Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

Duribet ǎleyhimu ƶ-ƶilletu eyne mā ṧuḳifū illā bi Hablin mine (a)llahi ve Hablin mine n-nāsi ve bā'ū bi ğaDebin mine (a)llahi ve Duribet ǎleyhimu l-meskenetu ƶālike bi ennehum kānū yekfurūne bi āyāti (a)llahi ve yeḳtulūne l-enbiyā'e bi ğayri Haḳḳin ƶālike bimā ǎSav ve kānū yeǎ'tedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ضُرِبَتْDuribetض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakvurulmuştur
2عَلَيْهِمُǎleyhimuonlara
3الذِّلَّةُƶ-ƶilletuذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakalçaklık (damgası)
4اَيْنَeynenerede
5مَا
6ثُقِفُواṧuḳifūث ق فÜstesinden gelmek, rastlamak, bulmak, yakalamak, almak, hakimiyet kazanmak, zeki olmak, yetenekli olmak, karşılaşmak, yakalamak/üstesinden gelmekbulunsalar
7اِلَّاillāancak hariç
8بِحَبْلٍbi Hablinح ب لİple bağlamak/sıkmak, ip/kordon, ahit, tuzağa düşürme aracı, güvenlik sözü/güvencesi alma, tuzak, tuzağa düşürmek, büyülemek, hamile/dolu olmak, bağ, birleşme nedeni, bağlantı, evlilik, şah damarı, boyun toplardamarı, felaket/talihsizlik, rahimdeki fetüs, asma (üzüm), bağlayan kişi, kıvırcık/örgülü/ip benzeri saç (örn. Etiyopyalıların saçı)ahdine (ipine)
9مِنَmine
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
11وَحَبْلٍve Hablinح ب لİple bağlamak/sıkmak, ip/kordon, ahit, tuzağa düşürme aracı, güvenlik sözü/güvencesi alma, tuzak, tuzağa düşürmek, büyülemek, hamile/dolu olmak, bağ, birleşme nedeni, bağlantı, evlilik, şah damarı, boyun toplardamarı, felaket/talihsizlik, rahimdeki fetüs, asma (üzüm), bağlayan kişi, kıvırcık/örgülü/ip benzeri saç (örn. Etiyopyalıların saçı)ve ahdine (ipine)
12مِنَmine
13النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.(inanan) insanların
14وَبَٓاؤُ۫ve bā'ūب و اGeri döndü, geri geldi/gitti, üzerine aldı/taşıdı, yüklendi/yük altına girdi, bunun ikamet yeri oldu, sorumlu/hesap verebilir/mesul oldu, eşit/benzer, denk/eş, dinlendi/kaldı, onu bir konuta yerleştirdi, mubawwa: bir konut, kalacak yer, yerleşim yeri, tabawwa: bir yeri konut edinmek veya yapmak.ve uğradılar
15بِغَضَبٍbi ğaDebinغ ض بöfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklıkgazabına
16مِنَmine
17اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
18وَضُرِبَتْve Duribetض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakve vuruldu
19عَلَيْهِمُǎleyhimuüzerlerine
20الْمَسْكَنَةُl-meskenetuس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekmiskinlik (damgası)
21ذٰلِكَƶālikeböyledir
22بِاَنَّهُمْbi ennehumçünkü onlar
23كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
24يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ediyorlar
25بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
26اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
27وَيَقْتُلُونَve yeḳtulūneق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürüyorlardı
28الْاَنْبِيَٓاءَl-enbiyā'eن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebileri
29بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.-sız yere
30حَقٍّHaḳḳinح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak-
31ذٰلِكَƶālikeböyledir
32بِمَاbimāçünkü
33عَصَوْاǎSavع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.isyan etmişlerdi
34وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
35يَعْتَدُونَyeǎ'tedūneع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekve haddi aşıyorlardı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, aşağılık bir hâle getirilmiştir onlar; ancak Allah'ın ipine ve insanların yapıştıkları ipe yapışanlar müstesna. Allah'ın gazabına uğradılar ve üstlerine miskinlik çullandı. Bu da Allah'ın delillerini inkâr ettikleri ve haksız yere peygamberleri öldürdükleri için, bu da isyan ettikleri ve hadlerini aştıkları için.

