Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

فَقَالَ الْمَلَؤُا الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّلِينَ

fe ḳāle l-meleū (e)lleƶīne keferū min ḳavmihi mā hāƶā illā beşerun miṧlukum yurīdu en yetefeDDele ǎleykum ve lev şā'e (a)llahu le enzele melāiketen mā semiǎ'nā bi hāƶā fī ābāinā l-evvelīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(şöyle) dedi
2الْمَلَؤُاl-meleūم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıileri gelenler
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerden
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
5مِنْmin-nden
6قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi-
7مَاdeğildir
8هٰذَٓاhāƶābu
9اِلَّاillābaşka bir şey
10بَشَرٌbeşerunب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşbir insandan
11مِثْلُكُمْmiṧlukumم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.sizin gibi
12يُرِيدُyurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istiyor
13اَنْen
14يَتَفَضَّلَyetefeDDeleف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeküstün gelmek
15عَلَيْكُمْǎleykumsize
16وَلَوْve levve eğer
17شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileseydi
18اللّٰهُ(a)llahuAllah
19لَاَنْزَلَle enzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.elbette indirirdi
20مَلٰٓئِكَةًmelāiketenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.melekleri
21مَاyoktur
22سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitiğimiz
23بِهٰذَاbi hāƶāböyle bir şey
24فِي
25اٰبَٓائِنَاābāināا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarımızdan
26الْاَوَّلِينَl-evvelīneا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçgeçmişteki

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, size üstün olmayı dilemekte ve Allah isteseydi melekleri indirirdi, fakat bizden önce gelip geçen atalarımız zamanında da böyle bir şey olduğunu duymadık biz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, size üstün olmayı dilemekte ve Allah isteseydi melekleri indirirdi, fakat bizden önce gelip geçen atalarımız zamanında da böyle bir şey olduğunu duymadık biz.

Adem Uğur

Bunun üzerine, kavminin inkarcı ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

Ahmed Hulusi

Onun (Nuh'un) kavminden, hakikat bilgisini inkar eden geleneksel toplumun ileri gelenleri dedi ki: "Bu sizin gibi beşerden başka değil. . . Size üstünlük murat ediyor. . . Eğer Allah dileseydi (bir beşer irsal etmek yerine) elbette melekler inzal ederdi. . . Biz ilk atalarımızdan böyle bilgi duymadık. "

Ahmet Tekin

Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplanan kodamanlar: 'Bu, sadece sizin gibi bir insan. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, mutlaka bir melek indirirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.' dediler.

Ahmet Varol

Kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: 'Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün olmak istiyor. Allah dileseydi melekleri indirirdi. Biz önceki atalarımızdan da bunu duymadık.

Ali Bulaç

Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz."

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine kavminden küfre varanların ileri gelenleri (başları) dedi ki: “- Bu sizin gibi ancak bir insandır, size karşı üstünleşmek istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette (bize peygamber olarak insan değil) melekler gönderirdi. Biz bunu, (bir insanın peygamber olabileceğini) evvelki atalarımızdan duymadık.

Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Sizin gibi bir insanoğlundan başkası değil bu; size üstünlük sağlamak istiyor. Oysa Allah dileseydi, kesinlikle melekleri indirirdi; önceki atalarımızdan da bunu duymadık!"

Bayraktar Bayraklı

Kavminin inkar edenlerinden ileri gelenler dediler ki: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, kesinlikle melekleri indirirdi. Bunları geçmiş atalarımızdan duymadık."

Bekir Sadak

(24-25) Milletinin inkarci ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan baska birsey degildir. Sizden ustun olmak istiyor. Allah dilemis olsaydi melekler indirirdi. ilk atalarimizdan beri boyle birsey isitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir sureye kadar onu gzetleyin» dediler.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine kavminin ileri gelenlerinden inkâra sapan bir grup dedi ki: «Bu da ancak sizin gibi bir insandır. Size karşı üstünlük sağlamak ister. Allah, (peygamber göndermeyi) dilemiş olsaydı, elbette melekleri (görevlendirip) gönderirdi. Hem ilk atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kavminin inkâra sapmış ileri gelenleri dediler ki: “Bu adam, size üstünlük kurmak isteyen, sadece sizin gibi sıradan bir insandır. Eğer Allah (elçi göndermek) isteseydi herhalde bir melek gönderirdi. Biz geçmiş atalarımızdan böyle bir şey duymadık.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

Diyanet İşleri (eski)

(24-25) Milletinin inkarcı ileri gelenleri: 'Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin' dediler.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine, kavminin inkarcı ileri gelenleri şöyle dediler: «Bu, sadece sizin gibi bir beşerdir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine, kavminin içinden kâfir kodaman topluluğu «Bu, dediler, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hakim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki bir melek gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir, üstünüze geçmek istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette bir takım melekler gönderirdi. Biz eski atalarımız içinde bunu işitmedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh şöyle dedi: bu, başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, üstünüze geçmek istiyor, eğer Allah dilese idi elbette bir takım Melekler gönderirdi, biz evvelki atalarımız içinde bunu işitmedik

Erhan Aktaş

Bunun üzerine halkından Kafir meleler: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Size karşı üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah isteseydi mutlaka melekler indirirdi. Geçmiş atalarımızdan da böyle bir şey duymadık." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine halkından Kafir meleler: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Size karşı üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah isteseydi mutlaka melekler indirirdi. Geçmiş atalarımızdan da böyle bir şey duymadık." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine halkından gerçeği yalanlayan nankörlerin meleleri: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Size karşı üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah elçi göndermek isteseydi mutlaka melekler indirirdi. Geçmiş atalarımızdan da böyle bir şey duymadık." dediler.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarının önde gelen kâfirleri dediler ki; «Bu adam tıpkı sizin gibi bir insandır. Üzerinizde üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bize bir melek gönderirdi. Onun söylediklerini eski atalarımızdan hiç duymamıştık.»

Gültekin Onan

Bunun üzerine, kavminden küfreden önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Tanrı (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz."

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine, kavminin inkârcı ileri gelenleri şöyle dediler: “Bu, sadece sizin gibi bir beşerdir. Size üstünlük sağlamak istiyor. Eğer Allah (elçi göndermek) isteseydi, melekler gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.”

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine kavminden ileri gelen kafir bir güruh (şöyle) dedi: "Bu, sizin gibi bir insandan başkası değildir. Size karşı şereflenmek, üstünlük (sağlamak) istiyor o. Eğer Allah (peygamber göndermek) dileseydi elbette (bize) melekler indirirdi. Biz evvelki atalarımızdan bunu duymadık".

Hasib Asutay

Bunun üzerine, kavminin inkârcı ileri gelenleri dedi ki: 'Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) dileseydi şüphesiz bir melek gönderirdi. Biz önceki babalarımızdan böyle bir şey duymadık.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dedi: 'Bu, sâdece sizin gibi bir insandır; size üstünlük sağlamak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek)isteseydi, elbette melekleri indirirdi. (Biz) bunu evvelki atalarımızdan işitmedik.'

İbni Kesir

Bunun üzerine kavminin önde gelen kafirlerinden bir grup dediler ki: Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Şayet Allah dilemiş olsaydı; melekler indirirdi. İlk atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik.

Mehmet Okuyan

Bunun üzerine, kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişlerdi: “Bu ancak sizin gibi bir adamdır (insandır). Size üstün olmak istiyor. Allah (peygamber göndermek) isteseydi, elbette melekleri gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.

Muhammed Esed

Ama o'nun kavmi içinde hakkı kabule yanaşmayan seçkinler çevresi: "Bu (adam) kendine sizin üstünüzde bir yer sağlamak isteyen, sizin gibi ölümlü bir kişiden başka biri değil ki!" dediler, "Çünkü, Allah (bize bir mesaj ulaştırmak) isteseydi, herhalde melekleri gönderirdi; (üstelik,) biz atalarımızdan asla bu(na benzer herhangi bir) şey işitmedik!

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkarda ısrar eden kimseler şöyle dedi: "Bu da, sadece sizin gibi ölümlü bir insan, onun amacı size üstünlük sağlamak; hem eğer Allah isteseydi, gökten bir melek indiriverirdi; (üstelik) bizler, bu konuda önder atalarımızdan bir şey işitmiş de değiliz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine kavminden kâfirler olmuş olan ileri gelen zümre dedi ki: «Bu başka değil ancak sizin gibi bir insan; istiyor ki, sizin üzerinize tefevvuk etsin. Ve eğer Allah dilemiş olsa idi elbette melekleri indirirdi. Biz bunu evvelki babalarımızdan işitmedik.»

