Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."

فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَدًا وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُوًّا اِنَّكُمْ رَضِيتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِفِينَ

fe in raceǎke (a)llahu ilā Tāifetin minhum fe ste'ƶenūke li l-ḣurūci fe ḳul len teḣrucū meǐye ebeden ve len tuḳātilū meǐye ǎduvven innekum raDītum bi l-ḳuǔdi evvele merratin fe ḳ'ǔdū meǎ l-ḣālifīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِنْfe ineğer
2رَجَعَكَraceǎkeر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.seni döndürürse
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4اِلٰىilā
5طَائِفَةٍTāifetinط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmabir topluluğa
6مِنْهُمْminhumonlardan
7فَاسْتَأْذَنُوكَfe ste'ƶenūkeا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretsenden izin isterlerse
8لِلْخُرُوجِli l-ḣurūciخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkmak için
9فَقُلْfe ḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
10لَنْlen
11تَخْرُجُواteḣrucūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkmayacaksınız
12مَعِيَmeǐyebenimle
13اَبَدًاebedenا ب دKalmak, ikamet etmek, sürekli/kalıcı olarak oturmak, devamlı kılmak, zaman (mutlak anlamda), uzun süre, sonsuz/ebedi/sonsuza dek, sınırsız/bölünemez, kalıcı/daimi, asosyal/yabancı, asla (olumsuz yapıda kullanıldığında)asla
14وَلَنْve lenve asla
15تُقَاتِلُواtuḳātilūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaksavaşmayacaksınız
16مَعِيَmeǐyebenimle beraber
17عَدُوًّاǎduvvenع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşmanla
18اِنَّكُمْinnekumşüphesiz siz
19رَضِيتُمْraDītumر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.razı olmuştunuz
20بِالْقُعُودِbi l-ḳuǔdiق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yerioturmağa
21اَوَّلَevveleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk
22مَرَّةٍmerratinم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.defa
23فَاقْعُدُواfe ḳ'ǔdūق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yeriöyle ise oturun
24مَعَmeǎberaber
25الْخَالِفِينَl-ḣālifīneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekgeri kalanlarla

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah seni şu seferden döndürür de onlardan bir toplulukla buluşursan onlar, savaşa çıkmak için senden izin istedikleri takdirde hemen de ki: Artık benimle ebediyen çıkamazsınız siz ve benimle berâber düşmanla kesin olarak savaşamazsınız. Şüphe yok ki ilk defa oturup kalmaya râzı olmuştunuz, oturun geri kalanlarla.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah seni şu seferden döndürür de onlardan bir toplulukla buluşursan onlar, savaşa çıkmak için senden izin istedikleri takdirde hemen de ki: Artık benimle ebediyen çıkamazsınız siz ve benimle berâber düşmanla kesin olarak savaşamazsınız. Şüphe yok ki ilk defa oturup kalmaya râzı olmuştunuz, oturun geri kalanlarla.

Adem Uğur

Eğer Allah seni onlardan bir gurubun yanına döndürür de (Tebük seferinden Medine'ye döner de başka bir savaşa seninle beraber) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle beraber asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!

Ahmed Hulusi

Bu seferden döndükten sonra o münafıklar gelip yeni bir sefere katılmak istediklerini söylerlerse de ki: "Siz sonsuza dek benimle beraber çıkmayacaksınız; benimle beraber düşmanla savaşmayacaksınız! Siz ilk defasında evlerinizde kalmaktan mutlu oldunuz. . . Bundan sonra da diğer geri kalanlar ile beraber oturun oturduğunuz yerde!"

Ahmet Tekin

Eğer Allah seni, onlardan bir kısmının yanına döndürürse; Tebük seferinden Medine’ye dönersen, onlar da, başka bir savaşa, seninle birlikte gitmek için izin isterlerse: 'Aslâ, hiçbir zaman benimle birlikte savaşa gidemeyeceksiniz. Benimle birlikte, hiçbir düşmana karşı aslâ savaşmayacaksınız. Siz, ilk önce Tebük seferinde evinizde oturmaktan hoşlandınız. Gene siz, savaşa giden orduya katılmayan, dışlanmış aşağılık bozguncularla birlikte evlerinizde oturun' de.

Ahmet Varol

Eğer Allah seni onlardan bir topluluğun yanına geri döndürür de savaşa çıkmak için senden izin isterlerse: 'Siz asla benimle birlikte savaşa çıkamayacak ve asla benimle birlikte düşmana karşı çarpışamayacaksınız. İlk keresinde oturup kalmaya razı oldunuz. Öyleyse geride kalanlarla birlikte oturup kalın' de.

Ali Bulaç

Bundan böyle, Allah seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür de, (yine savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Kesin olarak benimle hiç bir zaman (savaşa) çıkamazsınız ve kesin olarak benimle bir düşmana karşı savaşamazsınız. Çünkü siz oturmayı ilk defa hoş gördünüz; öyleyse geride kalanlarla birlikte oturun."

Ali Fikri Yavuz

Eğer Tebük savaşından sonra Allah, seni Medine’de kalan münafıklardan bir kısmının yanına döndürür de başka bir savaşa çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: “- Artık benimle beraber ebediyyen sefere çıkamazsınız, beraberimde olarak hiç bir düşmanla muharebe edemezsiniz. Çünkü ilk defa, oturup kalmayı arzu ettiniz. (Tebük seferine çıkmadınız). Şimdi de geri kalan kadın ve çocuklarla oturup kalın.”

Ali Rıza Safa

Bundan sonra, Allah, onların arasındaki bir kümenin yanına seni döndürür; onlar da çıkmak için izin isterlerse, şunu söyle: "Asla benimle çıkmayacaksınız ve benimle birlikte düşmana karşı savaşmayacaksınız. Çünkü en başında oturmayı seçtiniz; öyleyse geride kalanlarla birlikte oturun!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer, Allah seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür ve onlar savaşa çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Benimle asla çıkmayacaksınız, yanımda hiçbir düşmanla savaşmayacaksınız. Çünkü siz başlangıçta oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla beraber oturunuz."

Bekir Sadak

Allah seni geri dondurup, onlardan bir toplulukla karsilastirdigi zaman , senden savasa cikmak icin izin isterlerse, de ki: «Benimle asla cikamayacaksiniz, benim yanimda hicbir dusmanla savasmiyacaksiniz; cunku bastan, oturup kalmaya razi oldunuz. Artik geri kalanlarla beraber oturun.»

Celal Yıldırım

Eğer Allah seni (Tebük'ten) döndürür de onlardan bir grupla karşılaşırsan, onlar da (başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Artık benimle birlikte hiçbir zaman çıkamıyacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla sava-şamıyacaksınız. Çünkü siz ilk önce (evinizde) oturmaya razı oldunuz; artık geride kalanlarla beraber hep oturun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şayet Allah seni onlardan bir toplulukla tekrar karşılaştırır da başka bir sefere çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: “Bundan böyle benimle asla sefere çıkmayacak ve benim maiyetimde düşmana karşı asla savaşmayacaksınız. Mademki ilk defasında oturup kalmayı yeğlediniz, şimdi de geride kalanlarla birlikte oturmaya devam edin.'

Diyanet İşleri

Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."

Diyanet İşleri (eski)

Allah seni geri döndürüp, onlardan bir toplulukla karşılaştırdığı zaman, senden savaşa çıkmak için izin isterlerse, de ki: 'Benimle asla çıkamayacaksınız, benim yanımda hiçbir düşmanla savaşmıyacaksınız; çünkü baştan, oturup kalmaya razı oldunuz. Artık geri kalanlarla beraber oturun.'

Diyanet Vakfi

Eğer Allah seni onlardan bir gurubun yanına döndürür de (Tebük seferinden Medine'ye döner de başka bir savaşa seninle beraber) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle beraber asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer Allah, seni onlardan bir kısmının yanına döndürür de onlar başka bir cihada seninle birlikte çıkmak için senden izin isterlerse, de ki; «Artık siz hiçbir zaman benimle çıkamayacaksınız. Daha önce oturup kalmaktan hoşlanıyordunuz. Bundan böyle artık geride kalanlarla beraber oturup kalın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan böyle Allah seni onlardan bir kısmının yanına döndürür de, başka bir cihada çıkmak için senden izin isterlerse: "Artık siz benimle beraber savaşa çıkmayacaksınız ve hiçbir düşmana karşı benimle birlikte savaşmayacaksınız. Daha önce de oturup kalmayı arzu ettiniz, şimdi de geri kalanlarla beraber oturun!" de.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan böyle Allah seni onlardan bir kısmının yanına döndürür de başka bir cihada çıkmak için senden izin isterlerse artık siz benim maıyyetimde ebeda çıkamıyacaksınız, ve hiç bir düşmana benim maıyyetimde harb edemiyeceksiniz, evvelki def'a oturub kalmayı arzu ettiniz, şimdi de artık geride kalanlarla beraber oturun de