Abdulkadir Gölpınarlı

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, aşağılık bir hâle getirilmiştir onlar; ancak Allahʼın ipine ve insanların yapıştıkları ipe yapışanlar müstesna. Allahʼın gazabına uğradılar ve üstlerine miskinlik çullandı. Bu da Allahʼın delillerini inkâr ettikleri ve haksız yere peygamberleri öldürdükleri için, bu da isyan ettikleri ve hadlerini aştıkları için.

Adem Uğur

Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

Ahmed Hulusi

Onlar nerede bulunsalar, üzerlerine zillet (aşağılanma) hükmü vurulmuştur; Allah'tan bir gazaba uğradılar ve aşağılanarak yaşamaya mahkum oldular. . . Allah'tan bir ipe ('Rabbimiz sensin' ahdine, yani hakikatlerinin Esma mertebesinden oluştuğuna) ve insanlardan bir ipe (bu imana sahip birine tabi olma) sarılmışlar müstesna! Zira Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar ediyorlardı ve Nebileri, Hakk'ın muradına karşı (nefsaniyetlerine uyarak) öldürüyorlardı. İşte bu onların isyanları, haddi aşmaları sebebiyledir.

Ahmet Tekin

Yahudiler, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’a ve insanlara taahhütlerine sadâkatle bağlanmadıkça, Allah’ın ahdine, zımmîlik statüsüne, insanların, müslümanların himayesine sığınmadıkça aşağılanma, onlara alınyazısı haline getirildi. Allah’ın hışmına, gazabına uğramışlardır. Ülkelerinden ve kavimlerinden uzakta yaşama da onlara alınyazısı haline getirildi. Bütün bunlar Tevrat ve Kur’ân’daki Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haklı bir sebep ortada yokken peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. İsyan etmeleri, haddi aşmayı alışkanlık haline getirmeleri sebebiyledir.

Ahmet Varol

Onlardan, Allah'ın ipine sarılanlar ve insanların ipine yapışanlar [16] dışında kalanlara nerede bulunurlarsa bulunsunlar alçaklık damgası vurulmuştur. Onlar Allah'ın gazabını haketmişlerdir ve kendilerine miskinlik damgası da vurulmuştur. Onlar bunu Allah'ın ayetlerini inkâr ettikleri ve haksız yere peygamberleri öldürdükleri için hak ettiler. Karşı geldikleri ve taşkınlık ettikleri için bunu hak ettiler.

Ali Bulaç

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah'ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Allah'tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar (Yahudî’ler) nerede bulunurlarsa boyunlarına zillet ve horluk takılmıştır. Meğer ki cizye vermek sureti ile Allah’ın ve müminlerin barış ve emniyeti altına girmiş olsunlar. Onlar dönüp Allah’ın gazâbına uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi şu: Çünkü onlar, Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, peygamberleri haksız yere öldürmüşlerdi; çünkü onlar, isyan etmişler ve aşırı gitmişlerdi.

Ali Rıza Safa

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın güvencesine ve insanların güvencesine sığınanlar dışında, onları aşağılanma kaplamıştır. Allah'ın öfkesine uğramışlar ve yoksulluk onları kaplamıştır. Aslında, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri ve peygamberleri haksız yere öldürdükleri için böyle olmuştur. Karşı geldikleri ve sınırı aştıkları için böyle olmuştur.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete düçar olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunlar başlarına geldi; çünkü Allah'ın ayetlerini inkar etmekte ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler. Bütün bunlar gerçekleşti; çünkü Allah'a isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.

Bekir Sadak

Nerede bulunsalar Allah'in ve inanan insanlarin himayesinde olanlar mustesna onlara alcaklik damgasi vurulmustur. Allah'tan bir gazaba ugradilar, onlara asagilik damgasi vuruldu. Bu, Allah'in ayetlerini inkar etmeleri ve haksiz yere peygamberleri oldurmelerindendir. Bu, karsi gelmeleri ve taskinlik yapmalarindandir.

Celal Yıldırım

Nerede bulunsalar üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. —Allah'ın ve inanan insanların ahdine sığınmış olanlar müstesna— Allah'tan gelen bir gazaba uğradılar; üzerlerine meskenet damgası vuruldu. Sebebine gelince : Onlar Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar; haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Onların bu tutumu (Allah'a) isyan etmelerinden ve (ilâhî) sınırları aşıp aşırı gitmelerindendi.

Diyanet İşleri

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

Diyanet İşleri (eski)

Nerede bulunsalar Allah'ın ve inanan insanların himayesinde olanlar müstesna onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğradılar, onlara aşağılık damgası vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır.

Diyanet Vakfi

Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nerede bulunursalar, alçaklık damgası altında kalmaya mahkumdurlar; meğer ki Allah'ın himayesine ve inananların himayesine sığınmış olsunlar. Onlar, döne dolaşa Allah'ın hışmına uğradılar ve miskinlik altında ezilmeye mahkum kaldılar. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar ve peygamberleri bile bile öldürüyorlardı. Çünkü baş kaldırmışlardı ve aşırı gidiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nerede bulunsalar zillet altında kalmağa mahkumdurlar, meğerki Allahın ahdına ve mü'minlerin ahdına sığınmış olsunlar, döne dolaşa Allahın gazabına müstehıkk oldular ve meskenet altında ezilmeğe mahkum kaldılar, çünkü Allahın ayetlerine küfrediyorlardı ve Peygamberleri bile bile haksızlıkla öldürüyorlardı, çünkü asi olmuşlardı ve aşırı gidiyorlardı.

Erhan Aktaş

Onlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere Nebilerini öldürmeleridir. Bu ceza, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere nebilerini öldürmeleridir. Bu ceza, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere nebilerini öldürmeleridir.

Fizilal-il Kuran

Nerede olsalar, onlara aşağılık damgası vurulmuştur. Yalnız, Allah'ın ipine ve insanlar ile yaptıkları antlaşmalara bağlı kalanlar müstesna. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar, alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah 'a başkaldırmış ve ölçüleri çiğnemişlerdir.

Gültekin Onan

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Tanrı'nın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Tanrı'dan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Tanrı'nın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Hamdi Döndüren

Onlar (Yahudiler), nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ahdine ve mü’minlerin himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet damgası vurulmuştur. Nitekim onlar, (geçmişte de) Allah’ın hışmına uğramışlar ve yoksulluğa maruz kalmışlardır. Çünkü onlar, Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve sınırı aşmış olmalarındandır.

Hasan Basri Çantay

Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar üzerlerine zillet (damgası) vurulmuşdur (kurtulamazlar) Meğer ki Allahın ipine ve insanların (mü'minlerin) ahdine (sığınmış) olsunlar. Onlar döne dolaşa Allahın hışmına uğradılar. Üzerlerine de bir miskinlik vuruldu. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar Allahın ayetlerini inkar ile kafir olmuşlar, peygamberleri haksız yere öldürmüşlerdi. (Biz de) şudur: Çünkü onlar isyan etmişler ve aşırı gitmişlerdi.

Hasib Asutay

Nerede bulunursa bulunsunlar onlara aşağılık (damgası) vurulmuştur. Meğer ki, Allah'ın ahdine ve (inanan) insanların ahdine sığınmış olsunlar. Allah'tan bir azaba uğramışlardır ve kendilerine aşağılık (damgası) vurulmuştur. Bu, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir; (yine) bu, isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendir.

Hayrat Neşriyat

Nerede bulunsalar, (cizye vermek şartıyla) Allah’ın ahdi ve insanların(mü’minlerin) ahdi ile (sığınmış olmaları) müstesnâ, üzerlerine aşağılık (damgası)vurulmuştur; Hem Allah’ın gazabına uğradılar ve üzerlerine meskenet (yoksulluk damgası)vuruldu! Bu, şübhesiz onların, Allah’ın âyetlerini inkâr etmekte ve haksız yere peygamberleri öldürmekte olmaları sebebiyledir. (Ve yine) bu, (onların) isyân etmeleri ve haddi aşmakta olduklarından dolayıdır.

İbni Kesir

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar; üzerlerine zillet vurulmuştur. Allah'ın ve mü'minlerin ahdine sığınmış olanlar müstesna. Allah'ın hışmına uğradılar. Üzelerine de miskinlik vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, onların isyan etmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır.

Mehmet Okuyan

Onlar (kitap ehli) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ipine (sözüne) ve insanların (müminlerin) ipine (sözleşmesine) sığınmanın dışında kendilerine alçaklık (damgası) vurulmuştur. (Onlar) Allah’tan (gelen) bir gazaba uğramış ve çaresizliğe mahkûm edilmiştir. Zira onlar Allah’ın ayetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyordu. Çünkü isyan etmiş ve haddi aşmışlardı.

Muhammed Esed

Onlar, Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine (sadakatle) bağlanmadıkları sürece, nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillete duçar olurlar; çünkü Allah'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunlar (başlarına geldi,) çünkü Allah'ın mesajlarını inkarda ve peygamberleri haksız yere öldürmekte ısrar ettiler; bütün bunlar (vaki oldu), çünkü (Allah'a) isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Allah'a ve insanlığa karşı taahhütlerine yapışmadıkları sürece, nerede olurlarsa olsunlar zillete mahkumdurlar. Zira Allah'ın gazabına uğramış, üzerlerine zillet ve miskinlik damgası vurulmuştur. Bütün bunların nedeni, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleridir. Bunlarsa, isyankar olmaları ve ısrarla taşkınlıkta bulunmaları yüzündendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların üzerlerine nerede bulunurlarsa bulunsunlar zillet (damgası) vurulmuştur. Meğer ki, Allah Teâlâ'dan bir ahde ve nâstan bir ahde sarılsınlar. Ve Allah Teâlâ'dan bir gazaba uğradılar ve onların üzerine meskenet de vuruldu. Bu da onların âyât-ı ilâhîyyeye küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri sebebiyledir. Çünkü âsi olmuşlar ve haddi tecavüz eylemekte bulunmuşlardı.

Ömer Öngüt

Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, zillet altında kalmaya mahkûmdurlar. Meğer ki Allah'ın ahdine ve insanların ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'tan bir gazaba uğramışlardır ve üzerlerine miskinlik (damgası) vurulmuştur. Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. Bu, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmalarındandır.

Suat Yıldırım

Allah’tan gelmiş olan bir ipe ve insanlar tarafından uzatılan bir ipe (sisteme) tutunmaları müstesna, onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine zillet damgası vurulmuştur. Allah’ın gazabına uğramış, meskenete mahkûm edilmişlerdir. Bu, onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmeleri sebebiyle olmuştur. Çünkü âsi olmuşlar ve haddi aşmışlardır.

Süleyman Ateş

Nerede olsalar, onlara alçaklık (damgası) vurulmuştur (ezilmeğe mahkumdurlar). Meğer ki Allah'ın ahdine ve (inanan) insanların ahdine sığınmış olsunlar. Allah'ın gazabına uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu (yoksulluk içinde ezildiler). Böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı ve çünkü isyan etmişlerdi, haddi aşıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın himayesi veya insanların himayesi altında olmaları dışında, bulundukları her yerde onlara alçaklık damgası vurulur ve Allah'ın öfkesini hak ederler. Üzerlerine çaresizlik de çöker. Çünkü Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnir ve haklı bir gerekçeye dayanmadan nebileri öldürür /itibarsızlaştırmaya çalışırlar.[3] Bu ceza, isyan etmelerine ve aşırı gitmelerine karşılıktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın desteğini ve insanların desteğini almamış olanlar, her yerde alçaklık damgası yer, Allah'ın gazabına gelirler. Üzerlerinde çaresizlik damgası da olur. Çünkü Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmiş ve nebilerini haksız yere öldürmüşlerdir. Bu ceza, yaptıkları isyana ve aşırı davranışlarına karşılıktır.

