Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

فَلْيَضْحَكُوا قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا كَثِيرًا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

fe l yeDHakū ḳalīlen ve l yebkū keṧīran cezā'en bimā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلْيَضْحَكُواfe l yeDHakūض ح كMerak etmek, adet görmek, sevinmek, hayran bırakmak, alay etmek, birine gülmek, gülmek, netleşmekartık gülsünler
2قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.az
3وَلْيَبْكُواve l yebkūب ك يAğladı, yasta/üzüldü, gözyaşı döktü, ağlama, ağlamaya sebep oldu, yağmur yağdı, konuşamaz durumda.ve ağlasınlar
4كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çok
5جَزَاءًcezā'enج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekkarşılık
6بِمَاbimāşeylere
7كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
8يَكْسِبُونَyeksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.

Adem Uğur

Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

Ahmed Hulusi

Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!

Ahmet Tekin

İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.

Ahmet Varol

Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.

Ali Bulaç

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Ali Fikri Yavuz

Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.

Ali Rıza Safa

Kazandıklarına karşılık, artık az gülsünler; çok ağlasınlar.

Bayraktar Bayraklı

Artık kazanmış oldukları günahlara karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Bekir Sadak

Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan boyle az gulsunler, cok aglasinlar.

Celal Yıldırım

İşledikleri günahın cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yapıp ettikleri karşısında artık az gülsünler, çok ağlasınlar!

Diyanet İşleri

Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

Diyanet İşleri (eski)

Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

Diyanet Vakfi

Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar

Erhan Aktaş

Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.

Fizilal-il Kuran

Yaptıklarının karşılığı olarak bundan böyle az gülüp çok ağlasınlar.

Gültekin Onan

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Hamdi Döndüren

Artık onlar, yapmış olduklarından dolayı, başlarına gelecek cezayı düşünerek, az gülsünler, çok ağlasınlar!

Hasan Basri Çantay

Artık irtikab etmekde oldukları (günahın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.

Hasib Asutay

Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar. (39) (39. Çünkü işledikleri günâhların cezası âhirette pek şiddetlidir.)

Hayrat Neşriyat

Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

İbni Kesir

Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Mehmet Okuyan

Artık yapıp ettiklerinin bir karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

Muhammed Esed

Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Artık, bundan böyle (dünyada) az biraz gülsünler; fakat kazandıklarının bir karşılığı olarak (ukbada) çok ağlayacaklar!

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.

Ömer Öngüt

Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar!

Suat Yıldırım

Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..

Süleyman Ateş

Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!

Süleymaniye Vakfı

Artık bunlar, elde ettikleri şeye karşılık az gülsün, çok ağlasınlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yapmakta olduklarının cezası olarak bundan sonra az gülsünler, çok ağlasınlar.

Şaban Piriş

Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.

Tefhim-ul Kuran

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Ümit Şimşek

Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qoy onlar etdikləri günahların cəzası olaraq az gülüb çox ağlasınlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Qazandıqlarının (qazandıqları günahların) cəzası (əvəzi) olaraq az gülüb çox ağlasınlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden ein wenig lachen im Diesseits und viel weinen im Jenseits. Das ist die Vergeltung für das, was sie sich aufgebürdet haben.

Almanca — Der Edle Quran

So sollen sie ein wenig lachen und sollen häufig weinen als Lohn für das, was sie erworben haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sollten wenig lachen und viel weinen über das, was sie sich erworben haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

So sollen sie sich ein wenig freuen, aber dann sollen sie viel weinen als Vergeltung für das, was sie (an Verfehlungen) zu erwerben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They may deride; ridicule and laugh the believers to scorn. They shall laugh only for a little but much shall they weep. They shall weep their fill and expend their endless life in Hell in weeping in requital of what their minds and souls had impelled them to do.

Abdul Haleem

Let them laugh a little; they will weep a lot in return for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

Let them laugh a little: much will they weep: a recompense for the (evil) that they do.

Abul A'la Maududi

[9:82] Let them, then, laugh little, and weep much at the contemplation of the punishment for the evil they have committed.

Aisha Bewley

Let them laugh little and weep much, in repayment for what they have earned.

Al-Hilali & Khan

So let them laugh a little and (they will) cry much as a recompense of what they used to earn (by committing sins).

Ali Quli Qarai

So let them laugh a little; much will they weep as a requital for what they used to earn.

Amatul Rahman Omar

(Well!) let them laugh a little (now) as they have to weep much more to recompense for what they have wrought.

Arthur John Arberry

Therefore let them laugh little, and weep much, in recompense for what they have been earning.

Bijan Moeinian

Let them laugh a little bit as they are going to cry for the longest time; a punishment that they have earned.

E. Henry Palmer

Let them then laugh little, and let them weep much, as a recompense for that which they have earned!

Edip-Layth

Let them laugh a little, and cry a lot, as a recompense for what they had earned.

George Sale

Wherefore let them laugh little, and weep much, as a reward for that which they have done.

Hamid S. Aziz

Let them then laugh a little, they will weep much, as a recompense for that which they have earned!

Mahmoud Ghali

So, let them laugh a little and weep much in recompense for what they have been earning. .

Marmaduke Pickthall

Then let them laugh a little: they will weep much, as the reward of what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

So let them laugh a little, for weep they will, more as retribution for what they have done.

Muhammad Asad

Let them, then, laugh a little - for they will weep a lot in return for what they have earned.

Mustafa Khattab

So let them laugh a little—they will weep much as a reward for what they have committed.

Progressive Muslims

Let them laugh a little, and cry a lot, a recompense for what they had earned.

Sahih International

So let them laugh a little and [then] weep much as recompense for what they used to earn.

Sam Gerrans

Then let them laugh a little and weep much, as reward for what they earned.

Shabbir Ahmed

Then let them laugh a little, they will weep much, as the reward of what they have earned.

Syed Vickar Ahamed

So let them laugh a little: And (they will) weep a lot: A repayment for the (evil) that they do.

Taqi Usmani

So, let them laugh a little, and weep a lot, this being a reward of what they used to earn.

The Monotheist Group

Let them laugh a little, and cry a lot, a recompense for what they have earned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quʹils rient un peu et quʹils pleurent beaucoup en récompense de ce quʹils se sont acquis.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî bi sedema kar û kiryarên ku kirin, bila hindik bikenin û pir bigirîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dan zullen zij weinig lachen en veel huilen als vergelding voor wat zij begingen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laat hen dus weinig lachen; zij zullen des te meer weenen, als eene vergelding voor hetgeen zij hebben gedaan.

Hollandaca — Siregar

Laten zij daarom weinig lachen en veel huilen, als een vergelding voor hetgeen zij plachten te bedrijven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Пусть же они [оставленные позади лицемеры] посмеются немного (в этой жизни), и пусть они плачут много (в Огне Ада) в воздаяние за то, что приобретали [за неверие и лицемерие]!

Rusça — Osmanov

Да посмеются они мало, да поплачут они много в наказание за то, что они заслужили!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt dem skratta den korta tid (det jordiska varar) - sedan måste de fälla många tårar över allt det (onda) de gjorde!