Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْرِي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ

fe tteḣaƶtumūhum siḣriyyen Hattā ensevkum ƶikrī ve kuntum minhum teDHakūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاتَّخَذْتُمُوهُمْfe tteḣaƶtumūhumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmeksiz onları aldınız
2سِخْرِيًّاsiḣriyyenس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalaya
3حَتّٰٓىHattānihayet
4اَنْسَوْكُمْensevkumن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmaksize unutturdular
5ذِكْرِيƶikrīذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbeni anmayı
6وَكُنْتُمْve kuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve siz
7مِنْهُمْminhumonlara
8تَضْحَكُونَteDHakūneض ح كMerak etmek, adet görmek, sevinmek, hayran bırakmak, alay etmek, birine gülmek, gülmek, netleşmekdaima gülüyordunuz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Halbuki siz, onları alaya aldınız da sonunda beni anmayı unutturdu size bu hal ve siz onlara gülerdiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Halbuki siz, onları alaya aldınız da sonunda beni anmayı unutturdu size bu hal ve siz onlara gülerdiniz.

Adem Uğur

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda onlar (ile alay etmeniz) size beni yâdetmeyi unutturdu, siz onlara gülüyordunuz.

Ahmed Hulusi

"Siz onları alaya aldınız! Hatta (bu haliniz) Zikrimi (hakikatinizdeki varlığımı hatırlamayı) size unutturdu! Siz onlara gülüyordunuz. "

Ahmet Tekin

'İşte siz onları alay konusu yaptınız. Alayınız size beni zikretmeyi, bana şükretmeyi, benim övünç kaynağı Kur’ân’ımı, benim şeriatımı unutturdu. Siz onlara alay yollu gülüyordunuz.'

Ahmet Varol

Sizse onları alay konusu edinmiştiniz. Size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüyordunuz.

Ali Bulaç

"Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz."

Ali Fikri Yavuz

Siz, onları, alaya aldınız. Nihayet bu hareketiniz, bana ibadet etmeyi size unutturdu. Onlara (istihza suretiyle) gülüyordunuz.

Ali Rıza Safa

"Onlarla alay ediyordunuz. Öyle ki, Benim Öğretimi size unutturdu; onlara hep gülüyordunuz!"

Bayraktar Bayraklı

- "Çünkü kullarımdan bir topluluk, 'Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz."

Bekir Sadak

(108-11) 1 Allah: «inin oradan! Benimle konusmayin. Kullarimdan bir topluluk: «Rabbimiz! inandik, artik bizi bagisla, bize aci. Sen aciyanlarin en iyisisin» diyordu. Siz ise, onlari alaya aliyordunuz. Bu yaptiklariniz size Beni anmayi unutturuyordu. Onlara hep guluyordunuz. Sabretmelerine karsilik bugun onlari mukafatlandirdim. Dogrusu onlar kurtulanlardir» der.

Celal Yıldırım

Siz onları alaya alırdınız; o kadar ki (bu yaramaz haliniz) beni anmayı size unutturdu ve siz onlara (bakıp bakıp alaylı şekilde) gülüyordunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama siz (ey müşrikler), işte onları alaya aldınız; sonunda bu tutumunuz size beni hatırlamayı unutturdu. Hep gülerdiniz onlara.”

Diyanet İşleri

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

Diyanet İşleri (eski)

(108-111) Allah: 'Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: 'Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin' diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır' der.

Diyanet Vakfi

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda onlar (ile alay etmeniz) size beni yâdetmeyi unutturdu, siz onlara gülüyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Siz, onlarla alay ettiniz, hala Beni anmayı size unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

siz onları maskara yerine tuttunuz, hatta size benim yadımı unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz

Erhan Aktaş

"Siz ise onları alaya aldınız; öyle ki Benim öğütlerimi kulak ardı ettiniz. Onların haline gülüyordunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Siz ise onları alaya aldınız; öyle ki Benim öğütlerimi kulak ardı ettiniz. Onların haline gülüyordunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz ise onları alaya aldınız; öyle ki benim öğütlerimi kulak ardı ettiniz. Onların haline gülüyordunuz.

Fizilal-il Kuran

Siz onları alaya alıyordunuz. Sonunda bu tutumunuz beni anmayı size unutturdu, artık onlara hep gülüyordunuz.

