Sözlük

ط م ن (ŦMN)

T-m-n

طُمَأْنِينَة ve اِطْمِئْنَان : Sarsıntıdan/endişeden sonra sükûnete ermek. Allah buyurur ki: وَمَا جَعَلَهُ اللَّهُ إِلَّا بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ : Allah; bunu size sırf bir müjde olsun ve onula kalpleriniz yatışsın diye yapmıştır (8/Enfâl 10); وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ أَرِنِي كَيْفَ تُحْيِي الْمَوْتَى قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِنْ قَالَ بَلَى وَلَكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْبِي : İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, demişti. Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fakat kalbim iyice mutmain olsun, dedi (2/Bakara 260); يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ : Ey huzura kavuşmuş nefis! (89/Fecr 27). Bu da kötülüğü emretmeyen nefistir. أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ : Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur (13/Ra’d 28) âyeti, Yüce Allah’ı bilmek ve O’na çokça ibâdet etmekle nefsin huzura kavuşacağına dikkat çeker ki, şu âyette istenen de söz konusu nefs huzurudur: وَلَكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْبِي : Fakat kalbim iyice mutmain olsun (2/Bakara 260). وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْإِيمَانِ : Kalbi imanla yatışmış olduğu hâlde (16/Nahl 106); فَإِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ : Emniyete kavuştuğunuzda (4/Nisâ 103); وَرَضُوا بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَاطْمَأَنُّوا بِهَا : Dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar (10/Yûnus 7). اِطْمَأَنَّ /Sakin oldu/Tatmin oldu ve تَطَامَنَ ; hem lafız hem anlam açısından birbirine yakın iki kelimedir.
Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →