Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

لِلَّذِينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

li(e)lleƶīne eHsenū l-Husnā ve ziyādetun ve lā yerheḳu vucūhehum ḳaterun ve lā ƶilletun ulāike eSHābu l-cenneti hum fīhā ḣālidūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere vardır
2اَحْسَنُواeHsenūح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iyilik eden(lere)
3الْحُسْنٰىl-Husnāح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.daha iyisi
4وَزِيَادَةٌve ziyādetunز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazlave fazlası
5وَلَاve lā
6يَرْهَقُyerheḳuر ه قYakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.bürümez
7وُجُوهَهُمْvucūhehumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.onların yüzlerini
8قَتَرٌḳaterunق ت رCimri, eli sıkı, pintice olmak, kıt kanaat geçinmek, zar zor yetmek (geçim), kıt kanaat geçim sağlamak. Qatarun ve qataratun - toz, keder bulutu, karanlık, cimrilik. Qaturun - cimri. Muqtirun - dar koşullarda olmak, sıkıntıda olmak.karalık
9وَلَاve lā
10ذِلَّةٌƶilletunذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakve aşağılık
11اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte bunlar
12اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.ehlidirler
13الْجَنَّةِl-cennetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennet
14هُمْhumonlar
15فِيهَاfīhāorada
16خَالِدُونَḣālidūneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli kalıcıdırlar

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedî kalırlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedî kalırlar.

Abdullah Aydın

İyi iş, güzel amel yapanlara daima daha iyi mükâfat (cennet) ve üstünü (Allah'ın cemâlini görme bahtiyarlığı) verilir. Onların yüzleri ne karanr, ne de kızarır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalacaklardır.

Adem Uğur

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ahmed Hulusi

İhsan ehline, daha güzeli ve fazlası vardır. . . Onların vechlerini (yüzlerini - şuurlarını) ne kara toz zerresi (bencillik), ne de (hakikatlerinden ayrı düşmenin getirisi olan) zillet kaplar. . . Onlar sonsuza dek cennet ehlidirler!

Ahmet Davudoğlu

(îmân etmek suretiyle) güzel ameller işleyenlere cennet ve bir de ziyade vardır. (Bu ziyade Allah'ı görmeleridir.) Onların yüzlerine ne bir toz (lekesi) bulaşır, ne de bir zillet!... İşte bunlar cennetliklerdir, orada ebedî kalıcılardır.

Ahmet Tekin

İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlere, idarecilere, askerî erkâna ve müslümanlara, devlet nimeti, daha güzel mükâfat var. Fazlası da, cemâl-i ilâhîyi görme de var. Yüzlerine ne siyah toz lekeleri bulaşır, ne de onlarda, zillet emaresi görürsün. Onlar cennet ehlidirler. Orada ebedî yaşarlar.

Ahmet Varol

İyilik edenlere daha iyisi ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karalık ne de aşağılık bürür. İşte bunlar cennetliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar.

Ali Arslan

Güzel davrananlara en güzel mükâfat, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (karalık) ve ne de bir horluk bulaşır. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ali Bulaç

Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah’ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar.

Ali Rıza Safa

Güzel davrananlara, daha güzeli ve ondan da çoğu vardır. Onların yüzünü, ne bir kararma ne de bir aşağılanma kaplamaz. Cennetin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Arif Pamuk

İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlası ile karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır.

Ayntabî Mehmet Efendi

Allahû Tealâ'nın nazarına lâyık (rızasına uygun) güzel ameller işleyenlere daha güzel bir mükâfat, bir de ziyadesi vardır. Ve onların yüzlerini ne bir toz, ne de bir mezellet kaplamaz. Onlar cennetliktirler ve orada daim kalacaklardır.

Bahaeddin Sağlam

Güzellikle iş yapanlara, güzel olan cennet ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne toz duman, ne de zillet bürümez. Onlar cennete lâyıktırlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke bulaşır ne de bir zillet. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar, orada süreli kalacaklardır.

Bekir Sadak

Iyi davrananlara; daima daha iyisi ve ustunu verilir. Onlarin yuzlerine ne bir karalik, ne de zillet bulasir. Iste onlar cennetliklerdir, orada temelli kalirlar.

Bir Heyet

Güzel amel edenlere daha güzel mükâfat (cennet) bir de fazlası vardır. Onlann yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır, ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Celal Yıldırım

İyi-yararlı güzel amelde bulunanlara daha iyisi ve güzeli, bir de fazlası vardır. Yüzlerini ne bir toz duman, ne de aşağılık ve horluk kaplar. İşte onlar Cennet yaranıdırlar. Orada devamlı kalıcılardır onlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Güzel yapanlara daha güzeli, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerinde ne toz toprak bulaşığı olur ne de aşağılanmışlık izi. İşte bunlar cennetlik kullardır, kendileri orada sonsuza kadar kalıcıdırlar.

Diyanet İşleri

Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.

Diyanet Vakfı (1993)

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır, ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Diyanet Vakfi

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İyi işler yapanlara daha güzeli; bir de fazlası var; yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de aşağılık. Onlar cennet ehli, hep orada ebedi kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hasenat yapanlara husna bir de ziyade var, ve yüzlerine ne bir kara bulaşır ne zillet, onlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler

Erhan Aktaş

İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.

Fizilal-il Kuran

Dünyada iyi işler yapanlara daha iyi bir karşılık ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne kara leke ve ne de horlanmışlık kaplar. Onlar cennetliklerdir, orada ebedi olarak kalacaklardır.

Gültekin Onan

Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir illet. İşte onlar cennetin halkıdırlar orada süresiz kalacaklardır.

Hamdi Döndüren

İyi işler yapanlara, daha güzel karşılık ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne kara bir leke ne de aşağılanma bulaşır. İşte onlar cennet ehlidir. Orada sürekli olarak kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

İyi iş, güzel amel yapanlara ("ihsan" mertebesine erenlere) daha güzel iyilik, bir de ziyade vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (karalık) bulaşır, ne de bir horluk kaplar. Onlar cennetin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedi kalıcıdırlar.

Hasan Tahsin Feyizli

İyilik ve iyi hareket yapanlara, daha güzeli ve bir de ziyade(si) vardır. Onların yüzlerini (kendilerini mahcup edecek) ne bir toz, ne de bir hakirlik kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler ki, kendileri orada ebedî kalacaklardır.

Hasib Asutay

Güzel davrananlara daha güzel karşılık ve bir de (hak ettiklerinden) fazlası vardır. (14) Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk. İşte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. (14. Allah'ın cemaline nail olmak.)

Hayrat Neşriyat

(Îmân edip) güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık (olarak Cennet), bir deziyâde (Allah’ın cemâline mazhar olmak) vardır! Ve onların yüzlerine ne bir karalık bulaşır, ne de bir aşağılık! İşte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

İyi davrananlara, daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karanlık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.

Hüseyin Kaleli

“İyilik, güzellik yapanlara daha iyisi, daha güzeli ve bir de ziyadesi vardır. Onların yüzlerini bir toz ve bir zillet de kaplamaz. İşte bunlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcılardır.”

İbni Kesir

Güzel davrananlara daha güzeli ve fazlası var. Onların yüzleri ne kararır ne de zilletten kızarır. Onlar cennetin yaranıdırlar. Orada temelli kalacaklardır.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

İyilik yapan ve iyi kullukta bulunanlara, yaptıklarının daha güzeliyle karşılık ve fazladan mükafat vardır. Kıyamet günüde onların yüzüne ne bir toz konar, nede bir zillet kaplar. İşte onlar Cennet ehlidir, orada ebedi olarak kalacaklardır.

Mehmet Okuyan

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine herhangi bir toz (leke) ve aşağılanma bulaşmaz. İşte onlar cennet halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

Muhammed Esed

İyi ve yararlı işler yapmakta sebatlı olanları (karşılık olarak) daha iyisi ve ondan da fazlası beklemektedir. (Kıyamet Günü'nde) onların yüzlerini ne bir kararma, ne de bir aşağılanma gölgelemeyecektir: İşte bunlardır cennetlikler; orada ebedi kalacak olanlar.

Mustafa İslamoğlu

İyi ve yararlı davranmakta sebat gösterenlere (karşılık olarak) ondan daha iyisi ve (kat kat) fazlası var. Dahası (o gün) onların ne yüzleri kara çıkar, ne de onursuzluktan başları eğilir: işte bunlar Cennet'in sakinleridir; orada yerleşip kalmak üzre girerler.

Nedim Yılmaz

İyi amel işleyenlere daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzünü ne bir toz kaplar, ne de horluk. İşte onlar cennet ehlidir. Orada sürekli olarak kalacaklardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

İhsanda bulunanlar için güzellik ve bir ziyâdelik vardır ve onların yüzlerini ne karalık ve ne de bir alçaklık kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedîyyen kalıcılardır.

Ömer Öngüt

Güzel amellerde bulunanlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de zillet. İşte onlar cennetliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.

Ömer Rıza Doğrul

İyilik edenlere yaptıkları iyiliğin karşılığıyla ve daha fazlasıyla mükâfat vardır. Onların yüzü kararmaz yüzlerini zillet kaplamaz. Bunlar cennetliktirler ve orada daim kalacaklardır.

Suat Yıldırım

İyi ve güzel davranışlarda bulunanlara en güzel mükâfat yani cennet ile daha da fazlası olarak Allah’ın cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet! İşte onlar cennetliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Güzel davrananlara daha güzel karşılık ve fazlası var. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de horluk. İşte onlar cennet halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Güzel davrananlara daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzlerinde bir kara leke ve aşağılanmışlık izi olmaz. İşte bunlar cennet ahalisidir, onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Güzel davrananlara da daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzleri ne kararacak ne de kızaracaktır. İşte bunlar cennet ahalisidir; onlar orada ölümsüzdürler.

Şaban Piriş

İyi davrananlara, daha iyisi ve bir fazlası vardır. Onların yüzlerini karartı ve zillet bürümez. Onlar cennet dostlarıdır, onlar orada ebedidirler.

Talat Koçyiğit

İyi iş yapanlara (mükâfat olarak) daha iyisi ve bir de “ziyade” vardır. Onların yüzlerine ne toz bulaşır, ne de zillet.. İşte asıl cennet ehli bunlardır. Ve orada daimîdirler.

Tefhim-ul Kuran

Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; onda ebedi olarak kalacaklardır.

Ümit Şimşek

İyilik yapanlara ödülün en güzeli, bir de onun ziyadesi vardır. Onların yüzüne ne bir toz konar, ne zillet bulaşır. Onlar Cennet ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de... Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

İyilik edenlere daha güzel iyilik ve ziyadesi vardır. Onların yüzlerine zillet ve hakaret tozu bulaşmaz. Onlar, kendisinde ebedî kalmak üzere cennet ehlidirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yaxşı iş görənlər üçün ən yaxşısı (Cənnət) və bundan da üstünü (Allahı görmək) vardır. Onların üzünü nə bir qubar, nə də bir zillət bürüyər. Onlar Cənnət sakinləridirlər və orada əbədi qalacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yaxşı işlər görənləri Cənnət və daha artıq mükafat (Allah rizası) gözləyir. Onların üzünə nə bir toz (ləkə), nə də bir zillət qonar. Onlar cənnətlikdirlər və orada əbədi qalacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Den Rechtschaffenen, die gute Werke taten, gewährt Gott den besten Lohn und noch mehr. Ihre Gesichter trübt weder Düsterkeit noch Unehre. Das sind die Bewohner des Paradiesgartens, in dem sie ewig bleiben werden.

Almanca — Der Edle Quran

Für diejenigen, die Gutes tun, gibt es das Beste (an Lohn) und noch mehr. Ihre Gesichter werden weder von Dunkelheit noch Erniedrigung bedeckt. Das sind die Insassen des (Paradies)gartens; ewig werden sie darin bleiben.

Almanca — M. A. Rassoul

Denen, die Gutes tun, soll das Beste zuteil sein und noch mehr. Weder Betrübnis noch Schmach soll ihre Gesichter bedecken. Sie sind die Bewohner des Paradieses; darin werden sie auf ewig verweilen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Für diejenigen, die Ihsan gemäß handelten, gibt es Al-husna und etwas mehr! Und ihreMienen verfinstern weder Ruß noch Demütigung. Diese sind die Weggenossen der Dschanna. Darin bleiben sie ewig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A world in the August presence where He shall requite those who vested their deeds with wisdom and piety with more than they expect; more than what is commensurate with their pious deeds. Never shall their faces be overlaid with unbroken and oppressing, mournful and painful gloom nor with humiliation and shame; these are the inmates of Paradise wherein they wit have passed through nature to Eternity.

Abdul Haleem

Those who did well will have the best reward and more besides. Neither darkness nor shame will cover their faces: these are the companions in Paradise, and there they will remain.

Abdullah Yusuf Ali

To those who do right is a goodly (reward)- Yea, more (than in measure)! No darkness nor shame shall cover their faces! they are companions of the garden; they will abide therein (for aye)!

Abul A'la Maududi

For those who do good there is good reward and more besides; neither gloom nor humiliation shall cover their faces. They are the people of the Garden and in it they shall abide.

Aisha Bewley

Those who do good will have the best and more! Neither dust nor debasement will darken their faces. They are the Companions of the Garden, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

For those who have done good is the best (reward, i.e. Paradise) and even more (i.e. having the honour of glancing at the Countenance of Allâh جل جلاله). Neither darkness nor dust nor any humiliating disgrace shall cover their faces. They are the dwellers of Paradise, they will abide therein forever.

Ali Quli Qarai

Those who are virtuous shall receive the best reward and an enhancement. Neither dust nor abasement shall overcast their faces. They shall be the inhabitants of paradise, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

There shall be the fairest reward and (yet) a good deal more (of blessings) for those who do good to others. Neither gloom (of sorrow) nor (traces of) ignominy shall overspread their faces. It is these who are the (rightful) owners of the Paradise, there they shall abide for ever.

