ص ف ف (ṦFF) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Düzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (14)

Bu kök Kur'an boyunca 14 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

صَفًّا7 kez

Kehf 18:48صَفًّاSaffensıra sıra

وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّا لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا

ve ǔriDū ǎlā rabbike Saffen le ḳad ci'tumūnā ke mā ḣaleḳnākum evvele merratin bel zeǎmtum ellen nec'ǎle lekum mev'ǐden

Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir.

Ta-Ha 20:64صَفًّاSaffensıra halinde

فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّا وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى

fe ecmiǔ keydekum ṧumme 'tū Saffen ve ḳad efleHa l-yevme meni steǎ'lā

"Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."

Saffat 37:1صَفًّاSaffensıra sıra dizilenlere

وَالصَّافَّاتِ صَفًّا

ve S-Sāffāti Saffen

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

Saf 61:4صَفًّاSaffensaf bağlayarak

اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ

inne (a)llahe yuHibbu (e)lleƶīne yuḳātilūne fī sebīlihi Saffen keennehum bunyānun merSūSun

Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

Nebe 78:38صَفًّاSaffensıra sıra

يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّا لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا

yevme yeḳūmu r-rūHu ve l-melāiketu Saffen lā yetekellemūne illā men eƶine lehu r-raHmānu ve ḳāle Savāben

(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

Fecr 89:22صَفًّاSaffensıra

وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا

ve cā'e rabbuke ve l-meleku Saffen Saffen

(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Fecr 89:22صَفًّاSaffensıra

وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا

ve cā'e rabbuke ve l-meleku Saffen Saffen

(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

صَافَّاتٍ2 kez

Nur 24:41صَافَّاتٍSāffātinsaflar halinde uçan

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

e lem tera enne (a)llahe yusebbiHu lehu men fī s-semāvāti ve l-erDi ve T-Tayru Sāffātin kullun ḳad ǎlime Salātehu ve tesbīHahu ve(a)llahu ǎlīmun bimā yef'ǎlūne

Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

Mülk 67:19صَافَّاتٍSāffātinsıra sıra

اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَصِيرٌ

e ve lem yerav ilā T-Tayri fevḳahum Sāffātin ve yeḳbiDne mā yumsikuhunne illā r-raHmānu innehu bi kulli şey'in beSīrun

Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

مَصْفُوفَةٍ2 kez

Tur 52:20مَصْفُوفَةٍmeSfūfetinsıra sıra dizilmiş

مُتَّكِـِٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عِينٍ

muttekiīne ǎlā sururin meSfūfetin ve zevvecnāhum bi Hūrin ǐynin

(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Gaşiye 88:15مَصْفُوفَةٌmeSfūfetundizilmiş

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ

ve nemāriḳu meSfūfetun

(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

صَوَافَّ1 kez

Hac 22:36صَوَافَّSavāffesıra halinde dururlarken

وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

ve l-budne ceǎlnāhā lekum min şeǎāiri (a)llahi lekum fīhā ḣayrun fe ƶkurū isme (a)llahi ǎleyhā Savāffe fe iƶā vecebet cunūbuhā fe kulū minhā ve eT'ǐmū l-ḳāniǎ ve l-muǎ'terra ke ƶālike seḣḣarnāhā lekum leǎllekum teşkurūne

Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

وَالصَّافَّاتِ1 kez

Saffat 37:1وَالصَّافَّاتِve S-Sāffātiandolsun

وَالصَّافَّاتِ صَفًّا

ve S-Sāffāti Saffen

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

الصَّافُّونَ1 kez

Saffat 37:165الصَّافُّونَS-Sāffūneo saf saf dizilenler

وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ

ve innā le neHnu S-Sāffūne

"Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."