(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
وَانْطَلَقَ الْمَلَاُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌ ءَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ مِنْ ذِكْرِي بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِ
ve nTaleḳa l-meleu minhum eni mşū ve Sbirū ǎlā ālihetikum inne hāƶā le şey'un yurādu / mā semiǎ'nā bi hāƶā fī l-milleti l-āḣirati in hāƶā illā ḣtilāḳun / e unzile ǎleyhi ƶ-ƶikru min beyninā bel hum fī şekkin min ƶikrī bel lemmā yeƶūḳū ǎƶābi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ileri gelenlerinden bir kısmı, kalkıp gitmiş ve yürüyün demiştir ve dayanın mâbutlarınıza kulluk etmede; şüphe yok ki istenen şey de budur elbet.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve ileri gelenlerinden bir kısmı, kalkıp gitmiş ve yürüyün demiştir ve dayanın mâbutlarınıza kulluk etmede; şüphe yok ki istenen şey de budur elbet.
Adem Uğur
Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur.
Ahmed Hulusi
Onların ileri gelenleri: "Hadi yolunuza devam edin ve tanrılarınıza bağlı kalın! Muhakkak ki olması gereken budur!" diyerek yürüdü.
Ahmet Tekin
İçlerinden kodamanlar kalkıp yürüdüler. 'Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin. Kesinlikle sizden istenen budur.'
Ahmet Varol
Onlardan ileri gelen grup ortaya atılıp (dediler ki): 'Yürüyün ve ilâhlarınız üzerinde kararlılık gösterin. Çünkü bu (bizden) istenen bir şeydir.
Ali Bulaç
Onlardan önde gelen bir grup: "Yürüyün, ilahlarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun; çünkü asıl istenen budur" diye çekip gitti.
Ali Fikri Yavuz
Kureyş’in ileri gelenleri (birbirlerine): “Haydi yürüyün, ilâhlarınıza (putlarınıza ibadete) devam edin. Doğrusu, arzu edilecek olan budur.” diyerek (meclisten) ayrılıp gittiler.
Ali Rıza Safa
Ve onların ileri gelenleri: "Yürüyün; tanrılarınıza bağlı kalın. Aslında, istenilen şey, kesinlikle işte budur!"
Bayraktar Bayraklı
Onlardan ileri gelenler tepki gösterip şöyle dediler: "Yolunuza devam ediniz, tanrılarınızı bırakmayınız. Şüphesiz bizden istenen de budur."
Bekir Sadak
(6-8) Onlardan ileri gelenler: «Yuruyun, tanrilariniza baglilikta direnin, sizden istenen suphesiz budur. Son dinde de bunu isitmedik; bu ancak bir uyarmadir. Kuran, aramizda ona mi indirilmeliydi?» dediler. Hayir, bunlar Kuran'imizdan suphededirler. Hayir, azabimizi henuz tatmamislardi.
Celal Yıldırım
Onlardan ileri gelen grup da «haydi yürüyün de tanrılarınıza (ibâdet ve bağlılıkta) sabır gösterin. Çünkü elbette (sizden) istenilen de budur!»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onların ileri gelenleri harekete geçip şöyle dediler: “Yolunuzda yürüyün! Tanrılarınıza bağlılıkta direnin! İşte (sizden) istenen budur.
Diyanet İşleri
(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
Diyanet İşleri (eski)
(6-8) Onlardan ileri gelenler: 'Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?' dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.
Diyanet Vakfi
(6-8) Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. Kur'an aramızdan ona mı indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Hayır! Onlar kitabım hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlardan ileri gelen grup ortaya atılıp (dediler ki): 'Yürüyün ve ilâhlarınız üzerinde kararlılık gösterin. Çünkü bu (bizden) istenen bir şeydir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İçlerinden o heyet fırladı ve şöyle dedi: "Tanrılarınız üzerinde sabır ve sebat edin? Bu gerçekten arzu edilen şey, bir istek!
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinden o hey'et de fırladı şöyle: ilahlarınız üzerinde sabr-u sebat edin, bu cidden arzu olunur bir şey, bir murad
Erhan Aktaş
Onlardan, meleler harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlardan, meleler harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlardan, söz sahibi olanlar harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.
Fizilal-il Kuran
Onlardan ileri gelenler; «yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur.»
Gültekin Onan
Onlardan önde gelen bir grup: "Yürüyün, tanrılarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun; çünkü asıl istenen budur" diye çekip gitti.
Hamdi Döndüren
Onlardan ileri gelenler, yerlerinden kalkarak dediler ki: “Yürüyün, tanrılarınıza bağlı kalın. Çünkü bu, arzu edilen bir şeydir!”
Hasan Basri Çantay
Onların elebaşılarından bir gurüh (birbirine): "Yürüyün, ma budlarınıza (ibadetde) sebatedin. Şübhesiz ki arzu edilecek olan budur" diyerek kalkıb gitmişdir.
Hasib Asutay
Onlardan önde gelen bir grup, 'Yürüyün, ilâhlarınıza karşı (bağlılıkta) direnin. Çünkü (sizden) istenen şey budur' diye çekip gitti.
Hayrat Neşriyat
(6-8) Onların ileri gelenleri ise: 'Yürüyün ve ilâhlarınızın üzerine sabredin (onlara bağlı kalın); çünki bu, elbette (sizden) istenen şeydir. (Biz) bunu (bize anlatılan tevhid inancını) son dinde (Îsâ’nın dîninde de) işitmedik. Bu, uydurmadan başka birşey değildir! Zikir (Kur’ân) aramızdan (ine ine) ona mı indirildi?' diye kalkıp gittiler. Hayır! Onlar benim zikrimden (Kur’ân’ımdan) şübhe içindedirler. Hayır! (Onlar) benim azâbımı henüz tatmadılar!
İbni Kesir
Onların elebaşlarından bir grup; yürüyün ve tanrılarınız üzerinde direnin. Şüphesiz ki bu; sizden istenen bir şeydir, diyerek çıkıp gittiler.
Mehmet Okuyan
İçlerinden yöneticiler öne atılmış, (şöyle demişlerdi:) “(İnancınızda) yürüyün; ilahlarınıza bağlı kalın (onları savunun)! Şüphesiz ki bu, (sizden) istenen şeydir.
Muhammed Esed
Liderleri öne atılır: "Pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin: yapılacak tek şey budur!"
Mustafa İslamoğlu
Onların liderleri öne atılarak (der ki): "Devam edin, ilahlarınıza ısrarla sahip çıkın; yapmanız gereken tek şey budur!
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlardan bir gürûh, «Yürüyünüz ve ilâhlarınızın üzerine sabrediniz, şüphe yok ki, irâde edilmiş şey budur,» diye çıkıp gittiler.
Ömer Öngüt
Onların ileri gelenleri: "Haydi yürüyün! İlâhlarınıza bağlılıkta direnin! Şüphesiz ki bu sizden istenen bir şeydir!" diyerek kalkıp gittiler.
Suat Yıldırım
İçlerinden önde gelen eşraf takımı derhal harekete geçip "Hâla mı duruyorsunuz, kalkın yürüyüp gösteri yapın ve ilahlarınız konusunda direnip dayanacağınızı ilan edin! Bu, cidden yapılması gereken bir şeydir!" dediler.
Süleyman Ateş
Onlardan bir grup fırladı: "Yürüyün tanrılarınıza bağlı kalın. Çünkü bu, arzu edilen bir şeydir."
Süleymaniye Vakfı
Onların ileri gelenleri şöyle diyerek kalkıp gittiler: "Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat gösterin. İşte bu sizden istenen şeydir!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İleri gelenleri şöyle deyip geçtiler: "Gidin, ilahlarınıza sahip çıkın. Sizden istenen odur."
Şaban Piriş
Onların ileri gelenleri: -Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat gösterin, sizden istenen şey budur diye yola çıktılar.
Tefhim-ul Kuran
Onlardan önde gelen bir grup: «Yürüyün, ilahlarınıza karşı (bağlılıkta) da kararlı olun; çünkü asıl istenen budur» diye çekip gitti.
Ümit Şimşek
İleri gelenleri 'Yürüyün,' diyerek kalktılar. 'Tanrılarınız hakkında sebat gösterin. Sizden istenen budur.
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden kodaman bir grup öne çıktı: "Haydi, yürüyün! İlahlarınıza sahip çıkmada kararlı davranın! Gerçek şu ki, istenip beklenen şey budur."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların adlı-sanlı adamları çıxıb gedərək dedilər: “Gedin öz məbudlarınızla səbirlə davranın. Doğrusu, bu sizdən istənilən bir şeydir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların əʼyanları (toplandıqları məclisdən) çıxıb gedərək (bir-birinə) belə dedilər: ″Gedin öz tanrılarınıza (ibadətdə) möhkəm (səbatlı) olun. (Bizdən) istənilən şey budur (tövhiddir).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Notabeln unter ihnen ereiferten sich und sagten: ʺGeht und haltet geduldig an euren Göttern fest! Das ist ein schlimmer Plan gegen uns.
Almanca — Der Edle Quran
Und so ging die führende Schar unter ihnen fort: ʺGeht hin und haltet an euren Göttern beharrlich fest. Das ist fürwahr etwas, was (zu eurem Nachteil) gewollt wird.
Almanca — M. A. Rassoul
Und die Vornehmen unter ihnen liefen davon (und sagten): ʺGeht und haltet an euren Göttern fest. Das ist es, was man beabsichtigt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und die Entscheidungsträger von ihnen gingen los: ʺGeht weiter so, und seid duldsam in eurer Gottheiten Sache! Gewiß, dies ist eine Sache, die doch erstrebt wird.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And the leaders of falsehood among them walked off the meeting in confusion and exhorted their adherents to remain faithful, constant and firm in fidelity to their gods. "This movement", they said, "has been designed against us and a chism formed to our detriment".
