Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

ve l-budne ceǎlnāhā lekum min şeǎāiri (a)llahi lekum fīhā ḣayrun fe ƶkurū isme (a)llahi ǎleyhā Savāffe fe iƶā vecebet cunūbuhā fe kulū minhā ve eT'ǐmū l-ḳāniǎ ve l-muǎ'terra ke ƶālike seḣḣarnāhā lekum leǎllekum teşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْبُدْنَve l-budneب د نİrileşmek/şişmanlamak, şişman/tombul olmak, yaşlanmak/zayıflamak/ağırlaşmak, zırh, başsız/kolsuz/bacaksız vücut, ruhsuz beden, inek/deve/boğa/keçi, kurban/kesim hayvanları.ve beden
2جَعَلْنَاهَاceǎlnāhāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakkılındı(o)
3لَكُمْlekumsize/sizin için
4مِنْmin-ndan
5شَعَائِرِşeǎāiriش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi sözşiarı-
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7لَكُمْlekumsize/sizin için
8فِيهَاfīhāonlarda
9خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır
10فَاذْكُرُواfe ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekZira hatırla/an
11اسْمَismeس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)niteliklerini/esmasını
12اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
13عَلَيْهَاǎleyhāüzerlerine
14صَوَافَّSavāffeص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).sıra halinde dururlarken
15فَاِذَاfe iƶāZira -zaman
16وَجَبَتْvecebetو ج بÖlü düşmek (kesildikten sonra). Wajabat al-shamsu - güneşin batması.düştükleri-
17جُنُوبُهَاcunūbuhāج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakyanlarına
18فَكُلُواfe kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerZira yiyin
19مِنْهَاminhāondan
20وَاَطْعِمُواve eT'ǐmūط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yerive doyurun
21الْقَانِعَl-ḳāniǎق ن عMemnun olmak, kişinin ulaşabileceği şeylerle yetinmek, daha fazlasını aramamak, bazı çekincelerle dilenmek, içtenlikle yalvarmak. Qani'un (çoğul: qunna'un) - yardıma muhtaç olduğu halde dilenmeyip kanaat eden kişi. Muqni'un (fiil 4) - başını kaldıran kişi. Aqna'a - (başı) kaldırmak, boynu uzatmak.kanaat edip isteyemeyene
22وَالْمُعْتَرَّve l-muǎ'terraع ر رGübrelemek, kötülük getirmek, üzmek, utandırmak, uyuz olmak. Ta'arra - yatakta huzursuz olmak. İ'tarra - birine alçakgönüllülükle hitap etmek. M'arratun - suç, günah, rahatsızlık. Mu'tar - fakir, iyilik arayan, alçakgönüllülükle hitap eden. Fakir olmasına rağmen dilencilik yapmayan, dilencilik yapmaya mecbur olan, muhtaç olan kişi.ve isteyene
23كَذٰلِكَke ƶālikeişte böyle
24سَخَّرْنَاهَاseḣḣarnāhāس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekonları boyun eğdirdi
25لَكُمْlekumsize
26لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
27تَشْكُرُونَteşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredersiniz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Büyük develeri de Allah'ın size meşrû kıldığı kurbanlık hayvanlar olarak yarattık, onlarda hayır ve menfaat var size. Artık onlar, ayaktayken onları boğazlayın ve Allah'ın adını anın, yanüstü düştükleri zaman da hem siz yiyin ondan, hem de yoksulluğunu bildirip isteyen ve gizleyip istemeyen yoksulları doyurun; siz şükredesiniz diye böylece onları da râm ettik size.

Abdulkadir Gölpınarlı

Büyük develeri de Allahʼın size meşrû kıldığı kurbanlık hayvanlar olarak yarattık, onlarda hayır ve menfaat var size. Artık onlar, ayaktayken onları boğazlayın ve Allahʼın adını anın, yanüstü düştükleri zaman da hem siz yiyin ondan, hem de yoksulluğunu bildirip isteyen ve gizleyip istemeyen yoksulları doyurun; siz şükredesiniz diye böylece onları da râm ettik size.

