Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ فِيهَا اَنْهَارٌ مِنْ مَاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِبِينَ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَاءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ
meṧelu l-cenneti lletī vuǐde l-mutteḳūne fīhā enhārun min māin ğayri āsinin ve enhārun min lebenin lem yeteğayyer Taǎ'muhu ve enhārun min ḣamrin leƶƶetin li ş-şāribīne ve enhārun min ǎselin muSaffen ve lehum fīhā min kulli ṧ-ṧemerāti ve meğfiratun min rabbihim ke men huve ḣālidun fī n-nāri ve suḳū māen Hamīmen fe ḳaTTaǎ em'ǎā'ehum
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Çekinenlere vaadedilen cennet, şöyledir âdeta: Orada su ırmakları var, bozulup kokmaz ve süt ırmakları var, lezzetleri bozulmaz ve şarap ırmakları var, içenlere sâfi lezzet ve bal ırmakları var, süzme ve onlara, orada bütün meyvelerden sunulur ve Rablerinden yarlıganma var; buna nâil olan, o kişiye benzer mi ki ateşte ebedîdir ve kaynar sularla sulanır da onların bağırsakları parçalanmaktadır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Çekinenlere vaadedilen cennet, şöyledir âdeta: Orada su ırmakları var, bozulup kokmaz ve süt ırmakları var, lezzetleri bozulmaz ve şarap ırmakları var, içenlere sâfi lezzet ve bal ırmakları var, süzme ve onlara, orada bütün meyvelerden sunulur ve Rablerinden yarlıganma var; buna nâil olan, o kişiye benzer mi ki ateşte ebedîdir ve kaynar sularla sulanır da onların bağırsakları parçalanmaktadır.
Adem Uğur
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Ahmed Hulusi
Korunanlara vaat olunan CENNETİN TEMSİL (misal - benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Orada, bayatlamayan SU'dan nehirler, tadı bozulmayan SÜT'ten nehirler, içenlere lezzet veren ŞARAP'tan nehirler, süzme-saf BAL'dan nehirler vardır! Onlar için orada her çeşit MEYVE ve Rablerinden mağfiret (örtme) vardır! (Bu misal nimetlerle yaşayanlar) ateşte sonsuza dek yanarak yaşayacak, sıcak - kaynar su içirilmiş de bu yüzden onların bağırsaklarını parçalamış kimse gibi midir?
Ahmet Tekin
Allah’a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere va’dedilen cennetin benzeri, içinde tadı, rengi, kokusu bozulmayan temiz su ırmaklarının, tadı değişmeyen süt ırmaklarının, içenler için lezzetine doyum olmayan üzüm suyu ırmaklarının ve süzme bal ırmaklarının bulunduğu cennet misâlidir. Orada, onlar için bütün meyvalardan meyva suyu ırmakları ve Rablerinden bağışlanma da vardır. Bunlar, ateşte ebedî kalan, kaynar su içen, bağırsaklarını paramparça eden kimseler gibi mi olur?
Ahmet Varol
Takva sahiplerine vaadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her çeşit meyva ve Rablerinden bağışlama vardır. (Bu nimetler içinde olan) ateşin içinde sonsuza kadar kalacak olan ve kendilerine barsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilenler gibi olur mu?
Ali Bulaç
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
Ali Fikri Yavuz
(Küfürden) sakınanlara vaad edilen cennetin hali (şu): Orada tadı ve kokusu bozulmıyan bir sudan ırmaklar var; tadı değişmiyen bir sütten ırmaklar var; içenlere lezzet veren şarabdan, (sarhoşluk vermiyen tatlı içkiden) ırmaklar var; saf süzme baldan ırmaklar var... Hem orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Bir de onlara, Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç bunlar, o ateşte ebedî kalan ve kaynar bir sudan su içirilib de bağırsaklarını parçalayan kimselere benzer mi?
Ali Rıza Safa
Sorumluluk bilinci taşıyanlara sözü verilen cennetin örneği şudur: İçinde, bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Her türlü meyve ve Efendileri tarafından bağışlanma vardır. Ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını parçalayan kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?
Bayraktar Bayraklı
Takva sahiplerine vaad edilen cennetin özelikleri şöyledir: Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şerbetten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar, süreli olarak ateşte kalıp, bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir?
Bekir Sadak
Allah'a karsi gelmekten sakinanlara soz verilen cennet soyledir: Orada temiz su irmaklari, tadi bozulmayan sut irmaklari, icenlere zevk veren sarap irmaklari, suzme bal irmaklari vardir. Onlara orada her turlu urun ve Rablerinden magfiret vardir. Bunlarin durumu, ateste temelli kalana ve bagirsaklarini parca parca edecek kaynar su icirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Celal Yıldırım
Allah'tan korkup fenalıklardan sakınanlara söz verilen Cennetin misâli şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmiyen sütten ırmaklar; içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar, iyice süzülmüş baldan ırmaklar vardır. Ve onlar için orada her çeşit meyevlerden ye bir de Rabbından bağışlanma vardır. Bu (bahtiyarlığa lâyık görülenler), ateşte devamlı kalıcı olup kaynar sudan içirilerek barsaklan parça parça olan kimseler gibi midir?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Rabbine itaatsizlikten sakınanlara vaad edilen cennetin temsili şudur: İçinde doğal nitelikleri bozulmamış su ırmakları, tadı bozulmamış süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları bulunan bir bahçedir. Onlar için ayrıca orada her meyveden mevcuttur, üstelik rablerinden bir de bağışlama lütfu. Şimdi bunlar, ateşte devamlı kalan, bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kimseler gibi olur mu hiç?
Diyanet İşleri
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Diyanet İşleri (eski)
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Diyanet Vakfi
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Takva sahiplerine vadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve safi süzme baldan ırmaklar vardır. Aynca onlara her türlü meyve ve Rablerinden bir bağışlama vardır. Bunlar hiç o ateşte ebedi kalacak ve kaynar bir su içirilip de, barsaklarını parçalayacak kimselere benzer mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
Korunanlara va'dolunan Cennetin temsili: Onda ırmaklar var bir sudan ki bozulması yok, ırmaklar var bir südden ki tadı değişmez, ırmaklar var bir şarabdan ki içenlere lezzet, ırmaklar var bir baldan ki safi süzme, hem onlara semerelerini (hasılatın) her türlüsünden var, hem de Rablarından bir mağfiret var. Hiç bunlar o ateşte muhalled olan ve kaynar bir mayi'den sulanıp da bağırsaklarını parçalamakta bulunan kimselere benzer mi?
Erhan Aktaş
Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
Fizilal-il Kuran
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü meyve, Rablerinden de bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu hiç?
Gültekin Onan
Takva sahiplerine vaadedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
Hamdi Döndüren
Allah’tan sakınanlara vaat edilen cennetin durumu şöyledir: O cennetin içinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve saf bal ırmakları vardır. Hem onlara, orada her türlü meyve var. Rableri tarafından bağışlanma da var! Hiç bunlar, ateşte sürekli kalacak ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
Hasan Basri Çantay
(Şirkden) sakınanlara va'd olunan cennetin sıfatı (şudur:) İçinde rengi, kokusu, hiçbir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar, süzme baldan ırmaklar vardır, Orada meyvelerin her (çeşidi) onlarındır. (üstelik) Rablerinden de mağfiret vardır. Hiç bu (nlar), o ateşde ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kimseler gibi midir?
Hasib Asutay
Takva sahiplerine va'dolunan cennetin durumu (şöyledir:) İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlanma vardır. (Hiç bu,) ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını (parça parça) koparan kaynar su içirilen kimseler gibi olur mu?
Hayrat Neşriyat
Takvâ sâhiblerine va'd edilen Cennetin misâli şöyledir: Orada (zamanla hiçbir vasfı)bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar ve sâfî baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada meyvelerin her çeşidi ve Rablerinden bir mağfiret vardır. (Bu ni'metler içinde bulunanların hâli,) o ateşte ebedî olarak kalan ve(pek) kaynar bir su içirilen kimseler gibi midir ki (o su) bağırsaklarını parça parça etmiştir.
İbni Kesir
Muttakilere vaadolunan cennetin misali: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere zevk veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Ve Rabblarından mağfiret de vardır. Hiç bu; ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi midir?
Mehmet Okuyan
Muttakîlere (duyarlı olanlara) vadedilen cennetin örneği şöyledir: Orada (zamanla) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu (şekilde ödüllendirileceklerin durumu), ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu hiç!
Muhammed Esed
Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlara vaad edilmiş olan cennet örneği -(bir cennet ki) içinde zamanın bozamadığı sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene lezzet veren şaraptan ırmaklar ve saf süzme baldan ırmaklar var ve içinde (yaptıkları güzel işlerin) bütün meyvelerini ve Rablerinin mağfiretini tadabilme (imkanı) var- işte bu (cennet), ateşi mesken edinenlerin ve bağırsaklarını parçalaması için yakıcı ümitsizlik sularını içmeye mahkum edilenlerin (hak ettikleri karşılık) ile bir olur mu?
Mustafa İslamoğlu
Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan, yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse), ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?
Ömer Nasuhi Bilmen
Muttakîler için vaadolunan cennetin sıfatı; onun içinde bozulmamış sütten ırmaklar ve tadı değişmemiş sütten ırmaklar ve içenler için leziz şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır ve onlar için orada her türlü meyvelerden vardır ve Rablerinden yarlığanma da vardır. (Artık böyle zâtlar) Ateşte ebedîyyen kalan ve pek kaynar sudan içirilip de barsakları parçalanan kimseler gibi midir?
Ömer Öngüt
Muttakilere vaad edilen cennetin durumu şudur: Orada bozulmayan (temiz) su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Ve orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Bunlardan da öte, Rablerinden bir bağışlama vardır. Hiç bunlar, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?
Suat Yıldırım
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vâd edilen cennetin durumu ise şudur: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içerken lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü meyve ile bir de Rableri tarafından mağfiret vardır. Bu nimetlere erişenler hiç, ateşte devamlı kalıp, kaynar sulardan içirilip bununla bağırsakları lime lime olan kimseler gibi olur mu?
Süleyman Ateş
(Şirkten, günahlardan) korunanlara söz verilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır ve onlar için orada her çeşit meyva, Rablerinden de bağışlama vardır. (Şimdi bu ni'metler içinde yaşayanlar) ateşte ebedi kalan ve barsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?
Süleymaniye Vakfı
Takvalı olanlara /yanlışlardan sakınanlara vaat edilen cennet şöyledir: İçinde rengi ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren (ama sarhoş etmeyen) içki ırmakları ve saflaştırılmış bal ırmakları bulunur. Onlar için orada her türlü meyve ve bir de Rablerinin bağışlaması vardır. Böyle bir kişi, o ateşin (cehennemin) içinde ölümsüz olarak kalan ve kendine kaynar su içirilip de o suyun bağırsaklarını paramparça ettiği kişi gibi olur mu?
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendilerini koruyanlara söz verilen cennet şöyle anlatılabilir: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları akar. Her türlü meyve önlerindedir ve yüce Rableri tarafından da bağışlanmışlardır. Böyle bir yerde olan kişi, ateşin içinde ölümsüzleşen ve bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kişi ile bir olur mu?
Şaban Piriş
Muttakilere vaat edilen cennetin niteliği (şudur): İçinde tadı ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rab'lerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
Tefhim-ul Kuran
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret de vardır. Hiç (böyle mükâfatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
Ümit Şimşek
Takvâ sahiplerine vaad edilen Cennetin hali şöyledir: Orada her dem taze sudan ırmaklar vardır. Tadı değişmeyen sütten ırmaklar vardır. İçenlere lezzet veren bir şaraptan ırmaklar vardır. Süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her türlü meyveden vardır; Rablerinden de bir bağışlanma vardır. Bu nimetlere erişenler, ateşte sürekli kalacak olan ve kaynar su içirilip de bağırsakları parçalanan kimse gibi olur mu?
Yaşar Nuri Öztürk
Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindeki ile, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Müttəqilərə vəd olunan Cənnətin vəsfi belədir; orada xarab olmayan sudan çaylar, dadı dəyişməyən süddən çaylar, içənlərə ləzzət verən şərabdan çaylar və süzülmüş baldan çaylar vardır. Orada onları hər cür meyvə və Rəbbi tərəfindən bağışlanma gözləyir. Məgər onlar od içində əbədi qalan və bağırsaqlarını parça-parça edən qaynar su içirdiləcək kimsələr kimi ola bilərlərmi?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Müttəqilərə vəʼd olunan Cənnətin vəsfi belədir: orada dadı dəyişməyən (qoxumayan) sudan irmaqlar, təmi çönməyən süddən çaylar, içənlərə ləzzət verən şərabdan nəhrlər və təmiz baldan irmaqlar vardır. Orada onları hər cür meyvə və Rəbbi tərəfindən (günahlardan) bağışlanma gözləyir. (Məgər bu cənnətdə olanlar) cəhənnəm odunda əbədi qalıb bağırsaqları parça-parça edən qaynar su içirdiləcək kəslər kimi ola bilərlərmi?!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das Gleichnis des Paradieses, das den Gottesfürchtigen versprochen wurde, ist das eines Gartens mit Wasserläufen, deren Wasser frisch ist und nie verdirbt, mit Strömen von Milch, die sich niemals im Geschmack verändert, mit Strömen von Wein, köstlich für die Trinkenden, und mit Strömen von Honig, deren Honig fein gereinigt ist. Dort haben sie Früchte aller Art und Vergebung von ihrem Herrn. Sind die Bewohner des Paradiesgartens den Bewohnern der Hölle gleich, die dort ewig bleiben werden und wo sie siedendes Höllenwasser zu trinken bekommen, das ihre Eingeweide zerreißt?
