(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

فِي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فِيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَاِيتَٓاءِ الزَّكٰوةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُ

fī buyūtin eƶine (a)llahu en turfeǎ ve yuƶkera fīhā ismuhu yusebbiHu lehu fīhā bi l-ğuduvvi ve l-āSāli / ricālun lā tulhīhim ticāratun ve lā bey'ǔn ǎn ƶikri (a)llahi ve iḳāmi S-Salāti ve ītā'i z-zekāti yeḣāfūne yevmen teteḳallebu fīhi l-ḳulūbu ve l-ebSāru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فِي
2بُيُوتٍbuyūtinب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirevlerdedir
3اَذِنَeƶineا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizin verdiği
4اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
5اَنْen
6تُرْفَعَturfeǎر ف عYükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir şeyi yakına getirip sunmak veya teklif etmek, öne sürmek, uzaklaştırmak, kaybolmak, geriye doğru izlemek, onurlandırmak, saygı göstermek, tanıtmak, arıtmak, bilinir kılmak, yukarı çıkmak, yüksek rütbe/durum/halyükseltilmesine/yüceltilmesine
7وَيُذْكَرَve yuƶkeraذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve anılmasına
8فِيهَاfīhāiçlerinde
9اسْمُهُismuhuس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)adının
10يُسَبِّحُyusebbiHuس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmektesbih ederler
11لَهُlehuO'nu
12فِيهَاfīhāonların içinde
13بِالْغُدُوِّbi l-ğuduvviغ د وSabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümüsabah
14وَالْاٰصَالِve l-āSāliا ص لKök salmak, yerleşmek. Akşamüstü - akşam, gün batımından önceki zaman.ve akşam
1رِجَالٌricālunر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.erkekler (ki)
2لَا
3تُلْهِيهِمْtulhīhimل ه وOndan uzaklaşarak unutmak, Meşgul etmek, kandırmak, dikkatini dağıtmak, spor/oyun/eğlence, yolunu değiştirmek, sapma, unutmak, keyif/neşe vermek, uzaklaşmak, fırlatılan şey, dikkatsiz/umursamazkendilerini alıkoymaz
4تِجَارَةٌticāratunت ج رticaret yapmak/mal alıp satmak, ticaret, ticaret işi, alınıp satılmış, işletilmiş mülk kazanç amacıylaticaret
5وَلَاve lāve ne de
6بَيْعٌbey'ǔnب ي عSatmak, satış yapmak, ticaret yapmak, alışveriş yapmak, bir malı para karşılığında devretmek, satışa çıkarmak, pazarlamakalışveriş
7عَنْǎn-tan
8ذِكْرِƶikriذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanmak-
9اللّٰهِ(a)llahiAllah'ı
10وَاِقَامِve iḳāmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve -doğrulur
11الصَّلٰوةِS-Salātiص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
12وَاِيتَٓاءِve ītā'iا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve -verir
13الزَّكٰوةِz-zekātiز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekatı-
14يَخَافُونَyeḣāfūneخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak-korkusuyla
15يَوْمًاyevmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünün-
16تَتَقَلَّبُteteḳallebuق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpdöndürecekleri-
17فِيهِfīhionda
18الْقُلُوبُl-ḳulūbuق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpyüreklerin
19وَالْاَبْصَارُve l-ebSāruب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıve gözlerin

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu ışık, o evlerdedir ki Allah, oralarda adının yüceltilmesine ve anılmasına izin vermiştir ve oralarda, sabah akşam onu tenzîh edenler vardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu ışık, o evlerdedir ki Allah, oralarda adının yüceltilmesine ve anılmasına izin vermiştir ve oralarda, sabah akşam onu tenzîh edenler vardır.

Adem Uğur

(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu (öyle kimseler) tesbih eder ki;

Ahmed Hulusi

(O Nur = hakikat ilmi) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esma'sının elvermesiyle) izin verdiği evlerdedir (beyin - bilinç)! Sabah-akşam (afaki ve enfüsi seyirde) oralarda (o evlerde) O'nun tespihindedirler!

Ahmet Tekin

Bu nur bir takım evlerde, mescitlerdedir. Allah mescitlerin binalarının yükselmesini ve içlerinde adının zikredilmesini, namaz kılınmasını, Kur’ân okunmasını, zikir meclisleri kurulmasını, dininin, şeriatının anlatılmasını, icrası zorunlu kesin hükümler haline getirdi. İnsanlar orada gündüzün ilk ve son saatlerinde onun koyduğu kurallara riayet ederek Allah’ı tesbih ederler, namaz kılarlar.

