Sözlük

ط و ل (ŦWL)

T-v-l

طُول ve قِصَر kelimeleri daha önce geçtiği gibi, göreceli isimlerdendir. Bu kelime, zaman ve benzeri gibi hem zât, hem arâz ile ilgili kullanılır: فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْأَمَدُ : Üzerlerinden uzun zaman geçti (57/Hadîd 16); إِنَّ لَكَ فِي اَلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا : Gündüzleri, seni uzun uzun uğraştıracak işlerin vardır (73/Müzemmil 7). طَوِيل-طُوَال (uzun), عَرِيض-عُرَاض (geniş) denir. Çoğulu, طِوَال ; kimisine göre ise طِيَال şeklinde gelir.

Bu kelimenin uzunluk anlamı nokta-i nazarından hayvanın üzerine salıverilen ipe طِوَل denir. طَوِّلْ فَرَسَكَ : Atının ipini gevşet/uzat. Uzun zamana طَوَالُ الدَّهْرِ denir. تَطَاوَلَ فُلاَنٌ : Falan kişi, boynunu gösterdi/uzattı veya gücünü gösterdi. Allah buyurur ki: فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ : Onların üzerinden uzun zamanlar geçti (28/Kasas 45).

طَوْل formu, lütuf ve ihsan/bağış anlamına özgüdür: شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ : Cezası şiddetli, lütfu bol olandır (40/Mü’min 3); وَإِذَا أُنْزِلَتْ سُورَةٌ أَنْ آَمِنُوا بِاللَّهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ أُولُو الطَّوْلِ مِنْهُمْ : Allah’a inanın, Resûlü ile beraber cihat edin, diye bir sûre indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar senden izin istediler (9/Tevbe 86). وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا أَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ : Sizden her kim hür mü’min kadınları nikâh edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa (4/Nisâ 25) âyetinde geçen طَوْلاً kelimesi, mehir ve nafaka için harcanacak paradan/maldan kinâyedir.

طَالُوت : Özel bir isim olup A’cemî (Arapça kökenli olmayan bir isim)dir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →