Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

ve lā tekūnū ke(e)lleƶīne ḣaracū min diyārihim beTaran ve riā'e n-nāsi ve yeSuddūne ǎn sebīli (a)llahi ve(a)llahu bimā yeǎ'melūne muHīTun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تَكُونُواtekūnūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmayın
3كَالَّذِينَke(e)lleƶīnegibi
4خَرَجُواḣaracūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkan
5مِنْmin-ndan
6دِيَارِهِمْdiyārihimد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurtları-
7بَطَرًاbeTaranب ط رKüstah davranmak, pervasız, kibirli, övüngen, nankör/minnetsiz, sersemletilmiş, aklından mahrum edilmiş, gururlu, kendini beğenmiş.çalım satarak
8وَرِئَاءَve riā'eر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve gösteriş yaparak
9النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
10وَيَصُدُّونَve yeSuddūneص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.ve men'edenler
11عَنْǎn-ndan
12سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolu-
13اللّٰهِ(a)llahiAllah
14وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
15بِمَاbimā
16يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatonların bütün yaptıklarını
17مُحِيطٌmuHīTunح و طKorumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana acımak veya sevgi beslemek, bir insanın işlerini üstlenmek/gözetmek/idare etmek, uzaklaşmak, ayrılmak ve karşı gelmek, akraba bağını korumak ve sahiplenmek, bir şeyi kendine çekmek veya sıkıştırmak ve korumak, bir şeyi çevrelemek/kuşatmak, bir şeyi kendi hakimiyet ve himayesi altında tutmak, bir şeyi tekeline almak, bir insanı bir şeye yönlendirmeye veya eğilmeye çalışmak, bir insanı hileli veya kurnazca bir şekilde kandırmaya çalışmak (yani ondan istediği ve reddedildiği bir konuda), bir insanı veya şeyi çevrelemek/kuşatmak/sarmak/kapatmak/engellemek, bir insanın veya şeyin yanlarını kucaklamak veya kuşatmak, bir şeyi veya birini kendi hakimiyetinde veya gücünde tutmak, yok etmek veya yıkıma neden olmak, bir şeyin her yanını kuşatmak (ve kaçış olanağı bırakmamak), bir şeyi tamamen kendine almak ve başkalarını bundan mahrum bırakmak, bir şeyi dışarıdan ve içeriden tümüyle kavramak veya bilmek, bir şeyin en ince ayrıntısına varmak, bir şeyi kapsamlı ve eksiksiz bilmek, sağduyuyla veya öngörüyle veya iyi muhakemeyle bir rotayı veya bir şeyi takip etmek, tedbir almak, en güvenli yolu seçmek, en başarılı yolları aramak, en güvenli yöntemi seçmek.kuşatmıştı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ülkelerinden böbürlenmek ve halka gösteriş yapmak için çıkanlara ve insanları Allah yolundan menedenlere benzemeyin ve Allah onların bütün yaptıklarını bilgisiyle kavramıştır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ülkelerinden böbürlenmek ve halka gösteriş yapmak için çıkanlara ve insanları Allah yolundan menedenlere benzemeyin ve Allah onların bütün yaptıklarını bilgisiyle kavramıştır.

Adem Uğur

Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (kâfirler) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Ahmed Hulusi

Yurtlarından, şımarıp çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan engelleyenler gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını Muhiyt'tir!

Ahmet Tekin

Çalım atarak, halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar, insanları Allah yolundan İslâm’a girmekten alıkoyanlar, İslâmî hayatı yaşamayı, İslâmî faaliyeti engelleyenler gibi olmayın. Allah devamlı, bilinçli olarak işlediğiniz amelleri, ilmiyle kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.

Ahmet Varol

Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah'ın yolundan alıkoyan kimseler gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Ali Bulaç

Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Mü’minler), yurdlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve Allah yolundan alıkoymaya çalışanlar (Mekke’liler) gibi olmayın. Allah, onların bütün yaptıklarını kuşatıcıdır.

