Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

اَللّٰهُ الَّذِي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي لِاَجَلٍ مُسَمًّى يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

(a)llahu elleƶī rafeǎ s-semāvāti bi ğayri ǎmedin teravnehā ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi ve seḣḣara ş-şemse ve l-ḳamera kullun yecrī li ecelin musemmen yudebbiru l-emra yufeSSilu l-āyāti leǎllekum bi liḳā'i rabbikum tūḳinūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَللّٰهُ(a)llahuAllah
2الَّذِيelleƶīodur ki
3رَفَعَrafeǎر ف عYükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir şeyi yakına getirip sunmak veya teklif etmek, öne sürmek, uzaklaştırmak, kaybolmak, geriye doğru izlemek, onurlandırmak, saygı göstermek, tanıtmak, arıtmak, bilinir kılmak, yukarı çıkmak, yüksek rütbe/durum/halyükseltti
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökleri
5بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmadan
6عَمَدٍǎmedinع م دAmaçlamak, desteklemek, sütunlar veya direkler yerleştirmek, yüksek yapı yerleştirmek, desteklemek, çözümlemek, hedeflemek, yönlendirmek, önermek, (kasıtlı olarak günah) işlemek, yüksek yapı, çadır, direk, temel, başkan.bir direk
7تَرَوْنَهَاteravnehāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görebileceğiniz
8ثُمَّṧummesonra, ayrıca
9اسْتَوٰىstevāس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyeistiva etti
10عَلَىǎlāüzerine
11الْعَرْشِl-ǎrşiع ر شİnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik.Arş
12وَسَخَّرَve seḣḣaraس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekve boyun eğdirdi
13الشَّمْسَş-şemseش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.güneşi
14وَالْقَمَرَve l-ḳameraق م رBeyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar).ve ay'ı
15كُلٌّkullunك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher biri
16يَجْرِيyecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akıp gitmektedir
17لِاَجَلٍli ecelinا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesibir süre için
18مُسَمًّىmusemmenس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)belirli
19يُدَبِّرُyudebbiruد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.düzenliyor
20الْاَمْرَl-emraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakişi(ni)
21يُفَصِّلُyufeSSiluف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.açıklıyor
22الْاٰيَاتِl-āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayerleri
23لَعَلَّكُمْleǎllekumböylece
24بِلِقَاءِbi liḳā'iل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaşacağınıza
25رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinizle
26تُوقِنُونَtūḳinūneي ق نkesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişikesin olarak inanırsınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir Allah'tır ki görmekte olduğunuz gökleri direksiz yüceltmiştir de sonra arşa hâkim ve mutasarrıf olmuştur ve güneşi ve ayı râm etmiştir, hepsi de muayyen bir zamana dek yürür gider. Rabbinize kavuşacağınızı iyice anlamanız için işleri tedbîr ve tasarruf edip yapan odur, delilleri bildirip açıklayan o.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle bir Allahʼtır ki görmekte olduğunuz gökleri direksiz yüceltmiştir de sonra arşa hâkim ve mutasarrıf olmuştur ve güneşi ve ayı râm etmiştir, hepsi de muayyen bir zamana dek yürür gider. Rabbinize kavuşacağınızı iyice anlamanız için işleri tedbîr ve tasarruf edip yapan odur, delilleri bildirip açıklayan o.

Adem Uğur

Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip âyetleri açıklamaktadır.

Ahmed Hulusi

(İsmi) Allah (olan), "HU"dur ki semaları (algılanan madde ötesi boyutları - bilinç {yedi nefs} mertebelerini) gördüğünüz bir şeye dayanaksız yükseltti (Farklı algılama sistemlerine dayalı farklı boyutlar meydana getirerek oluşturdu)! Sonra Arş üzerine istiva etti (Esma'sının özelliklerini Fiiller aleminde hükümran kıldı)! Güneş'i, Ay'ı hükmünün açığa çıkması için işlevlendirmiştir; her biri belli bir ömre sahip olarak işlevine devam eder. . . Hükmü doğrultusunda (her şeyi) oluşturur - yönlendirir; tüm detaylarıyla var eder; Rabbinizin likasına (hakikatinizdeki Rabbinizin Esma'sının açığa çıkışının farkındalığına) yakin sahibi olmanız için.

Ahmet Tekin

Allah gökleri, görebildiğiniz direkler koymadan, denge ve çekim kanunu işleterek yükseltip tutan, bir de, Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kuran, güneşi ve ayı emrine, kurduğu düzene boyun eğdirendir. Her biri belirli vakte kadar yörüngesinde akıp gidiyor. Allah kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni sağlıyor. Birliğini ve kudretini gösteren âyetleri, delilleri ayrıntılarıyla açıklıyor, umulur ki, diriltilerek Rabbinizin huzurunda hesaba çekileceğinizi, mükâfat ve cezanın varlığını, delilleriyle ve gerekçeleriyle bilerek, kesinlikle inanmanıza vesile olur.

Ahmet Varol

Allah O'dur ki; gökleri görmekte olduğunuz şekilde direksiz yükseltti, [1] sonra Arş üzerine istiva etti; güneşi ve ayı da buyruğu altına aldı. (Bunların) hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. İşleri O idare ediyor ve belki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız diye ayetleri açıklıyor.

Ali Bulaç

Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

Ali Fikri Yavuz

Allah, gökleri, gördüğünüz şekilde, direksiz olarak yükseltendir. Sonra, kudretiyle Arş’ı istilâ etti, güneşi ve ayı da kulların menfaatına tabi (bağlı) kıldı. Bunlardan (güneş ile aydan) her biri belirli bir vakta kadar dolaşıyor. Bütün işleri O idare ediyor; âyetleri açıklıyor ki, sizler Rabbinize kavuşacağınızı şüphesiz bilesiniz.

Ali Rıza Safa

Allah, görebileceğiniz bir destek olmadan gökleri yükseltmiş, sonra, egemen bir erk oluşturmuştur. Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek tümü akıp gider. Tüm işleri yönetir. Ayetleri, ayrıntılı olarak açıklıyor; Efendinize kavuşacağınıza, belki kesin olarak inanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra hükümranlık tahtını/tüm kainatı kaplayan, Güneş'i ve Ay'ı emrine boyun eğdiren Allah'tır. Bunların her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.

Bekir Sadak

Gokleri, gordugunuz gibi, direksiz yukselten, sonra arsa hukmeden herbiri belli bir sureye kadar hareket edecek olan gunes ve ay'i buyrugu altina alan, isleri yuruten, ayetleri uzun uzun aciklayan Allah'tir; ola ki Rabbinize kavusacaginiza kesin olarak inanÙrsÙnÙz.

Celal Yıldırım

Allah, öyle bir kudrettir ki, gökleri, gördüğünüz şekilde direksiz yükseltmiş, sonra ARŞ üzerinde ilâhî saltanatını kurmuş ; Güneş ve Ay'ı (belli kanunlara bağlayıp) emrine başeğdirmiştir —ki, bunlardan her biri belirlenmiş bir süreye kadar (kendi yörüngelerinde) hareketlerini sağlar—. İşi plânlı biçimde kusursuz yürütür ve âyetleri (varlığına delâlet eden belgeleri) bir bir açıklar; tâ ki, 'Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgi edinesiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten, sonra arşa istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah’tır; her biri belirlenmiş bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşleri Allah düzenliyor; âyetleri de açıklıyor ki rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Diyanet İşleri

Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Diyanet İşleri (eski)

Gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yükselten, sonra arşa hükmeden, her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan Güneş ve Ay'ı buyruğu altına alan, işleri yürüten, ayetleri uzun uzun açıklayan Allah'tır; ola ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Diyanet Vakfi

Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip âyetleri açıklamaktadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah O'dur ki görüyorsunuz gökleri direksiz yükseltti, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurdu, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi; herbiri belirli bir vakte kadar akıp gidiyor; herşeyi yönetiyor ve ayetleri açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza kesin olarak inanasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah odur ki Semalara direksiz irtifa' verdi, onları görüyorsunuz, sonra Arş üzerine istiva buyurdu ve Şems-ü Kameri teshır eyledi, her biri müsemma bir ecel için cereyan ediyor, emri tedbir, ayetleri tafsıl eyliyor ki sizler rabbınızın likasına yakin hasıl edesiniz

Erhan Aktaş

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Ayetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak iman edersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Âyetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Âyetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Fizilal-il Kuran

Allah gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz olarak yükseltti. Sonra Arş'a kuruldu, güneş ile ayı buyruğu altına aldı, her biri belli bir sürenin sonuna kadar yörüngesinde hareket eder, o bütün bu gelişmeleri düzenler. Rabbinizin karşısına çıkacağınıza kesinlikle inanasınız diye O, size ayetlerini ayrıntılı biçimde açıklar..

Gültekin Onan

Tanrı O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir ecele kadar akıp gitmektedirler. Her buyruğu evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

Hamdi Döndüren

Gökleri, gördüğünüz şekilde direksiz olarak yükselten Allah’tır. O, arşa egemen olmuş, güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belirlenmiş bir süreye göre akıp giderler (Yıllık olarak dönerler veya kıyamete kadar seyrederler.). Allah her işi düzenler, âyetleri açıklar. Umulur ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Hasan Basri Çantay

Allah Odur ki gökleri (şu) görmekde olduğunuz (şekilde) direksiz yükseltmişdir, sonra (emri) arş üzerinde hükümran olmuşdur, güneşi, ayı da teshir etmişdir ki (bunların) her biri muayyen vakta kadar (seyr ve) cereyan eder. Her işi yerli yerinde O tedbir (ve idare) eder, ayetleri O açıklar. Taki Rabbinize kavuşacağınızı iyice bilesiniz.

Hasib Asutay

Allah, gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten (2), sonra arşa istiva eden (3), güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Bunların) her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. O, her işi düzenler, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için âyetleri ayrıntılı olarak açıklar. (2. Çekim gücüne işaret vardır.) (3. A'raf Suresi'nin 54'üncü âyetin dipnotuna bakınız.)

Hayrat Neşriyat

Allah, o gördüğünüz gökleri direksiz yükselten, sonra arşa hükmeden, güneşi ve ayı da emrine boyun eğdirendir. Herbiri belirli bir vakte kadar akıp gider. (O, her) işi idâre eder; âyetleri açıklar ki, Rabbinize kavuşacağınıza kat'î olarak inanasınız!

İbni Kesir

Allah O'dur ki; gökleri gördüğünüz gibi yükseltmiş, sonra Arş'a hükmetmiştir. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belli bir süreye kadar hareket edecektir. İşleri yürütür. Rabbınızla karşılaşacağınıza kesin olarak inanmanız için ayetleri uzun uzun açıklar.

Mehmet Okuyan

Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş, sonra arşa istiva etmiş, Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. (Allah) her işi yönetmekte, Rabbinizle karşılaşacağınıza kesin olarak inanmanız için ayetleri açıklamaktadır.

Muhammed Esed

Gökleri, görülebilir herhangi bir destek, dayanak olmadan yükselten ve sonra da kudret ve hükümranlık tahtına kurulan Allah'tır; her biri -(O'nun tarafından) belirlenmiş bir süre için- kendi seyrini sürdüren güneşi ve ayı (koyduğu yasalara) tabi tutan O'dur; var olan her şeyi (yöneten), çekip çeviren de O. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki, (Yargı Günü'nde) Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza yürekten kesin bir biçimde inanasınız.

Mustafa İslamoğlu

Allah ise, gökleri, gördüğünüz bir destek olmaksızın inşa edip sonra da mutlak hükümranlık makamına kurulan tek güçtür. O, her biri belirli bir süreye kadar (görevlerini) icra edecek olan güneş ve ayı belli bir yasaya bağlamış, varlığı çekip çevirmektedir. İlahi mesajları size ayrıntılı olarak açıklıyor; belki bu sayede Rabbinize (hesap vermek üzere) kavuşacağınıza gönülden inanırsınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah, o zâtı-ı akdestir ki, gökleri görüyorsunuz, direksiz olarak yükseltmiştir. Sonra arş üzerine istivada bulunmuştur ve güneşi de, kameri de musahhar kılmıştır ki, herbiri bir malum vakit için cereyan eder. (O Hâlık-i Kerîm) Her işi tedbir eder, âyetleri mufassalan beyan buyurur. Tâ ki Rabbinize kavuşacağınızı yakînen bilesiniz.

Ömer Öngüt

Allah O'dur ki, gökleri gördüğünüz gibi direksiz yükseltti. Sonra Arş'ı istivâ etti (Arş üzerinde hükümran oldu). Güneşi ve ay'ı musahhar kılmıştır. Bunların her biri, muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O her işi düzenler, âyetlerini birer birer açıklar. Tâ ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgi edinesiniz.

Suat Yıldırım

Allah O’dur ki gökleri, sizin de görüp durduğunuz gibi, direksiz yükseltti. Sonra da Arşının üstünde kuruldu. Güneşi ve Ay’ı hizmet etmeleri için sizin emrinize verdi. Bunlardan her biri belirli bir vakte kadar dolaşmaktadır. Bütün işleri O yönetir. Âyetleri size açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza iman edesiniz.

Süleyman Ateş

Allah odur ki gökleri, görebileceğiniz bir direk olmadan yükseltti, sonra Arş üzerine istiva etti (mülkünün tahtına oturdu), güneşi ve ay'ı iradesine boyun eğdirdi. Her biri, belli bir süre için akıp gitmektedir. (Yaratma) işi(ni) düzenler, ayetleri açıklar ki, Rabbinizle karşılaşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Süleymaniye Vakfı

Allah gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş olan, sonra arşa /yönetimin başına geçen ve Güneş ile Ay'ı hizmete koyandır. Her biri, (kendi yörüngesinde) belli bir süre için akar gider. Bütün işleri o düzenler. Rabbinizin huzuruna varacağınızı kesin olarak anlayasınız diye de ayetleri ayrıntılı olarak açıklar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, gökleri görünür bir direk olmadan yükseltmiştir. Sonra arşa (yönetim merkezine) geçmiş, güneş ve ayı düzenlemiştir. Her biri, belli bir süreye kadar akar gider. İşi çekip çeviren ve bu ayetleri açıklayan O'dur. Belki Rabbinizle yüzleşme konusunda kesin kanaate varırsınız.

Şaban Piriş

Allah, gökleri gördüğünüz gibi direksiz olarak yükseltti. Sonra arşı istiva etti. Her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan güneş ve ayı buyruğu altına aldı. Kesin olarak Rabbinizle buluşacağınıza inanmanız için buyruğunu yürütüp, ayetleri uzun uzun açıklıyor.

Tefhim-ul Kuran

Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

Ümit Şimşek

O Allah ki, gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yükseltti, sonra da Arş üzerine kuruldu, Güneşi ve Ayı emrine boyun eğdirdi. Onların hepsi de belirlenmiş bir vakte kadar akıp gitmektedir. O herşeyi yerli yerince tedbir ve idare eder; Rabbinize kavuşacağınızı kesin olarak bilmeniz için de âyetleri iyice açıklar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah odur ki, gökleri direksiz yükseltmiştir; görüyorsunuz onları... Sonra arş üzerine egemen olmuştur. Güneş'i ve Ay'ı da boyun eğdirmiştir. Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar. Oluşu yönlendirir, çekip çevirir O... Ayetleri birer birer gözler önüne serer ki, Rabbinize kavuşacağınıza açık seçik inanasınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Gördüyünüz göyləri dirəksiz yüksəldən, sonra da Ərşə ucalan, müəyyən vaxta qədər göydə hərəkət edən günəşi və ayı əmrinə tabe edən Allahdır. O, işləri yoluna qoyur və ayələrini belə izah edir ki, bəlkə Rəbbinizlə qarşılaşacağınıza yəqinliklə inanasınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Gördüyünüz göyləri dirəksiz olaraq yüksəldən, sonra ərşi yaradıb hökmü altına alan (ərş üzərində bərqərar olan), müəyyən vaxta (dünyanın axırına – qiyamətə) qədər (səmada) dolanan Günəşi və Ayı ram edən, bütün işləri yoluna qoyan, ayələri müfəssəl izah edən məhz Allahdır. (Bütün bu dəlillərdən sonra) Rəbbinizlə qarşılaşacağınıza (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün hüzurunda duracağınıza), bəlkə, inanasınız!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott ist der Schöpfer, Der die Himmel ohne sichtbare Säulen hochgehoben hat und dann die höchste Allmacht ausübte. Er verfügt über Sonne und Mond, die für eine bestimmte Zeit im Umlauf sind. Er verfügt über alles und legt die Zeichen deutlich dar, auf daß ihr unerschütterlich daran glaubt, Gott im Jenseits zu begegnen.

Almanca — Der Edle Quran

Allah ist es, Der die Himmel ohne Stützen, die ihr sehen könnt, emporgehoben und Sich hierauf über den Thron erhoben hat. Er hat die Sonne und den Mond dienstbar gemacht - jedes läuft auf eine festgesetzte Frist zu. Er regelt die Angelegenheit, er legt die Zeichen ausführlich dar, auf daß ihr von der Begegnung mit eurem Herrn überzeugt seiet.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah ist es, Der die Himmel, die ihr sehen könnt, ohne Stützpfeiler emporgehoben hat. Dann herrschte Er über Sein Reich. Und Er machte (Sich) Sonne und Mond dienstbar; jedes (Gestirn) läuft seine Bahn in einer vorgezeichneten Frist. Er bestimmt alle Dinge. Er macht die Zeichen deutlich, auf daß ihr an die Begegnung mit eurem Herrn fest glauben möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH ist Derjenige, Der die Himmel ohne von euch zu sichtende Stützen hochhielt, dann wandte ER Sich Alʹahrsch zu und machte die Sonne und den Mond gratis fügbar. Alles bewegt sich bis zu einem festgelegten Zeitpunkt. ER verwaltet die Angelegenheit (der Schöpfung)! ER erläutert die Ayat, damit ihr an der Begegnung eures HERRN Gewißheit habt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah, the Omnipotent, is He Who raised the heavens with its spheres lying above or outside of each other inlaid with heavenly bodies superstructures that are kept aloft without pillars or visible means* of support that you people can see, then set He Himself on the Throne of Supremacy and dominion, of grace and mercy, and reduced the sun** and the moon to a state of subserviency. Each describing its orbit for a determined period of time. He conducts all affairs and expounds His revelations and clearly displays His cosmic signs to the mind and renders His discourse readily understood so that you people may hopefully realize that you shall inevitably assemble before Him, at the predetermined point of time.

Abdul Haleem

It is God who raised up the heavens with no visible supports and then established Himself on the throne; He has subjected the sun and the moon each to pursue its course for an appointed time; He regulates all things, and makes the revelations clear so that you may be certain of meeting your Lord;

Abdullah Yusuf Ali

Allah is He Who raised the heavens without any pillars that ye can see; is firmly established on the throne (of authority); He has subjected the sun and the moon (to his Law)! Each one runs (its course) for a term appointed. He doth regulate all affairs, explaining the signs in detail, that ye may believe with certainty in the meeting with your Lord.

Abul A'la Maududi

It is Allah Who has raised the heavens without any supports that you could see, and then He established Himself on the Throne (of Dominion). And He it is Who has made the sun and the moon subservient (to a law), each running its course till an appointed term. He governs the entire order of the universe and clearly explains the signs that you may be firmly convinced about meeting your Lord.

Aisha Bewley

Allah is He who raised up the heavens without any support – you can see that – and then established Himself firmly on the Throne. He made the sun and moon subservient, each running for a specified term. He directs the whole affair. He makes the Signs clear so that hopefully you will be certain about the meeting with your Lord.

Al-Hilali & Khan

Allâh is He Who raised the heavens without any pillars that you can see. Then, He rose above (Istawâ) the Throne (really in a manner that suits His Majesty). He has subjected the sun and the moon (to continue going round), each running (its course) for a term appointed. He manages and regulates all affairs; He explains the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in detail, that you may believe with certainty in the meeting with your Lord.

Ali Quli Qarai

It is Allah who raised the heavens without any pillars that you see, and then presided over the Throne. He disposed the sun and the moon, each moving for a specified term. He directs the command, [and] elaborates the signs that you may be certain of encountering your Lord.

