Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ
mā yenZurūne illā SayHaten vāHideten te'ḣuƶuhum ve hum yeḣiSSimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir tek bağrıştan başka bir şey beklemiyor onlar, ansızın helâk ediverir onları birbirleriyle düşmanlık edip dururlarken.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bir tek bağrıştan başka bir şey beklemiyor onlar, ansızın helâk ediverir onları birbirleriyle düşmanlık edip dururlarken.
Adem Uğur
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.
Ahmed Hulusi
Onlar tartışırlarken, kendilerini yakalayacak bir tek çığlıktan (beden sur'una üfleniş) başkasını beklemiyorlar?
Ahmet Tekin
Onlar sadece şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbeye bakıyorlar. Onlar çekişip dururlarken darbe onların işini bitirir.
Ahmet Varol
Onlar tek bir çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar. Onlar birbirleriyle çekişip dururlarken o kendilerini yakalar.
Ali Bulaç
Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip dururken o kendilerini yakalayıverir.
Ali Fikri Yavuz
Onların beklediği sadece bir sayhadır (Sûr’a ilk üfürülüştür) ki, onlar çekişip dururlarken kendilerini yakalayıverir.
Ali Rıza Safa
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak olan benzersiz bir gürlemeden başkasını beklemiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak bir sesten başka bir şey beklemiyorlar.
Bekir Sadak
Cekisip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek cigligi beklerler.
Celal Yıldırım
Onlar çekişip tartışırken ansızın kendilerini yakalayıverecek bir haykırışı beklerler.
Diyanet İşleri
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
Diyanet Vakfi
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Ondan) sadece bir tek sayhaya bakıyorlar, bir sayha ki, onlar çekişip dururlarken kendilerini yakalayıverir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Başka değil, tek bir sayhaya bakıyorlar, bir sayha ki onlar çekişip dururlarken kendilerini yakalayıverir
Erhan Aktaş
Onlar birbirleri ile çekişirlerken, onları yakalayacak tek bir çığlıktan başkasını gözlemiyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar birbirleri ile çekişirlerken, onları yakalayacak tek bir çığlıktan başkasını gözlemiyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar birbirleri ile çekişirlerken, onları yakalayacak tek bir çığlıktan başkasını gözlemiyorlar.
Fizilal-il Kuran
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
Gültekin Onan
Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip dururken o kendilerini yakalayıverir.
Hamdi Döndüren
Onların beklediği (Birinci Sûr) sadece bir çığlıktır; onlar birbirleriyle çekişip dururlarken kendilerini ansızın yakalayıverir.
Hasan Basri Çantay
Onlar birbiriyle itişib dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek sayhadan başkasını gözetmezler.
Hasib Asutay
Onlar, birbiriyle çekişip dururken, kendilerini (ansızın) yakalayacak korkunç bir sesten başkasını gözetmezler.
Hayrat Neşriyat
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini (ansızın) yakalayacak olan (korkunç)bir sesten (sûra birinci üfürülüşten) başkasını beklemiyorlar.
İbni Kesir
Onlar; sadece bir tek çığlığı beklerler ki çekişip dururlarken o, ansızın kendilerini yakalayıverir.
Mehmet Okuyan
Birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesten başka bir şey beklemiyorlar.
Muhammed Esed
(Ve bilmezler ki) (yeniden dirilmeye) itiraz edip dururlarken, (ceza olarak) kendilerini sarsıp yok edecek bir tek patlama sesi onlara yeter!
Mustafa İslamoğlu
Onlar (bunu) tartışırken, kendilerini enselenecekleri bir tek bela çığlığından başka bir şey beklemeyecek:
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar, birbirleriyle çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak olan bir sayhadan başkasını gözetmezler.
Ömer Öngüt
Onların beklediği tek bir sestir. Birbirleriyle çekişip dururken ansızın onları yakalayıverir.
Suat Yıldırım
Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses...
Süleyman Ateş
Onların işi sadece korkunç bir sese bakar. Çekişip dururlarken ansızın o, kendilerini yakalar.
Süleymaniye Vakfı
Aslında onlar, birbirleriyle çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak yüksek bir sesten başka bir şey beklemiyorlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bekledikleri tek bir haykırıştır; onları, birbirleriyle çekişirken yakalar.
Şaban Piriş
Onlar, tek bir çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar. Birbirleriyle çekişip dururlarken onları yakalayacak.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip dururken o kendilerini yakalayıverir.
