ج ح م (CḪM) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Ateş yakmak, yanmasını sağlamak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, gözü açmak, sakınmak/vazgeçmek/çekinmek/kaçınmak, ilerlemek veya öne gitmek, geri çekilmek veya geri çekmek [Bu fiil çelişkili anlamlar taşır], yok etmeye veya öldürmeye yakın olmak, arzu/açgözlülük ve cimrilikle yanmak, huyu dar olmak, inatçı veya cimri olmak, alevli veya parlak, şiddetli sıcak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (26)

Bu kök Kur'an boyunca 26 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

الْجَحِيمِ23 kez

Bakara 2:119الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَحِيمِ

innā erselnāke bi l-Haḳḳi beşīran ve neƶīran ve lā tuselu ǎn eSHābi l-ceHīmi

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Maide 5:10الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemin

وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ

ve(e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ulāike eSHābu l-ceHīmi

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

Maide 5:86الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ

ve(e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ulāike eSHābu l-ceHīmi

İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

Tevbe 9:113الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ اٰمَنُٓوا اَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا اُو۬لِي قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ

mā kāne li n-nebiyyi ve(e)lleƶīne āmenū en yesteğfirū li l-muşrikīne ve lev kānū ūlī ḳurbā min beǎ'di mā tebeyyene lehum ennehum eSHābu l-ceHīmi

Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.

Hac 22:51الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي اٰيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ

ve(e)lleƶīne seǎv fī āyātinā muǎācizīne ulāike eSHābu l-ceHīmi

Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

Şuara 26:91الْجَحِيمُl-ceHīmucehennem

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

ve burrizeti l-ceHīmu li l-ğāvīne

(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

Saffat 37:23الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemin

مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَحِيمِ

min dūni (a)llahi fe hdūhum ilā SirāTi l-ceHīmi

(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

Saffat 37:55الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemin

فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ

fe TTaleǎ fe rāhu fī sevā'i l-ceHīmi

Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

Saffat 37:64الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemin

اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِي اَصْلِ الْجَحِيمِ

innehā şeceratun teḣrucu fī eSli l-ceHīmi

O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.

Saffat 37:68الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemdir

ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَحِيمِ

ṧumme inne merciǎhum le ilā l-ceHīmi

Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.

Saffat 37:97الْجَحِيمِl-ceHīmiateşe

قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَاَلْقُوهُ فِي الْجَحِيمِ

ḳālū bnū lehu bunyānen fe elḳūhu fī l-ceHīmi

Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

Saffat 37:163الْجَحِيمِl-ceHīmicehenneme

اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ

illā men huve Sāli l-ceHīmi

(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

Mü'min 40:7الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

اَلَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ

(e)lleƶīne yeHmilūne l-ǎrşe ve men Havlehu yusebbiHūne bi Hamdi rabbihim ve yu'minūne bihi ve yesteğfirūne li(e)lleƶīne āmenū rabbenā vesiǎ'te kulle şey'in raHmeten ve ǐlmen fe ğfir li(e)lleƶīne tābū ve ttebeǔ sebīleke ve ḳihim ǎƶābe l-ceHīmi

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."

Duhan 44:47الْجَحِيمِl-ceHīmicehennemin

خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَاءِ الْجَحِيمِ

ḣuƶūhu fe ǎ'tilūhu ilā sevā'i l-ceHīmi

(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

Duhan 44:56الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰى وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ

lā yeƶūḳūne fīhā l-mevte illā l-mevtete l-ūlā ve veḳāhum ǎƶābe l-ceHīmi

Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

Tur 52:18الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

فَاكِهِينَ بِمَا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ

fākihīne bimā ātāhum rabbuhum ve veḳāhum rabbuhum ǎƶābe l-ceHīmi

(17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

Hadid 57:19الْجَحِيمِl-ceHīmicehennem

وَالَّذِينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدِّيقُونَ وَالشُّهَدَاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ

ve(e)lleƶīne āmenū bi(a)llahi ve rusulihi ulāike humu S-Siddīḳūne ve ş-şuhedā'u ǐnde rabbihim lehum ecruhum ve nūruhum ve(e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ulāike eSHābu l-ceHīmi

Allah'a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddiklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

Hakka 69:31الْجَحِيمَl-ceHīmecehenneme

ثُمَّ الْجَحِيمَ صَلُّوهُ

ṧumme l-ceHīme Sallūhu

"Sonra onu cehenneme atın."

Naziat 79:36الْجَحِيمُl-ceHīmucehennem

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَنْ يَرٰى

ve burrizeti l-ceHīmu li men yerā

Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.

Naziat 79:39الْجَحِيمَl-ceHīmecehennemdir

فَاِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوٰى

fe inne l-ceHīme hiye l-me'vā

(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

Tekvir 81:12الْجَحِيمُl-ceHīmucehennem

وَاِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْۖ

ve iƶā l-ceHīmu suǎǐrat

Cehennem alevlendirildiği zaman,

Mutaffifin 83:16الْجَحِيمِl-ceHīmicehenneme

ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحِيمِ

ṧumme innehum le Sālū l-ceHīmi

Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

Tekasür 102:6الْجَحِيمَl-ceHīmecehennemi

لَتَرَوُنَّ الْجَحِيمَ

le teravunne l-ceHīme

Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.

جَحِيمٍ2 kez

Vakıa 56:94جَحِيمٍceHīmincehenneme

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

ve teSliyetu ceHīmin

Bir de cehenneme atılma vardır.

İnfitar 82:14جَحِيمٍceHīminyakıcı ateş

وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ

ve inne l-fuccāra le fī ceHīmin

Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.

وَجَحِيمًا1 kez

Müzzemmil 73:12وَجَحِيمًاve ceHīmenve cehennem

اِنَّ لَدَيْنَا اَنْكَالًا وَجَحِيمًا

inne ledeynā enkālen ve ceHīmen

(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.