İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُنِيبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيلِهِ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ
ve iƶā messe l-insāne Durrun deǎā rabbehu munīben ileyhi ṧumme iƶā ḣavvelehu niǎ'meten minhu nesiye mā kāne yed'ǔ ileyhi min ḳablu ve ceǎle li (a)llahi endāden li yuDille ǎn sebīlihi ḳul temetteǎ' bi kufrike ḳalīlen inneke min eSHābi n-nāri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsan bir zarara uğrarsa tamâmıyla Rabbine dönerek dua eder, sonra, ona bir nîmet verdi mi önceden ona dua ettiğini unutur insan ve halkı, onun yolundan çıkarmak için Allah'a da eşler kabûl eder; de ki: Kâfirliğinle bir müddet geçin bakalım; hiç şüphe yok ki sen, cehennem ehlindensin.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnsan bir zarara uğrarsa tamâmıyla Rabbine dönerek dua eder, sonra, ona bir nîmet verdi mi önceden ona dua ettiğini unutur insan ve halkı, onun yolundan çıkarmak için Allahʼa da eşler kabûl eder; de ki: Kâfirliğinle bir müddet geçin bakalım; hiç şüphe yok ki sen, cehennem ehlindensin.
Adem Uğur
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. (Ey Muhammed!) De ki: Küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen, muhakkak cehennem ehlindensin!
Ahmed Hulusi
İnsana (rahmet olarak; onu arındırmak - genişletmek için) bir durr (zarar, hastalık, sıkıntı) dokunduğunda, O'na yönlenir; Rabbine dua eder. . . Sonra ona (Rabbi) kendinden bir nimet lütfettiğinde, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a endad (denk vehmettiği varlıklar) kabullenir. . . De ki: "Küfrünle azıcık yaşa. . . Muhakkak ki sen ateş ehlindensin!"
Ahmet Tekin
İnsana bir zarar, bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbine yönelerek gönülden O’na dua eder. Sonra Allah, tarafından ona bir nimet lütfedince, kendisini sıkıntıdan kurtarınca, önceden yalvarmış olduğunu unutur, insanları başlarına buyruk hale getirerek, Allah yolundan, İslâm’dan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlamak için bile bile ona eşler, ortaklar koşar. Böylesine: 'İnkârınla, küfrünle biraz eğlen. Kesinlikle sen Cehennem ehlindensin.' de.
Ahmet Varol
İnsana bir darlık dokunduğunda gönülden boyun eğerek Rabbine dua eder. Sonra ona kendi katından bir nimet verdiğinde daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşar. De ki: 'Sen küfrünle azıcık oyalan. Muhakkak sen cehennem halkındansın.'
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Ali Fikri Yavuz
İnsana bir keder dokunduğu vakit, Rabbine bütün gönlünü vererek O’na dua eder. Sonra (Allah), katından ona bir nimet verdiği zaman, önceden Allah’a dua ettiği hali unutur da, Allah yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar (eşler) koşmağa başlar. (Ey Rasûlüm) de ki: “- Küfrünle biraz zevklenedur, muhakkak sen ateşliklerdensin.”
Ali Rıza Safa
İnsana bir zorluk dokunduğunda, Efendisine yönelerek, O'na yakarışlarda bulunur. Sonra, ona bir nimet verdiğinde, daha önce O'na yakarışlarda bulunduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için, Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Nankörlük ederek, biraz daha yararlan. Aslında, ateşin yoldaşlarındansın!"
Bayraktar Bayraklı
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın."
Bekir Sadak
Insanin basina bir sikinti gelince Rabbine yonelerek O'na yalvarir. Sonra Allah, katindan bir nimet verince onceden kime yalvarmis oldugunu unutuverir; Allah'in yolundan saptirmak icin O'na esler kosar. De ki: «Inkarinla az bir muddet zevklen, suphesiz sen cehennemliksin.»
Celal Yıldırım
İnsana bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman Rabbına içten yönelerek duâ eder. Sonra kendi katından ona bir nîmet verince, daha önce Allah'a ettiği duayı unutur. Yolundan saptırmak için de Allah'a eşler, ortaklar ve benzerler koşar. De ki: Az bir süre küfrünle yararlanıp geçin. Çünkü gerçekten ateşliklerdensin.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi rabbine yönelip O’na yalvarır; sonra rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce yalvardığını unutarak yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya kalkar. De ki ona: “İnkârcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin!