Ümit Şimşek
Onların beklediği tek bir sestir ki, birbirleriyle çekişip dururken onları yakalayıverir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sadece korkunç titreşimli bir sesi bekliyorlar. Onlar çekişip dururlarken, o ses kendilerini enseleyecektir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar sadəcə olaraq, bir-birləri ilə höcətləşərkən özlərini yaxalayacaq bir tükürpədici səsi gözləyirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar (küçədə, bazarda) bir-biri ilə çənə-boğaz olarkən özlərini saracaq yalnız bir dəhşətli (tükürpədici) səsə (İsrafilin surunun birinci dəfə çalınmasına) bənddirlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie warten nur auf einen einzigen vernichtenden Schrei, der sie ergreift, während sie noch streiten.
Almanca — Der Edle Quran
Sie haben nur einen einzigen Schrei zu erwarten, der sie ergreift, während sie noch miteinander streiten.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie warten nur auf einen einzigen Schrei, der sie erfassen wird, während sie noch streiten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie warten nur auf einen einzigen Schrei, der sie zugrunde richtet, während sie noch disputieren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Do they mean to wait until a merciless blast seizes them while they are more ready to argue than to obey!
Abdul Haleem
But all they are waiting for is a single blast that will overtake them while they are still arguing with each other.
Abdullah Yusuf Ali
They will not (have to) wait for aught but a single Blast: it will seize them while they are yet disputing among themselves!
Abul A'la Maududi
The Truth is that they are waiting for nothing but a mighty Blast to seize them the while they are disputing (in their worldly affairs),
Aisha Bewley
What are they waiting for but one Great Blast to seize them while they are quibbling?
Al-Hilali & Khan
They await only but a single Saihah (shout), which will seize them while they are disputing!
Ali Quli Qarai
They do not await but a single Cry that would seize them as they wrangle.
Amatul Rahman Omar
They are (thus) only waiting for one sudden onslaught of calamity which will overtake them while they are yet disputing (about it) among themselves.
Arthur John Arberry
They are awaiting only for one Cry to seize them while they are yet disputing,
Bijan Moeinian
The blast will take them at a blink of an eye while they are engaged in their silly worldly deals.
E. Henry Palmer
They await but a single noise, that shall seize them as they are contending.
Edip-Layth
They will not realize it when one scream overwhelms them, while they dispute.
George Sale
They only wait for one sounding of the trumpet, which shall overtake them while they are disputing together;
Hamid S. Aziz
They wait not for aught but a single Shout (or Blast) which will surprise them while they yet dispute with one another.
Mahmoud Ghali
In no way are they awaiting anything except one Shout to take them (away) as they are in constant adversaries.
Marmaduke Pickthall
They await but one Shout, which will surprise them while they are disputing.
Mohamed Ahmed - Samira
They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
Muhammad Asad
[And they are unaware that] nothing awaits them beyond a single blast [of God’s punishment], which will overtake them while they are still arguing - [against resurrection]:
Mustafa Khattab
They must be awaiting a single Blast,[1] which will seize them while they are ˹entrenched˺ in ˹worldly˺ disputes.
Progressive Muslims
They will not realize it when one scream overwhelms them, while they dispute.
Sahih International
They do not await except one blast which will seize them while they are disputing.
Sam Gerrans
They look only for one Blast which will seize them while they are disputing —
Shabbir Ahmed
Well, nothing awaits them but a single Blast of Requital that will overtake them while they keep contending.
Syed Vickar Ahamed
They will not (have to) wait for anything, except a single Blast (A powerful explosion), it will catch (and grip) them while they are still quarreling among themselves!
Taqi Usmani
They are looking for nothing but for a single Cry that will seize them when they will be quarrelling.
The Monotheist Group
They will not realize it when one scream overwhelms them, while they dispute.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils nʹattendent quʹun seul Cri qui les saisira alors quʹils seront en train de disputer.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew tenê çavnêriya qîrekê dikin ku ji nişka ve ew wan bigire û bihingêve û ku ew hêj bi hev re di nîqaşê de ne.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij wachten slechts op één schreeuw die hen zal grijpen terwijl zij aan het twisten zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij wachten slechts op een klank van de trompet, die hen zal overvallen, terwijl zij met elkander twisten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не ждут они [многобожники] ничего, кроме одного поражающего звука [звука трубы, в которую дунет ангел Исрафил] (когда наступит конец этого мира), который (внезапно) постигнет их, когда они (будут) препираться [спорить друг с другом] (о мирских делах). {Это будет первое дуновение в трубу, когда всех живущих охватит страх.}
Rusça — Osmanov
Им нечего ожидать, кроме гласа трубного, который поразит их, в то время как они препираются.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det enda de har att vänta på är (dånet av Guds straff) - ett enda dån, som skall drabba dem när de som bäst överlägger om (sina viktiga angelägenheter).