Arthur John Arberry

the good-doers the reward most fair and a surplus; neither dust nor abasement shall overspread their faces. Those are the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

Those who have done many good deeds (and earned their Lord’s guidance to the straight path) their rewards will be multiplied [and they will receive much more than they deserve. ] Their faces will not reflect any sadness nor disgrace (on the Day of Judgment.) They will live forever in the Paradise.

E. Henry Palmer

To those who do what is good, goodness and increase! nor shall blackness or abasement cover their faces! these are the fellows of Paradise, they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

For those who promote reforms will be good and more, and their faces will not be darkened or humiliated. These are the people of paradise, in it they will abide.

George Sale

They who do right shall receive a most excellent reward, and a superabundant addition; neither blackness nor shame shall cover their faces. These shall be the inhabitants of paradise; they shall continue therein for ever.

Hamid S. Aziz

Allah calls unto the abode of peace, and guides whom He will into the Straight Way (i. e. True Religion or The Surrender, Islam).

Mahmoud Ghali

To the ones who are fair-doers is the fairest reward and an increase; (i. e., a surplus) (and) neither gloom (Literally: grudging circumstances) nor humiliation will oppress their faces; those are the companions (i.e., inhabitants) of the Garden; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

For those who do good is the best (reward) and more (thereto). Neither dust nor ignominy cometh near their faces. Such are rightful owners of the Garden; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

For those who do good there is goodness and more, and no blot or disgrace will cover their faces. They are people of Paradise, where they will abide for ever.

Muhammad Asad

For those who persevere in doing good there is the ultimate good in store, and more [than that]. No darkness and no ignominy will overshadow their faces [on Resurrection Day]: it is they who are destined for paradise, therein to abide.

Mustafa Khattab

Those who do good will have the finest reward[1] and ˹even˺ more.[2] Neither gloom nor disgrace will cover their faces. It is they who will be the residents of Paradise. They will be there forever.

Progressive Muslims

To those who do good work will be good and more, and their faces will not be darkened or humiliated. These are the people of Paradise, in it they will abide.

Sahih International

For them who have done good is the best [reward] and extra. No darkness will cover their faces, nor humiliation. Those are companions of Paradise; they will abide therein eternally

Sam Gerrans

For those who do good is the best and more; and there will cover their faces neither dust nor disgrace. Those are the companions of the Garden; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

Those who benefit humanity get rewarded manifold. No dust of sadness and no trace of humiliation will overshadow their faces. Such are the rightful dwellers of the Garden; they will abide therein.

Syed Vickar Ahamed

To those who do right is a good (reward)— Yes, more (than that), no darkness, no dust, nor shame shall be over their faces! They are the companions of the Garden; In there they will live (for ever)!

Taqi Usmani

For those who do good there is the best, and something more. Neither gloom shall cover their faces, nor disgrace. Those are the people of Paradise. Therein they shall live forever.

The Monotheist Group

For those who do good will be good and more, and their faces will not be darkened or humiliated. These are the people of the Paradise, in it they will abide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A ceux qui agissent en bien est réservée la meilleure (récompense) et même davantage. Nulle fumée noircissante, nul avilissement ne couvriront leurs visages. Ceux-là sont les gens du Paradis, où ils demeureront éternellement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo wan ên ku karên qenc kirin xelata herî rind û ji wê hê zêdetir jî heye. Ser û çavên wan ne bi toz dibin ne jî perîşanî digire ser. Ha ew bihiştî ne, her û her ew tê de dimînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voor hen die goed doen is er het beste en nog meer; hun gezichten zullen niet met grauwheid of vernedering worden overdekt. Zij zijn het die in de tuin thuishoren; zij zullen daarin altijd blijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, die goed handelen, zullen de uitmuntendste belooning ontvangen, en een overvloedig toevoegsel. Noch zwartheid noch schaamte zal hun aangezicht bedekken. Zij zullen het paradijs bewonen en daarin voor eeuwig verblijven.

Hollandaca — Siregar

Voor degenen die het goede verrichten is er het beste en meer. Grauwheid noch vernedering zal hun gezichten bedekken. Zij zijn degenen die de bewoners van het Paradijs zijn, zij zijn daarin eeuwig levenden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Тем, которые проявляли искренность (в поклонении Аллаху) (уготовано) Наилучшее [Рай] и добавка [видение Лика Аллаха]. И не покроет их лица пыль и унижение (как это случится с обитателями Ада). Такие – они, обитатели Рая, в нем они будут пребывать вечно.

Rusça — Osmanov

Тем, которые творили добрые деяния, [уготовано воздаяние] доброе и даже с придачей. Не будет на их лицах печати скорби или унижения. Они - обитатели рая, где будут пребывать вечно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som gör det goda och det rätta skall få det högsta goda - och mer därtill. Inga skuggor, inga känslor av skam skall förmörka deras ansikten (på Uppståndelsens dag) - deras arvedel är paradiset och där skall de förbli till evig tid.