Ahmet Varol

(Bu nur) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Oralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Ali Bulaç

(Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Ali Fikri Yavuz

Bu lâmba, o camilerde yakılır ki, onların yüce tanınmasını ve içlerinde isminin anılmasını Allah emretmiştir. Buralarda sabah ve akşam (beş vakit) Allah’ı tesbih eder namaz kılarlar.

Ali Rıza Safa

Allah'ın, yükseltilmelerine ve O'nun İsminin anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada, sabah-akşam O'nu yüceltirler.

Bayraktar Bayraklı

Bu kandil birtakım evlerdedir ki, Allah o evlerin yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabahakşam O'nu tesbih ederler/anarlar.

Bekir Sadak

Allah'in yuksek tutulmasina ve iclerinden adinin anilmasina izin verdigi evlerde, insanlar sabah aksam O'nu tesbih ederler.

Celal Yıldırım

Allah'ın saygıyla yüksek tutulmasına ve içlerinde isminin anılmasına izin verdiği evlerde (cami ve mecidlerde) sabah-akşam O'na tesbîh ederler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın yapılmasına ve içinde isminin anılmasına izin verdiği evlerde, akşam sabah Allah’ı tenzih ederek anarlar;

Diyanet İşleri

(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın yüksek tutulmasına ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde, insanlar sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Diyanet Vakfi

(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu (öyle kimseler) tesbih eder ki;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin okunmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O evlerdeki, Allah onların yüceltilmesine ve kendi adının içlerinde anılmasına izin vermiştir. Onlarda sabah ve akşam üstleri O'nu tesbih ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O evlerde ki: Allah onların rif'atlandırılmasına ve içlerinde isminin zikredilmesine izin vermiştir, onlarda sabah ve akşam üstleri ona tesbih ederler

Erhan Aktaş

(Allah'ın aydınlığı/ışığı) Allah'ın İsmi'nin yüceltilmesine ve öğütlerinin dinlenmesine izin verdiği evlerde vardır. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

(Allah'ın aydınlığı/ışığı) Allah'ın isminin yüceltilmesine ve öğütlerinin dinlenmesine izin verdiği evlerde vardır. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın isminin yüceltilmesine ve öğütlerinin dinlenmesine izin verdiği evler vardır. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Fizilal-il Kuran

Bu projektör; Allah'ın yüceltilmelerini ve içlerinde adının anılmasını emrettiği evlerde yanar. Bu evlerde birtakım kimseler sabah ve akşam Allah'ı her tür noksanlıktan tenzih ederler.

Gültekin Onan

(Bu nur,) Tanrı'nın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Hamdi Döndüren

(Bu kandil) Allah’ın yükseltilmesine ve içinde kendi adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O’nu tesbih eder (ler).

Hasan Basri Çantay

(O kandil) o evlerde (yakılır ki) Allah, onların yüce tanılmasına ve içlerinde adının anılmasına izin vermişdir. Onlar buralarda sabah ve akşam Onu (Allahı) tesbih (ve tenzih) eder (ler).

Hasib Asutay

(Bu kandil) Allah'ın yüceltilmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin verdiği evlerdedir. (15) Orada sabah akşam onu tesbih ederler. (15. Evlerden maksat camiler ve mescitlerdir.)

Hayrat Neşriyat

(Bu kandil, bu nûr) birtakım evlerde (mescidlerde)dir ki Allah, onların(kıymetlerinin) yükseltilmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir; buralarda (bu evlerde) sabah akşam O’nu tesbîh eder(ler).

İbni Kesir

O evlerde ki; Allah, onların yüceltilmesine ve içlerinde kendisinin adının anılmasına izin vermiştir. Onlar da sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Mehmet Okuyan

(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O’nu (şöyle kişiler) tesbih ederler (yüceltirler):

Muhammed Esed

İçlerinde (yalnız) kendi ismi anılsın diye Allah'ın yükseltilmelerine izin verdiği evlerde O'nun kudret ve yüceliğini sabah akşam dile getiren (öyle)

Mustafa İslamoğlu

İçerisinde sabah akşam O'nun adı anıldığı için Allah'ın yükseltilmelerine izin verdiği ibadethanelerde, O'nun ululuğunu ve yüceliğini sürekli dile getiren

Ömer Nasuhi Bilmen

(O mişkat) Bir nice evlerde ki, Allah-ü Azîmüşşan o evlerin yükseltilmesine ve içlerinde (mübarek) isminin zikredilmesine izin vermiştir. O evlerde kendisi için sabahleyin ve akşam üstleri tesbihte bulunurlar.

Ömer Öngüt

Bu kandil bir takım evlerdedir ki, Allah o evlerin yüce tutulmasına ve içlerinde isminin zikredilmesine izin vermiştir. Sabah akşam orada O'nu tesbih ederler.

Suat Yıldırım

(36-37) O nûra, Allah’ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O’nun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah’ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler.

Süleyman Ateş

(Bu kandil) Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O'nu tesbih eder(şanının yüceliğini anar)lar:

Süleymaniye Vakfı

(Aydınlatma), yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına Allah'ın izin verdiği mekanlarda olur. Oralarda öğle ve ikindide Allah'a boyun eğerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(O ışık) yüce tutulmasına ve içlerinde adının anılmasını Allah'ın izin verdiği evlerde olur. Oralarda sabah akşam (insanlar) Allah'a boyun eğerler.

Şaban Piriş

(O lamba) Allah'ın yükseltilmesine ve orada isminin anılmasına izin verdiği evlerde/mescidlerdedir. Orada, sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Tefhim-ul Kuran

(Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Ümit Şimşek

O nur öyle evlerde ışık verir ki, Allah onların yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Oralarda sabah akşam Onu tesbih ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kandil, Allah'ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah akşam O'nu tespih eder.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Bu nur Allahın, tikilib ucaldılmasına və içində Öz adının zikr edilməsinə izin verdiyi evlərdədir. Orada səhər-axşam Ona təriflər deyirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

In Häusern, die Gott zu errichten verfügt hat, damit Sein Name darin geehrt wird, lobpreisen Ihn morgens und abends

Almanca — Der Edle Quran

(Solche Lampen gibt es) in Häusern, für die Allah erlaubt hat, daß sie errichtet werden und daß darin Sein Name genannt wird. Ihn preisen darin, am Morgen und am Abend,

Almanca — M. A. Rassoul

(Es ist) in Häusern, für die Allah die Erlaubnis erteilte, sie sollen errichtet werden und Sein Name soll darin verkündet werden. Darin preisen (sie) Ihn am Morgen und am Abend

Almanca — Muhammad Zaidan

(Gepriesen wird ER) in Häusern, die ALLAH einzurichten erlaubte und in denen Seines Namens gedacht wird. ER wird darin nach Sonnenaufgang und vor Sonnenuntergang lobgepriesen von

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In these sacred houses of prayer which Allah had ordained be erected, remembrance applies to Him whose praises are celebrated and whose attributes are extolled morning and evening,

Abdul Haleem

shining out in houses of worship. God has ordained that they be raised high and that His name be remembered in them, with men in them celebrating His glory morning and evening:

Abdullah Yusuf Ali

(Lit is such a Light) in houses, which Allah hath permitted to be raised to honour; for the celebration, in them, of His name: In them is He glorified in the mornings and in the evenings, (again and again),-

Abul A'la Maududi

(Those who are directed to this Light are found) in houses which Allah has allowed to be raised and wherein His name is to be remembered: in them people glorify Him in the morning and in the evening,

Aisha Bewley

In houses which Allah has permitted to be built and in which His name is remembered, there are men who proclaim His glory morning and evening,

Al-Hilali & Khan

In houses (mosques) which Allâh has ordered to be raised (to be cleaned, and to be honoured), in them His Name is remembered [i.e. Adhan, Iqamah, Salât (prayers), invocations, recitation of the Qur’ân etc.]. Therein glorify Him (Allah) in the mornings and in the afternoons or the evenings,[1]

Ali Quli Qarai

In houses Allah has allowed to be raised and wherein His Name is celebrated, He is glorified therein, morning and evening,

Amatul Rahman Omar

(This light is now lit) in houses ( of the Companions) which Allâh has ordained to be exalted and His name be commemorated in them. Therein (are such as) glorify Him in the mornings and the evenings,

Arthur John Arberry

in temples God has allowed to be raised up, and His Name to be commemorated therein; therein glorifying Him, in the mornings and the evenings,

Bijan Moeinian

You will find the light of God in the houses blessed by the Lord. The houses in which His name is being glorified day and night

E. Henry Palmer

In the houses God has permitted to be reared and His name to be mentioned therein - His praises are celebrated therein mornings and evenings.