Diyanet İşleri
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
Diyanet İşleri (eski)
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: 'İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.'
Diyanet Vakfi
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. (Ey Muhammed!) De ki: Küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen, muhakkak cehennem ehlindensin!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: «Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevk et. Çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsana bir sıkıntı dokunduğu vakıt rabbına öyle dua eder ki bütün gönlünü ona vererek, sonra kendisine tarafından bir ni'met lutfediverdiği zaman da önceden ona dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allaha menendler koşmağa başlar, de ki, küfrünle biraz zevk et, çünkü sen o ateşliklerdensin
Erhan Aktaş
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın.
Fizilal-il Kuran
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabb'ine dönerek O'na yalvarır. Sonra Allah katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. Ey Muhammed! De ki: «İnkârınla az bir müddet zevklen, sen cehennemliklerdensin.»
Gültekin Onan
İnsana bir zarar dokunduğu zaman gönülden katıksızca yönelmiş olarak rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Tanrı'ya eşler koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Hamdi Döndüren
İnsana bir zarar dokununca, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O’na dua eder. Sonra Rabbi ona, katından bir nimet verince de, daha önce, O’na yalvardığını unutur da O’nun yolundan saptırmak için, Allah’a eşler koşmağa başlar. De ki: “Sen, inkârınla biraz daha eğlene dur bakalım! Çünkü sen cehennem halkındansın!”
Hasan Basri Çantay
İnsana bir zarar dokunduğu zaman o, Rabbine, bütün (varlığı ile) Ona dönerek, yalvarır. Sonra ona kendinden bir ni'met verdiği vakit ise evvelce Ona yalvardığını unutur. Allaha, Onun yolundan sapdırmak için, eşler katmıya başlar. (Habibim) de ki: "Küfrünle biraz eğlenedur! Çünkü sen muhakkak ateş yaranındansın".
Hasib Asutay
İnsana (5) bir zarar dokunduğu zaman, O'na yönelmiş olarak Rabbine yalvarır. Sonra (Allah) kendisinden ona bir nimet verince, önceden O'na yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: Küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen muhakkak cehennem ehlindensin. (5. Herhangi bir kâfire.)
Hayrat Neşriyat
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, O’na (samîmâne) yönelen bir kimse olarak Rabbisine duâ eder; sonra (Allah) kendi tarafından ona bir ni'met verdiğinde, daha önce O’na duâ etmekte olduğunu unutur da, (insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. De ki: 'Küfrünle biraz eğlenedur! Çünki sen Cehennem ehlindensin!'
İbni Kesir
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbına yönelerek O'na yalvarır. Sonra O, kendi katından ona bir nimet verince; önceden O'na yalvarmış olduğunu unutuverir. Ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: Küfrünle biraz eğlenedur. Muhakkak ki sen, ateş yaranındansın.
Mehmet Okuyan
İnsana bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra (Allah) katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. (İnkâr edene) de ki: “Küfrünle biraz (daha) yaşa! Şüphesiz ki sen ateş halkındansın!”
Muhammed Esed
İşte (böyle,) insanın başına bir bela geldi mi Rabbine yönelerek (yardım için) O'na yalvarır fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah'a rakip çıkarır ve böylece (başkalarını) O'nun yolundan saptırır. (Bu şekilde günah işleyenlere) de ki: "Bu inkarınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım (ama sonunda) ateşi hak edenlerden olacaksınız!"
Mustafa İslamoğlu
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir iş gelse, Rabbine yönelerek O'ndan yalvar yakar yardım ister; ama O'nun sayesinde bir nimete kavuşunca da, O'na önceden yalvardığını unutur ve başka varlıkları O'na eş ve denk saymaya başlar: böylece başkalarını da O'nun yolundan saptırır. (Bu gibisine) de ki: "Nankörlüğünle az bir süre keyif sür; ama şunu da iyi bil ki, sen ateşe layık birisin."
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve insana bir zarar dokunduğu zaman Rabbisine rücû ederek duada bulunur. Sonra ona kendi tarafından bir nîmet lütfedince O'na evvelce yapmış olduğu duayı unutur ve Allah için şerikler koşmaya başlar (nâsı) O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Küfrün ile biraz fâidelen, şüphe yok ki sen ateşin yârânındansın.»
Ömer Öngüt
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden O'na yalvarmış olduğunu unutuverir. O'nun yolundan saptırmak için, Allah'a eşler koşar. De ki: "Küfrünle biraz oyalanadur. Çünkü sen muhakkak ki cehennem halkındansın. "
Suat Yıldırım
İnsanın başı derde girince, gönülden O’na yönelerek Rabbine yalvarır. Ama sonra Allah kendi tarafından ona nimet ve imkan verince, daha önce bütün acziyle gönülden O’na yalvardığını unutur ve Allah yolundan kendisini saptırması için O’na birtakım şerikler uydurur. De ki: "İnkârınla biraz oyalan, biraz zevk al bakalım! Nasılsa sen kesin olarak cehennemliklerdensin!"
Süleyman Ateş
İnsana bir zarar dokundu mu, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O'na du'a eder. Sonra (Rabbi) ona kendisinden bir ni'met verdi mi; önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur da, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşmağa başlar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın!"
Süleymaniye Vakfı
İnsana bir zarar dokunduğunda Rabbine yönelerek yalvarıp yakarır. Sonra Rabbi ona kendinden bir nimet bahşettiğinde daha önce yalvarıp yakardığı Rabbini unutur, insanları Allah'ın yolundan saptırmak için ona benzer nitelikte varlıklar uydurur. De ki: "Kafirliğinle (elde ettiklerinden) az bir süre yararlan! Sen, kesinlikle ateşin ahalisindensin!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnsan, başı sıkışınca dönüp Rabbine yalvarır. Sonra Allah, iyilik yaparak ona bir fırsat verse daha önce yalvardığını unutur da (Allah'a) benzer nitelikte varlıklar oluşturur ki insanları Allah'ın yolundan saptırsın. De ki "Bir süre kafirliğinin tadını çıkar. Çünkü sen, o ateşin ahalisindensin."
Şaban Piriş
(7-8) Eğer nankörlük ederseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allah'a ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki: -İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Tefhim-ul Kuran
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: «Küfrünle biraz metalanıp yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın.»
Ümit Şimşek
İnsan sıkıntıya düştüğünde, Rabbine yönelerek Ona yakarır. Sonra Rabbi ona kendi katından bir nimet nasip ettiğinde, evvelce ettiği duayı unutur da, halkı Onun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşar. De ki: İnkârınla biraz oyalanadur; nasıl olsa ateş ehlindensin.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: "Birazcık nimetlen küfrünle! Hiç kuşkusuz, sen, ateş halkındansın."
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İnsana bir zərər toxunduqda tövbə edərək Rəbbinə yalvarar. Sonra (Allah Öz) dərgahından ona bir neʼmət əta etsə, əvvəlcə kimə dua etmiş olduğunu unudar və (xalqı) Allah yolundan (islam dinindən) çıxartmaq üçün Ona şəriklər qoşar. (Ey Peyğəmbər! Ona) De: ″Hələ küfrünlə bir müddət dövran sür. Şübhəsiz ki, sən cəhənnəm əhlindənsən!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn den Menschen Unheil trifft, ruft er seinen Herrn reumütig an. Hat Gott ihm dann Gnade erwiesen, vergißt er, weswegen er zu Gott gebetet hat und gesellt Ihm Gefährten bei, um die Mitmenschen vom rechten Weg abirren zu lassen. Sprich: ʺGenieße deinen Unglauben für eine Weile! Du gehörst zu den Bewohnern der Hölle.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn dem Menschen Unheil widerfährt, ruft er seinen Herrn an, indem er sich Ihm reuig zuwendet. Wenn Er ihm hierauf Gunst von Sich gewährt, vergißt er, worum er zuvor angerufen hat, und er stellt Allah andere als Seinesgleichen zur Seite, um (die Menschen) von Seinem Weg ab in die Irre zu führen. Sag: Genieße deinen Unglauben ein wenig; du gehörst ja zu den Insassen des (Höllen)feuers.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn den Menschen ein Unheil trifft, so ruft er seinen Herrn an und wendet sich bußfertig Ihm zu. Dann aber, wenn Er ihm eine Gnade von Sich aus gewährt hat, vergißt er, um was er Ihn zuvor zu bitten pflegte, und setzt Allah Partner zur Seite, auf daß er (die Menschen) von Seinem Wege ab in die Irre führe. Sprich: ʺVergnüge dich mit deinem Unglauben für eine kurze Zeit; denn du gehörst zu den Bewohnern des Feuers.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wenn den Menschen Schädigendes trifft, richtet er an seinen HERRN Bittgebete reuig zu Ihm, dann wenn ER ihm eine Wohltat von Ihm erweist, vergißt er das, was er an Ihn vorher an Bittgebeten richtete, und schreibt ALLAH etwas als Ebenbürtiges zu, damit er von Seinem Weg (andere) abbringt. Sag: ʺVergnüge dich nur mit deinem Kufr ein wenig! Gewiß, du bist von den Weggenossen des Feuers.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when man is touched or befallen with a misfortune or wedded to a calamity he invokes Allah, his Creator, turning to Him exclusively. And when He extends to Him His mercy and grace and delivers him from what is burdensome and exhaustive to the mind he forgets and passes heedless of Allah as though he never invoked Him for relief not long ago; he sets up to Him rivals and incorporates with Him other deities to mislead people from His path of righteousness. Say to them O Muhammad: "Enjoy your infidelity for a while, the pleasure you derive from falsehood is short lived and rest assured that you shall be among those destined to the abode in Hell."
Abdul Haleem
When man suffers some affliction, he prays to his Lord and turns to Him, but once he has been granted a favour from God, he forgets the One he had been praying to and sets up rivals to God, to make others stray from His path. Say, ‘Enjoy your ingratitude for a little while: you will be one of the inhabitants of the Fire.’
Abdullah Yusuf Ali
When some trouble toucheth man, he crieth unto his Lord, turning to Him in repentance: but when He bestoweth a favour upon him as from Himself, (man) doth forget what he cried and prayed for before, and he doth set up rivals unto Allah, thus misleading others from Allah's Path. Say, "Enjoy thy blasphemy for a little while: verily thou art (one) of the Companions of the Fire!"
Abul A'la Maududi
When any affliction befalls man, he cries out to his Lord, penitently turning to Him. But when his Lord bestows His favour upon him, he forgets the affliction regarding which he had cried out and sets up compeers to Allah that they may lead others astray from His Path. Say, (O Prophet): "Enjoy your unbelief for a while. Surely you will be among the inmates of the Fire."
Aisha Bewley
When harm touches man he calls upon his Lord, making tawba to Him. Then when He grants him a blessing from Him, he forgets what he was calling for before and ascribes rivals to Allah, so as to misguide others from His Way. Say: ‘Enjoy your kufr for a little while. You are among the Companions of the Fire.’
Al-Hilali & Khan
And when some hurt touches man, he cries to his Lord (Allâh Alone), turning to Him in repentance. But when He bestows a favour upon him from Himself, he forgets that for which he cried for before, and he sets up rivals to Allâh, in order to mislead others from His Path. Say: "Take pleasure in your disbelief for a while: surely you are (one) of the dwellers of the Fire!"
Ali Quli Qarai
When distress befalls man, he supplicates his Lord, turning to Him penitently. Then, when He grants him a blessing from Himself, he forgets that for which he had supplicated Him before, and sets up equals to Allah that he may lead [people] astray from His way. Say, ‘Revel in your ingratitude for a while. Indeed you are among the inmates of the Fire.’
Amatul Rahman Omar
And when an affliction befalls a person he prays to his Lord turning (penitently) to Him. But when He confers a favour upon him from Himself, he forgets (the affliction) for (the removal of) which he used to pray (to Him) and starts assigning peers with Allâh, with the result that he causes the people to go astray from His path (the path leading to One God). Say, `Enjoy your ingratitude for a little while, you are sure to be of the inmates of the Fire.'
Arthur John Arberry
When some affliction visits a man, he calls upon his Lord, turning to him; then when He confers on him a blessing from Him he forgets that he was calling to before and sets up compeers to God, to lead astray from His way. Say: 'Enjoy thy unbelief a little; thou shalt be among the inhabitants of the Fire.'
Bijan Moeinian
When an average man is in trouble, he remembers God and starts to pray. When God saves him from the trouble, then he forgets the Lord and worships other things [money, boss, women, etc.] and misleads others too. tell to such a person: "Enjoy your temporary disbelief as you have earned the Hellfire."
E. Henry Palmer
And when distress touches a man he calls his Lord, turning repentant to Him; then when He confers on him a favour from Himself he forgets what he had called upon Him for before, and makes peers for God to lead astray from His way! Say, 'Enjoy thyself in thy misbelief a little, verily, thou art of the fellows of the Fire. '
Edip-Layth
When the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say, "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the fire."
George Sale
When harm befalleth a man, he calleth upon his Lord, and turneth unto Him: Yet afterwards, when God hath bestowed on him favour from himself, he forgetteth that being which he invoked before, and setteth up equals unto God, that he may seduce men from his way. Say unto such a man, enjoy this life in thy infidelity for a little while: But hereafter shalt thou surely be one of the inhabitants of hell fire.
Hamid S. Aziz
And when distress afflicts a man he calls upon his Lord turning to Him frequently; then when He makes him possess a favour from Him, he forgets that for which he called upon Him before, and sets up rivals to Allah that he may cause (men) to stray off His path. Say: Enjoy yourself in your ungratefulness a little, surely you are of the inmates of the Fire.
Mahmoud Ghali
And when an adervsity touches man, he invokes his Lord, (turning) penitent to Him; (but) thereafter when He grants him a favor from Him, he forgets that for which he was invoking earlier and makes up compeers to Allah to lead (people) into error away from His way. Say, "Enjoy your disbelief a little: surely you will be among the companions (i.e., inhabitants) of the Fire."
Marmaduke Pickthall
And when some hurt toucheth man, he crieth unto his Lord, turning unto Him (repentant). Then, when He granteth him a boon from Him he forgetteth that for which he cried unto Him before, and setteth up rivals to Allah that he may beguile (men) from his way. Say (O Muhammad, unto such an one): Take pleasure in thy disbelief a while. Lo! thou art of the owners of the Fire.
Mohamed Ahmed - Samira
When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him. But when He bestows His favour on him, he forgets what he prayed for before, and sets up others as compeers of God to mislead (people) from His way. Say: "Take advantage of your denying for a while: You will be among the inmates of Hell."
Muhammad Asad
NOW [thus it is:] when affliction befalls man, he is likely to cry out to his Sustainer, turning unto Him [for help]; but as soon as He has bestowed upon him a boon by His grace, he forgets Him whom he invoked before, and claims that there are other powers that could rival God - and thus leads [others] astray from His path. Say [unto him who sins in this way]: "Enjoy thyself for a while in this thy denial of the truth; [yet,] verily, thou art of those who are destined for the fire!
Mustafa Khattab
When one is touched with hardship, they cry out to their Lord, turning to Him ˹alone˺. But as soon as He showers them with blessings from Him, they ˹totally˺ forget the One they had cried to earlier, and set up equals to Allah to mislead ˹others˺ from His Way. Say, ˹O Prophet,˺ "Enjoy your disbelief for a little while! You will certainly be one of the inmates of the Fire."
Progressive Muslims
And when the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say: "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the Fire."
Sahih International
And when adversity touches man, he calls upon his Lord, turning to Him [alone]; then when He bestows on him a favor from Himself, he forgets Him whom he called upon before, and he attributes to Allah equals to mislead [people] from His way. Say, "Enjoy your disbelief for a little; indeed, you are of the companions of the Fire."
Sam Gerrans
And when affliction touches man, he calls to his Lord, turning to Him; then when He confers upon him favour from Him, he forgets that for which he called to Him before, and makes equals to God, to lead astray from His path. Say thou: “Enjoy thou thy denial a little — thou art of the companions of the Fire.”
Shabbir Ahmed
Now, when affliction befalls man, he calls upon his Lord turning unto Him. But as soon as He bestows upon him Bliss, he forgets Him Whom he called before, and he claims that there are other powers that can rival Allah - thus misleading others from His Path. (Such as he was saved by so and so of the saints, or magic, amulet etc.) Say, "Enjoy your disbelief for a little while. Behold, you are among the companions of the Fire."
Syed Vickar Ahamed
And when some trouble comes to man; He cries to his Lord, turning to Him (the Lord) by feeling sorry for what he has done: But when He gives him (the man, a gift) of Mercy from Himself, (man) forgets what he cried and prayed for before, and he sets up rivals to Allah, so as to mislead others from His (Allah’s) Path. Say (to such people): "Enjoy your disbelief for some time: Surely, you are from the companions of the Fire!"