Adem Uğur

Biz, büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.

Ahmed Hulusi

Develeri de sizin için Allah'ın kurallarından kıldık; sizin için onlarda hayır vardır. . . Ön ayaklarından biri bağlı olarak ayakta iken, Allah'ın ismini zikredin (hatırlayın). . . Yere yıkıldıklarında da, onlardan yeyin ve orada bulunanlara da, isteyen kimseye de yedirin. . . İşte böylece onları size boyun eğdirdik ki şükredesiniz.

Ahmet Tekin

Besili kurbanlık sığır ve develeri de, sizin faydalanmanız için, Allah’ın emirleriyle bağlantılı kurban ibadeti için belirlediği kurbanlık hayvanlar arasında saydık. Sizin için, onlarda hayır vardır. Ön ayaklarından biri bükülmüş vaziyette bağlı olduğu halde keserken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerine düşüp canları çıktığı zaman da, onların etinden yeyin. Kanaatkâr olup dilenmeyen ve istemek zorunda kalan fakirlere de verin. İşte böylece biz onları sizin faydalanmanız için emrimize boyun eğdirdik. Umulur ki şükrünüze vesile olur.

Ahmet Varol

Kurbanlık develeri de sizin için Allah'ın işaretlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar (kesilmek üzere) bağlı olarak ayakta dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anın. (Kesilip) yanları üstüne düştüklerinde artık onlardan yiyin; kanaat ed(ip istemey)ene ve isteyene de yedirin. İşte böylece onları sizin emrinize verdik. Olur ki şükredersiniz.

Ali Bulaç

İri cüsseli develeri size Allah'ın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Allah'ın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.

Ali Fikri Yavuz

Biz, kurbanlık deve ve sığırları da, Allah’ın size verdiği dinin alâmetlerinden kıldık. Sizin için bu kurbanlıklarda (dinî ve dünyevî) hayır vardır. O halde develeri, ön ayaklarından biri bağlı olarak ayakta boğazlarken, üzerlerine Allah’ın ismini anın (besmele getirin). Yere düşüb canları çıktığı zaman da, onlardan yeyin; kanaatkâra da verin, dilenene de verin. İşte böylece, şükredesiniz diye, o kurbanlıkları (maddi ve manevî faydalar bakımından) sizin emrinize bağlı kıldık.

Ali Rıza Safa

Büyükbaş hayvanları, sizin için, Allah'ın kutsallık simgelerinden yaptık. Onlarda, sizin için iyilik vardır. Artık, sıraya dizildiklerinde, Allah'ın İsmini, onların üzerine anın. Sonunda cansız olarak yanları üstüne düştüklerinde onlardan yiyin; istemeyeni de isteyeni de doyurun. İşte onları, sizin hizmetinize verdik; böylece, belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz, büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın işaretlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız. Yan üstü yere düştüklerinde ise, canı çıktığında onlardan hem kendiniz yiyiniz, hem de kanaatkar olup dilenmeyene de, dilenene de veriniz. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize sunduk.

Bekir Sadak

iste kurbanlik deve ve sigirlari Allah'in size olan nisanelerinden kildik. Onlarda sizin icin hayir vardir. Bagli halde keserken uzerlerine Allah'in adini anin. Yan ustu dusup olunce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. sukeredersiniz diye onlari bylece sizin buyrugunuza verdik.

Celal Yıldırım

Kurbanlık develeri de sizin için Allah'a ibâdet nişanelerinden kıldık. Sizin için onda hayır vardır. O halde bir dizi halinde (ayakta) boğazlanırken üzerlerine Allah'ın ismini anın ; yanüstü yere yıkılınca da onlardan yeyin ve hem kanaat edip istemiyene, hem de isteyen fakire yedirin. İşte böylece biz, onları size boyun eğdirdik, ola ki şükredersiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz o büyükbaş hayvanları da Allah’ın size nişânelerinden kıldık; sizin için onlarda nice yararlar vardır. Onlar (kesim için) sıraya dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın, cansız halde yere serildiklerinde ise onlardan hem kendiniz yiyin hem de ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyen yoksulları doyurun. İşte onları şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.

