Sözlük

غ د و (ĞD̃W)

G-d-v

غُدْوَة ve غَدَاة : Günün başlangıcı. Kur’ân’da غُدُوّ kelimesinin karşıtı آَصَال gelmiştir: وَاذْكُرْ رَبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْآَصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِلِينَ : Rabbinin adını yalvararak korkarak ve yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma (7/A’râf 205).

غَدَاة ’in karşıtı da عَشِيّ gelmiştir: وَلَا تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ : Sırf Allah’ın rızasını dileyerek sabah-akşam Rablerine dua edenleri huzurundan kovma (6/En’âm 52). وَلِسُلَيْمَانَ الرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ : Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı da Süleyman’ın emrine verdik (34/Sebe’ 12).

غَادِيَة : Sabah ortaya çıkan bulut. غَدَاء : Sabah vaktinde yenen yemek. وَقَدْ غَدَوْتُ أَغْدُو : Sabah geldim/iş yaptım. أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِنْ كُنْتُمْ صَارِمِينَ : Haydi, ürünleri toplayacaksanız erkenden ekininize gidin dediler (68/Kalem 22). İçinde olduğun günün ardından gelen güne غَد denir: سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْأَشِرُ : Onlar yarın kimin şımarık bir yalancı olduğunu öğreneceklerdir (54/Kamer 26) ve benzeri

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →