Sözlük

غ ي ظ (ĞYƵ)

G-y-z

غَيْظ : Şiddetli öfke. Bu da insanın, kalp kanının kaynamasından dolayı hissettiği hararettir. Allah buyurur ki: قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ : De ki; öfkenizden ölün (3/Âl-i İmrân 119); لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ : Kendileriyle kâfirleri öfkelendirmesi için (48/Fetih 29). Yüce Allah, insanları öfke anında nefislerine hâkim olmaya davet etmektedir: وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ : Öfkelerini yenenler (3/Âl-i İmrân 134).

Denilir ki: Yüce Allah bu kavramla nitelendirildiğinde, ondan kasıt intikamdır: وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ : Şüphesiz onlar, bizi öfkelendiriyorlar (26/Şu’arâ 55); yani tavırlarıyla, kendilerinden intikam almamızı istiyorlar.

تَغَيُّظ : Öfkeyi dışa vurmaktır. Bu bazen duyulan bir sesle birlikte olmaktadır. Örneğin: إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا : Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini ve uğultusunu işitirler (25/Furkân 12).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →