Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

len yenāle (a)llahe luHūmuhā ve lā dimā'uhā ve lākin yenāluhu t-teḳvā minkum ke ƶālike seḣḣarahā lekum li tukebbirū (a)llahe ǎlā mā hedākum ve beşşiri l-muHsinīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَنْlen
2يَنَالَyenāleن ي لElde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmekulaşmaz
3اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
4لُحُومُهَاluHūmuhāل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaşonların etleri
5وَلَاve lāve ne de
6دِمَاؤُهَاdimā'uhāد م وKan akmak, Kanamak, Kan gelmek, Kanatmak, Kan dökmek, Yaralamak, Kanını akıtmakkanları
7وَلٰكِنْve lākinfakat
8يَنَالُهُyenāluhuن ي لElde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmekO'na ulaşır
9التَّقْوٰىt-teḳvāو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişitakvanız
10مِنْكُمْminkumsizin
11كَذٰلِكَke ƶālikeböylece
12سَخَّرَهَاseḣḣarahāس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekonları boyun eğdirdi
13لَكُمْlekumsize
14لِتُكَبِّرُواli tukebbirūك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.anmanız için
15اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
16عَلٰىǎlāüzere
17مَاdiye
18هَدٰيكُمْhedākumه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.sizi doğru yola iletti
19وَبَشِّرِve beşşiriب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşve müjdele
20الْمُحْسِنِينَl-muHsinīneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel davrananları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne kanları, fakat sizin çekinmenizdir ki ona ulaşır. Sizi doğru yola sevkettiğinden dolayı Allah'ı büyük bilmeniz için onları da râm etti size ve müjdele iyilik edenleri.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların ne etleri Allahʼa ulaşır, ne kanları, fakat sizin çekinmenizdir ki ona ulaşır. Sizi doğru yola sevkettiğinden dolayı Allahʼı büyük bilmeniz için onları da râm etti size ve müjdele iyilik edenleri.

Adem Uğur

Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!

Ahmed Hulusi

Onların etleri de kanları da Allah'a asla erişmez; fakat sizden O'na takva (itaatle elde edilecek yararlar) ulaşır. . . İşte böylece (Allah) onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah'ı tekbir edesiniz. . . Muhsinleri müjdele!

Ahmet Tekin

Asla kurbanların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Fakat ona sadece takvâ esaslarını-Kur’ân esaslarını benimseyerek hayata geçirmeniz, şirkten, insan kurban etme, katil ve kan dökme gibi büyük günahlardan korunmanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranma, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olma gayretiniz ulaşır. Onları, bu şekilde sizin faydalanmanız için emrine boyun eğdirdi ki, size Kur’ân’da ve Rasulünün sünnetinde öğrettiği şekilde, şer’î mükellefiyetleri yerine getirerek Allah’ı tekbir ile yüceltesiniz. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslümanlara, dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.

Ahmet Varol

Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Ancak sizden O'na yalnız takva ulaşır. İşte böylece onları sizin emrinize verdi ki sizi hidayete erdirmesine karşılık Allah'ı yüceltesiniz [3]. İyilik edenleri müjdele.

Ali Bulaç

Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

Ali Fikri Yavuz

Elbette kurbanların ne etleri, ne kanları Allah’a erişmez. (Allah katında makbul olmaz). Fakat Allah’a sizden ancak takva (hâlis ve kâmil ibadetler) ulaşır. İşte kurbanlıkları böyle sizin emrinize bağladı ki size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı, tekbir getirerek yüceltesiniz. Ey Rasûlüm, ihlâsla güzel iş yapanlara (cenneti) müjdele...

Ali Rıza Safa

Onların etleri ve kanları, Allah'a asla ulaşmaz. Ancak, sorumluluk bilinciniz O'na ulaşır. Sizi doğru yola eriştirdiğinden dolayı, Allah'ın yüceliğini anmanız için, onları, sizin hizmetinize vermiştir. Güzel davrananlara, sevinçli haberi ver.

Bayraktar Bayraklı

Bu kurbanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır! Fakat Allah'a ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye, bu hayvanları sizin istifadenize sundu. Güzel davrananları müjdele!

