(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰى

ve cā'e rabbuke ve l-meleku Saffen Saffen / ve cī'e yevmeiƶin bi cehenneme yevmeiƶin yeteƶekkeru l-insānu ve ennā lehu ƶ-ƶikrā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَاءَve cā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakve geldiği (zaman)
2رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
3وَالْمَلَكُve l-melekuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.melekler
4صَفًّاSaffenص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).sıra
5صَفًّاSaffenص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).sıra
1وَجِيءَve cī'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakve getirildiği
2يَوْمَئِذٍyevmeiƶino gün
3بِجَهَنَّمَbi cehennemeبجهنمcehennem
4يَوْمَئِذٍyevmeiƶinişte o gün
5يَتَذَكَّرُyeteƶekkeruذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanlar
6الْاِنْسَانُl-insānuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
7وَاَنّٰىve ennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.artık ne (yararı) var?
8لَهُlehukendisine
9الذِّكْرٰىƶ-ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanlamanın

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Rabbinin emri gelip çattı da melekler, saf saf oldu mu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Rabbinin emri gelip çattı da melekler, saf saf oldu mu.

Adem Uğur

Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).

Ahmed Hulusi

(Ölümle) Rabbin (hükmü) ve el Melek (kuvveler) saf saf dizildiğinde,

Ahmet Tekin

Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiği zaman insan anlar.

Ahmet Varol

Melekler sıra sıra dizilip Rabbin(in emri) geldiği zaman.

Ali Bulaç

Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;

Ali Fikri Yavuz

Rabbinin emri gelib melekler saf saf dizilir;

Ali Rıza Safa

Efendin geldiğinde ve melekler sıralanarak dizildiğinde.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Yeryüzü ardı ardına sarsılıp paramparça olduğunda, Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiğinde,

Bekir Sadak

Melekler sira sira dizilip, Rabbinin buyrugu gelince,

Celal Yıldırım

Rabbin (emri) gelip melekler saf saf dizildiği zaman,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbin (emri) gelip melekler de saf saf dizildiğinde;

Diyanet İşleri

(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Diyanet İşleri (eski)

Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,

Diyanet Vakfi

(21-22) Ama yeryüzü parça parça döküldüğü, Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiği zaman,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbının emri gelip Melek "saffen saffa" dizildiği vakıt

Erhan Aktaş

Rabb'in emri geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'in emri geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'in emri geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman,

Fizilal-il Kuran

Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,

Gültekin Onan

Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;

Hamdi Döndüren

Rabbinin buyruğu gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman,

Hasan Basri Çantay

Rabbin (in emri) geldiği, melekler de saf saf (indiği zaman),

Hasib Asutay

Rabbin(in buyruğu) gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).

Hayrat Neşriyat

Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği (zaman)!

İbni Kesir

Melekler sıra sıra dizilip Rabbının buyruğu geldiğinde.

Mehmet Okuyan

Hayır! Yer param parça edici şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı, melekler sıra sıra (dururken) Rabbin(in emri) geldiği zaman (haliniz nasıl olacak?)

Muhammed Esed

ve Rabbin(in haşmeti) ortaya çıktığında ve melekler (gerçek hüviyetleriyle) saf saf olduklarında?

Mustafa İslamoğlu

Rabbinin (fermanı) da gelmiş ve melekler saf saf dizilmiş olacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Rabbin (emri) gelip melekler de saf saf dizilince.

Ömer Öngüt

Rabbin geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman.

Suat Yıldırım

Rabbinin emri gelip melekler de saf saf geldikleri zaman,

Süleyman Ateş

Melekler sıra sıra dizili durumda Rabbin geldiği zaman.

Süleymaniye Vakfı

melekler de sıra sıra dizili iken Rabbin gelince,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler sıra sıra dizili iken Rabbin gelince…

Şaban Piriş

Rabbin ve saf saf melekler geldiğinde..

Tefhim-ul Kuran

Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler de dizi dizi durduğu zaman;

Ümit Şimşek

Rabbinin emri gelip melekler saf saf olduğunda,

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin gelip melekler saf saf dizildiğinde,

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbinin əmri gəlib mələklər səf-səf duracağı

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

und dein Herr kommt und die Engel, Reihe um Reihe,

Almanca — M. A. Rassoul

und dein Herr kommt und (auch) die Engel in Reihen auf Reihen (kommen)

Almanca — Muhammad Zaidan

und (die Anweisung) deines HERRN und die Engel in Reihen gereiht kamen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there come Allah, your Creator, with His angels ranked in row after row,

Abdul Haleem

when your Lord comes with the angels, rank upon rank,

Abdullah Yusuf Ali

And thy Lord cometh, and His angels, rank upon rank,

Abul A'la Maududi

and when your Lord appears with rows upon rows of angels,

Aisha Bewley

and your Lord arrives with the angels rank upon rank

Al-Hilali & Khan

And your Lord comes with the angels in rows.

Ali Quli Qarai

and your Lord and the angels arrive in ranks,

Amatul Rahman Omar

And when (the judgment of) your Lord comes (to pass), and the angels (descend also) ranged rank on rank (to execute His decree),

Arthur John Arberry

and thy Lord comes, and the angels rank on rank,

Bijan Moeinian

… being accompanied by the angles.

E. Henry Palmer

and thy Lord comes with the angels, rank on rank,

Edip-Layth

Your Lord comes with the controllers row after row.

George Sale

and thy Lord shall come, and the angels rank by rank;

Hamid S. Aziz

And your Lord comes with the angels, rank on rank,

Mahmoud Ghali

And your Lord comes, and the Angels rank on rank,

Marmaduke Pickthall

And thy Lord shall come with angels, rank on rank,

Mohamed Ahmed - Samira

And comes your Lord, and angels row on row,

Muhammad Asad

and [the majesty of] thy Sustainer stands revealed, as well as [the true nature of] the angels; rank upon rank?

Mustafa Khattab

and your Lord comes ˹to judge˺ with angels, rank upon rank,

Progressive Muslims

And your Lord comes with the Angels row after row.

Sahih International

And your Lord has come and the angels, rank upon rank,

Sam Gerrans

And thy Lord comes — and the angels, rank upon rank —

Shabbir Ahmed

And your Lord comes, and His angels, rank upon rank. (A great Revolution will come and the Divine System will be established. The Universal forces will line up to that end).

Syed Vickar Ahamed

And your Mighty Lord arrives and His angels, rank upon rank,

Taqi Usmani

and your Lord will come, and the angels as well, lined up in rows,

The Monotheist Group

And your Lord comes with the angels row after row.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et que ton Seigneur viendra ainsi que les Anges, rang par rang,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema Xwedayê te hat û firîşte rêz bi rêz sef girtin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als uw Heer zal komen, en de engelen in gelederen geschaard zullen zijn;

Hollandaca — Siregar

En jouw Heer komt, en de Engelen, rij na rij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и придет твой Господь [Аллах] (чтобы вершить суд над Своими рабами) и (придут) ангелы рядами,

Rusça — Osmanov

когда Господь твой придет вместе с ангелами, выстроившимися рядами,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och din Herre visar sig med änglarna i slutna led,