Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
وَاِذَا جَاءَكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِهِ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
ve iƶā cā'eke (e)lleƶīne yu'minūne bi āyātinā fe ḳul selāmun ǎleykum ketebe rabbukum ǎlā nefsihi r-raHmete ennehu men ǎmile minkum sū'en bi cehāletin ṧumme tābe min beǎ'dihi ve eSleHa fe ennehu ğafūrun raHīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Âyetlerimize inananlar sana gelince de ki: Esenlik size, Rabbiniz, rahmet etmeyi kendisine gerekli kılmıştır; şüphe yok ki içinizden biri, bilgisizlik yüzünden bir kötülük yapar da sonradan tövbe eder, halini düzene korsa muhakkak ki Tanrı, suçları örter, yarlıgar, rahîmdir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Âyetlerimize inananlar sana gelince de ki: Esenlik size, Rabbiniz, rahmet etmeyi kendisine gerekli kılmıştır; şüphe yok ki içinizden biri, bilgisizlik yüzünden bir kötülük yapar da sonradan tövbe eder, halini düzene korsa muhakkak ki Tanrı, suçları örter, yarlıgar, rahîmdir.
Adem Uğur
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Ahmed Hulusi
(Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimize iman edenler sana geldiklerinde de ki: "Selamun aleyküm. . . Rabbiniz rahmeti nefsine yazmıştır! Sizden her kim bilgisizlikten bir kötülük yapar da, arkasından tövbe eder ve (halini) düzeltirse, muhakkak ki O, Ğafur'dur, Rahıym'dir. "
Ahmet Tekin
Âyetlerimize, Kur’ân’a iman edenler, sana geldikleri zaman onlara: 'Selâmün aleyküm! (Allah’ın selâmı ve selâmeti size olsun, siz selâmete ereceksiniz). Rabbiniz rahmetini, merhametini ihsan edeceğini yazılı olarak kendisine farz kıldı, ilke edindi. Sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, kusur işler; ardından da günahlardan vazgeçerek Allah’a itaate yönelir, tevbe edip, kendisini ıslah eder, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşarsa, bilsin ki Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.' de.
Ahmet Varol
Ayetlerimize iman edenler yanına geldiklerinde de ki: 'Size selam olsun. Rabbiniz rahmet etmeyi üzerine aldı. Sizden kim bilmeden bir kötülük işler de sonra arkasından tevbe eder ve durumunu düzeltirse (bilsin ki) Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.'
Ali Bulaç
Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: "Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Ali Fikri Yavuz
Âyetlerimize iman edenler sana geldiği zaman şöyle de: “- Allah’ın selâmeti üzerinize olsun, Rabbiniz, size, rahmet ve merhamet vaad buyurdu. Öyle ki, içinizden kim bilmiyerek bir fenalık yapmış da arkasından tevbe edip (hâlini) düzeltmişse (Allah’ın ona mağfireti vardır). Muhakkak ki Allah Gafûrdur, Rahîm’dir.
Ali Rıza Safa
Ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde, şunu söyle: "Size selam olsun! Efendiniz, rahmeti, Kendi üzerine yazmıştır. Bilisizlik yüzünden işlediği bir kötülükten sonra, kim pişmanlık göstererek kendisini düzeltirse; kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"
Bayraktar Bayraklı
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde, onlara de ki; "Selam size! Rabbiniz rahmet ve şefkati kendisine ilke edindi. Gerçek şu ki, sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, ardından tövbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah, çok bağışlayandır; çok merhamet edendir."
Bekir Sadak
Ayetlerimize inananlar sana gelince: «Size selam olsun» de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalik isler de arkasindan tovbe eder ve nefsini duzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi uzerine almistir. O, bagislar ve merhamet eder.