Bekir Sadak

Bu hayvanlarin ne etleri ve ne de kanlari Allah'a ulasacaktir. Allah'a ulasacak olan ancak sizin O'nun icin yaptiginiz gosteristen uzak amel ve ibadettir. Size dogru yolu gosterdiginden, Allah'i yuceltmeniz icin onlari boylece sizin buyrugunuza vermistir. iyilik yapanlara mujde et.

Celal Yıldırım

Boğazlanan kurbanlık hayvanların ne eti, ne de kanı elbette Allah'a ulaşmaz; ama Allah'a ulaşacak olan, sizin takvânızdır. Böylece Allah size doğru yolu, ibâdet ölçüsünü gösterdiğinden O'na TEKBÎR getirip ululamanız için bu hayvanları sizin buyruğunuza baş eğdirdi; sen iyiliği huy edinenleri müjdele!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. İşte Allah onları sizin istifadenize verdi ki size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu tâzimle anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele!

Diyanet İşleri

Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

Diyanet İşleri (eski)

Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sizin O'nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et.

Diyanet Vakfi

Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Ancak O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. Görevlerini iyi yapan iyilik sevenleri müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette onların ne etleri, ne kanları Allaha ermez, velakin ona sizden olan tekva irecektir, böyle onları size müsahhar kıldı ki size yolunu gösterdiğinden dolayı Allahı tekbir ile büyükleyesiniz, ve müjdele o vazifelerini güzel yapan muhsinleri

Erhan Aktaş

Onların ne etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Fizilal-il Kuran

Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan şey, sadece gönlünüzdeki Allah saygısıdır, takvadır. Bu şekilde onları yararınıza sunduk ki, sizi doğru yola ilettiği gerekçesi ile Allah'ın yüceliğini dile getiresiniz. Ey Muhammed, iyi ameller işleyenleri müjdele.

Gültekin Onan

Onların etleri ve kanları kesin olarak Tanrı'ya ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Tanrı'yı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

Hamdi Döndüren

Bunların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz. Ama O’na yalnız sizin takvânız ulaşır. İşte, sizi doğru yola ulaştırdığından dolayı, Allah’ı ululamanız için O, bu hayvanları böylece size boyun eğdirmiştir. Güzel davrananları müjdele.

Hasan Basri Çantay

Onların ne etleri, ne kanları hiç bir zaman Allaha (yükselib) erişmez. Fakat sizden Ona (yalınız) takvaa ulaşır. Size olan hidayetine karşı Allahı büyük tanımanız içindir ki O, bunları böylece size raam etmişdir. (Habibim) iyi hareket edenleri müjdele.

Hasib Asutay

Onların etleri ve kanları elbette Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız ulaşır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye, size böylece onlara boyun eğdirdi. (Resulüm!) Güzel davrananları müjdele.

Hayrat Neşriyat

Onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na (sâdece) sizin takvânız ulaşacaktır. İşte böylece onları sizin istifâdenize verdi ki, sizi hidâyete erdirdiği için (tekbir getirerek) Allah’ı çokça yüceltesiniz! (Ey Resûlüm!) Artık o iyilik edenleri müjdele!

İbni Kesir

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır. Sizden O'na sadece takva ulaşır. Sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı tekbir edesiniz diye O, bunları size müsahhar kılmıştır.

Mehmet Okuyan

Onların etleri de kanları da asla Allah’a ulaşmaz fakat O’na sadece sizden takvâ (duyarlılık) ulaşır. Sizi doğru yola ulaştırdığı için Allah’ı yüceltesiniz diye O, bunları (bu hayvanları) böylece sizin hizmetinize verdi. Güzel davrananları müjdele!

Muhammed Esed

(Fakat unutmayın ki,) onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; lakin O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlıktır. İşte bu amaçla, onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, size ulaşma yolunu, yordamını gösterdiği (her türlü rahmet) için O'nun yüceliğini saygıyla anasınız. Öyleyse, o iyilik yapanları müjdele

Mustafa İslamoğlu

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat sizden O'na ulaşan yalnızca O'na karşı gösterdiğiniz derin sorumluluk bilincidir. Böylece onları sizin yararınıza amade kıldı ki, size yol gösterdiğinden dolayı Allah'ın yüceliğini layıkıyla takdir edesiniz; ve (sen Ey Peygamber,) iyileri (O'nun rızasına ermekle) müjdele!

Ömer Nasuhi Bilmen

Elbette ki onların ne etleri ve ne de kanları Allah'a erecek değildir. Velâkin O'na sizden takvâ erecektir. Onları öylece size musahhar kılmıştır, tâ ki size hidâyet buyurduğundan dolayı Allah'a tekbirde bulunasınız ve muhsin olanları müjdele.

Ömer Öngüt

Boğazlanan kurbanlık hayvanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşacak olan sizin takvânızdır. Sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı tekbir edesiniz diye, O bunları size musahhar kıldı. İhsan edenleri müjdele!

Suat Yıldırım

Fakat unutmayın ki ne onların etleri, ne de kanları asla Allah’a ulaşacak değildir. Lâkin Ona ulaşan tek şey, kalplerinizde beslediğiniz takvâdır, Allah saygısıdır. O bu hayvanları size âmâde kıldı ki, sizi doğru yola eriştirdiği için O’nun yüceliğini ilan edesiniz. Öyleyse güzel davrananları müjdele!

Süleyman Ateş

Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Allah onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O'nun büyüklüğünü anasınız. (Ey Muhammed), güzel davrananları müjdele.

Süleymaniye Vakfı

Onların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ama ona sizin takvanız /Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınma duygunuz ulaşır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdi ki sizi doğruya yöneltmesine karşılık Allah'ı tekbirlerle anasınız (bayram namazı kılasınız). Sen güzel davrananlara müjde ver!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki Allah'ın yol göstermesine karşılık tekbir getiresiniz. Sen güzel davrananlara müjde ver.

Şaban Piriş

Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Fakat, O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Size doğru yolu gösterdiği için Rabbinizin büyüklüğünü anın diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

Tefhim-ul Kuran

Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

Ümit Şimşek

Ne onların etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları. Sizden Allah'a ulaşacak olan, takvânızdır. Size hidayet nasip ettiği için Allah'ın büyüklüğünü anasınız diye, Allah onları size böylece boyun eğdirmiştir. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların etleri de kanları da Allah'a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı yücelterek anasınız. Güzel düşünüp güzel davrananlara müjde ver.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların nə əti, nə də qanı, Allaha çatmaz. Ona yalnız sizin təqvanız çatar. Sizi doğru yola yönəltdiyinə görə Onu uca tutasınız deyə, bu heyvanları sizə beləcə ram etdi. Sən isə yaxşılıq edənləri müjdələ!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların nə əti, nə də qanı, əlbəttə, Allaha çatmaz. Allaha çatacaq olan yalnız sizin təqvanızdır (səmimi-qəlbdən etdiyiniz ibadətdir). Allah sizi doğru yola yönəltdiyi (sizə həccin əməllərini göstərdiyi) üçün Onu (layiqincə) uca tutasınız deyə, bunları sizə belə ram etdi. (Ey Muhəmməd!) Ehsan edənlərə (Cənnətlə) müjdə ver!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Weder ihr Fleisch noch ihr Blut erreicht Gott. Ihn erreicht aber eure Frömmigkeit. So hat Er sie euch dienstbar gemacht, damit ihr Gott dafür preist, daß Er euch rechtgeleitet hat, und bringe den Gläubigen, die gute Werke verrichten, frohe Botschaft!

Almanca — Der Edle Quran

Weder ihr Fleisch noch ihr Blut werden Allah erreichen, aber Ihn erreicht die Gottesfurcht von euch. So hat Er sie euch dienstbar gemacht, damit ihr Allah als den Größten preist, daß Er euch rechtgeleitet hat. Und verkünde frohe Botschaft den Gutes Tuenden.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihr Fleisch erreicht Allah nicht, noch tut es ihr Blut, sondern eure Ehrfurcht ist es, die Ihn erreicht. In der Weise hat Er sie euch dienstbar gemacht, auf daß ihr Allah für Seine Rechtleitung preiset. Und gib denen frohe Botschaft, die Gutes tun.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH erhält weder ihr Fleisch, noch ihr Blut, sondern zu Ihm gelangt die Taqwa von euch. Solcherart machte ER sie für euch gratis fügbar, damit ihr ALLAH mit ʺallahu-akbarʺ verherrlicht für das, was ER euch an Rechtleitung gewährte. Und überbringe den Muhsin frohe Botschaft.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is not their flesh nor their blood that reaches Allah. It is only the piety on your part, the obedience and the faithfulness to the duties owed to Him. We made them subservient to you so that you may praise Allah and extoll His glorious attributes in return for His guidance to you into all truth. Meanwhile proclaim O Muhammad joyful tidings to those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

It is neither their meat nor their blood that reaches God but your piety. He has subjected them to you in this way so that you may glorify God for having guided you. Give good news to those who do good:

Abdullah Yusuf Ali

It is not their meat nor their blood, that reaches Allah: it is your piety that reaches Him: He has thus made them subject to you, that ye may glorify Allah for His Guidance to you and proclaim the good news to all who do right.

Abul A'la Maududi

Neither their flesh reaches Allah nor their blood; it is your piety that reaches Him. He has subjected these animals (to you) that you may magnify Allah for the guidance He has bestowed upon you. Give glad tidings, (O Prophet), to those who do good.

Aisha Bewley

Their flesh and blood does not reach Allah but your taqwa does reach Him. In this way He has subjected them to you so that you might proclaim Allah’s greatness for the way that He has guided you. Give good news to the good-doers.

Al-Hilali & Khan

It is neither their meat nor their blood that reaches Allâh, but it is piety from you that reaches Him. Thus have We made them subject to you that you may magnify Allâh for His Guidance to you. And give glad tidings (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to the Muhsinûn [1] (doers of good).

Ali Quli Qarai

It is not their flesh or their blood that reaches Allah. Rather it is your Godwariness that reaches Him. Thus has He disposed them for your benefit so that you may magnify Allah for His guiding you. And give good news to the virtuous.

Amatul Rahman Omar

It is neither their flesh nor their blood (of these sacrifices) which matters to Allâh but it is guarding against evil and devotion to duty on your part that matters to Him. Thus He has made them subservient to you that you may proclaim the greatness of Allâh for His guiding you. And give glad tidings to the doers of good to others.

Arthur John Arberry

The flesh of them shall not reach God, neither their blood, but godliness from you shall reach Him. So He has subjected them to you, that you may magnify God for that He has guided you. And give thou good tidings unto the good-doers.

Bijan Moeinian

It is neither their meat nor their blood (which is the basis for the Christianity) that reaches the Lord; it is your righteousness (in feeding the poor) which touches the Lord. That is why I have made them subservient to you so that you may your appreciation for His favors. Thus, let the charitable people know about their good destiny.

E. Henry Palmer

Thus have we subjected them to you; haply, ye may give thanks! Their meat will never reach to God, nor yet their blood, but the piety from you will reach to Him. Thus hath He subjected them to you that ye may magnify God for guiding you: and give thou glad tidiness to those who do good.

Edip-Layth

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may glorify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

George Sale

Their flesh is not accepted of God, neither their blood; but your piety is accepted of Him. Thus have We given you dominion over them, that ye might magnify God, for the revelations whereby He hath directed you. And bear good tidings unto the righteous,

Hamid S. Aziz

The camels! We have appointed them for you as one of the symbols of Allah. Therein have you much good; so mention the name of Allah over them as they stand in a row, and when they are down (dead after slaughter) eat of them, and feed the easily contented (the poor that beg not) and him who begs with humility. Thus have We subjected them to you; per chance (or possibly), you may give thanks.

Mahmoud Ghali

Their meats will never attain pertain to Allah, nor their blood; (Literally: bloods) but piety from you will reach Him. Thus He has subjected them to you, that you may magnify Allah for that He has guided you. And give good tidings to the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

Their flesh and their food reach not Allah, but the devotion from you reacheth Him. Thus have We made them subject unto you that ye may magnify Allah that He hath guided you. And give good tidings (O Muhammad) to the good.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him. That is why He has subjugated them to you that you may glorify God for having shown you the way. So give glad tidings to those who are doers of good.

Muhammad Asad

[But bear in mind:] never does their flesh reach God, and neither their blood: it is only your God-consciousness that reaches Him. It is to this end that We have made them subservient to your needs, so that you might glorify God for all the guidance with which He has graced you. And give thou this glad tiding unto the doers of good:

Mustafa Khattab

Neither their meat nor blood reaches Allah. Rather, it is your piety that reaches Him. This is how He has subjected them to you so that you may proclaim the greatness of Allah for what He has guided you to, and give good news to the good-doers.

Progressive Muslims

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may glorify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

Sahih International

Their meat will not reach Allah, nor will their blood, but what reaches Him is piety from you. Thus have We subjected them to you that you may glorify Allah for that [to] which He has guided you; and give good tidings to the doers of good.

Sam Gerrans

Their flesh does not reach God, nor their blood. But prudent fear reaches Him from you. Thus have We made them subject for you, that you might magnify God for guiding you. And bear thou glad tidings to the doers of good.

Shabbir Ahmed

Neither their meat nor their blood reaches Allah. What reaches Him is your sincere devotion. He has thus subjected them to you that you manifestly establish the Greatness of Allah in the land for everyone to behold (the objective of Hajj). And to see how magnificent the Guidance is that He has bestowed upon you (2:185). And (O Prophet) give glad news to all benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

It is neither their meat nor their blood, that reaches Allah: It is your devotion (to Allah) that reaches Him: He has thus made them at your command, for you may glorify Allah for His guidance to you: And declare the good news to all who do right.

Taqi Usmani

It is neither their flesh nor their blood that reaches Allah, but what does reach Him is the taqwā (the sense of obedience) on your part. Thus He has made them (the animals) subjugated to you, so that you proclaim Allah’s glory for the guidance He gave you. And give good news to those who are good in their deeds.

The Monotheist Group

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may magnify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ni leurs chairs ni leurs sangs nʹatteindront Allah, mais ce qui Lʹatteint de votre part cʹest la piété. Ainsi vous les a-t-Il assujettis afin que vous proclamiez la grandeur dʹAllah, pour vous avoir mis sur le droit chemin. Et annonce la bonne nouvelle aux bienfaisants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ne goştê wan qurbanan ne jî xwîna wan digihîje Xwedê, lê belê bes teqwedariya we digihijiyê. Her wiha Xwedê ev heywan ji we re sernerm kirine da ku hûn Xwedê mezin bidêrin û mizgînê bide qencîkarên rast û durist!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het vlees noch het bloed ervan zal God bereiken, maar de godvrezendheid van jullie bereikt Hem. Zo hebben Wij ze aan jullie dienstbaar gemaakt opdat jullie de grootheid van God verkondigen omdat Hij jullie op het goede pad gebracht heeft. En verkondigt het goede nieuws aan hen die goed doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hun vleesch wordt niet door God aangenomen, noch hun bloed, maar uwe vroomheid wordt door hem aangenomen. Zoo hebben wij u de oppermacht over hen gegeven, opdat gij God zoudt verheerlijken voor de openbaringen, waardoor hij u heeft geleid. En breng den rechtvaardige de goede tijding.

Hollandaca — Siregar

Het is niet hun vlees en niet hun bloed dat Allah bereikt, maar wat Hem bereikt is de vrees (voor Hem). Zo heeft Hij hen aan jullie dienstbaar gemaakt, opdat jullie Allah verheerlijken omdat Hij jullie leidde. En breng verheugende tijdingen aan de weldoeners.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не достигает Аллаха [не поднимается к Нему] ни мясо их [этих жертвенных животных], ни их кровь. Но доходит до Него остережение от вас [ваше намерение этим жертвоприношением только довольства Аллаха, исполняя то, что Он повелел и отстранение от того, что Он запретил]. Так Он подчинил их [жертвенных животных] вам, чтобы вы возвеличивали Аллаха (благодаря) за то, что Он наставил вас (на истинный путь), а ты (о, Пророк) обрадуй искренне добродеющих [которые искренни перед Аллахом и добры к Его творениям] (о том, что их ожидает благо и успех)!

Rusça — Osmanov

Ни мясо их, ни кровь их (т. е. жертвенных животных) не нужны Аллаху, Ему нужна лишь ваша набожность. Посему Он дал вам власть над жертвенными животными, чтобы вы величали Аллаха за то, что Он наставил вас на прямой путь. Так обрадуй же благой вестью тех, кто вершит добро.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Offerdjurens) kött och deras blod når aldrig Gud; men er gudsfruktan (och er lydnad) når Honom. Och Han har låtit er råda över dem för att ni skall förhärliga Gud, som har väglett er. Och förkunna detta glada budskap för dem som gör det goda och det rätta.