Sözlük

م ش ج (MŞC)

M-ş-c

Allah buyurur ki: مِنْ نُطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَبْتَلِيهِ Onu, katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz (76/İnsan 2). Yani, kandan bir karışım. Bu da, yüce Allah’ın aşağıdaki âyetlerle işaret ettiği ve nutfe ile yarattığı değişik güçler demektir: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلاَلَةٍ مِنْ طِينٍ ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آَخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra onu nutfe hâlinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur! (23/Mü’minûn 12-14).
Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →