"Muhakkak biz çok ziyandayız!"
اِنَّا لَمُغْرَمُونَ
innā le muğramūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اِنَّا | innā | elbette biz | |
| 2 | لَمُغْرَمُونَ | le muğramūne | غ ر مÖdemek, borçlu olmak, yerine getirmek, istemeyerek vermek, zorunlu olmayan bir şeyi üstlenmek; bir kişinin malında meydana gelen zarar veya kayıp; kalıcı kötülük, mahvolma; zincirlenmiş veya yüklenmiş olmak, sıkıntı. | borçlandık |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de biz derdiniz, ziyan ettik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gerçekten de biz derdiniz, ziyan ettik.
Adem Uğur
Doğrusu borç altına girdik.
Ahmed Hulusi
"Muhakkak ki ziyandayız!"
Ahmet Tekin
'Doğrusu, borç altına girdik, zarardayız.'
Ahmet Varol
(Derdiniz ki): 'Doğrusu biz ağır borca sokulduk. [3]
Ali Bulaç
(Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip zorlandık."
Ali Fikri Yavuz
“-Doğrusu biz çok ziyandayız.
Ali Rıza Safa
"Aslında, gerçekten çok şey yitirdik!"
Bayraktar Bayraklı
- Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. "Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık" derdiniz.
Bekir Sadak
(65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".
Celal Yıldırım
(66-67) Ve «doğrusu borç altına girdik, hattâ büsbütün mahrum kaldık» (dersiniz).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Doğrusu çok zarara uğradık!
Diyanet İşleri
"Muhakkak biz çok ziyandayız!"
Diyanet İşleri (eski)
(65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; 'Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık'.
Diyanet Vakfi
«Doğrusu borç altına girdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Doğrusu borç altına girdik.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
"Muhakkak biz çok ziyandayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde biz çok ziyandayız
Erhan Aktaş
"Gerçekten borçlandık;"
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Gerçekten borçlandık;"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gerçekten borçlandık;
Fizilal-il Kuran
Derdiniz ki; «Biz borca battık.»
Gültekin Onan
(Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip zorlandık."
Hamdi Döndüren
“Doğrusu borç altına girdik,”
Hasan Basri Çantay
(Şöyle derdiniz:) "Biz hakıykaten ağır borca uğratılmışızdır".
Hasib Asutay
'Gerçekten biz borç altına girdik.
Hayrat Neşriyat
(O vakit:) 'Doğrusu biz, gerçekten zarara uğratılmışlarız!'
İbni Kesir
Doğrusu borç altına girdik,
Mehmet Okuyan
Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.
Muhammed Esed
"Eyvah, mahvolduk!
Mustafa İslamoğlu
"Eyvah, borçlu çıkan yine biz olduk!
Ömer Nasuhi Bilmen
(66-68) «Şüphe yok ki, biz çok ziyana uğramışlarız (derdiniz). Belki biz mahrum kimseleriz (diye söylenirdiniz).» Şimdi gördünüz mü, içer olduğunuz suyu?
Ömer Öngüt
(O zaman şöyle derdiniz): "Doğrusu biz çok zarara uğratıldık. "
Suat Yıldırım
"Eyvah! Emeklerimiz boşa gitti."
Süleyman Ateş
"Biz borçlandık, (yaptığmız masraflar boşa gitti)!"
Süleymaniye Vakfı
(Şöyle dersiniz:) "Biz kesinlikle zarara sokulmuş kimseleriz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Emeklerimiz yok oldu;
Şaban Piriş
(66-67) -Borca battık, hayır biz mahrum bırakıldık, dersiniz.
Tefhim-ul Kuran
(Şöyle de sızlanırdınız:) «Doğrusu biz, ağır borç altına girip zorlandık,»
Ümit Şimşek
'Mahvolduk, borca battık,
Yaşar Nuri Öztürk
"Vallahi, kayba uğrayıp borçlandık."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və deyərdiniz: “Biz ziyana uğradıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
″Biz ziyana uğramış,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
(und ihr würdet sagen): ʺWir tragen den Verlust
Almanca — Der Edle Quran
ʺWir sind wahrlich mit Schulden belastet.
Almanca — M. A. Rassoul
ʺ Wir sind zugrunde gerichtet!
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺGewiß, wir sind doch Verlust-Erleidende.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But it is We on whom the burden is laid,
Abdul Haleem
‘We are burdened with debt;
Abdullah Yusuf Ali
(Saying), "We are indeed left with debts (for nothing):
Abul A'la Maududi
"We have been penalised;
Aisha Bewley
‘We are ruined,
Al-Hilali & Khan
(Saying): "We are indeed Mughramûn (i.e. ruined or have lost the money without any profit, or are punished by the loss of all that we spend for cultivation)! (Tafsir Al-Qurtubî)
Ali Quli Qarai
‘Indeed we have suffered loss!
Amatul Rahman Omar
(And saying, ) `Surely, we have been left indebted,
Arthur John Arberry
'We are debt-loaded;
Bijan Moeinian
"We lost. "
E. Henry Palmer
'Verily, we have got into debt
Edip-Layth
"We are lost."
George Sale
verily we have contracted debts for seed and labour;
Hamid S. Aziz
"Surely we are burdened with debt;
Mahmoud Ghali
"Surely we are indeed penalized (for debt);
Marmaduke Pickthall
Lo! we are laden with debt!
Mohamed Ahmed - Samira
(And say:) "We have fallen into debt;
Muhammad Asad
"Verily, we are ruined!
Mustafa Khattab
"We have truly suffered a ˹great˺ loss.
Progressive Muslims
"We are lost. "
Sahih International
[Saying], "Indeed, we are [now] in debt;
Sam Gerrans
“We are debt-laden!
Shabbir Ahmed
"Behold, we are now under debt.
Syed Vickar Ahamed
(Saying), "We are indeed left in debts (for no reason):
Taqi Usmani
(and saying,) "We are laden with debt,
The Monotheist Group
"We are lost."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺNous voilà endettés!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(We dê bigotaya:) Bi rastî me ziyan kiriye...
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij zijn met schulden beladen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, wij hebben verbintenissen aangegaan voor zaad en arbeid,
Hollandaca — Siregar
(En zeiden:) ʺVoorwaar, wij zijn zeker met schuld beladen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
«Поистине, Мы, однозначно, понесли убыток.
Rusça — Osmanov
[и сказали бы]: ʺВоистину, постигла нас беда,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och (jämra er:) ʺVilken förlust!