Erhan Aktaş

Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"

Fizilal-il Kuran

Eğer Allah sana onlardan bir grubun yanına dönmeyi nasip eder de onlar senden sefere çıkmak üzere izin isterlerse de ki; hiçbir zaman benimle beraber düşmanla savaşmayacaksınız. Çünkü siz ilk keresinde geride kalmaktan hoşlandınız. O halde şimdi de (kadın çocuk, yaşlı ve hasta gibi) savaşma gücünden yoksun kimseler ile birlikte evlerinizde oturunuz.

Gültekin Onan

Bundan böyle, Tanrı seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür de, (yine savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse de ki: "Kesin olarak benimle ebediyen (savaşa) çıkamazsınız ve kesin olarak benimle bir düşmana karşı savaşamazsınız. Çünkü siz oturmayı ilk defa hoş gördünüz; öyleyse geride kalanlarla birtikte oturun."

Hamdi Döndüren

Allah seni münafıklardan bir grubun yanına döndürür de, onlar senden (savaşa) çıkmak için izin isterlerse, de ki: “Benimle birlikte asla savaşa çıkmayacaksınız ve benimle birlikte asla düşmanla savaşamayacaksınız! Çünkü siz, ilk keresinde, yerinizde kalmaya razı olmuştunuz. Haydi (geri) kalanlarla birlikte oturun!”

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah seni (Tebükden Medineye), onlardan (orada kalmış olanlardan) bir zümrenin (münafıkların) yanına döndürür de (başka bir savaşa) çıkmıya senden izin isterlerse de ki: "Bundan sonra benimle birlikde kat'iyyen ve ebedi (sefere) çıkamazsınız. Benimle beraber hiç bir düşmanla muhaarebe edemezsiniz. Çünkü siz ilk defa (Tebük seferinden geri kalıb) oturmayı hoş gördünüz. (Artık bundan böyle) siz geri kalan (kadın ve çocuk) larla beraber oturun!

Hasib Asutay

Eğer Allah seni onlardan bir grubun yanına döndürür de (onlar başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla (sefere) çıkmayacaksınız ve benimle beraber düşmanla asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) oturmaya razı olmuştunuz. O halde geri kalan (kadın ve çocuk)larla beraber oturun!

Hayrat Neşriyat

Öyleyse Allah seni (Tebük Seferinden sonra) onlardan bir tâifeye döndürür de(bundan sonraki savaşlara) çıkmak için senden izin isterlerse, o takdirde de ki: 'Artık ebedî olarak, benimle berâber (cihâd için) aslâ çıkmayacaksınız ve benimle birlikte hiçbir düşmanla aslâ savaşmayacaksınız! Çünki siz ilk def'a (çağrıldığınızda) oturmaya râzı oldunuz; öyleyse geride kalanlarla berâber oturun!'

İbni Kesir

Allah, seni onlardan bir topluluğa geri döndürür de; senden savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: Benimle hiç bir zaman çıkmayacaksınız. Benim yanımda hiç bir düşmanla savaşmayacaksınız. Çünkü siz, baştan oturup kalmaya razı oldunuz. Artık siz, geri kalanlarla birlikte oturun.

Mehmet Okuyan

Allah seni onlardan bir grubun yanına döndürür de (başka bir savaşa seninle birlikte) çıkmak için senden izin isterlerse, (onlara) de ki: “Benimle birlikte asla (savaşa) çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle birlikte asla savaşmayacaksınız! Şüphesiz ki siz birinci kez (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte oturun!”

