Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنِّي جَارٌ لَكُمْ فَلَمَّا تَرَاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنِّي بَرِيءٌ مِنْكُمْ اِنِّٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنِّٓي اَخَافُ اللّٰهَ وَاللّٰهُ شَدِيدُ الْعِقَابِ

ve iƶ zeyyene lehumu ş-şeyTānu eǎ'mālehum ve ḳāle lā ğālibe lekumu l-yevme mine n-nāsi ve innī cārun lekum fe lemmā terā'eti l-fietāni nekeSa ǎlā ǎḳibeyhi ve ḳāle innī berī'un minkum innī erā mā lā teravne innī eḣāfu (a)llahe ve(a)llahu şedīdu l-ǐḳābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶO zaman
2زَيَّنَzeyyeneز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.süslemiş
3لَهُمُlehumuonlara
4الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
5اَعْمَالَهُمْeǎ'mālehumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları işi
6وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve demişti
7لَاyoktur
8غَالِبَğālibeغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.yenecek kimse
9لَكُمُlekumusizi
10الْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibugün
11مِنَmine-dan
12النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar-
13وَاِنِّيve innīve elbette ben
14جَارٌcārunج و رDüşüşe geçmek veya sapmak, yanlış ya da haksız davranmak, yakınında veya yakın yaşamak (bir başkasına), korumak, kurtarmak veya sığınma vermek.yanınızdayım
15لَكُمْlekumsizin
16فَلَمَّاfe lemmāfakat ne zaman
17تَرَاءَتِterā'etiر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.birbirini görünce
18الْفِئَتَانِl-fietāniف ا يGölgelik, Örtü, Koruyucu tente, Korunacak yer, Sığınılacak yer, Barınakiki topluluk
19نَكَصَnekeSaن ك صGeri çekilmek, geri çekilme, vazgeçmek, ticarette kaybetmek, geri dönmek, kendini tutmak.(geriye) dönüp
20عَلٰىǎlāüzerine
21عَقِبَيْهِǎḳibeyhiع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.iki topuğu
22وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi ki
23اِنِّيinnīelbette ben
24بَرِيءٌberī'unب ر اBir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumuuzağım
25مِنْكُمْminkumsizden
26اِنِّٓيinnīelbette ben
27اَرٰىerāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görüyorum
28مَاşeyleri
29لَا
30تَرَوْنَteravneر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sizin görmediğinizi
31اِنِّٓيinnīelbette ben
32اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkarım
33اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
34وَاللّٰهُve(a)llahuzira Allah'ın
35شَدِيدُşedīduش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.çetindir
36الْعِقَابِl-ǐḳābiع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.cezası

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. Fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve Allah'tan korkmadayım ve Allah'ın cezâsı pek çetindir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. Fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve Allahʼtan korkmadayım ve Allahʼın cezâsı pek çetindir.

Adem Uğur

Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.

Ahmed Hulusi

Hani şeytan onlara davranışlarını süsledi ve (şöyle) dedi: "Bugün sizi kimse yenemez! Ben de muhakkak sizin yanınızdayım". . . İki grup birbirini görünce iki topuğunun üzerine gerisin geri çarketti ve: "Muhakkak ben sizden ayrıyım! Gerçekten ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum. . . Muhakkak ben Allah'tan korkarım. . . Allah Şediyd ül 'Ikab'dır (suçların sonuçlarını en şiddetli şekilde yaşatan)!" dedi.

Ahmet Tekin

Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel gösterdiği zaman: 'Bugün dünyada sizi yenecek hiçbir millet yok, ben de sizi himaye edeceğim' demişti. Fakat iki taraf karşı karşıya gelip birbirlerini gördüklerinde arkasını dönüp kaçtı. 'Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, emirlerine âsi olma ve davetine icabeti geciktirme suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.' dedi.

Ahmet Varol

Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve: 'Bugün insanlar içinde size üstün gelecek yoktur, ben de sizin yanınızdayım' demişti. İki grup karşı karşıya geldiğinde ise ökçelerinin üstüne geri dönüp: 'Ben sizden uzağım, ben sizin göremediğinizi görüyorum; ben Allah'tan korkuyorum. Allah, azabı çetin olandır' dedi.

Ali Bulaç

O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ali Fikri Yavuz

O zaman (Bedir savaşı için) Şeytan, onların yaptıklarını allayıp-pullayıp şöyle demişti: “- Bugün insanlardan size galip gelecek hiç bir kimse yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım.” Fakat iki ordu karşı karşıya görününce, arkasını dönüp kaçarak şöyle dedi: “- Ben, sizden kesin olarak uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum. Ben gerçekten Allah’dan korkarım. Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”

Ali Rıza Safa

Şeytan, yaptıklarını kendilerine çekici göstermiş ve "Bugün, sizi kimse yenemez; ben de size yardımcıyım!" demişti. Fakat iki topluluk yüz yüze geldiğinde, topuklarının üzerinde geriye döndü ve şöyle dedi: "Aslında, ben, sizden uzağım; sizin görmediklerinizi görüyorum. Kuşkusuz, Allah'tan korkarım. Çünkü Allah'ın cezası çok yamandır!"

Bayraktar Bayraklı

Hani şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi de, "Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ben de sizin yardımcınızım" dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir" dedi.

Bekir Sadak

seytan onlara islediklerini guzel gosterdi ve «Bugun insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; dogrusu ben de size yardimciyim» dedi. Iki ordu karsilasinca da, geri donup, «Benim sizinle ilgim yok; dogrusu sizin gormediginizi ben goruyorum ve suphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'in azabi siddetlidir» dedi. *

Celal Yıldırım

Hani şeytan onlara işleyip durdukları (kötü işlerini, fena niyetlerini) süsleyip, «bugün insanlardan size üstün gelecek yoktur ve ben de sizi destekleyici bir yardımcıyım !» demişti de iki ordu birbirlerini görüp karşılaşınca, (bu defa) topuğu üzerine gerisin geri dönerek şöyle demişti : «Doğrusu benim sizinle ilgim yoktur ; sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Hem doğrusu ben Allah'tan korkarım, Allah'ın vereceği ceza şiddetlidir.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O vakit şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlar arasında sizi yenecek kimse yoktur, ben de sizin yanınızdayım” demişti. Ardından iki güç birbirini görünce hemen dönüş yaptı ve “Şüphesiz benim sizin sorumluluğunuzla ilgim yok, kuşkusuz sizin görmediğinizi görüyorum ve elbette Allah’tan korkuyorum, Allah’ın cezası çetindir” dedi.

Diyanet İşleri

Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

Diyanet İşleri (eski)

Şeytan onlara işlediklerini güzel gösterdi ve 'Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; doğrusu ben de size yardımcıyım' dedi. İki ordu karşılaşınca da, geri dönüp, 'Benim sizinle ilgim yok; doğrusu sizin görmediğinizi ben görüyorum ve şüphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir' dedi.

Diyanet Vakfi

Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, «Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım.» demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: «Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O vakit şeytan kendilerine yaptıklarını güzel göstermiş ve: "Bugün insanlardan size galip gelecek yok ben de sizi destekliyorum." demişti. Fakat iki ordu karşılışınca ardına dönüverdi ve: "Ben kesinlikle sizden uzağım, sizin göremeyeceğiniz şeyleri görüyorum ve ben Allah'tan korkarım. Öyle ya, Allah'ın cezalandırması çok şiddetlidir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt ki Şeytan kendilerine amellerini tezyin eylemiş de demişdi bu gün insanlardan size galib gelecek yok, ben de size zahirim, fakat iki taraf karşı karşıya görününce ardına dönüverdi de ben, dedi sizden kat'ıyyen beriyim, ben sizin göremiyeceğiniz şeyler görüyorum, ben Allahtan korkarım, öyle ya Allahın ıkabı çok şiddetlidir.

Erhan Aktaş

Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.

Fizilal-il Kuran

Hani şeytan onlara yaptıkları işleri güzel göstererek kendilerine «Bugün sizi hiçbir insan grubu yenemez, ben sizin arkanızdayım» dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce, birdenbire geri dönerek, «Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, çünkü Allah'ın azabı ağırdır» dedi.

Gültekin Onan

O zaman şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Kuşkusuz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Tanrı'dan da korkuyorum" dedi. Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Hamdi Döndüren

Hani şeytan, onlara, yaptıklarını güzel göstermiş ve onlara, “Bugün, insanlardan kimse sizi yenemez, çünkü ben de sizin yanınızdayım!” demişti. Ama o, iki topluluk birbirinin görüş alanına girer girmez, derhal topukları üzerinde arkasına dönmüş ve (onlara), “Ben, sizden uzağım, kuşkusuz sizin görmediğinizi görüyorum ve elbette ben Allah’tan korkarım. Çünkü Allah, azabı çok şiddetli olandır.” demişti.

Hasan Basri Çantay

O zaman şeytan onların yapdıklarını süslemiş ve şöyle demişdi: "Bugün insanlardan size galebe edecek (hiç bir kuvvet) yokdur. Ben de sizin muhakkak yardımcınızım". Vaktaki iki ordu (karşı karşıya) göründü, "Ben sizden kat'iyyen uzağım. Gerçek ben sizin göremeyeceğinizi görüyorum. Ben Allahdan korkarım elbet! Allah ukuubetinde çok şiddetlidir" dedi, iki topuğu üstüne (tabana kuvvet) kaçdı!

Hasib Asutay

Hani (Bedir'de) şeytan onlara yaptıklarını süsleyip güzel göstermiş: 'Bugün insanlardan sizi yenecek (kimse) yoktur. Şüphesiz ben de sizin yanınızdayım' demişti. Fakat iki ordu (karşı karşıya gelip) birbirini görünce arkasına dönüp kaçmış ve 'Ben kesin olarak sizden uzağım; ben sizin görmediğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum; ben Allah 'tan korkuyorum. Allah cezası çetin olandır' demişti.

Hayrat Neşriyat

O zaman (Bedir günü) şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve: 'Bugün insanlardan size galib gelecek kimse yoktur ve şübhesiz ben de size yardımcıyım!' demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce arkasını döndü ve: 'Şübhesiz ben sizden uzağım; doğrusu ben sizin görmediğiniz şeyleri (mü’minlere yardıma gelen melekleri) görüyorum; ben elbette Allah’dan (O’nun beni helâk etmesinden) korkarım. Çünki Allah, azâbı şiddetli olandır!' demişti.

İbni Kesir

Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve demişti ki: Bugün insanlardan sizi yenecek yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım. İki ordu karşılaşınca da, iki topuğu üstüne kaçarak: Benim sizinle alakam yok, doğrusu sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum. Çünkü Allah azabı şiddetli olandır, demişti.

Mehmet Okuyan

Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ki ben de sizin yardımcınızım!” demişti. Ne zaman ki iki ordu birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine geriye dönmüş ve “Şüphesiz ki ben sizden uzağım; şüphesiz ben sizin göremediğinizi görüyorum; gerçek şu ki ben Allah’tan korkuyorum. Allah’ın azabı şiddetlidir.” demişti.

Muhammed Esed

Güya Şeytan, tüm yapıp ettiklerini onlara güzel ve yerinde gösterip: "Bugün kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım!" demişti. Fakat daha iki topluluk birbirlerinin görüş alanına girer girmez, tabanları üzerinde dönüp: "Yoo" dedi, "ben sizden sorumlu değilim; çünkü, bakın, sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allahtan korkuyorum; çünkü Allah, gerçekten, azabında çok çetin, çok şiddetlidir."

Mustafa İslamoğlu

Ve o zaman Şeytan, yapıp ettiklerini kendilerine güzel göstererek diyordu ki: "Bu gün hiç bir insan size galip gelemez; çünkü ben sizin yanınızdayım!" Fakat iki taraf birbirinin görüş alanına gidince ökçeleri üzerine geri döndü ve dedi ki: "Benim sizinle hiçbir ilişkim olamaz! Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum; üstelik ben Allah'tan korkarım: çünkü Allah'ın cezalandırması pek şedid olur!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o vakit ki, şeytan onlara amellerini bezemiş ve demişti ki: «Bugün nâstan size galip olacak yoktur. Ve ben de şüphe yok ki sizi himaye ediciyim.» Vaktâ ki iki fırka karşı karşıya görünmeğe başladı. Arkasına dönüverdi ve dedi ki: «Şüphesiz ki ben sizden berîyim. Ben muhakkak ki sizin görmediklerinizi gördüm. Şüphe yok ki ben Allah'tan korkarım. Allah'ın ikabı ise pek şiddetlidir.»

Ömer Öngüt

Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de sizin yardımcınızım. ” dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce gerisin geri dönerek: “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, çünkü Allah'ın azabı çok şiddetlidir. ” dedi.

Suat Yıldırım

Hani şeytan onlara yaptıkları işi güzel gösterip şöyle demişti:"Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de yanınızdayım!"Fakat iki ordu birbirini görecek hale gelip karşılaşınca gerisin geri dönüverdi ve:"Ben, dedi, sizden uzağım, ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum, ben Allah’tan korkarım. Öyle ya, Allah’ın azabı çok şiddetlidir."

Süleyman Ateş

O zaman şeytan onlara yaptıkları işi süslemiş: "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur, (korkmayın), ben sizin yanınızdayım!" demişti. Fakat iki topluluk birbirini görünce iki ökçesi üzerine (geriye) dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, zira Allah'ın cezası çetindir!" demişti.

Süleymaniye Vakfı

Şeytan, yaptıklarını güzel göstermiş ve şöyle demişti: "Bugün insanlardan sizi yenebilecek biri yoktur; ben sizin yanınızdayım." İki birlik (karşı karşıya gelip) birbirini görünce de geri çekildi ve şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin göremediğinizi (melekleri) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezalandırması çetindir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Savaştan önce) Şeytan, işlerini kendilerine güzel göstererek dedi ki "Bugün bu insanlardan sizi yenecek yoktur; ben de yakınınızdayım." İki birlik birbirini görünce geri çekildi ve dedi ki "Benim sizinle bir ilgim yok. Ben sizin göremediğinizi görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası pek ağırdır."

Şaban Piriş

Şeytan onların (müşriklerin) yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: -Size bugün hiç kimse galip gelemez. Nitekim ben de sizin yardımcınızım. İki ordu karşılaşınca da: -Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Ben şüphesiz Allah'tan korkarım, Allah'ın azabı şiddetlidir, diyerek arkasını dönüp kaçtı.

Tefhim-ul Kuran

O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: «Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım» demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve «Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan da korkmaktayım» dedi. Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ümit Şimşek

O vakit Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve 'Bugün insanlardan size üstün gelecek kimse yoktur; ben de yanınızdayım' demişti. İki ordu karşı karşıya göründüğünde ise gerisin geri döndü de 'Ben sizden uzağım; çünkü sizin görmediğinizi görüyorum ve Allah'tan korkuyorum. Allah'ın cezası ise pek çetindir' deyiverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman şeytan onların əməllərini özlərinə gözəl göstərib: “Bu gün insanlardan heç kəs sizə qalib gələ bilməz. Axı mən sizə yardım edən bir qonşuyam!”– demişdi, iki dəstə bir-birini gördükdə isə geri çəkilib: “Mən sizdən uzağam. Mən sizin görmədiklərinizi görürəm. Mən Allahdan qorxuram. Çünki Allah şiddətli cəza verəndir!”– demişdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O zaman (Bədr günü) Şeytan onlara öz əməllərini gözəl göstərib demişdi: ″Bu gün insanlar içərisində sizə qalib gələ biləcək bir kimsə yoxdur. Mən də sizin (pənahınız) dadınıza çatanam!″ Lakin iki dəstə üz-üzə gəldiyi zaman dönüb qaçaraq: ″Mənim sizinlə heç bir əlaqəm yoxdur. Mən sizin görmədiklərinizi (möʼminlərin köməyinə gələn mələkləri) görürəm. Mən Allahdan qorxuram. Allah (Ona asi olanlara) şiddətli əzab verəndir!″ – demişdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Satan ließ sie ihre Taten schön finden und sagte ihnen: ʺKein Mensch kann euch heute besiegen. Ich stehe euch schützend bei.ʺ Als beide Heere dann zu sehen waren, machte er kehrt und sprach: ʺIch habe mit euch nichts zu tun. Ich sehe, was ihr nicht seht. Ich fürchte mich vor Gott.ʺ Gott bestraft sehr hart.

Almanca — Der Edle Quran

Und als der Satan ihnen ihre Werke ausschmückte und sagte: ʺEs gibt heute keinen unter den Menschen, der euch besiegen könnte. Und ich bin euch ein Beschützer. Als aber die beiden Scharen einander sahen, machte er auf seinen Fersen kehrt und sagte: ʺGewiß, ich sage mich von euch los. Ich sehe, was ihr nicht seht. Ich fürchte Allah. Und Allah ist streng im Bestrafen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und da ließ Satan ihnen ihre Werke als wohlgefällig erscheinen und sagte: ʺKeiner unter den Menschen soll heute etwas gegen euch ausrichten können, und ich bin eure Stütze.ʺ Als jedoch die beiden Heerscharen einander ansichtig wurden, da wandte er sich auf seinen Fersen um und sagte: ʺIch habe nichts mit euch zu schaffen; ich sehe, was ihr nicht seht. Ich fürchte Allah; und Allah ist streng im Strafen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

(Und erinnere daran), als der Satan ihnen ihre Handlungen als schön erscheinen ließ und sagte: ʺKeiner unter den Menschen kann euch heute bezwingen und gewiß ich bin für euch ein Unterstützer.ʺ Doch als die beiden Gruppen aufeinander trafen, kehrte er auf seinen Fersen um und sagte: ʺGewiß, ich sage mich los von euch. Ich sehe, was ihr nicht seht. Ich fürchte ALLAH.ʺ Und ALLAH ist hart im Strafen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They were befooled by AL-Shaytan and those with characteristics befitting him who allured them to brighter worlds as a logical result and sequence to their doings and led the way. "Rest assured ", AL-Shaytan said, " that no man can overpower you today in battle and I will be by your side". But when the two forces met** he turned on his heels and reversed his position declaring his innocence of their ills, and said: "I see with my mind's eyes what you cannot see; I fear Allah Whose torment is laid upon the damned".

Abdul Haleem

Satan made their foul deeds seem fair to them, and said, ‘No one will conquer you today, for I will be right beside you,’ but when the armies came within sight of one another he turned on his heels, saying, ‘This is where I leave you: I see what you do not, and I fear God- God is severe in His punishment.’

Abdullah Yusuf Ali

Remember Satan made their (sinful) acts seem alluring to them, and said: "No one among men can overcome you this day, while I am near to you": But when the two forces came in sight of each other, he turned on his heels, and said: "Lo! I am clear of you; lo! I see what ye see not; Lo! I fear Allah: for Allah is strict in punishment."

Abul A'la Maududi

And recall when Satan made their works seem fair to them and said: 'None shall overcome you today. and I am your supporter.' But when the two armies faced each other, he turned on his heels, and said: 'Surely I am quit of you for I behold that which you do not. Indeed I fear Allah, and Allah is stern in punishment.'

Aisha Bewley

when Shaytan made their actions appear good to them, saying, ‘No one will overcome you today for I am at your side. ’ But when the two parties came in sight of one another, he turned right round on his heels saying, ‘I wash my hands of you. I see what you do not see. I fear Allah. Allah is severe in retribution.’

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Shaitân (Satan) made their (evil) deeds seem fair to them and said, "No one of mankind can overcome you this Day (of the battle of Badr) and verily, I am your neighbour (for each and every help)." But when the two forces came in sight of each other, he ran away and said "Verily, I have nothing to do with you. Verily! I see what you see not. Verily! I fear Allâh for Allâh is Severe in punishment."

Ali Quli Qarai

When Satan made their deeds seem decorous to them, and said, ‘No one shall overcome you today from among all mankind, and I will stand by you. ’ But when the two hosts sighted each other, he took to his heels, saying, ‘Indeed I am quit of you. I see what you do not see. Indeed I fear Allah, and Allah is severe in retribution.’

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when satan made their deeds fair-seeming to them and said, `Today none among the people shall overpower you, for surely, I am your protecting helper. ' But when the two hosts came face to face with each other, he (- satan) retraced his steps and said, `Surely I have nothing to do with you, I see that which you do not see. I am surely afraid of Allâh, for Allâh is Severe in requital.'

Arthur John Arberry

And when Satan decked out their deeds fair to them, and said, 'Today no man shall overcome you, for I shall be your neighbour. ' But when the two hosts sighted each other, he withdrew upon his heels, saying, 'I am quit of you; for I see what you do not see. I fear God; and God is terrible in retribution.'

Bijan Moeinian

Satan made their opposition fair seeming in their eyes and said: "Today no body can defeat you as I am with you!" As soon as you and your enemies [in the battle of Badr] engaged in the fight [and Satan saw the angels coming to help], he ran away and said: “I do not have anything to do with you. I see what you cannot see. I fear God as I know how sever His punishment can be.”

E. Henry Palmer

And when Satan made their works appear seemly to them, and said, 'There is none amongst mankind to conquer you today, for, verily, I am your neighbour!' and when the two troops came in sight of each other, he turned upon his heels and said, 'Verily, I am clear of you! verily, I see what you see not! verily, I fear God, for God is keen to punish!'

Edip-Layth

The devil adorned their work for them, and he said, "None from the people can defeat you today, and I am by your side." But when the two forces came together, he turned on his heels to flee and he said, "I am innocent from you! I see what you do not see. I fear God, and God is severe in punishment."

George Sale

And remember when Satan prepared their works for them, and said, no man shall prevail against you to day; and I will surely be near to assist you. But when the two armies appeared in sight of each other, he turned back on his heels, and said, verily I am clear of you: I certainly see that which ye see not; I fear God, for God is severe in punishing.

Hamid S. Aziz

And when Satan made their works appear seemly to them, and said, "There is none amongst mankind to conquer you to-day, for, verily, I am near you. " But when the two armies came in sight of each other, he turned upon his heels (took flight) and said, "Verily, I am clear of you! Verily, I see what you see not! Verily, I fear Allah, for Allah is strict (or severe) in punishment!"

Mahmoud Ghali

And as Ash-Shaytan (The all-vicious "one", i. e., the Devil) adorned their deeds to them (i.e., made their deeds attractive to them) and said, "Today not one of mankind will overcome you, and surely I am your neighbor." Then as soon as the two communities sighted each other, he retreated on his heels and said, "Surely I am quit of you; surely I see what you do not see; surely I fear Allah; and Allah is strict in punishment."

Marmaduke Pickthall

And when Satan made their deeds seem fair to them and said: No-one of mankind can conquer you this day, for I am your protector. But when the armies came in sight of one another, he took flight, saying: Lo! I am guiltless of you. Lo! I see that which ye see not. Lo! I fear Allah. And Allah is severe in punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

Satan made their deeds look alluring to them, and said: "None will prevail over you this day, for I shall be near at hand. " Yet when the two armies appeared face to face, he turned back and fled, saying: "I am not with you, for I can see what you cannot perceive. I fear God, for His punishment is severe."

Muhammad Asad

And, lo, Satan made all their doings seem goodly to them, and said, "No one can overcome you this day, for, behold, I shall be your protector!" but as soon as the two hosts came within sight of one another, he turned on his heels and said, "Behold, I am not responsible for you: behold, I see something that you do not see: behold, I fear God-for God is severe in retribution!"

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Satan made their ˹evil˺ deeds appealing to them, and said, "No one can overcome you today. I am surely by your side." But when the two forces faced off, he cowered and said, “I have absolutely nothing to do with you. I certainly see what you do not see. I truly fear Allah, for Allah is severe in punishment.”

Progressive Muslims

And the devil adorned their work for them, and he said: "None from mankind can defeat you today, and I am by your side. " But when the two forces came together, he turned on his heels to flee and he said: "I am innocent from you! I see what you do not see. I fear God, and God is severe in punishment."

Sahih International

And [remember] when Satan made their deeds pleasing to them and said, "No one can overcome you today from among the people, and indeed, I am your protector. " But when the two armies sighted each other, he turned on his heels and said, "Indeed, I am disassociated from you. Indeed, I see what you do not see; indeed I fear Allah. And Allah is severe in penalty."

Sam Gerrans

And when the satan made their deeds fair to them, and said: “None among men can defeat you this day, when I am at your side,” then when the two companies came within sight of one another, he turned on his heels and said: “I am quit of you; I see what you see not. I fear God”; and God is severe in retribution.

Shabbir Ahmed

There was a group of Satanic conspirators, the hypocrites, who praised the disbelievers' actions, "You cannot be overcome by any people today, and we will be fighting along with you as allies. " But as soon as the two armies came face to face, they turned back on their heels and fled, saying, "We disown you, We see what you don't. We are afraid of Allah Who has instilled faith in the hearts of the believers. Allah is strict in punishment."

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when Satan made their (sinful) acts appear attractive to them, and said: "No one from among men can defeat you this day, while I am near to you": But when the two armies came to oppose each other, he ran away and said: "Surely! I have nothing to do with you; Verily, I see what you do not see; For sure, I fear Allah, for Allah is strict in punishment. "

Taqi Usmani

When the Satan made their deeds look beautiful to their eyes, and said, "None of the people can overpower you today, and I am a protector for you." But, when the two groups faced each other, he turned back on his heels and said, “I am quit of you. I am seeing what you do not see. I am scared of Allah, and Allah is severe in punishment.”

The Monotheist Group

And the devil adorned their work for them, and he said: "No people can defeat you today, and I am by your side." But when the two forces came together, he turned back on his heels and he said: "I am innocent from you! I see what you do not see. I fear God, and God is severe in punishment."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand le Diable leur eut embelli leurs actions et dit: ʺNul parmi les humains ne peut vous dominer aujourdʹhui, et je suis votre soutien.ʺ Mais, lorsque les deux groupes furent en vue lʹun de lʹautre, il tourna les deux talons et dit: ʺJe vous désavoue. Je vois ce que vous ne voyez pas; je crains Allah, et Allah est dur en punitionʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema şeytên kirinên wan ji wan re xemilandin û (ji wan re) got: Îro ji mirovan, tu kes zora we nabe û bêguman ez piştevan û arîkarê we me. Lê belê çi dema ku her du celeb (bawermend û kafir) hatin hemberî hev, (şeytan) bi ser paşpehniya xwe ve zivirî û got: Ez ji we dûr im, bêguman ya ku ez dibînim hûn nabînin, bêguman ez ji Xweda ditirsim, lewra Xweda cezadijwar e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen de satan voor hen hun daden aantrekkelijk maakte en zei: ʺVandaag is er onder de mensen niemand die jullie overwint, want ik sta naast jullie.ʺ Maar toen de twee troepenmachten elkaar zagen lichtte hij zijn hielen en zei: ʺIk heb met jullie niets te maken. Ik zie wat jullie niet zien. Ik ben bang voor God. En God is streng in de afstraffing.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gedenkt, toen satan hunne daden voor hen vooraf beschikte en zeide: Niemand zal u heden overwinnen; en ik zal zeker nabij zijn, om u te helpen. Maar toen de beide legers elkander in het gezicht kwamen, wendde hij hun den rug toe, zeggende: Waarlijk, ik bemoei er mij niet mede, ik zie wat gij niet ziet, ik vrees God, want God is gestreng in het straffen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот разукрасил сатана им [многобожникам] деяния их и сказал (им): «Нет победителя над вами сегодня среди людей [сегодня никто не сможет победить вас], и поистине, я – по соседству с вами [я буду помогать вам]». И после же того, как оба войска [многобожники с сатаной и верующие с ангелами] увидели друг друга, он [сатана] попятился назад и сказал (многобожникам): «Поистине, я не причастен к вам; и в действительности я вижу то, чего вы не видите [ангелов, которых Аллах прислал на помощь верующим]. На самом деле, я боюсь Аллаха, а Аллах силен в наказании [жестоко накажет тех, кто ослушается Его и не кается искренним покаянием]!»

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] как шайтан сделал их деяния привлекательными для них и сказал: Сегодня никто из людей не победит вас, и, воистину, я - ваш покровитель. Но когда два отряда завидели друг друга, он повернул вспять со словами: Я не имею ничего общего с вами. Воистину, я вижу то, что вам недоступно, и, воистину, я страшусь Аллаха - ведь Аллах суров в наказании.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Djävulen, som visade dem deras (onda) handlingar i ett fördelaktigt ljus, sade: ʺIngen kan i dag besegra er, eftersom jag står vid er sida.ʺ Men när de två härarna kom inom synhåll för varandra, vände han sig bort och sade: ʺJag avsäger mig allt ansvar för (vad som kommer att hända) er; jag ser vad ni inte kan se och jag fruktar Gud - Gud straffar med stränghet.ʺ