Taqi Usmani
And when man is afflicted by pain, he calls his Lord turning to Him passionately. Thereafter, when He blesses him with some favor from Him, he forgets that for which he was calling Him earlier, and sets up partners for Allah, so that he leads others astray from His way. Say, "Enjoy (the pleasure of) your disbelief for a while, (then) surely, you are from among the people of the Fire."
The Monotheist Group
And when man is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say: "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the Fire."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand un malheur touche lʹhomme, il appelle son Seigneur en se tournant vers Lui. Puis quand Il lui accorde de Sa part un bienfait, il oublie la raison pour laquelle il faisait appel, et il assigne à Allah des égaux, afin dʹégarer (les gens) de son chemin. Dis ʺJouis de ta mécréance un court moment. Tu fais partie des gens du Feuʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku mirov dikeve tengezariyê, li Xwedayê xwe vedigere û jê lavelavê dike. Paşê dema Xwedê qenciyekê pê bike, ew wê lavelava ku berê ji Xwedê dikir, ji bîr dike û jê re hevpişkan çêdike da ku mirovan ji riya Wî bixe. Bibêje: Bi vê kufr û nankoriya xwe hinekî xweş bijî, bi rastî tu her ji xelkên dojehê yî!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer de mens tegenspoed treft, roept hij zijn Heer aan, terwijl hij zich schuldbewust tot Hem wendt, maar daarna, wanneer Hij hem van Zijn kant genade schenkt, vergeet hij wat hij daarvoor tot Hem geroepen had. En hij schrijft aan God gelijken toe om (anderen) van Zijn weg af te laten dwalen. Zeg: ʺGeniet in jouw ongeloof nog maar een weinig; jij behoort tot hen die in het vuur thuishoren.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de droefheid een mensch overvalt, roept hij zijnen Heer aan en wendt zich tot hem; maar daarna, als God hem van zijne gunst heeft geschonken, vergeet hij het Wezen, dat hij te voren heeft aangeroepen, en stelt anderen gelijk met God, opdat hij de menschen van hunnen weg zou afleiden. Zeg tot zulk een man: Geniet dit leven in uwe ongetrouwheid voor een korten tijd; maar hierna zult gij zekerlijk een der bewoners van het hellevuur zijn.
Hollandaca — Siregar
En als tegenspoed de mens treft, dan roept Hij zijn Heer aan, tot Hem terrugkerend; maar wanneer hem daarna een genieting van Hem geschonken wordt, dan vergeet hij (de tegenspoed) waarvoor hij Hem voorheen aanriep, en kent hij deelgenoten naast Allah toe om van Zijn Weg te doen afdwalen. Zeg (O Moehammad): ʺGeniet maar even van je ongeloof: voorwaar, jij behoort tot de bewoners van de Hel.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда коснется [постигнет] человека беда, он взывает [обращается с мольбой] к своему Господу (прося помощь), обращаясь (только) к Нему [оставляя поклонение кому-либо, кроме Него]. Потом, когда Он позволяет ему благодать от Себя [устраняет ту беду, что его постигла и дарует блага], он [неверующий] забывает, что взывал к Нему прежде, и делает Аллаху равных [признает еще кого-либо, кроме Аллаха, богом], чтобы сбить (других людей) с (истинного) пути. Скажи (ему) (о, Посланник): «Пользуйся своим неверием (лишь) немного [до окончания твоего жизненного срока], ты ведь (окажешься затем) (одним) из обитателей Огня [Ада]!»
Rusça — Osmanov
Когда человека поражает какая-либо беда, он взывает к своему Господу, возвращаясь к Нему [после забвения Его]. Потом, когда Он одарит его милостью от Себя, человек забывает того, к кому обращался [за помощью] прежде, и поклоняется помимо Аллаха другим богам, чтобы сбить с пути [людей]. Скажи [такому человеку, Мухаммад]: ʺИзвлекай пользу из своего неверия недолгое время, ведь ты будешь обитать в адском огнеʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
NÄR människan drabbas av ett ont, åkallar hon Gud i ånger och ber om Hans hjälp; men när Han i Sin nåd beviljar hennes bön, glömmer hon det som hon förut anropade Honom om och sätter upp medgudar vid Hans sida och leder på detta sätt (andra) bort från Hans väg. Säg: ʺGläd dig, förnekare, en liten tid åt livet - din arvedel är Elden!ʺ