Şaban Piriş

Onlara, Allah'a ve insanlara karşı taahhütlerine bağlanmadıkları sürece nerede olurlarsa olsunlar bir zillet damgası vurulmuştur. Ayrıca Allah'ın gazabına uğradılar da miskinliğe mahkum edildiler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri sebebiyle idi. Bu, onların isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzünden idi.

Tefhim-ul Kuran

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah'ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zilet (horluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Allah'tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Ümit Şimşek

Onlara, nerede olurlarsa olsunlar bir aşağılanma damgası vurulmuştur-ancak Allah'tan bir ahitle veya insanlardan ahitle bundan kurtulabilirler. Onlar Allah'ın gazabına uğramış ve sefalete mahkûm olmuşlardır. Bunun sebebi de Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleridir. Zira isyan etmişler ve haddi aşmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunmaları dışında, nerede bulunsalar üzerlerine zillet damgası vurulur. Allah'ın hışmına uğramışlardır. Üzerlerine miskinlik damgası vurulmuştur. Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerine küfrediyor, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı; isyan etmişlerdi, zulüm ve azgınlık sergiliyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar harada olursa olsunlar, Allahın və mömin insanların himayəsində olanlar istisna olmaqla onlara həmişə zəlillik qismət olar. Onlar Allahın qəzəbinə düçar olmuş və onlara mənəvi yoxsulluq üz vermişdir. Bu cəza ona görədir ki, onlar Allahın ayələrini inkar etmiş və bəzi peyğəmbərləri haqsız yerə öldürmüşlər. Bu həm də ona görədir ki, onlar asi olmuş və həddi aşmışlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara (yəhudilərə), harada olursa olsunlar, zillət damğası vurulmuşdur. (Onlar bu zillətdən) yalnız Allahdan olan bir ipə və insanlardan olan bir ipə sarınmaqla (islamı qəbul etməklə, yaxud öz dinlərində qalıb müsəlmanlara cizyə verməklə) xilas ola bilərlər. Onlar Allahın qəzəbinə düçar olmuş, onlara miskinlik damğası vurulmuşdur. Bunun səbəbi odur ki, onlar Allahın ayələrini inkar etmiş, peyğəmbərləri haqsız yerə öldürmüşlər. Bunun bir səbəbi də odur ki, onlar Allaha qarşı üsyan etmiş və həddi aşmışlar.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sind zur Schmach verurteilt, wo immer man sie antrifft; es sei denn, daß eine Bindung zwischen ihnen und Gott und eine Bindung zwischen ihnen und den Menschen bestünde. Sie haben sich Gottes Zorn zugezogen und sind zum Elend verurteilt, haben sie doch immer wieder Gottes offenbarte Zeichen geleugnet und die Propheten ohne jegliches Recht getötet. Das geschieht ihnen recht wegen ihrer Ungehorsamkeit Gott gegenüber, und weil sie wiederholt Seine Vorschriften übertraten.

Almanca — Der Edle Quran

Auferlegt ist ihnen Erniedrigung, wo immer sie angetroffen werden-, außer mit einem Seil von Allah und einem Seil von den Menschen -, und sie haben sich Zorn von Allah zugezogen, und Elend ist ihnen auferlegt. Dies, weil sie stets Allahs Zeichen verleugneten und die Propheten zu Unrecht töteten, weil sie sich widersetzten und stets übertraten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Begleiten wird sie die Erniedrigung, überall wo sie hingehen - es sei denn, (sie halten sich) an das von ALLAH Gebotene und an Verträge mit den Menschen - und sie kehrten mit Erzürnen von ALLAH ab und die Demütigung wurde über sie verhängt, weil sie den Ayat ALLAHs gegenüber Kufr betrieben und die Propheten unrechtmäßig getötet haben. Dies ist für das, was sie an Verfehlungen verübt haben, und für das, was sie an Übertretungen zu begehen pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They have been stamped with humiliation (The Jews) wherever they are found, except when they come to be under the tutelage of Allah and at peace with people. They came within the measure of Allah’s wrath and they were stamped with mortification of pride. Their unjustifiable slaying of the Prophets was in the train of their defiance of piety. Their disobedience was natural to them that it became an addiction to transgression.

Abdul Haleem

and, unless they hold fast to a lifeline from God and from mankind, they are overshadowed by vulnerability wherever they are found. They have drawn God’s wrath upon themselves. They are overshadowed by weakness, too, because they have persistently disbelieved in God’s revelation and killed prophets without any right, all because of their disobedience and boundless transgression.

Abdullah Yusuf Ali

Shame is pitched over them (Like a tent) wherever they are found, except when under a covenant (of protection) from Allah and from men; they draw on themselves wrath from Allah, and pitched over them is (the tent of) destitution. This because they rejected the Signs of Allah, and slew the prophets in defiance of right; this because they rebelled and transgressed beyond bounds.

Abul A'la Maududi

Wherever they were, they were covered with ignominy, except when they were protected by either a covenant with Allah or a covenant with men.They are laden with the burden of Allah's wrath, and humiliation is stuck upon them - and all this because they rejected the signs of Allah and slayed the Prophets without right, and because they disobeyed and transgressed.

Aisha Bewley

They will be plunged into abasement wherever they are found, unless they have a treaty with Allah and with the people. They have brought down anger from Allah upon themselves, and they have been plunged into destitution. That was because they rejected Allah’s Signs and killed the Prophets without any right to do so. That was because they disobeyed and went beyond the limits.

Al-Hilali & Khan

Indignity is put over them wherever they may be, except when under a covenant (of protection) from Allâh, and from men; they have drawn on themselves the Wrath of Allâh, and destruction is put over them. This is because they disbelieved in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh and killed the Prophets without right. This is because they disobeyed (Allâh) and used to transgress beyond bounds (in Allâh’s disobedience, crimes and sins).

Ali Quli Qarai

Abasement has been stamped upon them wherever they are confronted, except for an asylum from Allah and an asylum from the people; and they earned the wrath of Allah, and poverty was stamped upon them. That, because they would defy the signs of Allah and kill the prophets unjustly. That, because they would disobey and used to commit transgression.

Amatul Rahman Omar

Smitten are they with ignominy wherever they are found unless they have a bond (of protection) from Allâh, or a bond (of security) from the people. They have incurred the displeasure of Allâh and have been condemned to humiliation. That is so because they would disbelieve in the Messages of Allâh and would seek to kill the Prophets without any just cause. And that is so because they rebelled and had been transgressing as usual.

Arthur John Arberry

Abasement shall be pitched on them, wherever they are come upon, except they be in a bond of God, and a bond of the people; they will be laden with the burden of God's anger, and poverty shall be pitched on them; that, because they disbelieved in God's signs, and slew the Prophets without right; that, for that they acted rebelliously and were transgressors.

Bijan Moeinian

For the simple reason that they have turned their backs to the revelations of God, and have gone so far as to kill the Lord’s Prophets, they are cursed by God. Consequently, they will be disgraced and humiliated whenever they face you unless they uphold God’s covenant as well as respect their peace treaty with you. A little bit security that they may enjoy is not earned by them but has been the result of the help and kindness of others (American help in case of Israel, for instance.)

E. Henry Palmer

They are smitten with abasement wherever they be found, save for the rope of God and the rope of man; and they draw on themselves wrath from God. They are smitten, too, with poverty; that is because they did disbelieve in God's signs, and kill the prophets undeservedly. That is because they did rebel and did transgress.

