(Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا
ve levlā feDlu (a)llahi ǎleyke ve raHmetuhu le hemmet Tāifetun minhum en yuDillūke ve mā yuDillūne illā enfusehum ve mā yeDurrūneke min şey'in ve enzele (a)llahu ǎleyke l-kitābe ve l-Hikmete ve ǎllemeke mā lem tekun teǎ'lemu ve kāne feDlu (a)llahi ǎleyke ǎZīmen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın sana lütfü, ihsânı ve rahmeti olmasaydı onların bir kısmı seni bile doğru yoldan çıkarmayı kurmuştu, fakat onlar, ancak kendilerini sapıklığa sevk ederler ve hiçbir hususta sana zarar veremezler ve Allah, sana kitabı ve hikmeti indirdi ve evvelce bilmediğin şeyleri öğretti sana ve Allah'ın, sana lütfü ve ihsânı pek büyüktür.
Adem Uğur
Allah'ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.
Ahmed Hulusi
Eğer senin üzerinde Allah fazlı ve "HU"viyetinin rahmeti olmasaydı, onlardan bir taife seni saptırmaya elbette yeltenirdi. . . (Oysa) onlar ancak kendilerini saptırırlar! Sana hiçbir zarar veremezler! Allah sana Kitabı (Hakikat bilgisini) ve Hikmeti (Din ilmini, Sünnetullah marifetini) inzal etmiş (Esma boyutundan bilincine ulaştırmış) ve bilmediğini sana öğretmiştir. . . Allah'ın sana lütfu Aziym'dir.
Ahmet Tekin
Allah’ın sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni, başına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmanın dalâleti, helâki tercihinin önünü açabilirlerdi. Onlar yalnızca kendilerini, birbirlerini başına buyruk hale getirerek hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, helâki tercihlerine imkân sağlayabilirler. Sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı, Kur’ân’ı, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetini ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu büyüktür.
Ahmet Varol
Eğer Allah'ın senin üzerinde lütfu ve rahmeti olmasaydı onlardan bir grup seni saptırmayı düşünmüştü. Oysa onlar ancak kendilerini saptırmaktadırlar ve sana bir zarar dokunduramazlar. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi ve daha önce bilmediklerini öğretti. Şüphesiz Allah'ın senin üzerindeki ihsanı pek büyüktür.
Ali Bulaç
Eğer Allah'ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup, seni de saptırmak için tasarı kurmuştu. Oysa onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar ve sana hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Allah'ın üzerinizdeki fazlı çok büyüktür.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm) Eğer Allah’ın lütfû ve rahmeti üzerinde olmasaydı, onlardan bir topluluk seni hakdan şaşırtmağa muhakkak kasdetmiş idi. Onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiç bir şeyde zarar da veremezler. Nasıl zarar verebilirler ki, Allah sana Kur’an’ı ve hükümlerini indirdi; evvelce bilmediklerini sana öğretti. Allah’ın, senin üzerindeki lütûf ve ihsanı çok büyüktür.
Ali Rıza Safa
Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onların arasından bir küme, kesinlikle seni saptırmak için uğraşırdı. Oysa kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiçbir şeyle dokunca veremezler. Allah, hem Kitap'ı ve bilgeliği sana indirmiş hem de bilmediklerini sana öğretmiştir. Çünkü Allah'ın, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zaman zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.
Bekir Sadak
Eger sana Allah'in bol nimeti ve rahmeti olmasaydi, onlardan bir takimi seni sapitmaga calisirdi. Halbuki onlar kendilerinden baskasini saptiramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmis, sana bilmedigini ogretmistir. Allah'in sana olan nimeti ne buyuktur.
Celal Yıldırım
Allah'ın sana, senden yana sunduğu fazîlet ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir tayfa seni bile (doğru bir hükümde bulunmaktan) şaşırtmayı planlamışlardı. Halbuki onlar ancak kendilerini şaşırtıp saptırırlar, sana hiç bir zarar veremezler. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi; sana bilmediğini öğretti; Allah'ın (bu bakımdan da) sana olan fazl-u keremi çok büyüktür.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Allah’ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı onlardan bir güruh seni yanıltmaya yeltenmişti; hâlbuki onlar ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, bilmediğini sana öğretmiştir. Sana Allah’ın lütfu gerçekten büyük olmuştur.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
Diyanet İşleri (eski)
Eğer sana Allah'ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın sana olan nimeti ne büyüktür.
Diyanet Vakfi
Allah'ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab (Kur'an)ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın sana lütfu ve merhameti olmasaydı onlardan bir kısmı seni bile hükmünde doğrudan saptırmayı planlamışlardı, oysa onlar yalnız kendilerini saptırırlar, sana da asla zarar veremezler. Nasıl yapabilirler ki Allah sana kitap (Kur'an) ve hikmet indirmekte ve bilmediklerini sana bildirmektedir. Allah'ın senin üzerinde bulunan lütfu çok büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahın fazl-ü rahmeti üzerinde olmasaydı onlardan bir taife seni bile hukümde haktan şaşırtmayı kurmuşlardı, maamafih onlar yalnız kendilerini şaşırırlar, sana hiç bir zarar edemezler, nasıl edebilirler ki Allah sana kitab ve hikmet indirmekte ve bilmediklerini sana bildirmektedir, hem Allahın senin üzerinde fazlı çok büyük bulunuyor
Erhan Aktaş
Allah'ın, sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bazıları seni saptırmaya yeltenmişti. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitap'ı ve Hikmet'i indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Kuşkusuz, Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Allah'ın, sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bazıları seni saptırmaya yeltenmişti. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitap'ı ve Hikmet'i indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Kuşkusuz, Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Allah'ın, sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bazıları seni saptırmaya yeltenmişti. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab'ı ve Hikmet'i indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Kuşkusuz, Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
Fizilal-il Kuran
Eğer Allah'ın sana yönelik lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onların bir takımı seni yanıltmaya yeltenmişlerdi. Oysa onlar sadece kendilerini yanıltırlar, sana hiçbir zarar dokunduramazlar. Çünkü Allah, kitabı ve hikmeti indirerek sana, daha önce bilmediğin gerçekleri öğretmiştir. Hiç şüphesiz Allah'ın sana yönelik lütfu son derece büyüktür.
Gültekin Onan
Eğer Tanrı'nın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup, seni de saptırmak için tasarı kurmuştu. Oysa onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar ve sana hiç bir şeyle zarar vermezler. Tanrı, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Tanrı'nın üzerinizdeki fazlı çok büyüktür.
Hamdi Döndüren
Eğer Allah’ın sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya kalkışırlardı. Oysa onlar, ancak kendilerini saptırırlar ve sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Gerçekten Allah’ın sana olan lütfu çok büyüktür.
Hasan Basri Çantay
Üzerinde Allahın lutf-ü inayeti ve rahmeti olmasaydı onlardan bir güruh muhakkak seni bile (hükümde) şaşırtmayı kurmuşdu. Onlar kendilerinden başkasını sapdıramazlar ve sana hiç bir şeyden zarar da yapamazlar. (Nasıl yapabilirler ki) Allah sana kitabı ve hikmeti indirdi ve (evvelce) bilmediklerini sana öğretdi. Allahın senin üzerindeki lutf-ü inayeti çok büyükdür.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Eğer sana (Allah'ın) lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni (hırsızlığın cezası konusunda) saptırmaya çalışırdı. Oysa onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana da hiçbir zarar veremezler. (47) Allah sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın sana lütfü büyüktür. (47. Zaferoğullarından Tu'me, bir komşusunun zırhını çalıp un torbası içinde gizleyerek bir Yahudinin evine saklamıştı. Sıkıştırılan Tu'me zırhı çalmadığına yemin etti. Yahudi sorguya çekildi o da 'Bunu bana Tu'me verdi' dedi. Zaferoğulları Resulüllah'a başvurarak Tu'me'nin beraatını istediler. Âyet bunun üzerine indi.)
Hayrat Neşriyat
Fakat senin üzerinde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir tâife, (hak ile hüküm vermen husûsunda) seni bile hatâya düşürmeye azmetmişti. Hâlbuki (onlar), ancak kendilerini hatâya düşürürler ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler! Çünki Allah sana Kitâb’ı ve hikmeti (Kitab’daki hükümleri) indirmiş ve sana bilmediklerini öğretmiştir.Allah’ın senin üzerindeki lütfu ise çok büyüktür.
İbni Kesir
Eğer Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinde olmasaydı; onlardan bir takımı seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, kendilerinden başkalarını saptıramazlar. Sana da bir zarar veremezler. Allah, sana kitabı ve hikmeti indirmiş, bilmediğini öğretmiştir. Ve Allah'ın senin üzerindeki lütfu çok büyük olmuştur.
Mehmet Okuyan
Allah’ın sana lütfu ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya (şaşırtmaya) yeltenirdi. (Oysa) onlar, sadece kendilerini saptırırlar ve sana asla zarar veremezler. Allah sana Kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu büyüktür.
Muhammed Esed
Allahın sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, o (kendilerine zulmede)nlerden bazısı seni saptırmaya çalışırdı; ama onlar kendilerinden başka kimseyi saptıramazlar. Sana asla bir zarar da veremezler, çünkü Allah sana bu ilahi kelamı indirmiş, hikmeti (vermiş) ve sana bilmediklerini öğretmiştir. Allahın sana olan lütfu gerçekten büyüktür.
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın sana lutfu ve rahmeti olmasaydı, o(kendilerine zulüm yapa)nlardan bazısı seni saptırmaya çalışırdı; fakat onlar kendilerinden başka kimseyi saptıramazlar ve sana hiçbir zarar veremezler. Zira Allah sana bu kitabı indirmiş, sana doğru hüküm vermeyi ve bilmediklerini öğretmiştir. Çünkü Allah'ın sana olan lutfu gerçekten büyüktür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer Allah Teâlâ'nın fazl ve rahmeti senin üzerine olmasaydı elbette onlardan bir tâife seni şaşırtmaya kasdedecekti. Halbuki, onlar kendi nefislerinden başkasını şaşırtmazlar ve sana hiçbir şeyden zarar veremezler. Ve Allah Teâlâ sana kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilir olmadığın şeyleri öğretti. Ve Allah Teâlâ'nın fazlı senin üzerine pek büyük olmuştur.
Ömer Öngüt
Eğer Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinde olmasaydı, onlardan bir gürûh seni saptırmaya yeltenmişti. Halbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar veremezler. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın senin üzerindeki lütuf ve nimeti çok büyüktür.
Suat Yıldırım
Eğer senin üzerinde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir zümre seni bile, hükümde şaşırtmaya yeltenmişlerdi. Fakat onlar yalnız kendi kendilerini şaşırtırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Nasıl zarar verebilirler ki Allah sana kitap ve hikmeti indirmekte ve sana bilmediklerini öğretmektedir. Gerçekten Allah’ın senin üzerindeki lütfu pek büyüktür.
Süleyman Ateş
Allah'ın sana lutfu ve acıması olmasaydı, onlardan bir grup, seni saptırmağa yeltenmişti. Onlar sadece kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Allah'ın sana lutfu, cidden büyüktür.
Süleymaniye Vakfı
Eğer Allah'ın sana lütfu ve ikramı olmasaydı, onların bir kesimi seni saptırmakta kararlıydı. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar. Sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, sana kitabı ve hikmeti indirmiş ve bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu muazzamdır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Eğer Allah'ın sana lütfu ve ikramı olmasaydı, onlardan bir kesim seni yanıltmakta kararlıydı. Onlar kendilerinden başkasını yanıltamaz ve sana bir zarar veremezler. Allah, sana Kitabı ve Hikmeti indirmiş ve bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür.
Şaban Piriş
Eğer Allah'ın lütfu ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışmıştı. Onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, önceden bilmediklerini öğretmiştir. Allah'ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.
Tefhim-ul Kuran
Eğer Allah'ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup, seni de saptırmak için tasarı kurmuştu. Oysa onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar ve sana hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Allah'ın üzerindeki fazlı çok büyüktür.
Ümit Şimşek
Eğer Allah'ın sana lütuf ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir topluluk seni şaşırtmaya çalışacaktı. Onlar kendilerinden başkasını şaşırtmazlar; sana da bir zarar veremezler. Çünkü Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş ve bilmediklerini sana öğretmiştir. Gerçekten de senin üzerinde Allah'ın pek büyük bir lütuf ve keremi vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer Allah'ın senin üzerindeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni şaşırtmaya mutlaka yeltenecekti. Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah sana Kitap'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əgər sənə Allahın lütfü və rəhmi olmasaydı, əlbəttə, onların bir qismi səni doğru yoldan azdırmaq niyyətində olacaqdı. Amma onlar özlərindən başqa heç kəsi azdıra bilməz və sənə də heç bir şeylə zərər vura bilməzlər. Allah sənə Kitabı və hikməti (Quranı və Sünnəni) nazil etdi və bilmədiyin şeyləri sənə öyrətdi. Allahın sənə olan lütfü böyükdür.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Əgər sənə Allahın lütfü (mərhəməti) olmasa idi, əlbəttə, onların bir dəstəsi səni düz yoldan azdırmaq niyyətində olacaqdı. Halbuki onlar özlərindən qeyrisini azdıra bilməz və sənə də heç bir zərər verə bilməzlər. Çünki Allah sənə Qurʼanı və hikməti nazil edərək bilmədiklərini öyrətdi. Allahın sənə lütfü böyükdür!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn Gott dich nicht mit Seiner Gunst und Barmherzigkeit bedacht hätte, hätten einige Leute versucht, dich irrezuführen. In Wirklichkeit führen sie sich selbst irre (ohne sich dessen bewußt zu sein). Sie können dir keinen Schaden zufügen. Gott hat dir das Buch und die Weisheit herabgesandt und dich gelehrt, was du nicht wußtest. Die Gunst, die Gott dir erwiesen hat, ist überaus groß.
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn nicht Allahs Huld gegen dich und Sein Erbarmen gewesen wären, hätte ein Teil von ihnen wahrlich vorgehabt, dich in die Irre zu führen. Aber sie führen nur sich selbst in die Irre und fügen dir keinerlei Schaden zu. Allah hat auf dich das Buch und die Weisheit herabgesandt und dich gelehrt, was du (vorher) nicht wußtest. Und Allahs Huld gegen dich ist groß.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wäre dir nicht Allahs Huld und Barmherzigkeit zuteil gewesen, so hätte eine Schar von ihnen beschlossen, dich irrezuführen. Doch zum Irrweg führen sie sich selbst; und dir können sie keinerlei Schaden zufügen, und Allah hat das Buch und die Weisheit auf dich herabgesandt und dich gelehrt, was du nicht wußtest, und Allahs Huld, die Er dich erwiesen hat, ist wahrlich großartig.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gäbe es nicht ALLAHs Gunst für dich und Seine Gnade, hätte eine Gruppe von ihnen dich beinahe in die Irre geführt. Doch sie führen nur sich selbst in die Irre und sie schaden dir dabei in keiner Weise. Und ALLAH hat dir die Schrift hinabgesandt und die Weisheit und hat dich gelehrt, was du nicht wußtest. Und ALLAHs Gunst dir gegenüber ist gewiß unermeßlich.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And had it not been for Allah's efficacious grace and mercy abounding in you Muhammad some of those who mistake their way and do not employ the faculty of reason in forming conclusions would have resolved to lead you in the wrong, when in fact they will only mislead themselves. Nor, even though they desire to harm you, can they get you into harm's way. Allah has revealed to you the Book -the Quran- to guide you and acquaint your heart with wisdom and He imparted to you the knowledge of what you at no time knew, and Allah's grace and blessings on you have been indeed abounding.
Abdul Haleem
If it were not for the grace of God and His mercy to you [Prophet], a party of them would have tried to lead you astray; they only lead themselves astray, and cannot harm you in any way, since God has sent down the Scripture and Wisdom to you, and taught you what you did not know. God’s bounty to you is great indeed.
Abdullah Yusuf Ali
But for the Grace of Allah to thee and his Mercy, a party of them would certainly have plotted to lead thee astray. But (in fact) they will only Lead their own souls astray, and to thee they can do no harm in the least. For Allah hath sent down to thee the Book and wisdom and taught thee what thou Knewest not (before): And great is the Grace of Allah unto thee.
Abul A'la Maududi
(O Messenger!) But for Allah's favour and mercy upon you, a party of them had resolved to mislead you,yet they only misled them selves, and could not have harmed you in any way. Allah revealed to you the Book and Wisdom, and He taught you what you knew not. Great indeed has been Allah's favour upon you.
Aisha Bewley
Were it not for Allah’s favour to you and His mercy, a group of them would almost have managed to mislead you. But they mislead no one but themselves and do not harm you in any way. Allah has sent down the Book and Wisdom to you and taught you what you did not know before. Allah’s favour to you is indeed immense.
Al-Hilali & Khan
Had not the Grace of Allâh and His Mercy been upon you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), a party of them would certainly have made a decision to mislead you, but (in fact) they mislead none except their own selves, and no harm can they do to you in the least. Allâh has sent down to you the Book (The Qur’ân), and Al-Hikmah (Islâmic laws, knowledge of legal and illegal things i.e. the Prophet’s Sunnah - legal ways), and taught you that which you knew not. And Ever Great is the Grace of Allâh unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم).
Ali Quli Qarai
Were it not for Allah’s grace and His mercy on you, a group of them were bent on leading you astray; but they do not mislead anyone except themselves, and they cannot do you any harm. Allah has sent down to you the Book and wisdom, and He has taught you what you did not know, and great is Allah’s grace upon you.