Ömer Öngüt

Bunun üzerine, kavminin içinden ileri gelen kâfirleri dediler ki: “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah dilemiş olsaydı, melekler indirirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık. ”

Suat Yıldırım

(24-25) Halkından ileri gelen birtakım kâfirler: "Bu," dediler, "sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, böyleyken size hakim olmak istiyor." "Allah bize mesaj ulaştırmak isteseydi, (böyle sizin gibi bir insan göndermez), melaike indirirdi. Nitekim biz atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik. Bu delinin tekinden başka biri değil. Ona biraz süre tanıyın, sonra iş aydınlanır, siz de gereğini yaparsınız."

Süleyman Ateş

Kavminin içinden ileri gelen inkarcı bir grup (şöyle) dedi: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah (elçi göndermek) dileseydi, melekleri indirirdi. Biz ilk babalarımızdan böyle bir şey işitmedik."

Süleymaniye Vakfı

Halkının önde gelenlerinden kafirlik edenler dediler ki: "Bu sadece sizin gibi bir beşerdir. Size üstünlük kurmak istiyor. Allah gerek görseydi melekler indirirdi. Önceki atalarımız arasında da böyle bir şey olduğunu duymadık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkından (yapılan uyarıları) görmezlik eden önderler dediler ki: "Bu sizin gibi bir insandan başka ne ki? Size üstünlük kurmak istiyor. Allah elçi gönderecek olsaydı melekleri gönderirdi. Biz en eski atalarımızdan bile böyle bir şey duymadık.

Şaban Piriş

Kavminden ileri gelen kafirler: -Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Sizden üstün olmak istiyor. Eğer Allah dileseydi melekleri gönderirdi. Biz, daha önceki atalarımızdan da bunu duymadık.

Tefhim-ul Kuran

Bunun üzerine, kavminden küfre sapmış önde gelenler dediler ki: «Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarınızdan da bunu işitmiş değiliz.»

Ümit Şimşek

Kavminin ileri gelen kâfirleri ise 'Bu da sizin gibi bir beşerdir,' dediler. 'Ancak size karşı üstünlük taslıyor. Allah dileseydi pekalâ bir melek indirebilirdi. Biz gelip geçmiş atalarımız içinde böyle birisini işitmedik.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumu içinden inkarcı kodaman grup şöyle dedi: "Bu adam, sizin gibi bir insandan başka şey değil; size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, melekler indirirdi. Biz ilk atalarımız arasında böyle bir şey duymadık."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qövmünün kafir zadəganları dedilər: “O da sizin kimi sadəcə bir insandır. Sizə böyüklük etmək istəyir. Əgər Allah elçi göndərmək istəsəydi, mələklər göndərərdi. Biz bunu ulu babalarımızdan eşitməmişik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Nuh) qövmünün kafir başçıları (tabeçiliyində olanlara) dedilər: ″Bu sizin kimi yalnız adi bir insandır. (Peyğəmbərlik iddiası ilə) sizə böyüklük etmək istəyir. Əgər Allah (Ondan başqasına ibadət etməməyimizi) istəsəydi, (bizə peyğəmbər olaraq insan deyil) mələklər göndərərdi. Biz bunu (Nuhun təbliğ etdiyi tövhidi) ulu babalarımızdan (keçmiş ümmətlərdən) eşitməmişik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die ungläubigen Notabeln seines Volkes sagten: ʺDieser da ist nur ein Mensch wie ihr, der vor euch einen Vorzug haben will. Wenn Gott wirklich gewollt hätte, hätte Er Engel entsandt. Wir haben nie gehört, daß unsere Vorfahren so etwas erlebt hätten.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Da sagte die aus seinem Volk führende Schar, die ungläubig war: ʺDieser ist nur ein menschliches Wesen wie ihr, das einen Vorzug euch gegenüber haben will. Und wenn Allah gewollt hätte, hätte Er wahrlich Engel herabgesandt. Wir haben so etwas bei unseren Vorvätern nicht gehört.

Almanca — M. A. Rassoul

Aber die Vornehmen seines Volks, die ungläubig waren, sagten: ʺEr ist nur ein Mensch wie ihr; er möchte sich bloß über euch erheben. Hätte Allah gewollt, hätte Er doch gewiß Engel hinabsenden können. Wir haben nie von solchem unter unseren Vorvätern gehört.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann sagten die Entscheidungsträger von seinen Leuten, die Kufr betrieben: ʺDieser ist nichts anderes als ein Mensch genau wie ihr, der sich nur über euch erheben will. Und sollte ALLAH wollen, hätte ER gewiß Engel herabgesandt. WIR hörten nichts darüber in den (Überlieferungen) unserer Vorfahren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But the leaders of infidelity among his people exclaimed: "He is only a human like yourselves" They added "he simply wishes to take precedence of you and to claim supereminence for holiness and high virtues". "And had Allah willed", they added, "He would have sent down angels to serve as His Messengers." "We never heard of such a notion voiced by our ancestors"

Abdul Haleem

But the leading disbelievers among his people said, ‘He is merely a mortal like you, trying to gain some superiority over you. God would have sent down angels if He had wished; besides, we never heard of anything like this from our forefathers.

Abdullah Yusuf Ali

The chiefs of the Unbelievers among his people said: "He is no more than a man like yourselves: his wish is to assert his superiority over you: if Allah had wished (to send messengers), He could have sent down angels; never did we hear such a thing (as he says), among our ancestors of old."

Abul A'la Maududi

But the notables among his people had refused to believe, and said: "This is none other than a mortal like yourselves who desires to attain superiority over you. Had Allah wanted (to send any Messengers) He would have sent down angels. We have heard nothing like this in the time of our forebears of old (that humans were sent as Messengers).

Aisha Bewley

The ruling circle of those of his people who were kafir said, ‘This is nothing but a human being like yourselves who simply wants to gain ascendancy over you. If Allah had wanted He would have sent angels down. We never heard of anything like this among our ancestors, the earlier peoples.

Al-Hilali & Khan

But the chiefs of his people who disbelieved said: "He is no more than a human being like you, he seeks to make himself superior to you. Had Allâh willed, He surely could have sent down angels. Never did we hear such a thing among our fathers of old.

Ali Quli Qarai

But the elite of the faithless from among his people said, ‘This is just a human being like you, who seeks to dominate you. Had Allah wished, He would have sent down angels. We never heard of such a thing among our forefathers.

Amatul Rahman Omar

But the chiefs of those who disbelieved from among his people said, `He is nothing but a human being like yourselves, (only) he seeks to assert (his) superiority over you. And if Allâh had so willed He could have certainly sent down angels (with him). We have never heard of this (sort of a thing) happen in the times of our fathers of yore.

Arthur John Arberry

Said the Council of the unbelievers of his people, 'This is naught but a mortal like yourselves, who desires to gain superiority over you. And if God willed, He would have sent down angels. We never heard of this among, our fathers, the ancients.

Bijan Moeinian

The leaders of the disbelievers said: "This guy is a human being like yourselves. His only intention is to become your ruler. Had God willed, He would have sent the angels down. We have never heard none senses like this from our forefathers."

E. Henry Palmer

Said the chiefs of those who misbelieved among his people, 'This is nothing but a mortal like yourselves who wishes to have preference over you, and had God pleased He would have sent angels; we have not heard of this amongst our fathers of yore:

Edip-Layth

But the leaders who rejected from among his people said, "What is this but a human like you? He wants to make himself better than you! If it was indeed God's will, He would have sent down controllers. We did not hear such a thing among our fathers of old."

George Sale

And the chiefs of his people, who believed not, said, this is no other than a man, as ye are: He seeketh to raise himself to a superiority over you. If God had pleased to have sent a messenger unto you, He would surely have sent angels: We have not heard this of our forefathers.

Hamid S. Aziz

We sent Noah unto his people, and he said, "O my people! Serve Allah, you have no God but Him; do you then not fear (evil)?"

Mahmoud Ghali

Then said the chiefs who disbelieved among his people, "In no way is this anything except a mortal like yourselves, who would like to be graced with (superiority) (Literally: assume graciousness) over you. And if Allah had (so) decided, He would indeed have sent down Angels. In no way did we hear of this among our earliest fathers.

Marmaduke Pickthall

But the chieftains of his folk, who disbelieved, said: This is only a mortal like you who would make himself superior to you. Had Allah willed, He surely could have sent down angels. We heard not of this in the case of our fathers of old.

Mohamed Ahmed - Samira

The chiefs of his people, who did not believe, said: "He is only a man like you. He wishes to acquire ascendancy over you. If God had willed He would have sent down angels. We never heard this from our elders.

Muhammad Asad

But the great ones among his people, who refused to acknowledge the truth, replied: "This [man] is nothing but a mortal like yourselves who wants to make himself superior to you! For, if God had willed [to convey a message unto us], He would surely have sent down angels; [moreover,] we have never heard [any­thing like] this from our forebears of old!

