ط غ ي (ŦĞY)
T-ğ-y
Bu kökten isim-mastar طَغْوَى şeklinde gelir. Allah buyurur ki: كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا : Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Hakkı) yalanladı (91/Şems 11). Yüce Allah bu âyette Semûd kavminin, azgınlıklarının akıbetiyle korkutulduklarında hakkı tasdik etmediklerine dikkat çekmektedir. وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَى : Daha önce de daha zalim ve daha azgın olan Nûh kavmini (helâk etmişti) (53/Necm 52) âyeti, azgınlığın insanı kurtarmaya yetmediğine işaret etmektedir. Nitekim Nûh kavmi, Âd ve Semûd kavminden daha fazla azgın olmalarına rağmen yine de helâk olmuşlardı.
إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ : Sular azgınlaşınca biz sizi gemide taşıdık (69/Hâkka 11) âyetinde tuğyan kelimesi, istiâre yoluyla suyun haddi aşması/taşması anlamında kullanılmıştır. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ : Semûd (kavmi) azgın bir vak’a ile helâk edildiler (69/Hâkka 5) âyeti, şu âyette ifâde edilen tufan olayına işaret etmektedir: إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ : Sular azgınlaşınca biz sizi gemide taşıdık (69/Hâkka 11).
طَاغُوت : Her azgın ve Allah’tan başka tapınılan her şey anlamına gelir. Hem tekil, hem çoğul için kullanılır. Allah buyurur ki: فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى لَا انْفِصَامَ لَهَا : Tağut’u inkâr edip, Allah’a inanan kimse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır (2/Bakara 256); وَالَّذِينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ أَنْ يَعْبُدُوهَا : Tağut’a kulluk etmekten kaçınan (39/Zümer 17); وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُمُ الطَّاغُوتُ : Kâfirlerin dostları tağuttur (2/Bakara 257); يُرِيدُونَ أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ : Tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar (4/Nisâ 60).
Yukarıdaki âyetlerde geçen الطَّاغُوتِ kelimesinden kasıt, her türlü azgınlardır. Yukarıda verilen bilgilerden dolayı sihirbaz, kâhin, azgın cinler ve doğru yoldan ayıranlar طَاغُوت diye adlandırılmıştır. Bazılarına göre bu kelime فَعَلُوت veznindedir. Tıpkı جَبَرُوت ve مَلَكُوت gibi. Kimisine göre ise onun aslı طَغَوُوت ’tur; fakat lâmu’l-fiili yer değiştirmiştir; tıpkı صَاعِقَة-صَاقِعَة gibi. Sonra ( و ) harfi, harekeli ve öncesi de meftûh/üstün olduğu için elif’e dönüştü.