Sözlük

غ ر م (ĞRM)

G-r-m

غُرْم : İşlediği bir cinâyet veya yaptığı bir hainlik olmaksızın, insanın malına gelen zarardır. Denir ki: غَرِمَ كَذَا غُرْمًا وَمَغْرَمًا : Zimmetinde olan meblağı ödedi; أُغْرِمَ فُلاَنٌ غَرَامَةً : Falan kişiye, zimmetinde olan meblağ ödetildi. Allah buyurur ki: إِنَّا لَمُغْرَمُونَ : Biz borç altına girdik (56/Vâkıa 66); أَمْ تَسْأَلُهُمْ أَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَ : Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır borç altında mı kalıyorlar? (68/Kalem 46); وَمِنَ الْأَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا : Bedevilerden öyleleri vardır ki; infak edeceğini borç sayar (9/Tevbe 98).

غَرِيم : Hem alacaklıya, hem borçluya denir. Allah buyurur ki: إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ : Sadakalar sadece borçlulara, Allah yolunda çalışanlara verilir (9/Tevbe 60).

غَرَام : İnsanın başına gelen sıkıntı ve musibet: رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا : Onlar derler ki: Ey Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır, çünkü cehennemin azabı sürekli bir âfettir (25/Furkân 65). Bu âyet ifâdesi, şu sözden gelmektedir: هُوَ مُغْرَمٌ بِالنِّسَاءِ : O, kadınlara düşkündür; yani o, alacaklının borçluya yapıştığı gibi kadınlara yapışır. Hasan şöyle der: كُلُّ غَرِيمٍ مُفَارِقٌ غَرِيمَهُ إِلاَّ النَّارَ : Ateş hariç her alacaklı, borçlusundan ayrılır. Bazılarına göre ise anlamı şöyledir: مَشْغُوفًا بِإِهْلاَكِهِ : Azap onu helâk etmeye arzuludur.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →