Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ فَاِذَا جَاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ
ve leḳad erselnā rusulen min ḳablike minhum men ḳaSaSnā ǎleyke ve minhum men lem neḳSuS ǎleyke ve mā kāne li rasūlin en ye'tiye bi āyetin illā bi iƶni (a)llahi fe iƶā cā'e emru (a)llahi ḳuDiye bi l-Haḳḳi ve ḣasira hunālike l-mubTilūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki senden önce nice peygamberler gönderdik, onlardan, sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadıkça bir delil, bir mûcize gösteremez; derken Allah'ın emri gelince gerçek olarak hükmedilir ve işte buracıkta, boş şeylere uyanlar ziyan eder gider.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun ki senden önce nice peygamberler gönderdik, onlardan, sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiçbir peygamber, Allahʼın izni olmadıkça bir delil, bir mûcize gösteremez; derken Allahʼın emri gelince gerçek olarak hükmedilir ve işte buracıkta, boş şeylere uyanlar ziyan eder gider.
Adem Uğur
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki senden önce de Rasuller irsal ettik. . . Onlardan kiminin hikayelerini anlattık ve onlardan kimini de sana anlatmadık. . . Bir Rasul için, Allah izni dışında, mucize getirmesi mümkün değildir! Allah hükmü geldiğinde, Hak olarak hükmedilir ve batıl peşinde koşanlar orada hüsrana uğrar!
Ahmet Tekin
Andolsun, senden önce de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevli Rasuller gönderdik. İçlerinden kıssalarıyla sana anlattıklarımız var. Yine onlardan sana anlatmadıklarımız da var. Hiçbir Rasul, Allah’ın izni, emri ve iradesi olmaksızın herhangi bir âyeti, hak peygamber olduğu ile ilgili mûcizeyi kendiliğinden getirmez. Allah’ın planı icra edilirken de, hakkaniyetle, adâletle icraat yapılır. O zaman bâtıl yolda gidenler, bâtılın hâkimiyetini temin için hakkı baskı altında tutan güç ve iktidar sahipleri, hüsrana uğrayacaklardır.
Ahmet Varol
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan bazılarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi sözkonusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde hak ile hükmedilir ve işte burada, (hakkı) geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.
Ali Bulaç
Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık ve kimini anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm) gerçekten biz, senden önce bir çok peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana haber verdik, kimini de sana haber verip anlatmadık. Allah’ın izni olmadıkça, hiç bir peygamber tek bir mucize getiremez. Allah’ın (dünya ve ahirette azap) emri gelince de, hak yerine getirilir. İşte, burada hüsrana düştü inatçı kâfirler...
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan bir bölümünü sana anlattık; bir bölümünü de sana anlatmadık. Allah'ın izni olmadıkça, bir elçinin mucize getirmesi olacak şey değildir. Allah'ın buyruğu geldiğinde, adaletle yargı verilir. Gerçeğe aykırı olanın peşinde olanlar da orada yitime uğrayacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, senden önce birçok peygamber gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir ayet getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar zarar ederler.
Bekir Sadak
And olsun ki, senden once bircok peygamberler gonderdik; sana onlarin kimini anlattik, kimini anlatmadik; hicbir peygamber, Allah'in izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'in buyrugu gelince is gercekten biter. Iste o zaman, bosa ugrasanlar husranda kalirlar. *
Celal Yıldırım
And olsun ki senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan bir kısmının kıssasını sana anlattık, bir kısmının kıssasını anlatmadık. Hiçbir peygambere Allah'ın izni olmaksızın bir âyet (bir mu'cize veya ilâhî belge) getirmek (hem mümkün değil, hem de yakışır) olmaz. Allah'ın emri gelince de hakk ile yerine getirilir ve işte burada boş ve anlamsız şeylerle uğraşanlar hüsrana uğrarlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Senden önce de elçiler gönderdik; onlardan sana hayat hikâyelerini anlattıklarımız var, anlatmadıklarımız var. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir elçi âyet getiremez. Allah’ın buyruğu geldiğinde artık hak yerini bulmuştur ve ilâhî hakikatleri yok etmeye kalkışanlar hüsrana uğramışlardır.
Diyanet İşleri
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, senden önce birçok peygamberler gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.
Diyanet Vakfi
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki biz senin önünden nice peygamberler göndermişizdir. Onlardan kimini sana anlatmışız, kimini de anlatmamışızdır. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. Batıl bir dava peşinde koşanlar, işte bu noktada hüsrana uğrarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Biz senin önünden nice peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana ayıttık, kimini ayıtmadık (anlatmadık). Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir ve batıl bir dava peşinde koşanlar, işte hüsrana burada düştüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için biz senin önünden nice Resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır, hiçbir resul için Allahın izni olmaksızın bir ayet (bir mu'cize) getirmek olamaz, Allahın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte husrana burada düştü mubtıller
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, senden önce de birçok Resul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir Resul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıl'dan yana olanlar hüsrana uğrarlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki, senden önce de birçok Resul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir Resul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki, senden önce de birçok rasul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir rasul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman adalet yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.
Fizilal-il Kuran
Andolsun, biz senden önce de Peygamberler gönderdik. Onlardan kiminin hayatını sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman Allah'ın ayetlerini boşa çıkarmağa çalışanlar, hüsrana uğrarlar.
Gültekin Onan
Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık, kimini de anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Tanrı'nın izni olmaksızın bir ayet getirmek olacak şey değildir. Tanrı'nın buyruğu geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz senden önce de birçok elçiler göndermiştik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın buyruğu gelince de, gerçekle yerine getirilir. İşte o zaman, asılsız şeyler uyduranlar kaybederler.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki senden evvel de peygamberler gönderdik. Onların içinden sana kıssalarını anlatdığımız kimseler de var, sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber, Allahın izni olmaksızın, herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allahın emri gelince de hak (ve adalet) le hükmolunur. Bihude laf söyleyenler işte burada hüsrana düşmüşdür.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Andolsun biz senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. (30) Hiçbir elçi Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak ile hüküm verilir ve o zaman (Allah'ın âyetlerini) boşa çıkarmaya uğraşanlar ziyana uğrarlar. (30. Peygamberlerin sayısı hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber bazı tefsirlerde 124 bin olduğu rivâyet edilmektedir. Kur'an'da bunlardan yalnız 25 tanesinin ismi geçmektedir.)
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, senden önce de peygamberler gönderdik; onlardan sana kıssa(larını) anlattığımız kimseler de var, içlerinden sana kıssa(larını) anlatmadığımız kimseler de var. Nitekim Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mu'cize getirmesi mümkün değildir. Fakat Allah’ın emri geldiği zaman, hak ile hükmedilir; işte o zaman, (mu'cizeleri)boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrâna uğramıştır.
İbni Kesir
Andolsun ki; senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiç bir peygamber herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri geldiği vakit de iş, gerçekten biter. İşte o zaman, batıl işleyenler hüsranda kalırlar.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik. Onlardan kıssasını sana anlattıklarımız da var; kıssasını sana anlatmadıklarımız da var. Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayet (mucize) getiremez. Allah’ın (azap) emri gelince de hüküm verilmiş (olur); batılı seçenler orada kaybetmiş (olacak)lardır.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki (ey Muhammed!); senden önce elçiler göndermiştik, onların kiminden sana bahsettik, kimi hakkında da sana bir bilgi vermedik. Ve (gönderdiğimiz) hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize ortaya koyamaz. Allah'ın iradesi açığa çıktığı zaman hüküm (çoktan) adaletle yerini bulmuş olacak, (anlayamadıkları her şeyi) yok etmeye çalışanların tümü o zaman ve orada hüsrana uğramış olacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, senden önce de sayısı belirsiz elçiler göndermiştik; onların kimisinden sana söz ettik, kimisinden sana hiç söz etmedik. Ama şu kesin ki, hiçbir elçi Allah'ın izni olmadan mucizevi bir mesaj getiremez. Nitekim Allah'ın emri geldiği zaman, hak tecelli etmiş olacak; işte o anda ve orada, hayatı anlam ve amacından yoksun bırakanlar hüsrana uğramış bulunacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, senden evvel de peygamberler gönderdik. Onlardan bir kısmının kıssasını sana bildirmiştik ve onlardan sana kıssasını bildirmediklerimiz de vardır ve bir peygamber için Allah'ın izni olmadıkça bir mûcize getirmek (kabil) olamaz. Allah'ın emri gelince de hak ile hükmolunmuş olur ve bâtılı ihtiyar etmiş olanlar ise o zaman hüsrâna uğramıştır.