Gültekin Onan

"Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz."

Hamdi Döndüren

“Siz onlarla alay ettiniz, öyle ki bu durum, size beni hatırlamayı unutturdu. Siz onlara gülüp geçerdiniz.”

Hasan Basri Çantay

Siz onları eğlence edindiniz. Hatta bu, beni hatırlamayı size unutdurdu. Siz onlara (istihza ile) gülüyordunuz.

Hasib Asutay

İşte siz onları alaya aldınız, sonunda onlar (ile alay etmeniz), size beni anmayı unutturdular. Siz onlara gülüyordunuz.

Hayrat Neşriyat

'Hâlbuki (siz) onları eğlence edindiniz; tâ ki (onlar ile alay etmeniz) size beni anmayı unutturdu ve (siz) onlara gülüyordunuz.'

İbni Kesir

Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Öyle ki size Benim zikrimi unutturdular. Ve siz, onlara hep gülüyordunuz.

Mehmet Okuyan

İşte siz onlarla alay etmiştiniz; sonunda (bu alaycılığınız) size beni anmayı unutturdu; onlara gülüyordunuz.

Muhammed Esed

fakat siz onları alay konusu yaptınız; öyle ki, bu sonunda size Beni anmayı büsbütün unutturdu; çünkü hep gülüp durdunuz onlara.

Mustafa İslamoğlu

Ne varki siz onlarla alay ettiniz. En sonunda onlar(la alayınız) size beni hatırlamayı unutturdu; üstelik bir de onların halini gülünç buluyordunuz.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Halbuki, siz onlara maskara ittihaz ettiniz, tâ ki, bunlar (böyle maskaralıklarınız) size Beni yâd etmeyi unutturdular ve onlardan (istihzâ ile) güler kimseler olmuştunuz.»

Ömer Öngüt

“Siz ise onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size benim zikrimi, beni anmayı unutturuyordu. Ve hep gülüyordunuz onlara!”

Suat Yıldırım

(109-110) Kullarımdan, bir kısmı "inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın!" dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.

Süleyman Ateş

"Siz onlarla alay ettiniz, (sürekli onlarla uğraştığınız için onlar) size beni anmayı unutturdular. Siz daima onlara gülüyordunuz."

Süleymaniye Vakfı

Ama siz onları alaya aldınız. Öyle yaptınız ki sonunda onlar size, benim zikrimi /ayetlerimi unutturmuş oldu. Onlara gülüp duruyordunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz de onları işletirdiniz; öyle ki, onlar size, beni hatırlamayı unutturmuştu. Onlara gülüp duruyordunuz.

Şaban Piriş

Siz ise size benim zikrimi unutturana kadar onlarla alay ederdiniz. Siz onlara gülerdiniz.

Tefhim-ul Kuran

«Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.»

Ümit Şimşek

'Ve siz onları alaya alırdınız. Sonunda bu alaylarınız size Beni anmayı unutturdu da onlara gülüp durdunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz onları alaya aldınız. Öyle ki, zikrimi/Kur'anımı size unutturdular. Siz onlara hep gülüyordunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Siz isə onları məsxərəyə qoyurdunuz. Sonda bu məsxərə Məni yada salmağı belə sizə unutdurdu. Siz onlara gülürdünüz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz isə onları məsxərəyə qoyurdunuz. (Bu məsxərə, lağlağı başınızı o qədər qatmışdı ki) Məni yada salmağı belə sizə unutdurmuşdu. Siz (istehza ilə) onlara gülürdünüz.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr aber habt über sie gespottet, so daß ihr Meiner nicht gedachtet und habt sie ausgelacht.

Almanca — Der Edle Quran

Aber ihr nahmt sie zum Gegenstand des Spottes, bis ihr ihretwegen Meine Ermahnung vergaßt, und ihr pflegtet über sie zu lachen.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihr aber habt sie mit Spott behandelt, so sehr, daß sie euch Meine Ermahnung vergessen ließen, während ihr sie auslachtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

So habt ihr sie zum Spott gemacht, bis sie euch das Gedenken an Mich vergessen ließen, und ihr pflegtet, euch über sie lächerlich zu machen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You just made them the object of a joke and turned their prayer into ridicule that you forgot all about My message and you laughed them to scorn. "

Abdul Haleem

But you kept on laughing at them: so intent were you on laughing at them that it made you forget My warning.

Abdullah Yusuf Ali

"But ye treated them with ridicule, so much so that (ridicule of) them made you forget My Message while ye were laughing at them!

Abul A'la Maududi

you made a laughingstock of them and your hostility to them caused you to forget Me, and you simply kept laughing.

Aisha Bewley

But you made a mockery of them so that they made you forget to remember Me while you were laughing at them.

Al-Hilali & Khan

But you took them for a laughing stock, so much so that they made you forget My Remembrance while you used to laugh at them!

Ali Quli Qarai

But then you took them by ridicule until they made you forget My remembrance, and you used to laugh at them.

Amatul Rahman Omar

`But you treated them as a laughing-stock and (you continued to laugh at them) until they, (so to say,) made you give up (even) My remembrance while you ever went on laughing at them.

Arthur John Arberry

But you took them for a laughing-stock, till they made you forget My remembrance, mocking at them.

Bijan Moeinian

"You devoted so much time to make fun of them that you did not have any time to Worship Me. You were simply a bunch of jokers."

E. Henry Palmer

And ye took them for a jest until ye forgat my reminder and did laugh thereat.

Edip-Layth

But you mocked them, so much so that they made you forget My remembrance, and you used to laugh at them.

George Sale

But ye received them with scoffs, so that they suffered you to forget my admonition, and ye laughed them to scorn.

Hamid S. Aziz

"Verily, there was a sect of My servants who used to pray, "Our Lord! We believe, so forgive us, and have mercy upon us, for Thou art the best of the merciful ones. "

Mahmoud Ghali

Yet, you took them to yourselves (as a target) for scoffing, till they made you forget My Remembrance, and you used to laugh at them.

Marmaduke Pickthall

But ye chose them for a laughing-stock until they caused you to forget remembrance of Me, while ye laughed at them.

Mohamed Ahmed - Samira

But you ridiculed them. So much so that out of (spite) for them you forgot to remember Me and laughed at them.

Muhammad Asad

- but you made them a target of your derision to the point where it made you forget all remembrance of Me; and you went on and on laugh­ing at them.

Mustafa Khattab

but you were ˹so busy˺ making fun of them that it made you forget My remembrance. And you used to laugh at them.

Progressive Muslims

But you mocked them, so much so that they made you forget My remembrance, and you used to laugh at them.

Sahih International

But you took them in mockery to the point that they made you forget My remembrance, and you used to laugh at them.

Sam Gerrans

“Then you took them in derision until they made you forget My remembrance, and you laughed at them.

Shabbir Ahmed

But you ridiculed them, to the extent that it made you forget My Message while you were laughing at them.

Syed Vickar Ahamed

"But you made fun of them to the extent that (it) made you forget My Message while you were laughing at them!

Taqi Usmani

But you made fun of them, so much so that they caused you to forget My remembrance, and you used to laugh at them.

The Monotheist Group

But you mocked them, so much so that they made you forget My remembrance, and you used to laugh at them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

mais vous les avez pris en raillerie jusquʹà oublier de Mʹinvoquer, et vous vous riiez dʹeux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca we ew ji xwe re kirin mijûlahî heyanî ku ew tinazpêkirina we zikrê min ji bîra we bir û hûn her bi wan bi tinazkerî dikeniyan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar jullie maakten hen belachelijk, totdat zij jullie daardoor lieten vergeten aan Mij te denken. En jullie lachten hen uit.

Hollandaca — Siregar

Toen maakten jullie hen tot een onderwerp van bespotting, totdat jullie vergaten Mij te gedenken. En jullie plachten ben uit te lachen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вы (о, неверующие) насмехались над ними [над верующими] до таких пор, что они стали причиной тому, что вы забыли напоминание обо Мне (из-за занятости насмешками и издевательствами), и вы (о, неверующие) над ними [над верующими] смеялись.

Rusça — Osmanov

Но вы насмехались над ними, так что даже забыли Меня, в то время как смеялись над ними.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men ni var så upptagna av att göra dem till ett åtlöje att det kom er att glömma Mig - ja, så roligt hade ni åt dem.