Almanca — Der Edle Quran
Das Gleichnis des (Paradies)gartens, der den Gottesfürchtigen versprochen ist: Darin sind Bäche mit Wasser, das nicht schal wird, und Bäche mit Milch, deren Geschmack sich nicht ändert, und Bäche mit Wein, der köstlich ist für diejenigen, die (davon) trinken, und Bäche mit geklärtem Honig. Und sie haben darin von allen Früchten und Vergebung von ihrem Herrn. (Sind diese denn) jemandem gleich, der im (Höllen)feuer ewig bleibt und dem heißes Wasser zu trinken gegeben wird, das seine Gedärme zerreißt?
Almanca — M. A. Rassoul
(So ist) die Lage des Paradieses, das den Gottesfürchtigen verheißen wurde: Darin sind Bäche von Wasser, das nicht faulig wird, und Bäche von Milch, deren Geschmack sich nicht ändert, und Bäche von berauschendem Getränk - ein Genuß für die Trinkenden - und Bäche von geläutertem Honig. Und darin werden sie Früchte aller Art bekommen und Vergebung von ihrem Herrn. Können sie wohl jenen gleich sein, die ewig im Feuer sind, und denen siedendes Wasser zu trinken gegeben wird, das ihre Därme zerreißt?
Almanca — Muhammad Zaidan
(Ist etwa) das Gleichnis der Dschanna, die den Muttaqi versprochen wurde - darin sind Flüsse mit nicht verderblichem Wasser, Flüsse mit Milch, deren Geschmack sich nie ändert, Flüsse mit den Trinkenden wohlschmeckendemWein, und Flüsse mit filtriertem Honig. Und für sie gibt es darin von allen Früchten und Vergebung von ihrem HERRN - gleich demjenigen, der ewig im Feuer bleibt?! Und sie wurden mit siedendem Wasser getränkt, so zerriß es ihre Därme.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And does it compare: the garden of bliss and surpassing beauty promised to those who believe with breasts filled with reverential awe wherein rivers flow with untainted pure fresh water, and rivers flowing with tasteful, unchanging, immutable milk, rivers flowing with wine making glad the hearts of those who drink it, and rivers flowing with strained clear honey, a garden in which grow all kinds of fruits and the grace of Allah's mercy and forgiveness. Does this blissful state compare with the state wherein one suffers the permanent abode in Hell where in the inmates are forced to drink boiling water melting their bowels?
Abdul Haleem
Here is a picture of the Garden promised to the pious: rivers of water forever pure, rivers of milk forever fresh, rivers of wine, a delight for those who drink, rivers of honey clarified and pure, [all] flow in it; there they will find fruit of every kind; and they will find forgiveness from their Lord. How can this be compared to the fate of those stuck in the Fire, given boiling water to drink that tears their bowels?
Abdullah Yusuf Ali
(Here is) a Parable of the Garden which the righteous are promised: in it are rivers of water incorruptible; rivers of milk of which the taste never changes; rivers of wine, a joy to those who drink; and rivers of honey pure and clear. In it there are for them all kinds of fruits; and Grace from their Lord. (Can those in such Bliss) be compared to such as shall dwell for ever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up their bowels (to pieces)?
Abul A'la Maududi
Here is the parable of Paradise which the God-fearing have been promised: in it shall be rivers of incorruptible water, rivers of milk unchanging in taste,and rivers of wine, a delight to those that drink; and rivers of pure honey. In it they will have every kind of fruit as well as forgiveness from their Lord. Can such be like those who will abide in the Fire and will be given a boiling water to drink that will tear their bowels apart?
Aisha Bewley
An image of the Garden which is promised to those who have taqwa: in it there are rivers of water which will never spoil and rivers of milk whose taste will never change and rivers of wine, delightful to all who drink it, and rivers of honey of undiluted purity; in it they will have fruit of every kind and forgiveness from their Lord. Is that like those who will be in the Fire timelessly, for ever, with boiling water to drink which lacerates their bowels?
Al-Hilali & Khan
The description of Paradise which the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) have been promised (is that) in it are rivers of water the taste and smell of which are not changed, rivers of milk of which the taste never changes, rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of clarified honey (clear and pure) therein for them is every kind of fruit, and forgiveness from their Lord. (Are these) like those who shall dwell for ever in the Fire and be given to drink boiling water so that it cuts up their bowels?
Ali Quli Qarai
A description of the paradise promised to the Godwary: therein are streams of unstaling water, and streams of milk unchanging in flavour, and streams of wine delicious to the drinkers, and streams of purified honey; there will be for them every kind of fruit in it, and forgiveness from their Lord. [Are such ones] like those who abide in the Fire and are given to drink boiling water which cuts up their bowels?
Amatul Rahman Omar
(Here is) a description of the Garden promised to those who guard against evil. Therein are streams of water (which is) unstaling, and streams of milk the taste and flavour of which does not change, and streams of juice extracted from grapes, a delight to the drinkers, and streams (too) of clarified honey, and they will have in it all kinds of fruit, and (a provision of) protection from their Lord. Can (those who enjoy such blessings of this Garden) be like those who shall abide in the Fire for long and who will be given boiling water to drink so that it tears their bowels into pieces.
Arthur John Arberry
This is the similitude of Paradise which the godfearing have been promised: therein are rivers of water unstaling, rivers of milk unchanging in flavour, and rivers of wine -- a delight to the drinkers, rivers, too, of honey purified; and therein for them is every fruit, and forgiveness from their Lord -- Are they as he who dwells forever in the Fire, such as are given to drink boiling water, that tears their bowels asunder?
Bijan Moeinian
Think of the promised Paradise to the righteous ones as a place with unpolluted rivers of water, streams of fresh milk, as well as clear honey, and the canals of delightful wine. In Paradise there will be fruits of every kind for the (successful) ones and [perhaps the greatest blessing] they will be forgiven by God [and their forgiven sins will never be brought up to their attention to make them feel bad amidst such a pleasant place]. Can such (successful) people be equal to the permanent residents of the Fire whose intestines will be torn up by the boiling water that they drink?
E. Henry Palmer
The similitude of Paradise which is promised to the pious, - in it are rivers of water without corruption, and rivers of milk, the taste whereof changes not, and rivers of wine delicious to those who drink; and rivers of honey clarified; and there shall they have all kinds of fruit and forgiveness from their Lord! (Is that) like him who dwells in the fire for aye? and who are given to drink boiling water that shall rend their bowels asunder?
Edip-Layth
The example of Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, rivers of milk whose taste does not change, rivers of intoxicants that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey. For them in it are all kinds of fruits, and forgiveness from their Lord. Compare it to that of those who abide in the fire, and are given to drink boiling water that cuts up their intestines.
George Sale
The description of paradise, which is promised unto the pious: Therein are rivers of incorruptible water; and rivers of milk, the taste whereof changeth not; and rivers of wine, pleasant unto those who drink; and rivers of clarified honey: And therein shall they have plenty of all kinds of fruits; and pardon from their Lord. Shall the man for whom these things are prepared, be as he who must dwell for ever in hell fire; and will have the boiling water given them to drink, which shall burst their bowels?
Hamid S. Aziz
A similitude of the Garden which those guarding their duty (to Allah against evil) are promised: therein are rivers of water unpolluted (or incorruptible), and rivers of milk the taste whereof never changes, and rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of honey clarified, and for them therein are all kinds of fruits and Grace from their Lord. (Are these) like those who abide in the Fire and who are made to drink boiling water so it rends their bowels asunder.
Mahmoud Ghali
(This) is the similitude of the Garden which the pious have been promised; therein are rivers of water not staling, and rivers of milk that does not change in taste, and rivers of wine- a delicious (drink) to the drinkers- and rivers of honey unadulterated; (Literally: carefully selected; clear; limpid, strained) and therein for them are all kinds of products, (i. e., fruits) and forgiveness from their Lord. Are they as he who is eternally (abiding) in the Fire, such as are made to drink scalding water so it cuts up their bowels?
Marmaduke Pickthall
A similitude of the Garden which those who keep their duty (to Allah) are promised: Therein are rivers of water unpolluted, and rivers of milk whereof the flavour changeth not, and rivers of wine delicious to the drinkers, and rivers of clear-run honey; therein for them is every kind of fruit, with pardon from their Lord. (Are those who enjoy all this) like those who are immortal in the Fire and are given boiling water to drink so that it teareth their bowels?
Mohamed Ahmed - Samira
The semblance of Paradise promised the pious and devout (is that of a garden) with streams of water that will not go rank, and rivers of milk whose taste will not undergo a change, and rivers of wine delectable to drinkers, and streams of purified honey, and fruits of every kind in them, and forgiveness of their Lord. Are these like those who will live for ever in the Fire and be given boiling water to drink which will cut their intestines to shreds?
Muhammad Asad
[And can] the parable of the paradise which the God-conscious are promised [a paradise] wherein there are rivers of water which time does not corrupt, and rivers of milk the taste whereof never alters, and rivers of wine delightful to those who drink it, and rivers of honey of all impurity cleansed, and the enjoyment of all the fruits [of their good deeds] and of forgiveness from their Sustainer -: can this [parable of paradise] be likened unto [the parable of the recompense of] such as are to abide in the fire and be given waters of burning despair to drink, so that it will tear their bowels asunder?
Mustafa Khattab
The description of the Paradise promised to the righteous is that in it are rivers of fresh water, rivers of milk that never changes in taste, rivers of wine delicious to drink, and rivers of pure honey. There they will ˹also˺ have all kinds of fruit, and forgiveness from their Lord. ˹Can they be˺ like those who will stay in the Fire forever, left to drink boiling water that will tear apart their insides?
Progressive Muslims
Is the example of Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, and rivers of milk whose taste does not change, and rivers of wine that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey, and for them in it are all kinds of fruits, and a forgiveness from their Lord; like that of those who abide in the Fire, and are given to drink boiling water that cuts-up their intestines
Sahih International
Is the description of Paradise, which the righteous are promised, wherein are rivers of water unaltered, rivers of milk the taste of which never changes, rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of purified honey, in which they will have from all [kinds of] fruits and forgiveness from their Lord, like [that of] those who abide eternally in the Fire and are given to drink scalding water that will sever their intestines?
Sam Gerrans
(The likeness of the Garden which is promised those of prudent fear: therein are rivers of water incorruptible, and rivers of milk of unchanging taste, and rivers of wine delightful to the drinkers, and rivers of purified honey; and they have therein every fruit, and pardon from their Lord.) — like: him who abides eternally in the Fire, and they are given to drink scalding water that lacerates their bowels?
Shabbir Ahmed
In allegorical terms the Paradise that the righteous are promised is this: Therein are rivers of ever fresh water, and rivers of ever fresh milk, and rivers of delicious wine, and rivers of clear-run honey. Therein are all kinds of fruit (of their good deeds), with a life secure from deterioration bestowed upon them from their Lord. Are they like the ones who abide in the Fire and are given drinks of burning despair that tears their insides? ('Maghfirah' here denotes protection from deterioration).
Syed Vickar Ahamed
(Here is) a story (of similarity) about the Paradise which the righteous (the pious believers) are promised: In it are rivers of water made pure and clean; Rivers of milk whose taste never changes; Rivers of wine, a joy to those who drink; And rivers of honey, pure and clear. In it, there are for them all kinds of fruits; And forgiveness (and grace) from their Lord. (Can those in these Gardens) be compared to those who shall live, forever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up their stomachs (to pieces)?
Taqi Usmani
(Here is) a description of the Paradise that is promised for the God-fearing! In it there are rivers of water, never spoiling, and rivers of milk the taste of which would not go bad, and rivers of wine, delicious to the drinkers, and rivers of honey, fully purified. And for them there are all sorts of fruits, and forgiveness from their Lord. Are they like those who will live in Fire forever, and will be given boiling water to drink, and it will tear their bowels into pieces?