Amatul Rahman Omar
(Prophet!) a party of those (who are false to themselves) had certainly made up their minds to ruin you, but for the grace of Allâh and His mercy upon you, they ruin none but themselves, and they can do you no harm. And Allâh has revealed to you this perfect Book and the Wisdom and has taught you that which you did not know. Allâh's favour upon you is great indeed (and you enjoy His protection in temporal as well as in spiritual matters).
Arthur John Arberry
But for God's bounty to thee and His mercy a party of them purposed to lead thee astray; but they lead only themselves astray; they do not hurt thee in anything. God has sent down on thee the Book and the Wisdom, and He has taught thee that thou knewest not; God's' bounty to thee is ever great.
Bijan Moeinian
If it were not for the Lord’s Grace and Mercy, the disbelievers could have changed your faith. They do not realize that their conspiracies lead to their further being misled and that they can not harm you the least [as you are protected by Go.] God has sent you this book and has blessed you with wisdom. He has taught you what you never knew before. Great indeed is God’s Grace on you.
E. Henry Palmer
Were it not for God's grace upon thee, and His mercy, a party of them would have tried to lead thee astray; but they only lead themselves astray; they shall not hurt you in aught: for God hath sent down upon thee the Book and the wisdom, and taught thee what thou didst not know, for God's grace was mighty on thee.
Edip-Layth
Had it not been for God's favor upon you and His mercy, when a group of them were insistent on misguiding you; they would not have misguided except themselves, nor would they harm you in anything. God has sent down to you the book and the wisdom, and He has taught you what you did not know. God's grace upon you is great.
George Sale
If the indulgence and mercy of God had not been upon thee, surely a part of them had studied to seduce thee; but they shall seduce themselves only, and shall not hurt thee at all. God hath sent down unto thee the book of the Koran and wisdom, and hath taught thee that which thou knewest not; for the favour of God hath been great towards thee.
Hamid S. Aziz
Were it not for Allah's grace upon you, and His mercy, a party of them would have tried to lead you astray; but they only lead themselves astray; they shall not hurt you at all: for Allah hath sent down upon you the Book and the Wisdom, and taught you what you did not know. Mighty was the Grace of Allah on you.
Mahmoud Ghali
And had it not been for the Grace of Allah upon you (i. e., the prophet) and His mercy, a section of them would indeed have designed to lead you into error; and in no way do they lead anyone to error except themselves; and in no way do they harm you in anything. And Allah has sent down on you the Book and (the) Wisdom, and He has taught you whatever you did not know; and the Grace of Allah upon you has been magnificent.
Marmaduke Pickthall
But for the grace of Allah upon thee (Muhammad), and His mercy, a party of them had resolved to mislead thee, but they will mislead only themselves and they will hurt thee not at all. Allah revealeth unto thee the Scripture and wisdom, and teacheth thee that which thou knewest not. The grace of Allah toward thee hath been infinite.
Mohamed Ahmed - Samira
But for the mercy of God and His grace you would certainly have been misled by a section of them; yet they could not mislead you but themselves alone, and could do you no harm, for God has revealed to you the Book and the Law, and taught you what you did not know. Great have been the blessings of God on you.
Muhammad Asad
And but for God's favour upon thee and His grace, some of those [who are false to themselves] would indeed endeavour to lead thee astray; yet none but themselves do they lead astray. Nor can they harm thee in any way, since God has bestowed upon thee from on high this divine writ and [given thee] wisdom, and has imparted unto thee the knowledge of what thou didst not know. And God's favour upon thee is tremendous indeed.
Mustafa Khattab
Had it not been for Allah’s grace and mercy, a group of them would have sought to deceive you ˹O Prophet˺. Yet they would deceive none but themselves, nor can they harm you in the least. Allah has revealed to you the Book and wisdom and taught you what you never knew. Great ˹indeed˺ is Allah’s favour upon you!
Progressive Muslims
And had it not been for God's favour upon you and His mercy, when a group of them were insistent on misguiding you; they would not have misguided except themselves, nor would they harm you in anything. And God has sent down to you the Scripture and the wisdom, and He has taught you that which you did not know. God's grace upon you is great.
Sahih International
And if it was not for the favor of Allah upon you, [O Muúammad], and His mercy, a group of them would have determined to mislead you. But they do not mislead except themselves, and they will not harm you at all. And Allah has revealed to you the Book and wisdom and has taught you that which you did not know. And ever has the favor of Allah upon you been great.