Muhammed Esed

Bundan sonra Allah seni olur ki onlardan bazılarıyla yüz yüze getirirse ve onlar da (seninle birlikte savaşa) çıkmak için iznini isterlerse, (onlara) de ki: "Bundan böyle benimle asla (sefere) çıkmayacak ve benimle hiçbir düşmana karşı savaşmayacaksınız! Madem, bir kere evde oturup kalmayı yeğlediniz, öyleyse artık oturup kalmaya devam edin, geride kal(mak zorunda ol)anlarla beraber!"

Mustafa İslamoğlu

Bundan sonra, Allah sana (seferden) dönmeyi nasip eder de onlardan bir grupla karşılaştırırsa, dahası onlar senden savaşa çıkma izni isterlerse, de ki: "Bundan böyle benimle kesinlikle sefere çıkmayacaksınız; ve benimle birlikte asla düşmana karşı savaşmayacaksınız! Madem siz bir kez oturup kalmaya razı oldunuz, bundan sonra da geri kalanlarla birlikte oturmayı sürdürün!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer Allah Teâlâ seni onlardan bir tâifenin yanına döndürür de başka bir cihada çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: «Artık siz benimle beraber çıkmayınız ve benim maiyetimde olarak savaşta bulunmayınız. Çünkü, siz ilk defada oturmaya razı oldunuz. Artık geri kalanlar ile beraber oturunuz.»

Ömer Öngüt

Allah seni onlardan bir grubun yanına döndürdüğünde, eğer senden savaşa çıkmak için izin isterlerse, de ki: “Benimle beraber aslâ çıkmayacaksınız ve benimle hiçbir düşmana karşı savaşmayacaksınız. Çünkü siz ilkinde (Tebük seferinde) oturup kalmaya râzı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla beraber oturun. ”

Suat Yıldırım

Eğer Allah seni bu seferden (Tebük’ten) döndürür de, sen onlardan bir toplulukla karşılaşırsan ve onlar başka bir gazaya çıkmak için senden izin isterlerse onlara de ki:"Benimle beraber asla sefere çıkmayacaksınız, asla benim maiyetimde düşmanla savaşmayacaksınız. Mademki önce oturup seferden geri kaldınız, haydi şimdi de geri kalanlarla birlikte oturun!"

Süleyman Ateş

Eğer Allah, seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür de (onlar savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse "Asla benimle çıkmayacaksınız, benimle beraber düşmanla savaşmayacaksınız. Siz ilk önce oturmağa razı olmuştunuz. Öyle ise geri kalanlarla beraber oturun!"de.

Süleymaniye Vakfı

Allah, seni onların bir kesimi ile bir araya getirir de onlar yeni bir savaşa çıkmak için senden izin isterlerse de ki: "Artık benimle hiçbir zaman sefere çıkamayacaksınız, benimle beraber bir düşmanla savaşamayacaksınız. Oturup kalmayı ilk seferinde siz istediniz. Şimdi de geride kalanlarla birlikte oturmaya devam edin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, seni onların bir kesimi ile karşılaştırır da seninle birlikte savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki "Artık siz benimle hiçbir zaman savaşa çıkamayacaksınız ve benimle birlikte hiçbir düşmanla vuruşamayacaksınız. Baştan savaşa çıkmayıp oturmayı tercih eden sizdiniz. Öyleyse varın, muhaliflerle birlikte oturmaya devam edin."

Şaban Piriş

Allah seni geri döndürüp, onlardan bir toplulukla karşılaştırdığı zaman, senden savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki: -Benimle asla çıkamayacaksınız. Benim yanımda hiç bir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz baştan oturup kalmaya razı oldunuz. Artık geri kalanlarla beraber oturun!

Tefhim-ul Kuran

Bundan böyle, Allah seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür de, (yine savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: «Kesin olarak benimle hiç bir zaman (savaşa) çıkamazsınız ve kesin olarak benimle bir düşmana karşı savaşamazsınız. Çünkü siz oturmayı ilk defa hoş gördünüz; öyleyse geride kalanlarla birlikte oturun.»

Ümit Şimşek

Eğer Allah onlardan bir topluluğun yanına dönmeni nasip eder de onlar bir dahaki sefere seninle çıkmak için izin isteyecek olurlarsa, sen de ki: Bir daha asla benimle sefere çıkmayacak ve benim yanımda düşmana karşı savaşmayacaksınız. İlk defasında evinizde oturmayı tercih etmiştiniz; şimdi de geride kalanlarla birlikte oturun.