Diyanet İşleri

Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

Diyanet İşleri (eski)

İşte kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yan üstü düşüp ölünce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. Şükredersiniz diye onları böylece sizin buyruğunuza verdik.

Diyanet Vakfi

Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ön ayaklarının biri bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin buyruğunuza verdik ki, şükredesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gövdeli hayvanlar var ya, Biz onları da Allah için kesilen kurbanlıklar arasında kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır; bu yüzden ön ayaklarının biri bağlı olarak bir dizi halinde dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anın (öyle boğazlayın). Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. O böylece onları sizin emrinize verdi ki, şükredesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem o bedeneler, o güvdeli hayvanlar var a biz onları Allah şeairinden kıldık, sizin için onlarda hayır vardır, binaenaleyh ön ayaklarının biri bağlı olarak bir düzüye üzerlerine Allahın ismini anın, yanları yere yaslandığı vakıt da onlardan yiyin, kanaatliye ve istiyene ıt'am da edin, o böyle onları size müsahhar kıldı ki şükr edesiniz

Erhan Aktaş

Büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın şiarlarından kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın şiarlarından kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın şiarlarından kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.

Fizilal-il Kuran

Büyükbaş hayvan kurban etmeyi de Allah'ın size emrettiği ibadet biçimlerinden saydık. Onlar size çeşitli yararlar sağlarlar. Ön ayaklarını bağlayarak onları boğazlarken Allah'ın adını anınız. Yan üstü düşüp öldüklerinde, etlerinden hem kendiniz yiyiniz, hem de isteyene ve istemeyene yediriniz. Şükredesiniz diye o hayvanları böylece yararınıza sunduk.

Gültekin Onan

İri cüsseli develeri size Tanrı'nın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Tanrı'nın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.

Hamdi Döndüren

Biz, büyük baş hayvanları da Allah’ın simgeleri olarak belirledik. Onlarda sizin için hayır vardır. O halde, (kurban edilirken) saf saf dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın; cansız olarak yere düştüklerinde de, etlerinden yeyin, ihtiyacını gizleyene de, gizlemeyene de yedirin. Şükretmeniz için, onları size boyun eğdirdik.

Hasan Basri Çantay

Biz, kurbanlık develeri de sizin için Allahın şeaairinden kıldık. Onlarda size hayır vardır. O halde onlar ayakda dur (ub boğazlanır) larken üzerlerine Allahın ismini anın. Yanları üstü düş (üb öl) dükleri vakit da ondan hem kendiniz yeyin, hem ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyib dilenen fakir (ler) e yedirin. Onları, şükredesiniz diye, böylece size müsahhar kıldık.

Hasib Asutay

Büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar dizi dizi dururken üzerlerine Allah'ın ismini anın (da boğazlayın). Yanları (yere) düştüğünde (canları çıktığında) artık onlardan hem kendiniz yiyin, hem de ihtiyacını gizleyen gizlemeyen (fakir)e de yedirin. (14) Böylece onlara boyun eğdirdik ki şükredesiniz. (14. Bir görüşe göre her iki emir de nedb ifade eder. Diğer bir görüşe göre birinci emir nedb, ikinci emir vücub ifade eder.)

Hayrat Neşriyat

Kurbanlık develeri (ve sığırları) da sizin için Allah’ın (dîninin) alâmetlerinden kıldık; onlarda sizin için hayır vardır. Öyle ise (onlar) ayakta dururken, üzerlerine Allah’ın ismini zikredin (ve kurbân edin)! Nihâyet yanları yere yaslandığında (canları çıkınca)onlardan yiyin ve kanâat edene (istemeyene) de (açıkça) isteyene de yedirin! İşte böylece onları sizin istifâdenize verdik; tâ ki şükredesiniz.

İbni Kesir

Biz, kurbanlık develeri de sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayakları bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Kesilince onlardan yeyin. İsteyene de, istemeyene de verin. Şükredersiniz diye, onları böylece sizin emrinize müsahhar kıldık.

Mehmet Okuyan

Büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın sembollerinden (takvanızın belirtilerinden) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar sıra sıra (dururken) üzerlerine Allah’ın ismini hatırlayın (anın ve kurban edin)! Yan üstü yere düştüklerinde (öldüklerinde) onlardan hem kendiniz yiyin hem de kanaatkâr olana ve fakirlere yedirin! İşte şükredesiniz diye bunları sizin hizmetinize verdik.

Muhammed Esed

Hayvanların kurban edilmesine gelince, Biz bunu sizin için Allah tarafından konulmuş simgelerden biri olarak öngördük ki bunda sizin için (nice) yararlar vardır. Öyleyse artık, (kurban edilmek üzere) sıraya dizildiklerinde onların üzerinde Allah'ın ismini anın; ve cansız olarak yere serildiklerinde onların etinden kendiniz de yiyin; kendi nasibiyle yetinip istemeyen kimseyi de, istemek zorunda kalan kimseyi de (onunla) doyurun. Biz, işte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki şükredesiniz.

Mustafa İslamoğlu

Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve develeri de sizin için Allah'ın şeâirinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Artık onların üzerlerine birer ayakları bağlı, üçer ayakları bağlı, üçer ayakları üzerine kâim bulundukları halde Allah'ın ismini zikredin. Yanları üzerine yere düşünce de artık etlerinden yeyin; haline kanaat edip istemeyene de ve isteyene de yediriniz. Onları size öylece musahhar kıldık, tâ ki şükredesiniz.

Ömer Öngüt

Biz kurbanlık develeri sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayakları bağlı olduğu halde keserken Allah'ın adını anın. Yanları üstüne düştüklerinde ise onlardan yiyin. Kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Şükredersiniz diye onları böylece sizin emrinize musahhar kıldık.

Suat Yıldırım

Biz kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin hakkınızda Allah’ın dininin şeâirinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar boğazlanmak üzere saf halinde dururken onları kestiğiniz zaman Allah’ın adını anın. Yanı üstü yere yıkılınca da onlardan hem siz yiyin, hem kanaat gösterip istemeyene, hem de isteyen fakire yedirin! İşte böylece onları size âmâde kıldık ki şükredesiniz.

Süleyman Ateş

Biz o kurbanlık develeri de size Allah'ın (dininin) işaretlerinden yaptık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar ön ayaklarını sıra halinde yere basmış durumda iken üzerlerine Allah'ın adını anın (da boğazlayın) yanları yere düş(üp canları çık)ınca da onlardan yeyin, kanaat eden(fakir)e de; isteyen(fakir)e de yedirin. Allah o(kocaman hayva)nları, size boyun eğdirdi ki şükredesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Sizin için de (en'amın) bedence gelişimini tamamlamış olanlarını Allah'a kulluğun simgelerinden yaptık. Onların size yararları vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anarak kesin! Yanları yere yapıştığı zaman onlardan yiyin, istemeyene de isteyene de yedirin! Şükredesiniz /görevlerinizi yerine getiresiniz diye onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin için de bedence gelişmiş kurbanlık hayvanları Allah'a kulluğun simgelerinden yaptık. Onlarda sizin için fayda vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yapıştığı zaman onlardan hem siz yiyin, hem kendi halinden memnun olana hem de isteyene yedirin. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik; belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Şaban Piriş

Kurbanlık develeri, sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onları keserken üzerlerine sadece Allah'ın adını anın. Kesilip yere düşünce onlardan yiyin. İsteyene de, istemeyene de yedirin. Şükredesiniz diye, onları işte böyle sizin emrinize sunduk.

Tefhim-ul Kuran

İri cüsseli develeri de size Allah'ın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Allah'ın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.

Ümit Şimşek

Kurbanlık develeri de sizin için Allah'ın belirlediği nişanlardan kıldık ki, onlarda sizin için hayır vardır. Ayakta oldukları halde onları kurban ederken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yere düştüklerinde onlardan hem siz yiyin, hem de dilenene, dilenmeyene yedirin. Şükredesiniz diye, onları size böylece boyun eğdirmiş bulunuyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz o büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın kutsallık nişanları arasına koyduk. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar sıralanmış halde ayakları üzerine dururken, üzerlerine Allah'ın ismini anın. Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin; isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. Allah o hayvanları sizin hizmetinize verdi ki, şükredebilesiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz qurbanlıq dəvələri də sizin üçün Allahın dininin ayinlərindən etdik. Onlarda sizin üçün xeyir vardır. Onları səf-səf düzülmüş halda kəsərkən Allahın adını çəkin. Böyrü üstə yıxıldıqları zaman onlardan özünüz də yeyin, aza qane olan kasıba və dilənçiyə də yedirdin. Beləcə, onları (qurbanlıq heyvanları) sizə tabe etdik ki, bəlkə şükür edəsiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz qurbanlıq dəvələri də Allahın nişanələrindən (Onun haqq dininin əlamətlərindən) etdik. Sizin üçün bu qurbanlarda (dini və dünyəvi) xeyir vardır. Artıq onları ayaq üstə durduqları (sol əli bağlı, sağ əli və iki ayağı açıq vəziyyətdə olduqları) halda kəsərkən üstlərində Allahın adını çəkin (bismillah deyin). Onlar böyrü üstə düşən (canları çıxdığı) zaman (ətindən) özünüz də yeyin, (yanınızda olub utandığından) əl açmayana (lakin verilənə eʼtiraz etməyənə) və dilənçiyə də yedirdin. Onları (qurbanlıq heyvanları) sizə belə ram etdik ki, bəlkə, (neʼmətimizə) şükr edəsiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Opferkamele (und -kühe) haben Wir euch zu Kultzeichen Gottes gemacht. Ihr habt Gutes davon (Nutzen im Leben und Vergeltung bei Gott). Sprecht den Namen Gottes über ihnen aus, wenn sie schön in Reihen stehen! Wenn sie geschlachtet worden sind, eßt etwas davon und gebt den Armen davon und denjenigen, die sich schämen zu betteln! So haben Wir das Vieh in euren Dienst gestellt, auf daß ihr danken möget.

Almanca — Der Edle Quran

Und die Opferkamele haben Wir euch zu Kultzeichen Allahs gemacht. An ihnen habt ihr (etwas) Gutes. So sprecht den Namen Allahs über sie aus, wenn sie mit gebundenen Beinen dastehen. Wenn sie nun auf die Seite umgefallen sind, dann eßt davon und gebt dem bescheidenen und dem fordernden (Armen) zu essen. So haben Wir sie euch dienstbar gemacht, auf daß ihr dankbar sein möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Und für den Opferbrauch Allahs haben Wir für euch die großen Kamele bestimmt. An ihnen habt ihr viel Gutes. So sprecht den Namen Allahs über sie aus, wenn sie gereiht dastehen. Und wenn ihre Seiten (auf dem Boden) liegen, so esset davon und speist den Genügsamen und den Bittenden. So haben Wir sie euch dienstbar gemacht, auf daß ihr dankbar sein möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Budn machten WIR für euch von ALLAHs Riten. Für euch gibt es in ihnen Gutes. So erwähnt den Namen ALLAHs auf ihnen als sawaf . Und wenn sie auf ihre Seite fallen, dann esset davon und speist den Genügsamen und den Bittenden. Solcherart machten WIR sie für euch gratis fügbar, damit ihr euch dankbar erweist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the camels and cows did We make lawful for you to use in the event of your oblation of thanks giving and in your offering. They serve as a store from which you obtain advantages in plenty. Therefore, pronounce Allah's Name on them as they are lined up, slaughtered and laid on their sides. You may eat therefrom and feed him who is content and satisfied in mind despite poverty, as well as him who is needy and circumstances compel him to beg. Thus did We make them -these animals- subservient for you that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

We have made camels part of God’s sacred rites for you. There is much good in them for you, so invoke God’s name over them as they are lined up for sacrifice, then, when they have fallen down dead, feed yourselves and those who do not ask, as well as those who do. We have subjected them to you in this way so that you may be thankful.

Abdullah Yusuf Ali

The sacrificial camels we have made for you as among the symbols from Allah: in them is (much) good for you: then pronounce the name of Allah over them as they line up (for sacrifice): when they are down on their sides (after slaughter), eat ye thereof, and feed such as (beg not but) live in contentment, and such as beg with due humility: thus have We made animals subject to you, that ye may be grateful.

Abul A'la Maududi

We have appointed sacrificial camels among the symbols of (devotion to) Allah. There is much good in them for you. So make them stand (at the time of sacrifice) and pronounce the name of Allah over them, and when they fall down on their sides(after they are slaughtered), eat and also feed them who do not ask and those who ask. Thus have We subjected these animals that you may give thanks.

Aisha Bewley

We have appointed the sacrificial animals for you as one of the sacred rites of Allah. There is good in them for you, so invoke Allah’s name over them, as they stand in rows. And then when they collapse on their sides, eat of them and feed both those who ask and those who are too shy to ask. In this way We have subjected them to you so that hopefully you will be thankful.

Al-Hilali & Khan

And the Budn (cows, oxen, or camels driven to be offered as sacrifices by the pilgrims at the sanctuary of Makkah) We have made them for you as among the Symbols of Allâh, wherein you have much good. So mention the Name of Allâh over them when they are drawn up in lines (for sacrifice). Then, when they are down on their sides (after slaughter), eat thereof, and feed the poor who does not ask (men), and the beggar who asks (men). Thus have We made them subject to you that you may be grateful.

Ali Quli Qarai

We have appointed for you the [sacrificial] camels as one of Allah’s sacraments. There is good for you in them. So mention the Name of Allah over them as they stand. And when they have fallen on their flanks, eat from them, and feed the self-contained needy and the mendicant. Thus have We disposed them for your benefit so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

We have made the sacrificial animals among the Symbols appointed by Allâh for you. They are of immense good to you. So (whenever you offer them for sacrifice do it) in the name of Allâh (while they) stand (drawn up) in lines. When their flanks collapse, (on being slaughtered), eat from (the meat of) them and feed him who is (in need but) contented and him who begs. In this way We have made these (animals) subservient to you so that you may render thanks.

Arthur John Arberry

And the beasts of sacrifice -- We have appointed them for you as among God's waymarks; therein is good for you. So mention God's Name over them, standing in ranks then, when their flanks collapse, eat of them and feed the beggar and the suppliant. So We have subjected them to you; haply you will be thankful.

Bijan Moeinian

Herding your animals to Mecca for the sacrifice are among the rituals decreed by God for your own good. Mention the name of God (asking His permission for the slaughter of a living animal) while they are brought in line for sacrifice. Once slaughtered, eat of that meet and also give to the poor people (whether they ask for it or not.) I have subjected them to you so that you may show your gratitude [by sacrificing them.]

E. Henry Palmer

The bulky (camels) we have made for you one of the symbols of God, therein have ye good; so mention the name of God over them as they stand in a row, and when they fall down (dead) eat of them, and feed the easily contented and him who begs.

Edip-Layth

The plump animals for offering, We have made them for you as decrees from God, in them is goodness for you. So mention God's name upon them while being orderly, so once their body becomes still, then eat from them and give food to the poor and the needy. It was thus that We have made them in service to you, that you may be thankful.

George Sale

The camels slain for sacrifice have We appointed for you as symbols of your obedience unto God: Ye also receive other advantages from them. Wherefore commemorate the name of God over them, when ye slay them, standing on their feet disposed in right order: And when they are fallen down dead, eat of them; and give to eat thereof both unto him who is content with what is given him, without asking, and unto him who asketh. Thus have We given you dominion over them, that ye might return Us thanks.

Hamid S. Aziz

To those whose heart, when Allah is mentioned, are filled with awe, and to those who endure patiently all that befalls them, and to those who are steadfast in prayer and who spend of what We have given them.

Mahmoud Ghali

And the fleshy cattle, We have made them for you as among the waymarks of Allah; therein is charity for you. So mention The Name of Allah over them, (standing) in ranks. So, when their sides (i.e., flanks) are (properly) readied, (Or: collapse, fall) then eat of them, and feed the contented poor and the suppliant. Thus We have subjected them to you that possibly you would thank (Me).

Marmaduke Pickthall

And the camels! We have appointed them among the ceremonies of Allah. Therein ye have much good. So mention the name of Allah over them when they are drawn up in lines. Then when their flanks fall (dead), eat thereof and feed the beggar and the suppliant. Thus have We made them subject unto you, that haply ye may give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

We have made the camels signs of God for you. There is good for you in this. So pronounce the name of God over them as they stand with their forefeet in a line. When they have fallen (slaughtered) on their sides, eat of (their meat) and feed those who are content with little, and those who supplicate. That is why We have brought them under your subjugation so that you may be grateful.

Muhammad Asad

And as for the sacrifice of cattle, We have ordained it for you as one of the symbols set up by God, in which there is [much] good for you. Hence, extol the name of God over them when they are lined up [for sacrifice]; and after they have fallen lifeless to the ground, eat of their flesh, and feed the poor who is contented with his lot (and does not beg), as well as him who is forced to beg. It is to this end that We have made them subservient to your needs, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

We have made sacrificial camels ˹and cattle˺ among the symbols of Allah, in which there is ˹much˺ good for you. So pronounce the Name of Allah over them when they are lined up ˹for sacrifice˺. Once they have fallen ˹lifeless˺ on their sides, you may eat from their meat, and feed the needy—those who do not beg, and those who do. In this way We have subjected these ˹animals˺ to you so that you may be grateful.

Progressive Muslims

And the plump animals for offering, We have made them for you as decrees from God, in them is goodness for you. So mention God's name upon them while being orderly, so once their body becomes still, then eat from them and give food to the poor and the needy. It was thus that We have made them in service to you, that you may be thankful.

Sahih International

And the camels and cattle We have appointed for you as among the symbols of Allah ; for you therein is good. So mention the name of Allah upon them when lined up [for sacrifice]; and when they are [lifeless] on their sides, then eat from them and feed the needy and the beggar. Thus have We subjected them to you that you may be grateful.

Sam Gerrans

And the camels: We appointed them for you among the tokens of God; for you in them is good. So remember the name of God over them when they are in lines; and when their flanks collapse, eat thereof and feed the reticent poor and the beggar. Thus have We made them subject for you, that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

And the camels! We have appointed them among the symbols (of obedience) to Allah; in them is much good for you. (They carry you and your loads and then help you host one another). So mention Allah's Name over them when they are drawn up in lines (for sacrifice). And after they have fallen to the ground lifeless, eat from their flesh, and feed the contented poor who beg not as well as the poor who ask. Remember that Allah has subjected these animals to you so that you may be practically grateful.

Syed Vickar Ahamed

And We have made for you the camels for sacrifice as among of the Symbols from Allah: In them, there is (much) good for you: Then pronounce the Name of Allah over them as they line up (for the sacrifice): Then when they are down on their sides (after the slaughter), you eat there from and feed those who live in contentment (but who do not beg) and those who beg with due humility: Thus We have made animals at your command, so that you may be thankful.

Taqi Usmani

The big animals of sacrifice (like camels and cows) are made by Us among the symbols of Allah for you, in which there is much good for your benefit. So recite the name of Allah over them as they are lined up (for sacrifice). Then, once their flanks fall down (after slaughter), eat of them and feed the one who is content and the one who wishes to receive. Thus We have made them (the animals) subjugated to you, so that you may be grateful.

The Monotheist Group

And the plump livestock, We have made them for you to be among the symbols of God; you will have benefit in them. So mention the name of God upon them in succession; then, once their sides have become still, you may eat from them and feed with them the poor and the needy. It was thus that We have made them in service to you, that you may be thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous vous avons désigné les chameaux (et les vaches) bien portants pour certains rites établis par Allah. Il y a en eux pour vous un bien. Prononcez donc sur eux le nom dʹAllah, quand ils ont eu la patte attachée, (prêts à être immolés). Puis, lorsquʹils gisent sur le flanc, mangez-en, et nourrissez-en le besogneux discret et le mendiant. Ainsi Nous vous les avons assujettis afin que vous soyez reconnaissants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me (qurbankirin) heywanên gir ji we re kiriye nişanên dînê Xwedê, di wan de ji bo we xêr û bêr heye. Naxwe dema we li ser sê lingan ji piya şerjêkirin, li ser wan (navê) Xwedê bînin û dema ku bi ser kêleka xwe ve ketin (şerjêkirina wan hate cih), êdî jê bixwin û bi ên xwedî ihtiyac û ên ne xwedî ihtiyac jî bidin xwarin. Her wisa me ev heywan ji we re berdest kirine da ku hûn spasiya min bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de offerkamelen hebben Wij voor jullie tot Gods gewijde symbolen laten behoren. Daarin is (allerlei) goeds voor jullie. En vermeldt Gods naam erover als ze gekluisterd klaar staan. En als ze op hun zij gevallen zijn, eet er dan van en voedt ook de arme die bescheiden is en die erom vraagt. Zo hebben Wij ze aan jullie dienstbaar gemaakt; misschien zullen jullie dank betuigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De kameelen voor offeranden gedood, hebben wij u aangewezen als zinnebeelden van uwe gehoorzaamheid aan God; ook verkrijgt gij andere voordeelen van hen. Herdenk dus den naam van God over hen, als gij hen doodt, in de juiste orde op hunne voeten staande, en als zij dood zijn nedergevallen eet dan er van, en geef er van te eten, zoowel aan hem, die tevreden is met hetgeen hem gegeven wordt, zonder dat hij vraagt, als aan hem die vraagt. Zoo hebben wij u de oppermacht over hen gegeven, opdat gij ons dankbaar zoudt zijn.

Hollandaca — Siregar

En de kamelen (om te offeren) hebben Wij voor jullie gemaakt als behorend tot de gewijde Tekenen van Allah, daarin is goeds, voor jullie. Spreekt daarom de Naam van Allah over hen uit als zij in rijen staan (om geslacht te worden). En wanneer zij op hun zij vallen, eet dan van hen en voedt wie daar nederig om vraagt en de bedelaar. Zo hebben Wij ben aan jullie dienstbaar gemaakt. Hopelijk zullen jullie dankbaar zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И жертвенных животных (которых гонят в Священную территорию) Мы сделали для вас из (числа) знаков [обрядов], (которые установил) Аллах. Для вас (о, те, которые стремятся к довольству Аллаха) в них [в этих жертвенных животных] благо [вы едите их сами, раздаете как милостыню, и получаете за это награду в Вечной жизни]. Поминайте же [произносите] имя Аллаха над ними (когда режете их), (а верблюды режутся) стоящими. А когда их бока повергнутся [когда они упадут], то ешьте их [их мясо] (вы сами, кто зарезал их) и кормите (этим мясом) сдержанного [не просящего] и просящего стыдливо. Так Мы подчинили их [жертвенных животных] вам, чтобы вы были благодарны (Аллаху)!

Rusça — Osmanov

И принесение в жертву верблюдов Мы установили для вас в качестве обряда, предписанного Аллахом. Для вас в этом - польза. Произносите же над верблюдами имя Аллаха, когда они стоят рядами. А когда их повергнут на бока, то ешьте их [мясо], накормите и того, кто стыдится просить, и того, кто просит не таясь. Так Мы дали вам власть над ними (т. е. жертвенными верблюдами), - быть может, вы возблагодарите [за это].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och till de symboler som Gud har gett er hör kamelerna; med dem följer välsignelser för er. Uttala därför Guds namn över dem när de står på rad (för att slaktas); och när de har fallit, ät då av deras kött och skänk av det både till den som är nöjd (med det lilla han har) och till den som (är utblottad och) måste tigga. Vi har låtit er råda över dem - kanske skall ni visa tacksamhet.