Ali Rıza Safa

Büyüklük taslayarak ve insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlara çalım satarak, gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayınız. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Bekir Sadak

Yurtlarindan boburlenerek, insanlara gosteris yaparak cikan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayin. Allah onlarin islediklerini her yonuyle Bilen'dir.

Celal Yıldırım

Yurtlarından şımarıklık göstererek, böbürlenip halka gösteriş yaparak ve (insanları) Allah yolundan men'ederek çıkanlar gibi olmayın, Allah onların yapageldiklerini (ilim ve kudretiyle) kuşatmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanları Allah yolundan engellemek üzere taşkınlık ve gösteriş yaparak yurtlarından (savaşa) çıkıp gelenler gibi olmayın; Allah onların yaptıklarını kuşatmıştır.

Diyanet İşleri

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayın. Allah onların işlediklerini her yönüyle bilendir.

Diyanet Vakfi

Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (kâfirler) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Oysa Allah bütün yaptıklarını çember içine almıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar gibi olmayın ki diyarlarından çalım satarak ve nasa gösteriş yaparak çıktılar ve Allah yolundan men'ediyorlardı, halbuki Allah bütün amellerini çenber içine almıştı

Erhan Aktaş

Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve Allah'ın yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Fizilal-il Kuran

Yurtlarından çalım satarak, halka gösteriş yaparak sefere çıkan ve insanları Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayınız. Şüphe yok ki, Allah onların bütün yaptıklarını bilgisi ile kuşatmıştır.

Gültekin Onan

Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Tanrı'nın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Tanrı onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Hamdi Döndüren

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Hasan Basri Çantay

Yurdlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar (halkı) Allahın yolundan (hak dininden) men'edenler gibi olmayın. Onlar ne yaparlarsa (hepsini) Allah (ilmi ve kudreti ile) çepçevre kuşatıcıdır.

Hasib Asutay

Yurtlarından çalım satarak insanlara gösteriş yaparak çıkan ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Hayrat Neşriyat

Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yolundan men' edenler gibi olmayın! Allah, (onların) yapmakta olduklarını (ilim ve kudretiyle)hakkıyla kuşatıcıdır.

İbni Kesir

Hem yurtlarından böbürlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Mehmet Okuyan

Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (saldıran kâfirler) gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Muhammed Esed

İnsanların gözlerini kamaştıran bir gösteriş içinde ve kurum satarak yurtlarından çıkıp gelen (o inanmayan) kimseler gibi olmayın: Çünkü onlar başkalarını Allahın yolundan çevirmeye çabalıyorlardı. Oysa Allah onların edip eylediği her şeyi (sınırsız kudretiyle) kuşatmış bulunuyordu.

Mustafa İslamoğlu

Ve yurtlarından, gösteriş içinde kasılarak huruç eden kimseler gibi olmayın; çünkü onlar Allah'ın yolundan (insanları) alıkoyuyorlar. Allah ise onları yaptıkları şeylerle kuşatandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler gibi olmayınız ki yurtlarından çalım satarak ve nâsa gösteriş yaparak ve Allah yolundan menederek çıktılar. Allah Teâlâ ise ne yaptıklarını tamamıyla kuşatıcıdır.

Ömer Öngüt

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak ve (insanları) Allah yolundan alıkoyarak çıkanlar gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Suat Yıldırım

Memleketlerinden çalım satarak, halka gösteriş yaparak savaşa çıkan ve Allah yolundan insanları uzaklaştıranlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Süleyman Ateş

Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men'edenler gibi olmayın. Allah, onların bütün yaptıklarını kuşatmıştır.

Süleymaniye Vakfı

Çalım satmak ve insanlara gösteriş yapmak için yurtlarından çıkan ve Allah'ın yolundan engelleyenler gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah'ın yolundan engelleyenler gibi de olmayın. Allah, onların yaptığı her şeyi kuşatmaya almıştır.

Şaban Piriş

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Tefhim-ul Kuran

Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatandır.

Ümit Şimşek

Yurtlarından çalım satarak, halka gösteriş yaparak ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyarak çıkanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlara çalım satarak, gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yurdlarından təkəbbürlə, özlərini camaata göstərmək üçün çıxan və insanları Allah yolundan sapdıran kəslər kimi olmayın. Allah onların əməllərini hər tərəfdən ehtiva etmişdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey möʼminlər!) Yurdlarından təkəbbürlə, özlərini camaata göstərmək üçün çıxanlar və (insanları) Allah yolundan döndərənlər (Məkkə müşrikləri) kimi olmayın. Allah onların nə etdiklərindən xəbərdardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Seid nicht wie die Ungläubigen, die von ihrem Zuhause selbstherrlich auszogen, die Bewunderung der Menschen zu gewinnen suchten und die Gläubigen von Gottes Weg zurückwiesen! Gott wußte genau, was sie taten.

Almanca — Der Edle Quran

Und seid nicht wie diejenigen, die aus ihren Wohnstätten hinauszogen, in Übermut und aus Augendienerei vor den Menschen, und die von Allahs Weg abhalten. Allah umfaßt, was sie tun.

Almanca — M. A. Rassoul

Und seid nicht wie jene, die prahlerisch und, um von den Leuten gesehen zu werden, aus ihren Wohnstätten auszogen, und die von Allahs Weg abhalten. Und Allah umfaßt das, was sie tun.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und seid nicht wie diejenigen, die ihre Wohnstätten verlassen haben aus Übermut und Riyaa den Menschen gegenüber und damit sie von ALLAHs Weg abzuhalten. ALLAH ist dessen, was sie tun, allumfassend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And be not like those* who left their homes -for battle- displaying deliberately and ostentatiously their might in order to, attract notice, win admiration and warn others; they aimed at obstructing the way to the path of Allah, the path of righteousness, but Allah is Omniscient of all that they do.

Abdul Haleem

Do not be like those who came out of their homes full of conceit, showing off to people, and barring others from the way of God- God has full knowledge of all that they do.

Abdullah Yusuf Ali

And be not like those who started from their homes insolently and to be seen of men, and to hinder (men) from the path of Allah: For Allah compasseth round about all that they do.

Abul A'la Maududi

And be not like those who came forth from their homes exulting, with a desire to be seen of men, and hindering others from the way of Allah. Allah encompasses all that they do.

Aisha Bewley

Do not be like those who left their homes in arrogance, showing off to people and barring them from the way of Allah – Allah encompasses what they do –

Al-Hilali & Khan

And be not like those who come out of their homes boastfully and to be seen of men, and hinder (men) from the Path of Allâh; and Allâh is Muhîtun (encircling and thoroughly comprehending) all that they do.

Ali Quli Qarai

Do not be like those who left their homes vainly and to show off to the people, and to bar [other people] from the way of Allah, and Allah comprehends what they do.

Amatul Rahman Omar

And be not like those who marched forth from their homes (at the time of Battle of Badr) boastfully and making an ostentatious display of themselves to the people, and who hindered (the people) from following the path of Allâh. And Allâh is the Destroyer of whatever they do (against Islam).

Arthur John Arberry

Be not as those who went forth from their habitations swaggering boastfully to show off to men, and barring from God's way; and God encompasses the things they do.

Bijan Moeinian

Do not be like those [disbelievers of Mecca] who marched arrogantly [with the music, dancing, etc. ] displaying their force to the spectators. These are the people who prevent people from following the Lord’s path. God is fully aware [and in control of] what they are doing.

E. Henry Palmer

And be not like those who went forth from their homes with insolence, and for appearance sake before men, and to turn folks off God's way; for all they do God comprehends.

Edip-Layth

Do not be like those who came out from their homes to boast and to be seen by men, and they repel others away from the path of God. God encompasses of what they do.

George Sale

And be not as those who went out of their houses in an insolent manner, and to appear with ostentation unto men, and turned aside from the way of God; for God comprehendeth that which they do.

Hamid S. Aziz

And be not like those who went forth from their homes with insolence, and for appearance sake before men, and to turn away people from the way of Allah, for Allah surrounds all things.

Mahmoud Ghali

And do not be as the ones who went out of their residences boastfully (ungrateful) and showing off to the multitude and barring from the way of Allah; and Allah is Supremely Encompassing whatever they do.

Marmaduke Pickthall

Be not as those who came forth from their dwellings boastfully and to be seen of men, and debar (men) from the way of Allah, while Allah is surrounding all they do.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not be like those who went out of their homes full of their own importance, ostentatiously, trying to hinder others from the way of God. But God encompasses all they do.

Muhammad Asad

And be not like those [unbelievers] who went forth from their homelands full of self-conceit and a desire to be seen and praised by men for they were trying to turn others away from the path of God -the while God encompassed all their doings [with His might].

Mustafa Khattab

Do not be like those ˹pagans˺ who left their homes arrogantly, only to be seen by people and to hinder others from Allah’s Path. And Allah is Fully Aware of what they do.

Progressive Muslims

And do not be like those who came out from their homes to boast and to be seen by men, and they repel others away from the path of God. God is aware of what they do.

Sahih International

And do not be like those who came forth from their homes insolently and to be seen by people and avert [them] from the way of Allah. And Allah is encompassing of what they do.

Sam Gerrans

And be not like those who come forth from their homes boastfully, and to be seen of men, and turn away from the path of God; and God encompasses what they do.

Shabbir Ahmed

Do not be like the disbelievers who come out of their homes boastfully and to show off, although they come forth to hinder people from the Path of Allah. Allah encompasses all actions that people do.

Syed Vickar Ahamed

And do not be like those who started (for war) from their homes haughtily and to be seen by men, and to want to stop (men) from the Path of Allah: For Allah controls all about all that they do.

Taqi Usmani

And do not be like those who set forth from their homes waxing proud and showing off to people, preventing (people) from the way of Allah. Allah is All-Encompassing of what they do.

The Monotheist Group

And do not be like those who came out from their homes to boast and to be seen by the people, and they repel others from the path of God; and God is aware of what they do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ne soyez pas comme ceux qui sortirent de leurs demeures pour repousser la vérité et avec ostentation publique, obstruant le chemin dʹAllah. Et Allah cerne ce quʹils font.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nebin wekî wan (kafir)ên ku ji çavsorî û ji bo nav û dengê xwe ji mala xwe derdikevin û riya (dînê) Xwedê li ber xelkê digirin. Bêguman Xwedê bi ya ku ew dikin bi zanîna xwe dorpêç girtiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En weest niet als zij die in zelfgenoegzaamheid en om door de mensen gezien te worden uit hun woningen trokken en Gods weg versperden. God omvat wat zij doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En weest niet als zij, die onbeschaamd hunne huizen verlieten en met pralen onder de menschen verschenen, en van den weg van God afwenden; want God begrijpt wat zij doen.

Hollandaca — Siregar

En weest niet zoals degenen die hun huizen verlieten, trots en vol ijdel vertoon voor de mensen, en die van het Pad van Allah afflielden. En Allah omvat (met Zijn kennis) wat zij doen.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Не уподобляйтесь тем, которые выступили [в поход] из своих домов ради гордыни и похвальбы перед людьми. Они сбивают [людей] с пути Аллаха, но Аллах объемлет [Своей мощью] все их деяния.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och bete er inte som de som lämnade sina hem i skrytsamt övermod för att ses (och beundras) av människorna. De ville hindra (andra) att följa Guds väg, men Gud håller uppsikt över (dem och) deras företag.