şimşek

Kıyamet gününde ise Rabbinizin katında dâvâlaşacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra siz Qiyamət günü Rəbbinizin yanında mübahisə edəcəksiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra siz qiyamət günü Rəbbinizin hüzurunda mübahisə edəcəksiniz.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Dann werdet ihr am Tage der Auferstehung eurem Herrn eure Streitfragen vorlegen.

Almanca — M. A. Rassoul

dann, am Tage der Auferstehung, werdet ihr wahrlich vor eurem Herrn miteinander streiten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann werdet ihr gewiß am Tag der Auferstehung bei eurem HERRN disputieren!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And in Day of Judgement shall all of you contend before Allah with opposing arguments and among yourselves shall you altercate.

Abdul Haleem

and, on the Day of Resurrection, you will dispute with one another in the presence of your Lord.

Abdullah Yusuf Ali

In the end will ye (all), on the Day of Judgment, settle your disputes in the presence of your Lord.

Abul A'la Maududi

Then eventually all of you will contend before your Lord on the Day of Resurrection.

Aisha Bewley

Then on the Day of Rising you will argue in the presence of your Lord.

Al-Hilali & Khan

Then, on the Day of Resurrection, you will be disputing before your Lord.

Ali Quli Qarai

Then on the Day of Resurrection you will indeed contend before your Lord.

Amatul Rahman Omar

Then, on the Day of Resurrection, you will all dispute one with another before your Lord.

Arthur John Arberry

then on the Day of Resurrection before your Lord you shall dispute.

Bijan Moeinian

Your dispute then will come to the conclusion on the Day of Judgment before your Lord.

E. Henry Palmer

then, verily, on the resurrection day before your Lord shall ye dispute.

Edip-Layth

Then, on the day of resurrection, you will quarrel at your Lord.

George Sale

And ye shall debate the matter with one another before your Lord, at the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

Then lo! On the Day of Resurrection your disputes will be settled before your Lord.

Mahmoud Ghali

Thereafter on the Day of the Resurrection in the Meeting with your Lord you will take adversary (stands) against each other.

Marmaduke Pickthall

Then lo! on the Day of Resurrection, before your Lord ye will dispute.

Mohamed Ahmed - Samira

Then on the Day of Resurrection you will dispute before your Lord.

Muhammad Asad

and then, behold, on the Day of Resurrection you all shall place your dispute before your Sustainer.

Mustafa Khattab

Then on the Day of Judgment you will ˹all settle your˺ dispute before your Lord.

Progressive Muslims

Then, on the Day of Resurrection, you will quarrel at your Lord.

Sahih International

Then indeed you, on the Day of Resurrection, before your Lord, will dispute.

Sam Gerrans

Then on the Day of Resurrection, before your Lord, will you dispute.

Shabbir Ahmed

And, then, behold, on the Resurrection Day all of you shall present your disputes before your Lord for settlement.

Syed Vickar Ahamed

Then in the End, you will (all) on the Day of Judgment, settle your disagreements in the Presence of your Lord.

Taqi Usmani

After that, on the Day of Doom, you will surely place your disputes before your Lord.

The Monotheist Group

Then, on the Day of Resurrection, you will quarrel at your Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ensuite, au Jour de la Résurrection, vous vous disputerez auprès de votre Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê, (gelî mirovan!) bêguman hûn ê roja qiyametê li cem Rebbê xwe bi hev re nîqaşê bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dan zullen jullie op de opstandingsdag met elkaar twisten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gij zult met elkander daarover, op den dag der opstanding, voor uwen Heer twisten.

Hollandaca — Siregar

Daarna zullen jullie op de Dag der Opstanding bij jullie Heer met elkaar redetwisten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом вы (о, люди) в День Воскресения перед своим Господом будете препираться.

Rusça — Osmanov

А потом вы в День воскресения будете препираться перед Господом своим.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och till sist, på Uppståndelsens dag, skall tvisten mellan er avgöras inför er Herre.