Abdul Haleem
Their leaders depart, saying, ‘Walk away! Stay faithful to your gods! That is what you must do.
Abdullah Yusuf Ali
And the leader among them go away (impatiently), (saying), "Walk ye away, and remain constant to your gods! For this is truly a thing designed (against you)!
Abul A'la Maududi
And the elders among them went forth saying: "Go ahead and be steadfast in adhering to your deities. What is being said is with a design."
Aisha Bewley
Their leaders went off saying, ‘Carry on as you are! Hold fast to your gods. This is clearly something planned.
Al-Hilali & Khan
And the leaders among them went about (saying): "Go on, and remain constant to your âlihah (gods)! Verily, this is a thing designed (against you)!
Ali Quli Qarai
Their elite go about [urging others]: ‘Go and stand by your gods! This is indeed the desirable thing [to do].
Amatul Rahman Omar
And the leaders among them go about saying, `Go (from here) and adhere constantly to (the worship of) your gods. This (claim of the Qur'ân about the unity of God) is a thing designed (with some purpose behind it).
Arthur John Arberry
And the Council of them depart, saying 'Go! Be steadfast to your gods; this is a thing to be desired.
Bijan Moeinian
The chief of the disbelievers running around saying: "Go ahead and worship your gods; for sure Mohammad has a hidden agenda behind his invitation. "
E. Henry Palmer
And the chiefs of them went away: 'Go on and persevere in your gods; this is a thing designed;
Edip-Layth
The leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."
George Sale
And the chief men among them departed, saying to one another, go, and persevere in the worship of your gods: Verily this is the thing which is designed.
Hamid S. Aziz
And the leaders among them go about exhorting, "Go and remain constant to your gods; for this is most surely a thing designed against you.
Mahmoud Ghali
And the chiefs among them went off, (saying), "Go on! (Or: March on!) And endure (patiently) with your gods; surely this indeed is a thing willfully (designed).
Marmaduke Pickthall
The chiefs among them go about, exhorting: Go and be staunch to your gods! Lo! this is a thing designed.
Mohamed Ahmed - Samira
And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods. There is surely some motive behind it.
Muhammad Asad
And their leaders launch forth [thus]: "Go ahead, and hold steadfastly onto your deities: this, behold, is the only thing to do!
Mustafa Khattab
The chiefs among them went forth saying, "Carry on, and stand firm in devotion to your gods. Certainly this is just a scheme ˹for power˺.[1]
Progressive Muslims
And the leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."
Sahih International
And the eminent among them went forth, [saying], "Continue, and be patient over [the defense of] your gods. Indeed, this is a thing intended.
Sam Gerrans
And the eminent ones among them went forth: “Go and be steadfast to your gods — this is a thing desired.
Shabbir Ahmed
Their leaders go about saying, "Walk away and hold on to your gods! This, behold, is the only thing to do. And this (mind-boggling thing) seems to be designed with ulterior motives.
Syed Vickar Ahamed
And their leaders (the unbelievers) hurry away, (saying:) "You (also) walk away, and remain with your gods! Truly, this is a thing meant to be (against you)!
Taqi Usmani
And the leaders among them walked out saying (to their followers), "Walk away (from the Prophet,) and stay firm on (adhering to) your gods. This (call of the Prophet) is surely something designed (for his personal benefit).
The Monotheist Group
And the leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et leurs notables partirent en disant: ʺAllez-vous en, et restez constants à vos dieux: cʹest là vraiment une chose souhaitable.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Giregir û mezinên wan derketin û (ji hev re) gotin: Li ser ya xwe berdewam bin, li ser perestina pûtên xwe sebr û sebat bikin. Bêşik ev a ku ji we tê xwestin tiştekî mezin e.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En de voornaamsten onder hen gaan verder: ʺGaat voort en houdt vast aan jullie goden; dat is iets wat gewenst moet worden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En de voornaamste lieden onder hen vertrokken, zeggende tot elkander: Gaat en volhardt in de vereering uwer goden, waarlijk; u er van af te trekken is de bedoelde zaak.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И ушли знатнейшие из них [из курайшитов] (из одного из собраний, где Посланник Аллаха призывал их к Единобожию) (говоря друг другу): «Идите (своей дорогой и своей верой) и терпите за ваших богов! [Продолжайте быть на многобожии и терпите большое количество богов.] Поистине, это [то, к чему призывает Мухаммад] – что-то, чего желают [он желает этим стать уважаемым и обрести последователей].
Rusça — Osmanov
Знатные люди из их числа удалились и наказали [остальным]: ʺСтупайте и будьте стойки [в поклонении] своим богам. Воистину, это то, что требуется.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och deras ledare sade till varandra när de bröt upp (från en överläggning:) ʺLåt oss hålla fast vid våra gudar! Här ligger helt säkert något bakom!