"Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!"
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
bel neHnu meHrūmūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, biz mahrûm olduk.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hayır, biz mahrûm olduk.
Adem Uğur
Daha doğrusu, biz yoksul kaldık" (derdiniz).
Ahmed Hulusi
"Hayır, biz (geçinmekten) mahrumlarız" (derdiniz).
Ahmet Tekin
'Daha doğrusu yoksul kaldık.' derdiniz.
Ahmet Varol
Daha doğrusu biz yoksun bırakıldık.'
Ali Bulaç
"Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık."
Ali Fikri Yavuz
Daha doğrusu (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz.”
Ali Rıza Safa
"Hayır, yoksun bırakıldık!"
Bayraktar Bayraklı
- Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. "Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık" derdiniz.
Bekir Sadak
(65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".
Celal Yıldırım
(66-67) Ve «doğrusu borç altına girdik, hattâ büsbütün mahrum kaldık» (dersiniz).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Daha doğrusu büsbütün mahrum kaldık” (derdiniz).
Diyanet İşleri
"Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!"
Diyanet İşleri (eski)
(65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; 'Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık'.
Diyanet Vakfi
Daha doğrusu, biz yoksul kaldık» (derdiniz).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Doğrusu, biz yoksul bırakıldık» (derdiniz).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
doğrusu büsbütün mahrum olduk!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!..
Erhan Aktaş
"Doğrusu, yoksun bırakıldık."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Doğrusu, yoksun bırakıldık."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Doğrusu, yoksun bırakıldık.
Fizilal-il Kuran
Daha doğrusu her şeyimizi kaybettik.
Gültekin Onan
"Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık."
Hamdi Döndüren
“Daha doğrusu biz yoksul bırakıldık!” derdiniz.
Hasan Basri Çantay
"Daha doğrusu biz (umduğumuzdan) mahrum kalmışlarız".
Hasib Asutay
Doğrusu biz yoksul bırakıldık!' (derdiniz).
Hayrat Neşriyat
'Daha doğrusu biz mahrum bırakılanlarız!' (derdiniz.)
İbni Kesir
Daha doğrusu biz mahrumlarız.
Mehmet Okuyan
Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.
Muhammed Esed
Yok yok, aslında (geçinme imkanlarımızdan) mahrum bırakıldık!" (diyerek).
Mustafa İslamoğlu
Daha beteri, mahrum kalan da biz olduk!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(66-68) «Şüphe yok ki, biz çok ziyana uğramışlarız (derdiniz). Belki biz mahrum kimseleriz (diye söylenirdiniz).» Şimdi gördünüz mü, içer olduğunuz suyu?
Ömer Öngüt
"Hatta umduğumuzdan mahrum kaldık. "
Suat Yıldırım
Hatta doğrusu biz rızıktan mahrum kaldık, sefalete mahkûm olduk." derdiniz.
Süleyman Ateş
"Doğrusu, biz yoksun bırakıldık!" (derdiniz).
Süleymaniye Vakfı
Aslında biz mahrum bırakılmış kimseleriz."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Artık yoksul kimseleriz" dersiniz.
Şaban Piriş
(66-67) -Borca battık, hayır biz mahrum bırakıldık, dersiniz.
Tefhim-ul Kuran
«Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık.»
Ümit Şimşek
'Biz mahrum kaldık' diye.
Yaşar Nuri Öztürk
"Doğrusu mahrum bırakıldık biz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Daha doğrusu nemətlərdən məhrum olduq!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bəlkə, (hələ ruzidən də) məhrum olmuş kimsələrik!″ (deyərdiniz).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und haben keine Versorgung mehr.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Nein! Vielmehr ist uns alles verwehrt worden.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Nein, wir sind beraubt.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Nein, sondern es wurde uns vorenthalten.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And yet We make no gain or profit.
Abdul Haleem
we are bereft.’
Abdullah Yusuf Ali
"Indeed are we shut out (of the fruits of our labour)"
Abul A'la Maududi
nay; we have been undone!"
Aisha Bewley
in fact we are destitute!’
Al-Hilali & Khan
"Nay, but we are deprived!"
Ali Quli Qarai
Rather we are deprived!’
Amatul Rahman Omar
`Rather we have been left with nothing (indeed we are finished). '
Arthur John Arberry
nay, we have been robbed!'
Bijan Moeinian
"We are deprived [of God’s blessing]. "
E. Henry Palmer
and we are excluded.
Edip-Layth
"No, we are deprived!"
George Sale
but we are not permitted to reap the fruit thereof.
Hamid S. Aziz
"Nay! We are deprived. "
Mahmoud Ghali
No indeed, (but) we are dispossessed!"
Marmaduke Pickthall
Nay, but we are deprived!
Mohamed Ahmed - Samira
Indeed, we have been deprived of the fruits of our labour. "
Muhammad Asad
Nay, but we have been deprived [of our livelihood]!"
Mustafa Khattab
In fact, we have been deprived ˹of our livelihood˺."
Progressive Muslims
"No, we are deprived!"
Sahih International
Rather, we have been deprived. "
Sam Gerrans
“Nay, we have been deprived!”
Shabbir Ahmed
Nay, but we are deprived!"
Syed Vickar Ahamed
"Nay! Certainly we are denied (of the fruits of our labor). "
Taqi Usmani
rather we are totally deprived."
The Monotheist Group
"No, we are deprived!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ou plutôt, exposés aux privationsʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ya rast, em bêpar mane.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Nee, ons is alles ontroofd.ʺ
Hollandaca — Siregar
Wij zijn zelfs beroofd.ʺ
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
Более того, мы еще и лишены (пропитания)».
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Ja, vi har berövats (frukten av allt vårt arbete)!ʺ