Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

لَا خَيْرَ فِي كَثِيرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْتِيهِ اَجْرًا عَظِيمًا

lā ḣayra fī keṧīrin min necvāhum illā men emera bi Sadeḳatin ev meǎ'rūfin ev iSlāHin beyne n-nāsi ve men yef'ǎl ƶālike btiğā'e merDāti (a)llahi fe sevfe nu'tīhi ecran ǎZīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَاyoktur
2خَيْرَḣayraخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır
3فِي
4كَثِيرٍkeṧīrinك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğunda
5مِنْmin
6نَجْوٰيهُمْnecvāhumن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.gizli konuşmalarının
7اِلَّاillāyalnız hariç
8مَنْmenkimse
9اَمَرَemeraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemreden
10بِصَدَقَةٍbi Sadeḳatinص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.sadakayı
11اَوْevyahut
12مَعْرُوفٍmeǎ'rūfinع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıiyiliği
13اَوْevya da
14اِصْلَاحٍiSlāHinص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.düzeltmeyi
15بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasını
16النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
17وَمَنْve menve kim
18يَفْعَلْyef'ǎlف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyaparsa
19ذٰلِكَƶālikebunu
20ابْتِغَاءَbtiğā'eب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakamacıyle
21مَرْضَاتِmerDātiر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.rızasını kazanmak
22اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
23فَسَوْفَfe sevfeyakında
24نُؤْتِيهِnu'tīhiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekona vereceğiz
25اَجْرًاecranا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbir mükafat
26عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların toplanıp gizlice konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak kim sadakayı, iyiliği ve insanların arasını bulmayı emrederse onun sözünde hayır var. Allah'ın razılığını kazanmak için bunları yapana pek büyük bir mükâfat vereceğiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların toplanıp gizlice konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak kim sadakayı, iyiliği ve insanların arasını bulmayı emrederse onun sözünde hayır var. Allahʼın razılığını kazanmak için bunları yapana pek büyük bir mükâfat vereceğiz.

Adem Uğur

Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka yahut bir iyilik yahut da insanların arasını düzeltmeyi isteyen (in fısıldaşması) müstesna. Kim Allah'ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.

Ahmed Hulusi

Onların gizli toplanma ve görüşmelerinin çoğunda hayır yoktur! Ancak bir yardımlaşma veya hayır gereği veya ara düzeltmeyi öngören (bu tür hayırlı bir aradalıklar) müstesna. Kim Allah rızasını isteyerek bunları yaparsa, biz ona büyük mükafat vereceğiz.

Ahmet Tekin

İnsanların, kamu görevlilerinin şeffaflığı terkederek, kapalı kapılar ardında gizli konuşmalarının, fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak, sadakayı devlet gelirini veya meşrû bir işi tedvir eden; malî veya meşrû bir meseleyi çözen, çözecek soruşturmayı yapan görevlilerin veya insanlar arasındaki ihtilâfları halleden, düzelten kimselerin gizli konuşmalarında hayır vardır. Kim bunları sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yaparsa, ona büyük mükâfatlar vereceğiz.

Ahmet Varol

Sadaka, iyilik veya insanların arasının uzlaştırılmasını önerenin yaptığı dışında onların gizli konuşmalarının çoğunda bir hayır yoktur. Kim bunu Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yaparsa ona büyük bir karşılık vereceğiz.

Ali Bulaç

Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.

Ali Fikri Yavuz

Onların (hâinlerin) fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi veya bir iyilik etmeyi, yahud insanların arasını düzeltmeyi emreden başka ( o müstesnâdır). Her kim de bu işleri, Allah’ın rızâsını arayarak yaparsa, biz ona ahirette büyük bir mükâfat vereceğiz.

Ali Rıza Safa

Karşılıksız yardımda bulunmayı veya iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi öğütleyenlerin dışında, onların gizli konuşmalarının çoğunda iyilik yoktur. Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için, kim bunları yaparsa, sonunda, ona, büyük bir ödül vereceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka, bir iyilik ya da insanların arasını düzeltmeyi isteyenin fısıldaşması müstesnadır. Kim Allah'ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük bir ödül vereceğiz.

Bekir Sadak

Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayi ve insanlarin arasini duzeltmeyi gozeten kimseler mustesna, onlarin gizli toplantilarinin cogunda hayir yoktur. Bunlari, Allah'in rizasini kazanmak icin yapana buyuk ecir verecegiz.

Celal Yıldırım

Onların toplanıp gizli görüşme yaparak fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka vermeyi, (din ve sağduyu çerçevesinde) iyi bir iş yapmayı, insanların arasını düzeltmeyi emredenler müstesna.. Kim bunları Allah'ın hoşnutluğunu arzulayarak işlerse, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka verilmesini yahut bir iyilik yapılmasını ya da insanların arasının düzeltilmesini isteyenler müstesnadır. Kim Allah’ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa biz ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.

Diyanet İşleri

Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Diyanet İşleri (eski)

Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur. Bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz.

Diyanet Vakfi

Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka yahut bir iyilik yahut da insanların arasını düzeltmeyi isteyen (in fısıldaşması) müstesna. Kim Allah'ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi veya iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi isteyenler hariç. Ve her kim bunu Allah'ın rızasını arayarak yaparsa, yarın Biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur, ancak sadaka vermeyi veya bir ma'ruf işlemeyi veya insanların arasını düzeltmeyi emreden başka, ve her kim bunu Allahın rızasını arayarak yaparsa yarın biz ona büyük bir ecir vereceğiz

Erhan Aktaş

Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve, insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hak gözetmeyi, güzel söz söylemeyi, insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

Fizilal-il Kuran

Onların aralarında yaptıkları çoğu gizli konuşmalarda hayır yoktur. Meğer ki, bu fısıltılı toplantılarının amacı sadaka vermeyi, iyiliği ve insanlar arasında dirliği emretmek olsun. Kim bunları Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yaparsa ilerde kendisine büyük bir mükafat vereceğiz.

Gültekin Onan

Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi buyuranlarınki başka. Kim Tanrı'nın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir karşılık vereceğiz.

Hamdi Döndüren

Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Yalnız sadaka verilmesini veya iyilik yapılmasını yahut insanların arasını bulmayı emredenler bunun dışındadır. Kim, Allah’ın rızasını kazanmak için bunu yaparsa, Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.

Hasan Basri Çantay

Onların fısıldaşmalarının bir çoğunda hayır yokdur. Meğer ki bir sadaka vermeyi, ya bir iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi emredenler (inki) ola. Kim Allahın rızasını arayarak böyle yaparsa biz ona çok büyük bir mükafat vereceğiz.

Hasib Asutay

Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi veya iyilik yapmayı yahut insanların arasını düzeltmeyi emreden kimsenin konuşması hariç. Kim Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla bunu yaparsa, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.

Hayrat Neşriyat

Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi emreden(lerin fısıldaşmaları)müstesnâdır. Artık kim Allah’ın rızâsını arayarak böyle yaparsa, bunun üzerine ileride ona büyük bir mükâfât vereceğiz.

İbni Kesir

Onların fısıldaşmalarının bir çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi, yahut ma'rufu emretmeyi ve insanların arasını düzeltmeyi emreden başka. Kim Allah'ın rızasını arayarak böyle yaparsa; Biz, ona çok büyük bir ecir vereceğiz.

Mehmet Okuyan

Onların gizli toplantılarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka veya bir iyilik veya insanların arasını düzeltmeyi emredenin (öğütleyenin gizli toplantısı) hariç! Kim Allah’ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona ileride büyük bir ödül vereceğiz.

Muhammed Esed

Yardımlaşmayı, iyi ve yararlı davranışları ve insanların arasını düzeltmeyi öngören, bunları gerçekleştirmeye çalışan kimselerin yaptığı toplantılar dışında gizli toplanmaların çoğunda hayır yoktur; ve bütün bu güzel eylemleri, Allahın rızasını kazanmak için yapana zamanı geldiğinde büyük bir mükafat vereceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Gizli toplantıların çoğunda hayır yoktur; ancak yardımlaşmayı, iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi amaçlayan kimselerin yaptığı toplantılar müstesna; bütün bu güzellikleri Allah rızasını kazanmak için yapan kimseye, zamanı geldiğinde muhteşem bir ödül vereceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların gizlice konuşmalarının birçoğunda bir hayır yoktur. Bir sadaka verilmesiyle veya iyi bir iş yapılmasıyla veya nâsın arasını ıslah etmek ile emreden kimsenin böyle konuşması müstesna. Ve her kim Allah Teâlâ'nın rızasını taleb ederek bunu yaparsa Biz ona elbette çok büyük bir mükâfaat vereceğiz.

Ömer Öngüt

Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi, iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi emredenlerin sözünde hayır vardır. Kim Allah'ın rızâsını kazanmak için bunları yaparsa biz ona çok büyük bir mükâfat vereceğiz.

Suat Yıldırım

Onların kendi aralarında yaptıkları gizli görüşmelerin, fısıldaşmaların çoğunda hayır yoktur. Bu görüşmelerde hayır olması için onların muhtaçlara yardımı, güzel bir davranışı yahut dargın insanların arasını bulmayı gözetmeleri gerekir. Kim Allah’ın rızasını arzulayarak bunu yaparsa, Biz de ona çok büyük mükâfat veririz.

Süleyman Ateş

Onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hayır yoktur. Yalnız sadaka, yahut iyilik, ya da insanların arasını düzeltmeyi emreden(in konuşması) hariç. Kim Allah'ın rızasını kazanmak amacıyle bunu yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Süleymaniye Vakfı

Yaptıkları gizli görüşmelerin çoğunun bir faydası yoktur. Ama sadaka verme, iyilik yapma ya da insanların arasını düzeltme amacıyla yapanlarınki başka. Kim bunları Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa Allah ona muazzam bir ödül verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur; sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi isteyen olursa başka. Kim de bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa ona büyük bir ödül vereceğiz.

Şaban Piriş

Onların gizli gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Sadece sadakayı veya iyiliği ya da insanlar arasını düzeltmeyi emredenlerin ki hariçtir. Kim bunu Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yaparsa ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Tefhim-ul Kuran

Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.

Ümit Şimşek

Onların gizlice toplanıp fısıldaşmalarının çoğunda bir hayır yoktur-ancak bir sadakayı, bir iyiliği veya insanların arasını bulmayı teşvik eden kimse bundan müstesnadır. Bunu Allah rızası için yapana Biz pek büyük bir ödül vereceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak, bir sadakaya, bir iyiliğe ve insanlar arasında bir barıştırmaya özendiren başka. Kim böyle bir şeyi Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak niyetiyle yaparsa biz ona yakında çok büyük bir ödül vereceğiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların gizli söhbətlərinin çoxunda xeyir yoxdur. Sədəqə verməyi və ya yaxşılıq etməyi yaxud da insanlar arasında sülh yaratmağı əmr edən şəxsin pıçıldaması isə istisnadır. Kim bunu Allahın razılığını qazanmaq üçün edərsə, Biz ona böyük mükafat verərik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların gizli söhbətlərinin çoxunda xeyir yoxdur. Xeyir ancaq sədəqə verməyi, yaxud yaxşılıq etməyi və ya insanlar arasında sülh yaratmağı əmr edən kimsənin söhbətindədir. Allahın razılığını qazanmaq üçün belə işlər görən kimsəyə (axirətdə) böyük mükafat verəcəyik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bei ihren vertraulichen Gesprächen kommt oft nichts Gutes heraus, es sei denn, daß einer zu wohltätiger Spende, einer guten Tat oder einer Versöhnung unter den Menschen aufruft. Wer das tut, um Gott zu gefallen, dem gewähren Wir hohen Lohn.

Almanca — Der Edle Quran

Nichts Gutes ist in vielen ihrer vertraulichen Gespräche, außer derer, die Almosen, Rechtes oder Aussöhnung unter den Menschen befehlen. Und wer dies im Trachten nach Allahs Zufriedenheit tut, dem werden Wir großartigen Lohn geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Nichts Gutes ist in vielen ihrer Besprechungen, es sei denn in solchen, die zur Mildtätigkeit oder zur Güte oder zum Friedenstiften unter den Menschen ermahnen. Und wer das im Trachten nach Allahs Wohlgefallen tut, dem werden Wir einen großen Lohn geben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nichts Nützliches liegt in den meisten ihrer heimlichen Unterhaltungen, außer wer aufruft zu einer Spende, zum Gebilligten oder zur Versöhnung zwischen den Menschen. Und wer dies im Trachten nach ALLAHs Wohlgefallen tut, dem werden WIR eine übergroße Belohnung zuteil werden lassen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There is nothing useful nor reliable for a purpose or efficient in a function in much of their secret counsel and in the thoughts they convey reciprocally in talk uttered below their breath unless it be in accord with wisdom and piety that it enjoins benevolence, equity and the inducement to peace among people and the principles of justice. And he whose lines of character are broad and clear as to feature willingness to comply with divine principles for the sake of piety shall be a recipient of Allah's grace; We will requite him with a great reward.

Abdul Haleem

There is no good in most of their secret talk, only in commanding charity, or good, or reconciliation between people. To anyone who does these things, seeking to please God, We shall give a rich reward;

Abdullah Yusuf Ali

In most of their secret talks there is no good: But if one exhorts to a deed of charity or justice or conciliation between men, (Secrecy is permissible): To him who does this, seeking the good pleasure of Allah, We shall soon give a reward of the highest (value).

Abul A'la Maududi

Most of their secret conferrings are devoid of good, unless one secretly enjoins in charity, good deeds, and setting the affairs of men right. We shall grant who ever does that seeking to please Allah a great reward.

Aisha Bewley

There is no good in much of their secret talk, except in the case of those who enjoin sadaqa, or what is right, or putting things right between people. If anyone does that, seeking the pleasure of Allah, We will give him an immense reward.

Al-Hilali & Khan

There is no good in most of their secret talks save (in) him who orders Sadaqah (charity in Allâh’s Cause), or Ma‘rûf (Islâmic Monotheism and all the good and righteous deeds which Allâh has ordained), or conciliation between mankind; and he who does this, seeking the good Pleasure of Allâh, We shall give him a great reward.

Ali Quli Qarai

There is no good in much of their secret talks, excepting him who enjoins charity or what is right or reconciliation between people, and whoever does that, seeking Allah’s pleasure, soon We shall give him a great reward.

Amatul Rahman Omar

There is no good in many of their secret conferences. But (good lies only in the secret deliberations of) those who enjoin charity, equitable dealings or making peace between people. And whoso does that, seeking the pleasure of Allâh, We shall soon bestow a great reward on him.

Arthur John Arberry

No good is there in much of their conspiring, except for him who bids to freewill offering, or honour, or setting things right between the people. Whoso does that, seeking God's good pleasure, We shall surely give him a mighty wage.

Bijan Moeinian

When a person murmurs in somebody’s ear [or a secret gathering is called for], usually nothing good comes out of it; except when he invites the person to righteousness, engagement in charity or making peace among the people. I (God) will give a great reward to the one who does so to please His Lord.

E. Henry Palmer

There is no good in most of what they talk in private; save in his who bids almsgiving, or kindness, or reconciliation between men; and whoso does this, craving the good pleasure of God, we will give to him a mighty hire.

Edip-Layth

There is no good in most of their confidential talk, except whoever orders a charity or kindness or reconciliation between the people. Whoever does this seeking God's favor, We will give him a great reward.

George Sale

There is no good in the multitude of their private discourses, unless in the discourse of him who recommendeth alms, or that which is right, or agreement amongst men: Whoever doth this out of a desire to please God, We will surely give him a great reward.

Hamid S. Aziz

There is no good in much of their secret conferences; save in his who bids almsgiving, or kindness, or reconciliation between men; and whoever does this, craving the good pleasure of Allah, we will give to him a mighty reward.

Mahmoud Ghali

No charity (i. e. benefit) is there in much of their private conferences, except for him who commands donation (i.e. enjoins "people" to donate), or beneficence, or righteousness (Or: conciliation and reform) among mankind. And whoever performs that seeking the gracious satisfaction of Allah, then We will eventually bring him a magnificent reward.

Marmaduke Pickthall

There is no good in much of their secret conferences save (in) him who enjoineth almsgiving and kindness and peace-making among the people. Whoso doeth that, seeking the good pleasure of Allah, We shall bestow on him a vast reward.

Mohamed Ahmed - Samira

Their confidential counsels are seldom for the good, save of those who talk of charity or goodness or peace among men. Whosoever does so for the pleasure of God, We shall give him an ample reward.

Muhammad Asad

NO GOOD comes, as a rule, out of secret confabulations - saving such as are devoted to en­joining charity, or equitable dealings, or setting things to rights between people: and unto him who does this out of a longing for God's goodly acceptance We shall in time grant a mighty reward.

Mustafa Khattab

There is no good in most of their secret talks—except those encouraging charity, kindness, or reconciliation between people. And whoever does this seeking Allah’s pleasure, We will grant them a great reward.

Progressive Muslims

There is no good in most of what they desire, except whoever orders a charity or kindness or reconciliation between the people. And whoever does this seeking God's favour, We will give him a great reward.

Sahih International

No good is there in much of their private conversation, except for those who enjoin charity or that which is right or conciliation between people. And whoever does that seeking means to the approval of Allah - then We are going to give him a great reward.

Sam Gerrans

There is no good in much of their private conversation ­— save whoso enjoins charity or what is fitting, or right ordering among men; and whoso does that, seeking the good pleasure of God, We will bestow upon him a great reward.

Shabbir Ahmed

There is no good in much of their secret conferences. Most meetings that take place behind closed doors are detrimental to humanity. However, whoever arranges meetings that discuss matters of social welfare, economic equity, human resource development, just legislation and reconciliation of conflicts seeking Allah's Approval, We shall bestow upon him / her a great Reward.

Syed Vickar Ahamed

There is no good in most of their secret talks: Except if one thinks of a deed of charity, or of justice, or of bringing men together: To (the person) who does this for the good pleasure of Allah, We shall soon give him a reward of the highest (value).

Taqi Usmani

There is no good in most of their whisperings, unless one bids charity or a fair action, or reconciliation between people. The one who does this, to seek Allah’s pleasure, We shall give him a great reward.

The Monotheist Group

There is no good in most of what they privately confer, except whoever orders a charity or kindness or reconciliation between the people. And whoever does this seeking the grace of God, We will give him a great recompense.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹy a rien de bon dans la plus grande partie de leurs conversations secrètes, sauf si lʹun dʹeux ordonne une charité, une bonne action, ou une conciliation entre les gens. Et quiconque le fait, cherchant lʹagrément dʹAllah, à celui-là Nous donnerons bientôt une récompense énorme.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di pirê pistepista wan de tu xêrek tune, lê belê pistepista kesê ku sedeqeyekê yan qenciyekê bike yan jî navbera mirovan rast bike (wan li hev bîne), ne wisa ye. Kî ji bo rizaya Xwedê vê bike, em ê perûyeke mezin bidinê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Er is niets goeds in veel van hun vertrouwelijke gesprekken, behalve als iemand aanmaant tot een aalmoes, tot iets redelijks of om tussen de mensen vrede te stichten. Als iemand dat doet in het streven naar Gods tevredenheid, dan zal God hem een geweldig loon geven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er is geen goeds in de menigte hunner bijzondere gesprekken, behalve van hem, die het geven van aalmoezen aanbeveelt, of wat rechtvaardig is, of tot vereeniging strekt der menschen. Hij, die dit doet uit begeerte om God te behagen, waarlijk wij zullen hem eene groote belooning geven.

Hollandaca — Siregar

Er is geen goed in veel van hun heimelijke gesprekken, behalve wie aanmaant tot liefdadigheid of wijsheid of verzoening tussen de mensen, wie dat doet om het welbehageb van Allah to bereiken: Wij zullen hem een geweldige beloning geven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Нет блага во многих из их тайных бесед [тайных бесед людей], кроме (только такого, когда) кто-либо повелевает [призывает] (давать) милостыню, или (совершать) доброе дело, или примирять людей. И если кто делает это, стремясь к довольству Аллаха, тому Мы даруем великую награду.

Rusça — Osmanov

Не приносят им пользы многие их тайные беседы, если только они не призывают на них раздавать милостыню, вершить добрые дела или примирять людей. А тому, кто вершит это, стремясь [заслужить] благоволение Аллаха, Мы воздадим великим вознаграждением.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HEMLIGA överläggningar medför sällan något gott, om inte deras syfte är välgörenhet eller ett annat vällovligt och nyttigt företag eller att få till stånd förlikning mellan människor; den som verkar för sådana ändamål för att vinna Guds välbehag skall Vi skänka en riklig belöning.