غ ر م (ĞRM) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Ödemek, borçlu olmak, yerine getirmek, istemeyerek vermek, zorunlu olmayan bir şeyi üstlenmek; bir kişinin malında meydana gelen zarar veya kayıp; kalıcı kötülük, mahvolma; zincirlenmiş veya yüklenmiş olmak, sıkıntı.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (6)

Bu kök Kur'an boyunca 6 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

مَغْرَمٍ2 kez

Tur 52:40مَغْرَمٍmeğraminbir borç

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَ

em teseluhum ecran fe hum min meğramin muṧḳalūne

Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?

Kalem 68:46مَغْرَمٍmeğraminborç-

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَ

em teseluhum ecran fe hum min meğramin muṧḳalūne

Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?

وَالْغَارِمِينَ1 kez

Tevbe 9:60وَالْغَارِمِينَve l-ğārimīneve borçlulara

اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّبِيلِ فَرِيضَةً مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

innemā S-Sadeḳātu li l-fuḳarā'i ve l-mesākīni ve l-'ǎāmilīne ǎleyhā ve l-mu'ellefeti ḳulūbuhum ve fī r-riḳābi ve l-ğārimīne ve fī sebīli (a)llahi ve bni s-sebīli ferīDeten mine (a)llahi ve(a)llahu ǎlīmun Hakīmun

Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

مَغْرَمًا1 kez

Tevbe 9:98مَغْرَمًاmeğramenangarya

وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَائِرَ عَلَيْهِمْ دَائِرَةُ السَّوْءِ وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

ve mine l-eǎ'rābi men yetteḣiƶu mā yunfiḳu meğramen ve yeterabbeSu bikumu d-devāira ǎleyhim dāiratu s-sev'i ve(a)llahu semīǔn ǎlīmun

Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

غَرَامًا1 kez

Furkan 25:65غَرَامًاğarāmensargındır

وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا

ve(e)lleƶīne yeḳūlūne rabbenā Srif ǎnnā ǎƶābe cehenneme inne ǎƶābehā kāne ğarāmen

Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"

لَمُغْرَمُونَ1 kez

Vakıa 56:66لَمُغْرَمُونَle muğramūneborçlandık

اِنَّا لَمُغْرَمُونَ

innā le muğramūne

"Muhakkak biz çok ziyandayız!"