Ömer Öngüt
Andolsun ki senden önce de peygamberler gönderdik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadan herhangi bir âyeti (mucizeyi) kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak ile hükmolunur ve bâtılı seçenler o zaman hüsrana uğrarlar.
Suat Yıldırım
Biz senden önce de birçok resul gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını ise anlatmadık. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmaksızın bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak ve adaletle hükmolunur ve batıl yolda olanlar, (özellikle ısrarla, peygamberin azap getirmesini isteyenler) hüsrana uğrarlar.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mu'cize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman (Allah'ın ayetlerini) boşa çıkarmağa uğraşanlar, hüsrana uğrarlar.
Süleymaniye Vakfı
Şurası kesin ki senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kiminin kıssasını sana anlattık, kiminin kıssasını da anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir ayet/ mucize getiremez. Allah'ın emri gelince hak edilen şekilde iş bitirilir. Batıla dalanlar o son noktada hüsrana uğrarlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Senden önce de elçiler gönderdik; kiminin hikayesini sana anlattık, kimininkini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan mucize getiremez. Allah'ın emri gelince iş gerçekten biter. Boş işlere dalanlar orada kaybederler.
Şaban Piriş
Senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet/mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman da hak ile hüküm verilir ve işte o zaman batılcılar hüsrana uğrar.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz senden önce peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık ve onlardan kimini de sana aktarmayıp anlatmadık. Herhangi bir peygambere, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
Ümit Şimşek
Biz senden önce de nice peygamberler gönderdik ki, onlardan kiminin kıssalarını sana anlattık, kiminden ise söz etmedik. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın emri geldiğinde ise, adaletle hükmolunmuş ve hakkı boşa çıkarmaya çalışanlar oracıkta hüsrana uğramış demektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik. Onların bir kısmının hayat ve hatırasını sana anlattık, bir kısmının hayat ve hatırasından sana bahsetmedik. Hiçbir resulün, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir mucize getirmesi söz konusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde, hakla hükmedilir ve gerçeği hükümsüz kılmaya çalışanlar orada hüsrana uğrarlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz səndən əvvəl də elçilər göndərmişdik. Onlardan bəziləri haqqında sənə danışmış, bəziləri haqqında isə danışmamışıq. Heç bir elçi Allahın izni olmadan hər hansı bir ayə gətirə bilməzdi. Allahın əmri gəldikdə isə ədalətlə hökm verilər və yalan danışanlar orada ziyana uğrayarlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz səndən əvvəl də peyğəmbərlər göndərmişdik. Onlardan kimisi haqqında sənə xəbər vermiş, kimisi haqqında xəbər verməmişik. Heç bir peyğmbər Allahın izni olmadan bir möʼcüzə gətirə bilməz. Allahın (kafirlərə əzab verilməsi barədə) əmri gəldikdə (peyğəmbərlər və onları təkzib edənlər arasında) ədalətlə hökm olunar. Yalan danışanlar (batil söyləyənlər) elə oradaca ziyana uğrayarlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben vor dir Gesandte geschickt. Über einige haben Wir dir berichtet und über andere nicht. Keinem Gesandten steht zu, ein Zeichen ohne Gottes Erlaubnis zu bringen. Wenn Gottes Befehl ergeht, wird gerecht der Wahrheit gemäß geurteilt. So verlieren die Verfechter der Irrlehren.
Almanca — Der Edle Quran
Wir haben doch bereits vor dir Gesandte gesandt. Unter ihnen gibt es manche, von denen Wir dir berichtet haben, und unter ihnen gibt es manche, von denen Wir dir nicht bereichtet haben. Kein Gesandter kann ein Zeichen bringen - außer mit Allahs Erlaubnis. Wenn dann Allahs Befehl kommt, wird der Wahrheit entsprechend entschieden, und verloren haben dann diejenigen, die (die Botschaft) für falsch erklären.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sicher entsandten Wir schon Gesandte vor dir; darunter sind manche, von denen Wir dir bereits berichtet haben, und es sind darunter manche, von denen Wir dir nicht berichtet haben; und kein Gesandter hätte ohne Allahs Erlaubnis ein Zeichen bringen können. Doch wenn Allahs Befehl ergeht, dann wird die Sache zu Recht entschieden, und dann fallen diejenigen dem Verlust anheim, die versucht haben, (Allahs Befehl) außer Kraft zu setzen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits entsandten WIR Gesandte vor dir. Von ihnen sind manche, über die WIR dir berichteten, und von ihnen sind manche, über die WIR dir nicht berichteten. Und es steht keinem Gesandten zu, eine Aya zu bringen außer mit ALLAHs Zustimmung. Und wenn ALLAHs Bestimmung gekommen ist, wird mit der Gerechtigkeit gerichtet, und dort werden die des Unwahren Verbreitenden verlieren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Before you O Muhammad We sent Messengers to their people, some of whom We mentioned and narrated to you their stories and some we did not relate to you their account, nor was it ever in the power of any Messenger to display an act of a miraculous nature but through Allah's instrumentality and authorization. And when His command comes to pass, here or Hereafter. judgement is conducted in equity and justice. There and then shall the loss fall on those given to intentional assertion of what is false.
Abdul Haleem
We have sent other messengers before you- some We have mentioned to you and some We have not- and no messenger could bring about a sign except with God’s permission. When [the Day] God ordained comes, just judgement will be passed between them: there and then, those who followed falsehood will be lost.
Abdullah Yusuf Ali
We did aforetime send messengers before thee: of them there are some whose story We have related to thee, and some whose story We have not related to thee. It was not (possible) for any messenger to bring a sign except by the leave of Allah: but when the Command of Allah issued, the matter was decided in truth and justice, and there perished, there and then those who stood on Falsehoods.
Abul A'la Maududi
Indeed We sent many Messengers before you: of them there are some whose account We have narrated to you and there are others whose account We have not narrated to you. It did not lie in any Messenger's power to bring any Sign except with Allah's leave. So when Allah's decree came, the matter was decided with justice, and those steeped in error courted utter loss, then and there.
Aisha Bewley
We sent Messengers before you. Some of them We have told you about and others We have not told you about. No Messenger can bring a Sign except with Allah’s permission. But when Allah’s command comes the matter will be decided with truth and then and there the liars will be lost.
Al-Hilali & Khan
And, indeed We have sent Messengers before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): of some of them We have related to you their story.[1] And of some We have not related to you their story, and it was not given to any Messenger that he should bring a sign except by the Leave of Allâh. But, when comes the Commandment of Allâh, the matter will be decided with truth, and the followers of falsehood will then be lost.
Ali Quli Qarai
Certainly We have sent apostles before you. Of them are those We have recounted to you, and of them are those We have not recounted to you. An apostle may not bring any sign except by Allah’s permission. Hence when Allah’s edict comes, judgment is made with justice, and it is thence that the falsifiers become losers.
Amatul Rahman Omar
And indeed We have already sent (Our) Messengers before you. There are some of them whom We have mentioned to you and of them there are some whom We have not mentioned to you. And it is not given to a Messenger to bring a Message by himself except by the leave of Allâh. But when the judgment of Allâh comes to pass the issues are settled in all fairness, and it is then that who endeavour to nullify the truth suffer the loss.
Arthur John Arberry
We sent Messengers before thee; of some We have related to thee, and some We have not related to thee. It was not for any Messenger to bring a sign, save by God's leave. When God's command comes, justly the issue shall be decided; then the vain-doers shall be lost.
Bijan Moeinian
I sent many Prophets before you. The life story of some of them are mentioned to you and the others you do not know about them. No Prophet may produce a miracle without God’s authorization. When God passes His Judgment, the falsehood will disappear and the truth will prevail.
E. Henry Palmer
And we did send apostles before thee: of them are some whose stories we have related to thee, and of them are some whose stories we have not related to thee; and no apostle might ever bring a sign except by the permission of God; but when God's bidding came it was decided with truth, and there were those lost who deemed it vain!
Edip-Layth
We have sent messengers prior to you. Some of them We mentioned to you, and some We did not mention to you. It was not given to any messenger that he should bring a sign except by God's leave. So, when God's judgment is issued, the matter is decided with truth, and the followers of falsehood will be lost.
George Sale
We have sent a great number of apostles before thee; the histories of some of whom We have related unto thee, and the histories of others of them We have not related unto thee: But no apostle had the power to produce a sign, unless by the permission of God. When the command of God, therefore, shall come, judgment shall be given with truth; and then shall they perish who endeavour to render the signs of God of no effect.
Hamid S. Aziz
And certainly We sent messengers before you: there are some of them that We have mentioned to you and there are others whom We have not mentioned to you; and it was not meet for a messenger that he should bring a sign except with Allah's permission, but when the command of Allah came, judgment was given with truth, and those who treated (it) as a lie (or followed vanities) were lost.
Mahmoud Ghali
And indeed We already sent Messengers even before you. Among them are the ones whom We related to you, and (some) We have not related to you; and in no way (could) any Messenger come up with a sign except by the permission of Allah. Then when the Command of Allah comes, (their end) is decreed with the Truth, and there over the wrong-doers (Literally: doers of void "deeds") will lose.
Marmaduke Pickthall
Verily We sent messengers before thee, among them those of whom We have told thee, and some of whom We have not told thee; and it was not given to any messenger that he should bring a portent save by Allah's leave, but when Allah's commandment cometh (the cause) is judged aright, and the followers of vanity will then be lost.
Mohamed Ahmed - Samira
Surely We have sent apostles before you, some of whose account We have related to you, and that of some We have not told you. But no apostle was given a miracle unless God dispensed. But when the decree of God comes the sentence is passed with justice; and the lovers of vice and vanity will then come to grief.
Muhammad Asad
And, indeed, [O Muhammad,] We sent forth apostles before thy time; some of them We have mentioned to thee, and some of them We have not mentioned to thee. And it was not given to any apostle to bring forth a miracle other than by God’s leave. Yet when God’s will becomes manifest, judgment will [already] have been passed in all justice, and lost will be, then and there, all who tried to reduce to nothing [whatever they could not understand].
Mustafa Khattab
We already sent messengers before you. We have told you the stories of some of them, while others We have not. It was not for any messenger to bring a sign without Allah’s permission. But when Allah’s decree comes, judgment will be passed with fairness, and the people of falsehood will then be in ˹total˺ loss.
Progressive Muslims
And We have sent messengers prior to you. Some of them We mentioned to you, and some We did not mention to you. And it was not given to any messenger that he should bring a sign except by God's leave. So, when God's judgment is issued, the matter is decided with truth, and the followers of falsehood will be lost.
Sahih International
And We have already sent messengers before you. Among them are those [whose stories] We have related to you, and among them are those [whose stories] We have not related to you. And it was not for any messenger to bring a sign [or verse] except by permission of Allah. So when the command of Allah comes, it will be concluded in truth, and the falsifiers will thereupon lose [all].
Sam Gerrans
And We have sent messengers before thee; among them are those We have related to thee, and among them are those We have not related to thee. And it was not for a messenger to bring a proof save by the leave of God. And when the command of God comes the matter will be decided in justice, and thereupon will the creators of vanity be lost.
Shabbir Ahmed
Yes indeed, We sent Messengers before you. Some of them We have mentioned to you, and some of them We have not mentioned to you. And none of the Messengers was given the authority to bring a Message or a Sign but by Allah's leave. But when (the period of respite was over and) the Command of Allah came, the matter was decided in truth and justice. And there and then perished the upholders of falsehood.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We did send messengers before you: Of them there are some whose story We have told you and some whose story We have not told you, and it was not (possible) for any messenger to bring a Sign except by the Permission of Allah: But when the Order of Allah was given, the matter was decided in truth and justice, and those who stood on falsehoods were destroyed to be lost.