Celal Yıldırım
Âyetlerimize inananlar sana geldiklerinde, de ki: Selâm size, Rabblniz kendine rahmeti gerekli kılmıştır. Şüphesiz ki sizden kim bilmeyerek bir kötülük (veya günah) işler, sonra de tevbe edip kendini düzeltirse, Allah şüphesiz ki çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selâm size! Rabbiniz kendine, merhamet etmeyi yazdı. Gerçek şu ki, sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar da ardından tövbe edip kendisini düzeltirse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Diyanet İşleri
Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Diyanet İşleri (eski)
Ayetlerimize inananlar sana gelince: 'Size selam olsun' de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet Vakfi
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: «Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendir».
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ayetlerimize iman edenler, yanına geldikleri zaman de ki: "Selam sizlere! Rabbiniz kendine rahmeti yazdı. Sizden kim bir cahillikle bir kötülük yapmış, sonra arkasından tevbe edip düzelmiş ise, ona karşı bağışlayan, esirgeyendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ayetlerimize iyman ediyor olanlar yanına geldikleri zaman da de ki "selam sizlere rabbınız kendine rahmeti yazdı, içinizden her kim bir cahillikle bir kabahat yapmış, sonra arkasından tevbe edib düzelmiş ise ona karşı gafur, rahim olmayı irade buyurdu
Erhan Aktaş
Ayetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, "Size selam olsun."de. Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Âyetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, "Size selam olsun."de. Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Âyetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, "Size selam olsun." de. Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tövbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Fizilal-il Kuran
Ayetlerimize inananlar sana gelince onlara de ki: «Selâm size, Rabbiniz merhametliliği üzerine görev yazdı, buna göre içinizden kim bilmeyerek bir kötülük işler de arkasından tevbe edip kendini ıslâh ederse, hiç kuşkusuz, Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.»
Gültekin Onan
Bizim ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde onlara de ki: "Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) islah ederse kuşkusuz O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Hamdi Döndüren
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde de ki: “Size selâm olsun! Rabbiniz merhamet etmeyi kendine yazmıştır: İçinizden her kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe eder ve gidişini düzeltirse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”
Hasan Basri Çantay
Ayetlerimize iman (da sebat) edenler sana geldiği zaman de ki: "Selam sizlere. Rabbiniz kendi üzerine (şu) rahmeti yazdı: İçinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıb da sonra arkasından tevbe etmiş ve düzelmiş ise şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman (onlara) de ki: Selâm olsun size! Rabbiniz merhametli olmayı kendi üzerine yazdı. Gerçek şu ki: Sizden kim bilmeyerek bir kötülük işler, sonra ardından tevbe eder ve (kendini) düzeltirse şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Hayrat Neşriyat
O hâlde âyetlerimize îmân edenler sana geldikleri zaman artık de ki: 'Selâm size! Rabbiniz, (size) rahmet (etmey)i kendi üzerine yazmıştır. Şübhesiz o (rahmet) ki, içinizden kim câhillikle bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip (hâlini) ıslâh ederse, artık şübhesiz ki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.'
İbni Kesir
Ayetlerimize iman edenler, sana geldiklerinde de ki: Selam size. Rabbınız rahmeti kendi üzerine yazdı. İçinizden her kim ki bilmeyerek bir fenalık yapar da arkasından tevbe eder ve ıslah ederse; şüphesiz O; Gafur'dur, Rahim'dir.
Mehmet Okuyan
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selam üzerinize olsun! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazmıştır (gerekli kılmıştır).” Gerçek şu ki sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip kendisini düzeltirse, O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Muhammed Esed
Mesajlarımıza inananlar sana geldiklerinde de ki: "Size selam olsun! Rabbiniz rahmet ve merhameti kendisine ilke edinmiştir, böylece sizden biri bilgisizlikten dolayı kötü bir fiil işler ve sonra tevbe edip dürüst ve erdemlice bir hayat yaşarsa O(nun) çok affedici ve rahmet kaynağı (olduğunu görecek)tir".
Mustafa İslamoğlu
Mesajlarımıza yürekten inanan kimseler sana geldiğinde de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz, rahmeti kendi zatı için prensip edinmiştir. Haberiniz olsun ki, sizden biri bilmeden bir kötülük işler ve ardından tevbe edip kendini düzeltirse, kesinlikle O'nu tarifsiz bir bağışlayıcılığı olan eşsiz bir merhamet kaynağı olarak (bulacaktır).
Ömer Nasuhi Bilmen
Âyetlerimize imân edenler, sana geldikleri zaman de ki: «Selâm sizlere. Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı ki, sizden her kim bir cehaletle bir kötü iş işlese de ondan sonra tevbe etse ve ıslah-ı halde bulunsa şüphesiz ki, o Rabbiniz çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.»
Ömer Öngüt
Âyetlerimize inananlar sana geldiklerinde onlara de ki: “Üzerinize selâm olsun!” Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini düzeltirse, şüphesiz ki Allah bağışlar ve merhamet eder.
Suat Yıldırım
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman onlara:"Selam sizlere!" de! Rabbiniz merhameti kendi Zatına temel bir ilke edinmiştir. Sizden kim bilmeyerek bir günah işler de sonra ardından tövbe eder ve halini düzeltirse Onun da gafur ve rahîm (çok affedici ve merhametli) olduğunu bilmelidir."
Süleyman Ateş
Ayetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman: "Size selam olsun, de, Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti yazmış(yaratıklarına acımayı prensip edinmiş)tir. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar da sonra ardından tevbe eder, uslanırsa muhakkak ki O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimize inanıp güvenenler sana gelince de ki: "Selam size! Rabbiniz, bol bol ikramda bulunmayı kendine görev olarak yazmıştır. Şöyle ki içinizden kim bir cahillik ederek kötülük yapar, ardından da tövbe edip /dönüş yapıp kendini düzeltirse iyi bilsin ki Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ayetlerimize inanıp güvenenler sana gelince onlara de ki "Selam size! Rabbiniz ikramı bol olmayı kendi üzerine yazmıştır. Sizden kim kendini tutamayarak (cahillikle) kötülük işler ve sonra dönüş yapar (tevbe eder) ve kendini düzeltirse elbette Allah bağışlar ve ikramda bulunur.
Şaban Piriş
Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman: De ki: Selam size Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti gerekli kıldı. Bu sebeple, içinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip, halini düzeltirse, şüphesiz Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
Tefhim-ul Kuran
Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: «Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse kuşku yok, O, bağışlayandır, esirgeyendir.»
Ümit Şimşek
Âyetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, sen onlara de ki: Size selâm olsun. Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı. Sizden kim bir cahillik edip de kötülük işler, sonra ardından tevbe eder ve durumunu düzeltirse, Onun çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğunu görecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimize iman edenler sana geldiğinde şöyle söyle: "Selam size! Rabbiniz, benliği üzerine rahmeti yazmıştır. İçinizden her kim bilgisizlikle bir kötülük işler de ardından tövbe edip halini düzeltirse, hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok merhametlidir."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ayələrimizə iman gətirənlər sənin yanına gəldikdə onlara de: “Sizə salam olsun! Rəbbiniz Özünə rəhmli olmağı əzəldən yazmışdır; sizlərdən hər kəs avamlığı üzündən pis iş görsə, sonra tövbə edib əməllərini islah etsə, Allah onu bağışlayar. Həqiqətən, O, Bağışlayandır, Rəhmlidir”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ayələrimizə iman gətirənlər yanına gəldikdə onlara de: ″Sizə salam olsun! Rəbbiniz Özü-Özünə rəhmli olmağı yazmışdır (bəndələrinə qarşı rəhmli olmağı əzəldən Özü Özü üçün müəyyən etmişdir) ki, sizlərdən hər kəs pis iş görsə, sonra tövbə edib düzəlsə (Allah onun günahından keçər). Şübhəsiz ki, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn die Gläubigen, die an Unsere Offenbarung glauben, zu dir kommen, sage ihnen: ʺSalâmun ʹalaikum - Friede sei mit euch! Euer Herr hat Sich Selbst Barmherzigkeit vorgeschrieben. Wer unüberlegt eine böse Tat begeht, sie dann bereut und sich bessert, der findet Gott voller Vergebung und Barmherzigkeit.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn diejenigen, die an Unsere Zeichen glauben, zu dir kommen, dann sag: Friede sei auf euch! Euer Herr hat Sich Selbst Barmherzigkeit vorgeschrieben: Wer von euch in Unwissenheit Böses tut, aber danach dann bereut und (es) wieder gutmacht, so ist Er Allvergebend und Barmherzig.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn jene, die an Unsere Zeichen glauben, zu dir kommen, so sprich: ʺFriede sei auf euch! Euer Herr hat Sich Selbst Barmherzigkeit vorgeschrieben; wenn einer von euch unwissentlich etwas Böses tut und es danach bereut und sich bessert, so ist Er Allvergebend, Barmherzig.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wenn zu dir diejenigen kommen, die den Iman an Unsere Ayat verinnerlicht haben, so sag: ʺSalam sei mit euch. Euer HERR hat sich selbst der Gnade verpflichtet: Wer von euch Verwerfliches aus Unwissenheit getan, dann danach bereut und gottgefällig Gutes vollbracht hat, so ist ER gewiß allvergebend, allgnädig.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when those who opened their hearts’ ears and their minds’ eyes to Our revelations and signs come to you O Muhammad, address them with the expression of good will and courtesy "peace be upon you" and proclaim to them what will please them to hear, thus: " Allah ascribed mercy unto Himself as an attribute to Him to the end that he who commits himself among you to an evil line of conduct in ignorance and in lowliest plight stands repentant thereafter and henceforth imprints his deeds with wisdom and piety shall find Allah Ghafurun and` Rahimun".
Abdul Haleem
When those who believe in Our revelations come to you [Prophet], say, ‘Peace be upon you. Your Lord has taken it on Himself to be merciful: if any of you has foolishly done a bad deed, and afterwards repented and mended his ways, God is most forgiving and most merciful.’
Abdullah Yusuf Ali
When those come to thee who believe in Our signs, Say: "Peace be on you: Your Lord hath inscribed for Himself (the rule of) mercy: verily, if any of you did evil in ignorance, and thereafter repented, and amend (his conduct), lo! He is Oft-forgiving, Most Merciful.
Abul A'la Maududi
And when those who believe in Our signs come to you, say to them: 'Peace be upon you. Your Lord has made mercy incumbent upon Himself so that if anyone of you does a bad deed out of ignorance and thereafter repents and makes amends, surely you will find Him All-Forgiving, AllCompassionate.'
Aisha Bewley
When those who have iman in Our Signs come to you, say, ‘Peace be upon you!’ Your Lord has made mercy incumbent on Himself. If anyone among you does evil out of ignorance and then afterwards makes tawba and puts things right, He is Ever-Forgiving, Most Merciful.
Al-Hilali & Khan
When those who believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) come to you, say: "Salâmun ‘Alaikum" (peace be on you); your Lord has written (prescribed) Mercy for Himself, so that if any of you does evil in ignorance, and thereafter repents and does righteous good deeds (by obeying Allâh), then surely, He is Oft-Forgiving, Most Merciful.
Ali Quli Qarai
When those who have faith in Our signs come to you, say, ‘Peace to you! Your Lord has made mercy incumbent upon Himself: whoever of you commits an evil [deed] out of ignorance and then repents after that and reforms, then He is indeed all-forgiving, all-merciful. ’
Amatul Rahman Omar
When those who believe in Our Messages come to you, say, `Peace be upon you. Your Lord has taken upon Himself (the rule of) mercy, so that whoso from among you commits evil through lack of knowledge then turns (for mercy towards his Lord) thereafter and mends his ways, then (his Lord forgives him because) He is Great Protector, Ever Merciful.'
Arthur John Arberry
And when those who believe in Our signs come to thee, say, 'Peace be upon you. Your Lord has prescribed for Himself mercy. Whosoever of you does evil in ignorance, and thereafter repents and makes amends, He is All-forgiving, All-compassionate.'
Bijan Moeinian
When the believers come to see you, greet them [with kindness] saying: "Peace be with you (in Arabic: Salamon-Alaikum. )" God [As a matter of fact] has chosen to be merciful. Therefore, if anyone (who has been involved in a wrongdoing out of ignorance) comes to Him in repentance (and chooses righteousness thereafter), will find Him the Most Forgiving, the Most Merciful.
E. Henry Palmer
And when those who believe in our signs come to thee, say, 'Peace be on you! God hath prescribed for Himself mercy; verily, he of you who does evil in ignorance, and then turns again and does right,- verily, He is forgiving and merciful. '
Edip-Layth
If those who acknowledge Our signs come to you, then say, "Peace be upon you, our Lord has decreed mercy upon Himself, that any of you who commits sin out of ignorance and then repents afterwards and reforms, then He is Forgiving, Compassionate."
George Sale
And when those who believe in Our Signs come to thee, say; 'Peace be unto you! Your Lord has taken it upon Himself to show mercy, so that whoso among you does evil in ignorance and repents thereafter and reforms, then He is Most Forgiving and Merciful. '
Hamid S. Aziz
And when those who believe in Our revelations come to you, say, "Peace be on you! Allah hath prescribed for Himself mercy; verily, he among you who does evil in ignorance, and then repents and does right, verily, He is Forgiving and Merciful. "
Mahmoud Ghali
And when the ones who believe in Our signs come to you, then say, "Peace be upon you. Your Lord has prescribed for Himself (the) mercy, that whoever of you does an odious deed in ignorance, thereafter repents even after that and acts righteously, then (say) that He is Ever-Forgiving, Ever-Merciful."
Marmaduke Pickthall
And when those who believe in Our revelations come unto thee, say: Peace be unto you! Your Lord hath prescribed for Himself mercy, that whoso of you doeth evil through ignorance and repenteth afterward thereof and doeth right, (for him) lo! He is Forgiving, Merciful.
Mohamed Ahmed - Samira
When those who believe in Our revelations come to you, say to them: "Peace on you. " Your Lord has prescribed grace for Himself, so that in case one of you commits evil out of ignorance, then feels repentant and reforms, He may be forgiving and kind.
Muhammad Asad
And when those who believe in Our messages come unto thee, say: "Peace be upon you. Your Sustainer has willed upon Himself the law of grace and mercy - so that if any of you does a bad deed out of ignorance, and thereafter repents and lives righteously, He shall be [found] much-forgiving, a dispenser of grace."
Mustafa Khattab
When the believers in Our revelations come to you, say, "Peace be upon you! Your Lord has taken upon Himself to be Merciful. Whoever among you commits evil ignorantly ˹or recklessly˺ then repents afterwards and mends their ways, then Allah is truly All-Forgiving, Most Merciful."
Progressive Muslims
And if those who believe in Our revelations come to you, then Say: "Peace be upon you, our Lord has decreed mercy upon Himself, that any of you who commits sin out of ignorance and then repents afterwards and amends, then He is Forgiving, Merciful. "
Sahih International
And when those come to you who believe in Our verses, say, "Peace be upon you. Your Lord has decreed upon Himself mercy: that any of you who does wrong out of ignorance and then repents after that and corrects himself - indeed, He is Forgiving and Merciful."
Sam Gerrans
And when there come to thee those who believe in Our proofs, say thou: “Peace be upon you! Your Lord has prescribed for Himself mercy, that whoso of you does evil through ignorance, then turns in repentance after that and makes right: He is forgiving and merciful.”
Shabbir Ahmed
When those who believe in Our Revelations come to you, say, SALAMUN ALAIKUM (Peace be upon you!) Your Lord has decreed for Himself Mercy. Thus anyone among you who commits a bad deed out of ignorance, and then repents and makes amends should know that He is Forgiving, Merciful.
Syed Vickar Ahamed
When those who believe in Our Signs (verses), come to you, say: "Peace be on you: Your Lord has prescribed for Himself Mercy: Surely, in case you did evil in ignorance, there after you repent, and amend (your conduct), then truly He is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
Taqi Usmani
When those who believe in Our verses come to you, say to them, "Peace on you. Your Lord has prescribed for Himself mercy, so that if any one of you does an evil deed out of ignorance and thereafter repents and mends his ways, then (you will see that) He is Most-Forgiving, Very-Merciful.
The Monotheist Group
And if those who believe in Our revelations come to you, then say: "Peace be upon you, our Lord has decreed mercy upon Himself, that any of you who commits sin out of ignorance and then repents afterwards and amends, then He is Forgiving, Merciful."
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ew ên ku bawerî bi ayetên me tînin bên cem te, ji wan re bibêje: Silav li ser we be, Xwedayê we li ser xwe merhemet misoger kiriye; bêguman ji we ew kesê bi nezanî nerindiyekê bike, piştî wê tobe bike û xwe rast û durist bike, bêguman Xwedê gunehjêbir e, dilovîn e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer zij die in Onze tekenen geloven tot jou komen, zeg dan: ʺVrede zij met jullie, jullie Heer heeft Zichzelf barmhartigheid voorgeschreven: als iemand van jullie uit onwetendheid het verkeerde doet en dan later berouw toont en het weer goedmaakt, dan is Hij vergevend en barmhartig.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wanneer zij, die gelooven, tot u komen, zeg: Vrede zij over u. Uw Heer zelf heeft zich de barmhartigheid voorgeschreven; indien een uwer door onwetendheid slecht handelt en daarna berouw gevoelt en boete doet, voor dien zal hij zeker genadig en barmhartig zijn.
Hollandaca — Siregar
En wanneer degenen die in Onze Tekenen geloven tot jou komen, zeg dan: Salâmoen ʹalaikoem (Vrede zij met jullie).ʺ Jullie Heer heeft Zichzelf de Barmhartigheid voorgeschreven. Indien een van jullie uit onwetendheid slecht doet en dan daarna berouw heeft en zich betert: voorwaar, dan is Hij Vergeveinsgezind, Meest Barmhartig.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И когда приходят к тебе (о, Пророк) те, которые веруют в Наши знамения (спрашивая о покаянии), то скажи (им): «Мир вам [[Это – приветствие верующих в этом мире и в Вечной жизни.]]! Предписал Господь ваш для Самого Себя [обязал Себя] (проявлять) милосердие, так что, кто из вас совершит плохое [грех] по неведению [не представляя себе итог этого греха и забывая о величии Аллаха], а потом раскается после этого и исправит (совершая благие деяния), то Он – прощающий (грехи тех, кто кается) (и) милосердный (к ним)».
Rusça — Osmanov
Когда к тебе [, Мухаммад,] приходят те, кто уверовал в Наши знамения, ты говори им: ʺМир Вам!ʺ Ваш Господь предписал самому Себе милость [по отношению к людям], так что если кто из вас сотворит зло по неведению, но потом раскается и исправится, то Он простит и смилостивится [над ним].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de som tror på Våra budskap kommer till dig, säg då: ʺFred vare med er! Er Herre har för Sig stadfäst nådens och barmhärtighetens (lag); den av er som av okunnighet gör orätt och som därefter ångrar vad han gjort och vill bättra sig (skall finna) Honom ständigt förlåtande, barmhärtig.ʺ