Amatul Rahman Omar

Allâh is He Who raised up the heavens without any pillars that you can see, and He occupied the throne (of sovereignty). And He made the sun and the moon subservient (to you), each one of these (planets) pursues its course for a specified term. He regulates all affairs (of this universe). He explains in detail His Messages so that you may have firm conviction of the meeting with your Lord.

Arthur John Arberry

God is He who raised up the heavens without pillars you can see, then He sat Himself upon the Throne. He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated. He directs the affair; He distinguishes the signs; haply you will have faith in the encounter with your Lord.

Bijan Moeinian

God is the One Who created the universe that you see with your own eyes without any supporting pillar. Then He assumed the control over the universe. He has subjected the sun and the moon to the motions in theirs orbits until they face their destiny. He is in charge of all happenings in the universe. I am telling you all these so that you contemplate and come to the conclusion that [the word of your Lord is the truth and that] you will certainly meet your Lord.

E. Henry Palmer

God it is who has raised the heavens without columns that ye can see; then He made for the throne, and subjected the sun and the moon; each one runs on to a stated and appointed time; He governs the affair, details the signs;- haply of the meeting with your Lord ye will be sure.

Edip-Layth

God, Who raised the skies without any pillars that you can see, then He established the authority, and He commissioned the sun and the moon; each running to a fixed destiny. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

George Sale

It is God who hath raised the heavens without visible pillars; and then ascended his throne, and compelled the sun and the moon to perform their services: Every of the heavenly bodies runneth an appointed course. He ordereth all things. He sheweth his signs distinctly, that ye may be assured ye must meet your Lord at the last day.

Hamid S. Aziz

ALIF LAM MIM RA. These are the signs (or verses) of the Book; that which is sent down to you from your Lord is the truth; but most people believe not.

Mahmoud Ghali

Allah is He Who raised up the heavens without pillars you (can) see, thereafter He leveled Himself up on the Throne; (How He did so is beyond human understanding) and He subjected the sun and the moon, each one running to a stated term. He conducts the Command; He expounds the signs that possibly you would have certitude of the meeting with your Lord.

Marmaduke Pickthall

Allah it is Who raised up the heavens without visible supports, then mounted the Throne, and compelled the sun and the moon to be of service, each runneth unto an appointed term; He ordereth the course; He detaileth the revelations, that haply ye may be certain of the meeting with your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

It is God who raised the skies without support, as you can see, then assumed His throne, and enthralled the sun and the moon (so that) each runs to a predetermined course. He disposes all affairs, distinctly explaining every sign that you may be certain of the meeting with your Lord.

Muhammad Asad

It is God who has raised the heavens without any supports that you could see, and is established on the throne of His almightiness; and He [it is who] has made the sun and the moon subservient [to His laws], each running its course for a term set [by Him]. He governs all that exists. Clearly does He spell out these messages, so that you might be certain in your innermost that you are destined to meet your Sustainer [on Judgment Day].

Mustafa Khattab

It is Allah Who has raised the heavens without pillars—as you can see—then established Himself on the Throne. He has subjected the sun and the moon, each orbiting for an appointed term. He conducts the whole affair. He makes the signs clear so that you may be certain of the meeting with your Lord.

Progressive Muslims

God, Who raised the skies without any pillars that you can see, then He settled to the throne, and He commissioned the sun and the moon; each running to a fixed destiny. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

Sahih International

It is Allah who erected the heavens without pillars that you [can] see; then He established Himself above the Throne and made subject the sun and the moon, each running [its course] for a specified term. He arranges [each] matter; He details the signs that you may, of the meeting with your Lord, be certain.

Sam Gerrans

God it is who raised up the heavens, without pillars you can see, then established Himself upon the Throne. And He made subject the sun and the moon, each running for a stated term. He directs the matter; He sets out and details the proofs, that you might be certain of the meeting with your Lord.

Shabbir Ahmed

Allah it is Who raised the heavens without pillars visible to you. Then upon the Throne of His Almightiness He assumed Supreme Control of the entire Universe. He committed the sun and the moon to be of service, each running to an appointed term. He keeps Order in the Universe and He explains His Messages in detail, so that you may be sure of meeting with your Lord. (Studying the Book of Nature will bring mankind closer to their Lord).

Syed Vickar Ahamed

Allah is He, Who raised the heavens without any pillars that you can see; And (He) is firmly placed on the Throne [Seat of Power]; He has forced the sun and the moon (to His law)! Each one runs its (path) for a fixed time. He controls all things, explaining (to you) the Signs in detail, so that you may surely believe in the meeting with your Lord (Rab).

Taqi Usmani

Allah is the One who raised the heavens without pillars that you can see them. Then He positioned Himself on the Throne and subjugated the sun and the moon, each one of them running to an appointed time. He manages all matters, elaborating the signs, so that you may be sure of meeting your Lord.

The Monotheist Group

God, Who raised the heavens without any pillars that you can see, then He settled upon the Throne, and He commissioned the sun and the moon, each running for an appointed term. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah est Celui qui a élevé (bien haut) les cieux sans piliers visibles. Il Sʹest établi (istawâ) sur le Trône et a soumis le soleil et la lune, chacun poursuivant sa course vers un terme fixé. Il règle lʹOrdre (de tout) et expose en détail les signes afin que vous ayez la certitude de la rencontre de votre Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ê ku asîman bêsitûn (bi awayê) ku hûn dibînin bilind kirin Xwedê ye, paşê li ser Erşê hukimraniyê raser bû; roj û heyv (ji vîna xwe re) stûxwar kirin ku her yek ji wan heyanî demeke diyarkirî di çerxa xwe de digere. Xwedê, kar û barê xwe, milk û desthelatiya xwe bi rê ve dibe, nîşanên yekîtî û qudreta xwe berfireh ronî dike, da ku hûn bi çûyina hizûra Xawedayê xwe ji dil bawerî bînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God die de hemelen zonder steun die jullie kunnen zien heeft opgericht. Toen vestigde Hij zich op de troon en maakte de zon en de maan dienstbaar; alles loopt tot een vastgestelde termijn. Hij regelt het bestuur terwijl Hij de tekenen uiteenzet; misschien zullen jullie van de ontmoeting met jullie Heer overtuigd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is God die den hemel zonder zichtbare pijlers heeft verheven, en toen zijn troon beklom, en de zon en de maan heeft onderworpen om hunne diensten te verrichten. Ieder der hemellichamen legt een bepaalden weg af. Hij beschikt alle dingen. Hij toont zijne teekenen duidelijk, zoodat gij verzekerd moogt zijn, dat gij uwen Heer op den jongsten dag zult zien.

Hollandaca — Siregar

Allah is Degene Die de hemelen heeft verbeven, zonder steunpilaren die jullie zien. Vervolgens zetelde Hij Zich op de Troon en maakte de zon en de maan dienstbaar. Ieder draait tot een vastgestelde tijd. Hij (Allah) regelt de zaak (en) legt de Tekenen uit. Hopelijk zullen jullie vo de ontmoeting met jullie Heer overtuigd zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Аллах – (Он) Тот, Который воздвиг небеса [семь небес] без опор, как вы (это) видите, потом затем утвердился [возвысился] (как подобает только Его величию) на Троне и подчинил солнце и луну (на пользу и на благо творениям): каждый (из них) [и солнце и луна] движется до установленного срока [до наступления Дня Суда, когда этот мир прекратит свое существование]. Он управляет делом [всем бытием] (по Своей мудрости), разъясняет (людям) (Свои) знамения (которые указывают на Его могущество и на то, что только Он является истинным богом), чтобы вы были убеждены во встрече с вашим Господом!

Rusça — Osmanov

Аллах вознес небеса на невидимых вами опорах, потом воссел на трон и подчинил власти Своей солнце и луну, и они находятся в движении до положенного срока. В Его власти [все] дела [мира], Он разъясняет аяты [Корана], - быть может, вы уверуете в то, что предстанете перед вашим Господом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Gud som har rest himlarna utan synligt stöd och som tronar (över skapelsen) i Sin allmakts härlighet, och Han har underordnat solen och månen under (Sina lagar); var och en löper (sitt kretslopp) till en tidpunkt (som Han har) fastställt. Han styr skapelsens ordning (och) framställer budskapen fast och klart för att stärka er tro på mötet med er Herre (på Domens dag).