The Monotheist Group
Is the example of the Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, and rivers of milk whose taste does not change, and rivers of alcohol that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey, and for them in it are all kinds of fruits, and a forgiveness from their Lord; like that of those who abide in the Fire, and are given to drink boiling water that cuts-up their intestines?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voici la description du Paradis qui a été promis aux pieux: il y aura là des ruisseaux dʹune eau jamais malodorante, et des ruisseaux dʹun lait au goût inaltérable, et des ruisseaux dʹun vin délicieux à boire, ainsi que des ruisseaux dʹun miel purifié. Et il y a là, pour eux, des fruits de toutes sortes, ainsi quʹun pardon de la part de leur Seigneur. (Ceux-là) seront-ils pareils à ceux qui sʹéternisent dans le Feu et qui sont abreuvés dʹune eau bouillante qui leur déchire les entrailles?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Salix û rewşa wê bihişta ku peymana wê ji mutteqiyan re hatiye dayîn wiha ye: Di nav de çemên ji avê hene ku xerab nabe, tê de çemên ji şîr hene ku tehma wî nayê guhartin, tê de çemên ji şeraban hene ku ji yên vedixwin re lezîz e, tê de çemên ji hingivên helandî yên sefandî hene û tê de ji bo wan her texlît fêkî hene û ji cem Xwedayê wan ji bo wan lêborînek heye. Ma ev (ê ku di nava van nîmetan de bijî) dibe wekî wî kesê ku her û her dê di agirê dojehê de bimîne û ji aveke kelijî bête avdan ku roviyên wî ker ker bike?
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De tuin die de godvrezenden is toegezegd ziet er zo uit: Er zijn rivieren van water dat niet brak is, rivieren van melk waarvan de smaak niet verandert, rivieren van wijn die aangenaam is voor de drinkers en rivieren van gezuiverde honing. En zij hebben daar allerlei vruchten en vergeving van hun Heer. (Zijn zij) als zij die altijd in het vuur blijven en gloeiend water te drinken krijgen dat hun ingewanden stuksnijdt?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Dit is de beschrijving van het paradijs, dat den vromen is beloofd, daarin zijn rivieren van water dat niet kan bederven, en rivieren van melk, welker smaak nooit verandert, en rivieren van wijn, behaaglijk voor hen, die er van drinken. En rivieren van gezuiverden honing, en daar zullen zij overvloed van alle soorten van vruchten hebben en vergiffenis van hunnen Heer vinden. Zal de mensch voor wien deze dingen zijn toebereid, evenals hij wezen, die voor altijd in het hellevuur moet wonen, en die met kokend water zal gelescht worden, dat hem de ingewanden zal verscheuren?
Hollandaca — Siregar
Is het (geluk van) het Paradijs dat aan de Moettaqôen beloofd is, waarin rivieren zijn met versblijvend water, en van melk waarvan de smaak niet verandert, en rivieren van Khamr, als een genieting voor hen die drinken, en rivieren van zuivere honing, en waarin voor hen allerlei vruchten zijn en vergeving van hun Heer; gelijk (aan de ellende van) hen die eeuwig levenden in de Hel zijn, in wie kokend water wordt gegoten, dat hun ingewanden dan aan stukken snijdt?
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Образ [подобие] (райского) сада, который обещан (Аллахом) остерегавшимся (ослушания Его): там – реки из воды не портящейся [не изменяющейся] и реки из молока, вкус которого не меняется, и реки из вина, приятного для пьющих, и реки из меду очищенного. И для них там [в Раю] всякие плоды и прощение от их Господа. ... (И тот, который стал обладателем райских удовольствий) (сравним) с тем, кто вечно пребывает в Огне [Аду] и кого поят (самой, самой) кипящей водой, и она рассекает их кишки.
Rusça — Osmanov
[Такова] картина рая, обещанного богобоязненным: там текут ручьи из воды, которая не портится, ручьи из молока с неизменным вкусом, ручьи из вина, дарующего наслаждение пьющим, и ручьи из чистого меда. В нем - всякого рода плоды и прощение от их Господа. [Неужели тот, кто пребывает в раю], равен тому, кто вечно находится в огне и кого поят кипящей водой, раздирающей внутренности?
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Paradiset som lovats dem som fruktar Gud kan liknas vid (en lustgård) där bäckar flyter med vatten som alltid förblir friskt, och floder av mjölk med ofördärvad smak, och floder av det ljuvligaste vin, och floder av renaste honung, och där de skall njuta frukter av alla slag och (dessutom få) sin Herres förlåtelse. (Kan den som stiger in i detta paradis jämföras) med den som måste förbli i Elden och (där) dricka skållhett vatten, som bränner sönder hans inälvor