Sam Gerrans
And were it not for the bounty of God and His mercy upon thee, a number of them had purposed to lead thee astray; and they lead astray only themselves, and they harm thee not at all. And God sent down upon thee the Writ and wisdom; and He has taught thee what thou knewest not. And the bounty of God towards thee is tremendous.
Shabbir Ahmed
But for the Grace of Allah upon you (O Prophet), a party among them were bent upon diverting you, but they only misled themselves. They cannot hurt you at all. He has given you the Law and the Logic behind it. He teaches you that which you knew not. Contrary to blind faith, the use of Reason empowers you with Conviction (12:108). The Grace of Allah upon you is Infinite.
Syed Vickar Ahamed
If it was not by the Grace of Allah and His Mercy upon you, a party of them would have truly plotted to lead you astray. But (in reality) they will only lead their own souls astray, and to you they can do no harm in the least. Allah has sent down to you the Book and Wisdom and He taught you what you did not know (before): And the Grace of Allah is great for you.
Taqi Usmani
If the grace of Allah and His mercy had not been with you, a group from them had resolved to mislead you, while they mislead none but themselves; and they can do you no harm. Allah has revealed to you the Book and the wisdom, and has taught you what you did not know. The grace of Allah on you has always been great.
The Monotheist Group
And had it not been for the grace of God upon you and His mercy, a group of them would have obsessed on misguiding you; they would not have misguided except themselves, nor would they harm you in anything. And God has sent down to you the Book and the wisdom, and He has taught you what you did not know. And the grace of God upon you is great.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et nʹeût été la grâce dʹAllah sur toi (Muhammad) et Sa miséricorde, une partie dʹentre eux tʹaurait bien volontiers égaré. Mais ils nʹégarent quʹeux-mêmes, et ne peuvent en rien te nuire. Allah a fait descendre sur toi le Livre et la Sagesse, et tʹa enseigné ce que tu ne savais pas. Et la grâce dʹAllah sur toi est immense.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ya Muhemmed!) Eger kerem û rehma Xwedê li ser te nebûya, komekê ji wan hewl dida ku te ji rê derînin. Hal ev e ku ew bes xwe ji rê dertînin. Ew nikarin bi tu tiştî zerarê bidin te. Xwedê kitêb û hikmet ji te re şand û ya ku te nizanîbû (ew) fêrî te kir. Bêguman qenciya Xwedê li ser te pir mezin e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En zonder Gods goedgunstigheid jegens jou en Zijn barmhartigheid zou een groep van hen van zins geweest zijn jou tot dwaling te brengen, maar zij brengen slechts zichzelf tot dwaling en zij berokkenen jou geen enkele schade. En God heeft tot jou het boek en de wijsheid neergezonden en Hij heeft jou wat jij niet wist onderwezen. Gods goedgunstigheid jegens jou is geweldig.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien de vergevingsgezindheid en de genade van God niet met u waren geweest, waarlijk een deel van hen zou getracht hebben u te verleiden; maar zij zullen zich zelven alleen verleiden en u in het geheel niet deren. God heeft u het boek en de wijsheid gezonden, en heeft u geleerd wat gij niet wist; want de gunst van God omtrent u was groot.
Hollandaca — Siregar
En zonder de gunst van Allah voor jou en Zijn Barmhartigheid, zou een groep van hen zeker willen samenzweren om jou te laten dwalen, maar zij deden slechts zichzeft dwalen, en zij kunnen jou geen enkel kwaad doen. En Allah heeft jou het Boek en de Wijsheid gezonden en jou geleerd wat jij niet wist. En de gunst van Allah voor jou is geweldig.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
И если бы не благоволение и не милость Аллаха к тебе, то, несомненно, некоторые из них, [что предают себя], постарались бы совратить тебя с пути истины. Но они совратят только самих себя и не повредят тебе нисколько, поскольку Аллах ниспослал тебе Писание и мудрость и научил тебя тому, чего ты те знал. Велико же благоволение Аллаха к тебе!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Om inte Gud i Sin nåd hade förbarmat Sig över dig (Muhammad) skulle några av dessa (bedragare) ha försökt leda dig vilse; men de leder ingen vilse utom sig själva. Och de skall inte kunna skada dig på något sätt; Gud har nu uppenbarat Skriften för dig, skänkt dig visdom och lärt dig vad du inte visste. Gud har visat dig stor nåd.