ر ه ق (RHG) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Yakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (10)

Bu kök Kur'an boyunca 10 kez, 8 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

تَرْهَقُهُمْ2 kez

Kalem 68:43تَرْهَقُهُمْterheḳuhumonları kaplar

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ

ḣāşiǎten ebSāruhum terheḳuhum ƶilletun ve ḳad kānū yud'ǎvne ilā s-sucūdi ve hum sālimūne

(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

Mearic 70:44تَرْهَقُهُمْterheḳuhumonları bürümüş

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ

ḣāşiǎten ebSāruhum terheḳuhum ƶilletun ƶālike l-yevmu elleƶī kānū yūǎdūne

(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

رَهَقًا2 kez

Cin 72:6رَهَقًاraheḳanşımarıklığını

وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا

ve ennehu kāne ricālun mine l-insi yeǔƶūne bi ricālin mine l-cinni fe zādūhum raheḳan

"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."

Cin 72:13رَهَقًاraheḳankötülük edilmesinden

وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِهِ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّهِ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًا

ve ennā lemmā semiǎ'nā l-hudā āmennā bihi fe men yu'min bi rabbihi fe lā yeḣāfu beḣsen ve lā raheḳan

"Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

يَرْهَقُ1 kez

Yunus 10:26يَرْهَقُyerheḳubürümez

لِلَّذِينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

li(e)lleƶīne eHsenū l-Husnā ve ziyādetun ve lā yerheḳu vucūhehum ḳaterun ve lā ƶilletun ulāike eSHābu l-cenneti hum fīhā ḣālidūne

Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

وَتَرْهَقُهُمْ1 kez

Yunus 10:27وَتَرْهَقُهُمْve terheḳuhumve bürür

وَالَّذِينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

ve(e)lleƶīne kesebū s-seyyiāti cezā'u seyyietin bi miṧlihā ve terheḳuhum ƶilletun mā lehum mine (a)llahi min ǎāSimin keenne mā uğşiyet vucūhuhum ḳiTaǎn mine l-leyli muZlimen ulāike eSHābu n-nāri hum fīhā ḣālidūne

Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

تُرْهِقْنِي1 kez

Kehf 18:73تُرْهِقْنِيturhiḳnībana çıkarma

قَالَ لَا تُؤَاخِذْنِي بِمَا نَسِيتُ وَلَا تُرْهِقْنِي مِنْ اَمْرِي عُسْرًا

ḳāle lā tu'āḣiƶnī bimā nesītu ve lā turhiḳnī min emrī ǔsran

Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

يُرْهِقَهُمَا1 kez

Kehf 18:80يُرْهِقَهُمَاyurhiḳahumāonlara sarmasından

وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَشِينَا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًا

ve emmā l-ğulāmu fe kāne ebevāhu mu'mineyni fe ḣaşīnā en yurhiḳahumā Tuğyānen ve kufran

"Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."

سَاُرْهِقُهُ1 kez

Müddessir 74:17سَاُرْهِقُهُse urhiḳuhuonu sardıracağım

سَاُرْهِقُهُ صَعُودًا

se urhiḳuhu Saǔden

Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

تَرْهَقُهَا1 kez

Abese 80:41تَرْهَقُهَاterheḳuhāonları bürümüş

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ

terheḳuhā ḳateratun

Onları bir siyahlık bürür.