Edip-Layth

In houses that God has allowed to be raised and His name is mentioned in them. He is glorified therein morning and evening.

George Sale

In the houses which God hath permitted to be raised, and that his name be commemorated therein: Men celebrate his praise in the same morning and evening,

Hamid S. Aziz

Allah is the light of the heavens and the earth; The similitude of His light is as a niche in which is a lamp, and the lamp is in a glass, the glass is as though it were a brilliant star; it is lit from a blessed tree, an olive neither of the east nor of the west, the oil of which would well-nigh glow of itself though no fire touched it; light upon light! Allah guides whom He will to His Light; and Allah strikes out parables for men, and Allah knows all things.

Mahmoud Ghali

In houses (that) Allah has permitted to be raised up and His Name to be mentioned therein- in them do extol to Him in the early mornings and the (hours) before sunset.

Marmaduke Pickthall

(This lamp is found) in houses which Allah hath allowed to be exalted and that His name shall be remembered therein. Therein do offer praise to Him at morn and evening.

Mohamed Ahmed - Samira

(The light is lit) in houses of worship which God has allowed to be raised, and His name remembered in them. His praises are sung there morning and evening,

Muhammad Asad

IN THE HOUSES [of worship] which God has allowed to be raised so that His name be remembered in them, there [are such as] extol His limitless glory at morn and evening –

Mustafa Khattab

˹That light shines˺ through houses ˹of worship˺ which Allah has ordered to be raised, and where His Name is mentioned. He is glorified there morning and evening

Progressive Muslims

In sanctuaries that God has allowed to be raised and His name mentioned in them. He is glorified therein morning and evening.

Sahih International

[Such niches are] in mosques which Allah has ordered to be raised and that His name be mentioned therein; exalting Him within them in the morning and the evenings

Sam Gerrans

In houses God has given leave to be raised, and His name to be remembered therein, there give Him glory therein in the mornings and the evenings

Shabbir Ahmed

This Light-giving Lamp glows in houses that Allah has caused to be exalted, that His Name be celebrated in them. In them He is glorified in the mornings and in the evenings. (The dwellers therein strive to raise His Name).

Syed Vickar Ahamed

(This Light shines bright) in those houses, that Allah has permitted to be raised to the honor; For the celebration of His Name in them: In them (His Names and the houses), He is glorified mornings and in evenings (of everyday)—

Taqi Usmani

(The guided people worship Allah) in the houses that Allah has permitted to be raised, and where His name is recounted and His purity is pronounced, in the morning and in the evening,

The Monotheist Group

In homes that God has permitted to be raised, and His name mentioned in them. He is glorified therein in the mornings and the evenings.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ev ronahî) di hin mal (û mizgeftên) wisa de ye ku Xweda ferman daye da ew (mal) bêne bilindkirin û navê Xwedê di wan de were gotin û di wan de sibeh û êvaran (pênc wext) ji bo Xwedê nimêj bê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

in huizen waarvan God heeft toegestemd dat zij werden opgericht en waarin Zijn naam wordt vermeld. Hem prijzen daarin in de morgenstond en in de avond

Hollandaca — Salomo Keyzer

In de huizen waarvan God de oprichting heeft veroorloofd, opdat daarin zijn naam zou mogen worden herdacht, verkondigen de menschen zijn lof des ochtends en des avonds.

Hollandaca — Siregar

(Zoʹn licht brandt) in huizen waarvoor Allah gebood (Hem) erin te eren en Zijn Naam te noemen, zij prijzen Zijn Glorie daarin in de ochtenden en de avonden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

В домах [в мечетях], которые Аллах дозволил возвести и в которых поминается Его имя (чтением Корана, словами восхваления,...), – восхваляют Его там утром и вечером

Rusça — Osmanov

[Такой светильник] - в храмах, которые Аллах дозволил воздвигнуть и в которых поминается Его имя. В них славят Его и по утрам, и по вечерам

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

I DE HUS som Gud har befallt skall uppföras för att Hans namn där skall ljuda högt, prisas Han morgon och afton