Mustafa Khattab

But the disbelieving chiefs of his people said ˹to the masses˺, "This is only a human like you, who wants to be superior to you. Had Allah willed, He could have easily sent down angels ˹instead˺. We have never heard of this in ˹the history of˺ our forefathers.

Progressive Muslims

But the leaders who rejected from among his people said: "What is this but a human like you He wants to make himself better than you! And if it was indeed God's will, He would have sent down Angels. We did not hear such a thing among our fathers of old."

Sahih International

But the eminent among those who disbelieved from his people said, "This is not but a man like yourselves who wishes to take precedence over you; and if Allah had willed [to send a messenger], He would have sent down angels. We have not heard of this among our forefathers.

Sam Gerrans

Then said the eminent ones who disbelieved among his people: “This is only a mortal like you, desiring to take precedence over you. And had God willed, He would have sent down angels. We heard not of this among our fathers of old.

Shabbir Ahmed

But the leaders among his community who refused to acknowledge the Truth, said, "This is only a man like you who wants to become prominent among you. God could have sent angels if He willed (to convey a message to us). We never heard this from our forefathers.

Syed Vickar Ahamed

The leaders of the disbelievers from his people said: "He is no more than a man like yourselves; His wish is to make his superiority over you: If Allah had wished, He could have sent down angels: We never heard any such thing (like he says), from our forefathers of the old. "

Taqi Usmani

So, said the disbelieving chiefs from among his nation, "This (man) is nothing but a human being like you. He wishes to impose his superiority over you. Had Allah willed, He would have sent down angels (instead of him). We have not heard of such a thing among our forefathers.

The Monotheist Group

Butthe leaders who rejected from among his people said: "What is this but a human being like you? He wants to make himself better than you! And if it was indeed the will of God, He would have sent down angels. We did not hear such a thing among our fathers of old."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Alors les notables de son peuple qui avaient mécru dirent: ʺCelui-ci nʹest quʹun être humain comme vous voulant se distinguer à votre détriment. Si Allah avait voulu, ce sont des Anges quʹIl aurait fait descendre. Jamais nous nʹavons entendu cela chez nos ancêtres les plus reculés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca (li hemberî vê yekê), ji gelê wî, giregirên ku kafirbûne (ji peyrewên xwe re) gotin: Ew jî, tenê mirovekî eynî wekî we ye. Ew dixwaze li ser we xwe qure bike. Eger Xwedê bixwesta (ku pêxemberekî bişîne) muheqeq dê firîşteyek bişanda. Me tiştekî mîna vê ji bav û bapîrên xwe yên pêşî nebihîstiye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de raad van voornaamsten, zij van zijn volk die ongelovig waren, zei toen: ʺDit is slechts een mens zoals jullie, die boven jullie wil uitblinken. Als God het namelijk gewild had, dan had Hij wel engelen neergezonden. Wij hebben hiervan bij onze vaderen die er eertijds waren niet gehoord.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de opperhoofden van zijn volk dat niet geloofde, zeiden: Deze is slechts een mensch gelijk gij zijt; hij tracht alleen zich eene oppermacht over u aan te matigen. Indien het Gode had behaagd, u een profeet te zenden, zou hij zekerlijk engelen hebben gezonden; wij hebben dit niet van onze voorouders gehoord.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали знатные люди, которые стали неверными, из его народа (простым людям): «Этот [Нух] – только человек, подобный вам [ничем от вас не отличается], (который) хочет получить над вами преимущество [главенство]. А если бы пожелал Аллах (чтобы мы не поклонялись никому, кроме Него), (то Он), однозначно, ниспослал бы ангелов (которые пришли бы к Нам в качестве Его посланников), мы не слышали про это [про то, что говорит Нух и про то, что нужно оставить поклонение нашим божествам] среди наших первых отцов [прежних поколений].

Rusça — Osmanov

Но предводители его народа, которые не уверовали, сказали: ʺВедь он - всего-навсего человек, как и вы. Он хочет только возвыситься над вами. Если бы Аллах пожелал [направить посланника], то Он непременно ниспослал бы ангелов. Мы не слышали, чтобы что-либо подобное [случилось] во времена наших праотцев.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de äldste, de bland hans folk som förnekade sanningen, sade (till varandra): ʺDenne man är bara en människa som vi, men han vill ta befälet över oss. Om Gud ville (sända ett budskap till oss), skulle Han sända änglar. Vi har aldrig hört att något liknande skulle ha förekommit bland våra förfäder i äldre tid.