Edip-Layth

They are stricken with humiliation wherever they are found, except through a covenant from God and a covenant from the people. They earned God's wrath and were stricken with humiliation; that is because they were being unappreciative of God's signs and fighting/killing the prophets without just cause. This is the consequence of their disobedience and transgression.

George Sale

They are smitten with vileness wheresoever they are found; unless they obtain security by entering into a treaty with God, and a treaty with men: And they draw on themselves indignation from God, and they are afflicted with poverty. This they suffer, because they disbelieved the signs of God, and slew the prophets unjustly; this, because they were rebellious, and transgressed.

Hamid S. Aziz

They are smitten with abasement wherever they be found, save for the rope of Allah and the rope of man (the ties of the covenant); and they draw on themselves wrath from Allah and are smitten with wretchedness; that is because they did disbelieve in Allah's signs, and killed the prophets wrongfully. That is because they did rebel and transgress.

Mahmoud Ghali

Humiliation has been stricken upon them wherever they were caught, except they be with a Rope (i. e., the Covenant of Allah "the Qur'an and Sunnah) from Allah and a rope (i.e., a bond of other nations) from mankind. And they have incurred anger from Allah and have been stricken with indigence. That (is) because they used to disbelieve in the signs of Allah and to kill the Prophesiers (i.e., the Prophets) untruthfully; (i.e., without right) that (is) because they disobeyed and they were transgressing.

Marmaduke Pickthall

Ignominy shall be their portion wheresoever they are found save (where they grasp) a rope from Allah and a rope from men. They have incurred anger from their Lord, and wretchedness is laid upon them. That is because they used to disbelieve the revelations of Allah, and slew the prophets wrongfully. That is because they were rebellious and used to transgress.

Mohamed Ahmed - Samira

Degraded they shall live wheresoever they be unless they make an alliance with God and alliance with men, for they have incurred the anger of God, and misery overhangs them. That is because they denied the signs of God and killed the prophets unjustly, and rebelled, and went beyond the limit.

Muhammad Asad

Overshadowed by ignominy are they wherever they may be, save [when they bind themselves again] in a bond with God and a bond with men; for they have earned the burden of God's condemnation, and are overshadowed by humiliation: all this [has befallen them] because they persisted in denying the truth of God's messages and in slaying the prophets against all right: all this, because they rebelled [against God], and persisted in transgressing the bounds of what is right.

Mustafa Khattab

They will be stricken with disgrace wherever they go, unless they are protected by a covenant with Allah or a treaty with the people. They have invited the displeasure of Allah and have been branded with misery for rejecting Allah’s revelations and murdering ˹His˺ prophets unjustly. This is ˹a fair reward˺ for their disobedience and violations.

Progressive Muslims

They are stricken with humiliation wherever they are found, except through a rope from God and a rope from the people. And they stayed in God's wrath and were stricken with humiliation; that is because they were disbelieving in God's signs and killing the prophets without just cause; that is for what they disobeyed and were transgressing.

Sahih International

They have been put under humiliation [by Allah ] wherever they are overtaken, except for a covenant from Allah and a rope from the Muslims. And they have drawn upon themselves anger from Allah and have been put under destitution. That is because they disbelieved in the verses of Allah and killed the prophets without right. That is because they disobeyed and [habitually] transgressed.

Sam Gerrans

Pitched upon them will be ignominy wherever they are found save for a rope from God and a rope from men. And they will incur wrath from God, and wretchedness will be pitched upon them, for it is that they denied the proofs of God! And they killed the prophets without cause, for it is that they opposed and exceeded all bounds!

Shabbir Ahmed

Humiliated are they wherever they may be, unless they grasp a bond with God, and a bond with the people. They have incurred displeasure of God, and are committed to disgrace. This is because they have been rejecting the Divine Revelations and have been opposing the Messengers of God, even wrongfully killing some of them. All this, because they rebelled, and persisted in transgressing the bounds of what is right.

Syed Vickar Ahamed

Shame is thrown over them (like a tent) wherever they are found, except when (they are) under a promise (of protection) from Allah and from men; They draw on themselves anger from Allah and upon them is thrown severe poverty. This is because they rejected the Signs (verses) of Allah, and killed the prophets without right; And because they rebelled and crossed the bounds.

Taqi Usmani

Disgrace has been stamped over them wherever they are found, unless (saved) through a source from Allah and through a source from men, and they have returned with wrath from Allah, and misery has been stamped over them. All this is because they used to deny the signs of Allah, and to slay the prophets unjustly. All this is because they disobeyed and transgressed the limits.

The Monotheist Group

They are struck with humiliation wherever they are encountered, except for a rope from God and a rope from the people. And they stayed in the wrath of God and were struck with humiliation; that is because they were disbelieving in the revelations of God and killing the prophets without right; that is for what they disobeyed and were transgressing.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Où quʹils se trouvent, ils sont frappés dʹavilissement, à moins dʹun secours providentiel dʹAllah ou dʹun pacte conclu avec les hommes. Ils ont encouru la colère dʹAllah, et les voilà frappés de malheur, pour nʹavoir pas cru aux signes dʹAllah, et assassiné injustement les prophètes, et aussi pour avoir désobéi et transgressé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cihû, ji bilî ku ew xwe bi werîsê Xwedê û werîsê mirovan (mislimanan) bigirin li ku dibin bila bibin bêrûmetî li ser wan hatiye vegirtin (nikarin serbest bijîn). Vêca ew bi hêrseke ji cem Xwedê vegeriyan û şermezarî li ser wan hate xistin. Ev yek ji ber vê ye ku wan ayetên Xwedê mandel dikirin û bi neheqî pêxember dikuştin. Ha ev jî bi sedema ku gunehkarî dikirin û ji ser xwe ve diçûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij worden getroffen met vernedering waar men hen ook aantreft, behalve als zij een band met God of een band met de mensen hebben en zij halen zich Gods toorn op de hals en zij worden getroffen met onderwerping. Dat is omdat zij ongelovig waren aan Gods tekenen en de profeten zonder enig recht doodden. Dat is omdat zij opstandigen vijandig waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Overal waar men hen vindt, zal smaad hen treffen, behalve indien zij een verbond met God en de menschen sluiten. Gods toorn laden zij op zich, en gebrek zal hen treffen, omdat zij Gods teekenen geloochend, de profeten onrechtvaardig gedood, en oproer en boosheid gesticht hebben.

Hollandaca — Siregar

Zij werden met vernedering geslagen. waar zij zich ook bevonden, tenzij zij een verdrag met Allah en een verdrag met de mensen hadden. En zij keerden terug met de toorn van Allah en zij werden met vernedering geslagen. Dit was omdat zij de Tekenen van Allah verwierpen en de Profeten zonder recht te hebben doodden, dit was omdat zij ongehoorzaam waren en overtraden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Воздвигнуто было над ними [над иудеями] унижение, где бы они ни находились, если только не с вервью от Аллаха [если они не примут Ислам] и (если только) не с вервью от людей [если не заключат договор с сильным государством о собственной безопасности]. И оказались они (из-за своего упрямства и неверия) под гневом Аллаха, и воздвигнута над ними бедность. Это [то, что перечислено выше] – за то, что они стали неверующими в знамения Аллаха и убивали пророков не по праву! Это – за то, что они ослушались (Аллаха) и были преступниками [нарушали установленные Аллахом границы]!

Rusça — Osmanov

Иудеев постигнет унижение, разве что они обратятся за покровительством к Аллаху и к муслимам. Поражены они гневом Аллаха, постигла их бедность! И все это за то, что они отвергали знамения Аллаха и убивали незаслуженно пророков, за то, что были ослушниками и преступниками.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Var de än påträffas skall de utstå skam och vanära, om de inte (söker skydd i) förbundet med Gud och (återupprättar) banden till människorna; de har ådragit sig Guds vrede och störtats i djupt elände, eftersom de framhärdade i att förneka Guds budskap och dödade profeterna mot all rätt, trotsade ständigt Gud och överträdde (Hans bud).