ذ ه ل (Z̃HL)
Z-h-l
يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ : Onu gördüğünüz gün, her emziren, emzirdiğinden geçer (22/ Hac 2). ذُهوُل : Üzüntü ve unutkanlık meydana getiren uğraşıdır. ذَهَلَ عَنْ كَذَا : Falan şey onun dikkatinden kaçtı; أَذْهَلَهُ كَذَا : Falan şey onu meşgul etti, denir.