ض ح ك (ĐḪK) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Merak etmek, adet görmek, sevinmek, hayran bırakmak, alay etmek, birine gülmek, gülmek, netleşmek

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (10)

Bu kök Kur'an boyunca 10 kez, 8 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يَضْحَكُونَ3 kez

Zuhruf 43:47يَضْحَكُونَyeDHakūne(alay edip) gülmeğe başladılar

فَلَمَّا جَاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ

fe lemmā cā'ehum bi āyātinā iƶā hum minhā yeDHakūne

(Musa) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!

Mutaffifin 83:29يَضْحَكُونَyeDHakūnegülüyor(lar)

اِنَّ الَّذِينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذِينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَ

inne (e)lleƶīne ecramū kānū mine (e)lleƶīne āmenū yeDHakūne

Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

Mutaffifin 83:34يَضْحَكُونَyeDHakūnegülerler

فَالْيَوْمَ الَّذِينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

fe l-yevme (e)lleƶīne āmenū mine l-kuffāri yeDHakūne

İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

فَلْيَضْحَكُوا1 kez

Tevbe 9:82فَلْيَضْحَكُواfe l yeDHakūartık gülsünler

فَلْيَضْحَكُوا قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا كَثِيرًا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

fe l yeDHakū ḳalīlen ve l yebkū keṧīran cezā'en bimā kānū yeksibūne

Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

فَضَحِكَتْ1 kez

Hud 11:71فَضَحِكَتْfe DeHiketve bunun üzerine güldü

وَامْرَاَتُهُ قَائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَ وَمِنْ وَرَاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ

ve mraetuhu ḳāimetun fe DeHiket fe beşşernāhā bi isHāḳa ve min verā'i isHāḳa yeǎ'ḳūbe

İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.

تَضْحَكُونَ1 kez

Mü'minun 23:110تَضْحَكُونَteDHakūnedaima gülüyordunuz

فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْرِي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ

fe tteḣaƶtumūhum siḣriyyen Hattā ensevkum ƶikrī ve kuntum minhum teDHakūne

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

ضَاحِكًا1 kez

Neml 27:19ضَاحِكًاDāHikengülümseyerek

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْنِٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ

fe tebesseme DāHiken min ḳavlihā ve ḳāle rabbi evziǎ'nī en eşkura niǎ'meteke lletī en'ǎmte ǎleyye ve ǎlā velideyye ve en eǎ'mele SāliHen terDāhu ve edḣilnī bi raHmetike fī ǐbādike S-SāliHīne

Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!"

اَضْحَكَ1 kez

Necm 53:43اَضْحَكَeDHakegüldüren

وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰى

ve ennehu huve eDHake ve ebkā

Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

وَتَضْحَكُونَ1 kez

Necm 53:60وَتَضْحَكُونَve teDHakūneve gülüyorsunuz

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ

ve teDHakūne ve lā tebkūne

(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

ضَاحِكَةٌ1 kez

Abese 80:39ضَاحِكَةٌDāHiketungüleçtir

ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ

DāHiketun mustebşiratun

Gülerler, sevinirler.