Yaşar Nuri Öztürk

Bundan böyle Allah, seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de savaşa çıkmak için senden izin isterlerse şöyle söyle: "Benimle birlikte ebediyen çıkmayacaksınız, benimle birlikte herhangi bir düşmanla savaşmayacaksınız. İlk defasında oturup kalmayı yeğlemiştiniz. O halde geri kalanlarla birlikte oturadurun."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allah səni onlardan bir zümrənin yanına göndərsə və onlar döyüşə çıxmaq üçün səndən izin istəsələr, de: “Siz bir daha mənimlə döyüşə çıxmayacaq və mənimlə birlikdə heç bir düşmənlə vuruşmayacaqsınız. Çünki siz birinci dəfə evdə oturmağa razı oldunuz. Elə isə arxada qalanlarla bərabər, siz də evdə oturun!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər (Təbuk döyüşündən sonra) Allah səni (Mədinədə qalıb cihada çıxmayan münafiqlərdən) bir dəstənin yanına qaytarsa və onlar səndən (döyüşə çıxmaq üçün) izin istəsələr, de: ″Mənimlə əsla (cihada) çıxmayacaq, mənimlə birlikdə heç vaxt heç bir düşmənə qarşı döyüşməyəcəksiniz. Çünki əvvəlcə (evdə) oturmağa razı oldunuz. İndi də arxada qalanlarla (qadınlar və uşaqlarla) birlikdə (evdə) oturun!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott dich nach deiner Rückkehr aus dieser Schlacht einigen von ihnen begegnen läßt, die dich um Erlaubnis bitten, künftig mit dir ins Feld zu ziehen, sage ihnen: ʺIhr werdet niemals mit mir ausziehen und niemals gegen einen Feind mitkämpfen. Es hat euch das erste Mal gefallen zurückzubleiben, so müßt ihr stets mit den Daheimsitzenden zu Hause bleiben.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn Allah dich zu einer Gruppe von ihnen heimkehren läßt und sie dich um Erlaubnis bitten, auszuziehen, dann sprich: ʺNie sollt ihr mit mir ausziehen und nie einen Feind an meiner Seite bekämpfen. Es gefiel euch, das erste Mal daheim sitzen zu bleiben, so sitzet nun (wieder) bei denen, die zurückbleiben.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ALLAH dich zu einer Gruppe von ihnen wiederkehren läßt und diese dich um Erlaubnis (zur Teilnahme) am Aufbruch bitten, dann sag: ʺIhr werdet mit mir nie und nimmer aufbrechen und den bewaffneten Kampf gegen keinen Feind mit mir aufnehmen. Ihr wart das erste Mal doch mit dem Zurückbleiben einverstanden, so bleibt (als Drückeberger) mit denjenigen zurück, die zurückbleiben!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if Allah destines you Muhammad to return back safe and secure from battle and the occasion arises for another expedition and any group of these hypocrites ask your permission to join you, you simply refuse and say to them: "Never shall you join me in any expedition nor shall you ever join me in combat or in any military campaign against an enemy. You rejoiced when you remained behind and stayed at home on the first occasion which was indeed crucial, and therefore, you shall again join those who remain behind".

Abdul Haleem

So [Prophet], if God brings you back to a group of them, who ask you for permission to go out [to battle], say, ‘You will never go out and fight an enemy with me: you chose to sit at home the first time, so remain with those who stay behind now.’

Abdullah Yusuf Ali

If, then, Allah bring thee back to any of them, and they ask thy permission to come out (with thee), say: "Never shall ye come out with me, nor fight an enemy with me: for ye preferred to sit inactive on the first occasion: Then sit ye (now) with those who lag behind."

Abul A'la Maududi

[9:83] Then if Allah brings you face to face with a party of them, and they ask your leave to go forth (to fight in the Way of Allah), tell them: "You shall not go forth with me, and shall never fight against any enemy along with me. You were well-pleased to remain at home the first time, so now continue to remain with those who have stayed behind."

Aisha Bewley

If Allah returns you to a group of them, and they ask you for permission to go out, say, ‘You will never go out with me, nor will you ever fight an enemy with me. You were happy to stay behind the first time, so stay behind with those who are left behind.’

Al-Hilali & Khan

If Allâh brings you back to a party of them (the hypocrites), and they ask your permission to go out (to fight), say: "Never shall you go out with me nor fight an enemy with me; you were pleased to sit (inactive) on the first occasion, then you sit (now) with those who lag behind."

Ali Quli Qarai

If Allah brings you back [from the battlefront] to a group of them and they seek your permission to go forth, say, ‘You shall never go forth with me, and you shall not fight with me against any enemy. You were indeed pleased to sit back the first time, so sit back with those who stay behind.’

Amatul Rahman Omar

Should Allâh bring you (safe and sound) back (from Tabûk expedition) and you meet a party of them (- the hypocrites), and they ask leave of you to go forth (to join the next expedition with you) say, `You shall never go forth with me, nor ever fight an enemy with me. You chose to stay (at home) the first time, now stay with those who remain behind.'

Arthur John Arberry

So, if God returns thee to a party of them and they ask leave of thee to go forth, say: 'You shall not go forth with me ever, and you shall not fight with me any enemy. You were well-pleased to tarry the first time, so now tarry with those behind.'

Bijan Moeinian

If by any chance the Lord crosses the path of some of them with yours, and if they ask whether or not they can join you, say: "No way; You will never join me in fight with the enemies. You decided to stay at first place; therefore, go stay with those who chose to stay."

E. Henry Palmer

But if God bring thee back to a sect of them, and they ask thee then for leave to sally forth; say, 'Ye shall by no means ever sally forth with me, nor shall ye ever fight a foe with me! verily, ye were content to sit at home the first time, sit ye then now with those who stay behind. '

Edip-Layth

If God returns you to a group of them, and they ask your permission to come with you, then say, "You will not come with me ever; nor will you fight any enemy with me. You had accepted staying behind the first time, so stay with those who remain behind."

George Sale

If God bring thee back unto some of them, and they ask thee leave to go forth to war with thee, say, ye shall not go forth with me for the future, neither shall ye fight an enemy with me; ye were pleased with sitting at home the first time; sit ye at home therefore with those who stay behind.

Hamid S. Aziz

But if Allah brings you back (from a campaign) to a party of them, and they ask you then for permission to come out with you, say, "You shall by no means ever come out with me, nor shall you ever fight a foe with me! Verily, you were content to sit at home the first time, sit you then now with the useless. "

Mahmoud Ghali

Then, in case Allah returns you to a section of them, (and) so they ask permission of you to go out, then say, "You shall never go out with me at all, and you shall never fight with me any enemy; surely you were satisfied with sitting back the first time, so sit back with the ones who tarry behind. ".

Marmaduke Pickthall

If Allah bring thee back (from the campaign) unto a party of them and they ask of thee leave to go out (to fight), then say unto them: Ye shall never more go out with me nor fight with me against a foe. Ye were content with sitting still the first time. So sit still, with the useless.

Mohamed Ahmed - Samira

If you come back to them by (the grace of) God, and they seek your permission to go (to fight), you should tell them: "You will never go out nor fight the enemy with me any more. You preferred to stay back on the first occasion, so stay at home with those who stay behind."

Muhammad Asad

Hence, [O Prophet,] if God brings thee again face to face with some of them," and then they ask thy leave to go forth [to war with thee], say: "Never shall you go forth with me. nor shall you fight an enemy together with me! Behold, you were well-pleased to stay at home on that first occasion: stay at home, then, with, those who [are obliged to] remain behind!"

Mustafa Khattab

If Allah returns you ˹O Prophet˺ to a group of them and they ask to go forth with you, say, "You will not ever go forth or fight an enemy along with me. You preferred to stay behind the first time, so stay with those ˹helpless˺ who remain behind."

Progressive Muslims

If God returns you to a group of them, and they ask your permission to come with you, then Say: "You will not come with me ever; nor will you fight any enemy with me. You had accepted staying behind the first time, so stay with those who remain behind."

Sahih International

If Allah should return you to a faction of them [after the expedition] and then they ask your permission to go out [to battle], say, "You will not go out with me, ever, and you will never fight with me an enemy. Indeed, you were satisfied with sitting [at home] the first time, so sit [now] with those who stay behind."

Sam Gerrans

And if God brings thee back to a number of them and they ask of thee leave to go forth, say thou: “You shall not go forth with me ever, nor fight with me an enemy; you were pleased to sit the first time, so sit with those who remain.”

Shabbir Ahmed

If Allah returns you to a situation where they ask your permission to go forth, say, "You shall never again go out with me for any foe. For you were well pleased with sitting still the first time. Stay at home then with those who are obliged to remain behind (women, children, elderly men, the sick and the disabled).

Syed Vickar Ahamed

If, after this, Allah brings you back to any of them, and they ask for your permission to go out (with you to fight) say: "You shall never come out with me, nor fight an enemy with me: Because you liked to sit without doing anything in the first place: Then you sit (now) with those who stay behind. "

Taqi Usmani

Then, if Allah brings you back to a group of them and they seek your permission to march, say to them, "You shall never march with me ever after, and shall never fight an enemy in my company. You were happy with sitting back the first time; now, sit with those remaining behind".

The Monotheist Group

So, if God sends you back to a group of them, and they ask your permission to come with you, then say: "You will not come with me ever; nor will you fight any enemy with me. You had accepted staying behind the first time, so stay with those who remain behind."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Allah te ramène vers un groupe de ces (gens-là), et quʹils te demandent permission de partir au combat, alors dis: ʺVous ne sortirez plus jamais en ma compagnie, et vous ne combattrez plus jamais dʹennemis avec moi. Vous avez été plus contents de rester chez vous la première fois; demeurez donc chez vous en compagnie de ceux qui se tiennent à lʹarrièreʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Vêca eger Xwedê tu vegerandî bal refekî ji wan(ên ku ji sefera Tebûkê mane), vêca wan jî ji bo derketina (şerekî dî) destûr ji te xwest, ji wan re bibêje: Ji vir û pê de hûn ê bi min re qet dernekevin û hûn ê digel min bi tu dijminî re şer nekin! Bêguman hûn cara pêşîn bi rûniştinê qayîl bûn, nexwe hûn jî digel wan ên (ji şer mane) rûniştî bimînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als God jou dan terug laat keren tot een groep van hen en zij vragen jou toestemming om uit te trekken zeg dan: ʺJullie zullen nooit met mij uittrekken en jullie zullen met mij tegen geen vijand strijden. Het beviel jullie de eerste maal thuis te blijven, blijft dan maar thuis met de achterblijvers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien God u terugbrengt tot sommigen van hen, en zij u verlof vragen, met u ten oorlog te mogen trekken; zeg dan: Gij zult niet met mij vertrekken; nimmer zult gij een vijand met mij bekampen: het behaagde u de eerste maal te huis te blijven; zit dus thans te huis met hen die achterblijven.

Hollandaca — Siregar

Als Allah jou (O Moehammad) dan (veilig) terugbrengt naar een groep van hen, dan vragen zij jou toestemming om (ten strijde) te trekken. Zeg dan: ʺJullie zullen nooit met mij uittrekken en nimmer zullen jullie met mij een vijand bevechten, voorwaar, het behaagde jullie de eerste keer om te blijven zitten, blijft daarom zitten bij de thuisblijvers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если Аллах возвратит тебя (о, Посланник) (из похода на Табук) к некоторым из них [из лицемеров], и они будут просить у тебя позволения выйти (на другой поход), то скажи: «Никогда вы не выйдете со мною (в поход) и никогда вы не будете со мной сражаться против врага! Ведь вы были довольны тем, что отсиделись в первый раз; так отсиживайтесь же вместе с остающимися!»

Rusça — Osmanov

Если по воле Аллаха ты вернешься к оставшимся мунафикам, к какой-либо группе их, и если они попросят у тебя дозволения выступить в поход, отвечай: ʺВы никогда не выступите со мной в поход и никогда не станете сражаться вместе со мной против врага. Ведь вы с самого начала предпочли остаться [дома]. Так отсиживайтесь же вместе с оставшимися [дома]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud låter dig återvända och möta några av dem och de ber om tillåtelse att gå ut (i krig med dig), svara då: ʺMed mig kommer ni aldrig att gå ut (i krig) och ni kommer aldrig att kämpa med mig mot en fiende! Ni var ju nöjda med att stanna hemma första gången; då kan ni (också i framtiden) stanna hemma med de (andra) som lämnas kvar.ʺ