Taqi Usmani
We had sent messengers before you. Among them there are those whose history We have narrated to you, and of them there are those whose history We did not narrate to you. And it is not up to a messenger that he could come up with a sign without permission from Allah. So, when the command of Allah will come, matters will stand decided justly, and on that occasion all adherents of falsehood will turn into losers.
The Monotheist Group
And We have sent messengers prior to you. Some of them We have told to you, and some We did not tell to you. And it was not given to any messenger that he should bring a sign except with the permission of God. So, when the judgment of God is issued, the matter is decided with the truth, and the followers of falsehood will be lost.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes, Nous avons envoyé avant toi des Messagers. Il en est dont Nous tʹavons raconté lʹhistoire; et il en est dont Nous ne tʹavons pas raconté lʹhistoire. Et il nʹappartient pas à un Messager dʹapporter un signe (ou verset) si ce nʹest avec la permission dʹAllah. Lorsque le commandement dʹAllah viendra, tout sera décidé en toute justice; et ceux qui profèrent des mensonges sont alors les perdants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Rêsûlê min!) Sond be, Me beriya te jî gelek pêxember hinartine. Me serpêhatiyên hinekan ji wan ji te re gotine û yên hinekan jî me ji te re qise nekirine. Ne babetê tu pêxemberî ye ku bêyî destûra Xwedê ji ber xwe ve mucîzeyekê bîne. Îcar dema fermana Xwedê bê, bi heq û edaletê tê darazkirin. Ha wê demê ew ên ku di riya batilî de dixebitîn, xesirîne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben al voor jouw tijd gezanten gezonden. Onder hen zijn er over wie Wij jou verteld hebben en onder hen zijn er over wie Wij jou niet verteld hebben. Het komt een gezant niet toe een teken te brengen zonder Gods toestemming. Maar wanneer Gods beschikking komt wordt naar waarheid beslist. En zij die zeggen dat het niet waar is zullen verloren zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben vóór u een groot aantal profeten gezonden; van sommige onder welke wij u de geschiedenissen hebben geopenbaard, en de geschiedenissen van andere hebben wij u niet medegedeeld; maar geen gezant heeft de macht een teeken voor te brengen, tenzij door het verlof van God. Als dus het bevel van God zal komen, zal het oordeel met waarheid worden uitgesproken, en dan zullen zij ten gronde gaan, die de teekens van God zonder uitwerking trachten te doen zijn.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben vóór jou Boodschappers gezonden. Over sommigen van hen hebben Wij jou verteld en over sommigen hebben Wij jou niet verteld. Fn het paste een Boodschapper niet om met een Teken te komen zonder de toestemming van Allah. Wanneer dan het bevel van Allah is gekomen, dan wordt er volgens de Waarheid bepaald. En dan verliezen de opstandigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы посылали (много) посланников (к разным народам) до тебя (о, Пророк); (о некоторых) из них мы рассказали тебе, а (о других) из них не рассказывали. (И Аллах повелевал всем посланникам доводить до людей то, что Он внушал им откровением.) И не подобало (никакому) посланнику приводить (какое-либо) знамение, не иначе как (только) с дозволения Аллаха [по Его воле]. А когда придет повеление Аллаха (о наказании неверующих), будет решено по истине [по справедливости] (между посланниками и теми, которые не поверили им), и тогда окажутся в убытке обвиняющие во лжи (за то, что возводили ложь на Аллаха и считали богами еще и других, кроме Аллаха).
Rusça — Osmanov
И до тебя Мы посылали посланников. О некоторых из них Мы рассказали тебе, о других же - не рассказывали. И ни одному посланнику не было дозволено творить знамения (т. е. чудеса) без соизволения Аллаха. Когда же будет ниспослано повеление Аллаха, то будет решено по справедливости, и окажутся тогда в убытке приверженцы лжи.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har sänt ut sändebud före dig; om några av dem har Vi berättat för dig och om andra har Vi inte berättat för dig. Och inget sändebud har fått göra tecken och under annat än med Guds tillåtelse. Men när Guds befallning kommer har den rättvisa domen gått i verkställighet och de som försökte så tvivel om äktheten av Guds uppenbarelser är i samma stund förlorade.